<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Murat Avcı Ozan Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Ezeli Sığınak</title>
<description>​bıçak kendiliğinden çekilmez kından gece, kendi lekesini biriktirir de bağırır başta kütüphanenin kendisiydin gözümde, şimdi hiç kimsenin geçmediği o dar sokaktaki sahafta yaprağı dökük, cildi kırık bir baskı. ​ </description>
<link>https://www.antoloji.com/ezeli-siginak-siiri/</link>
<guid>3867917</guid>
<pubDate>2026-08-15T14:12:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Avcı Ozan</author>
</item>
 <item>
<title>İndiğin İlk Durak</title>
<description>​Bir adam kendini ne kadar dökerse ortaya, o kadar küçülüyor oturduğu masada. Ve lekeleniyor en duru sessizlik Durmaksızın köpüren hoyrat ağızlarda.  ​Ben bu yüzden çekiyorum parmaklarımı gürültüden. </description>
<link>https://www.antoloji.com/indigin-ilk-durak-siiri/</link>
<guid>3864815</guid>
<pubDate>2026-08-08T12:50:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Avcı Ozan</author>
</item>
 <item>
<title>Kulise Doğru</title>
<description>​Perde açıldığı gibi kapanır. Keza yandığı gibi söner tüm ışıklar. Bize düşe düşe tek nefeslik bir tirat düşer. ​ O halde ne hacet şu bir avuç zaman için, Yüzü mühürleyen ağır maskelere? </description>
<link>https://www.antoloji.com/kulise-dogru-siiri/</link>
<guid>3864318</guid>
<pubDate>2026-08-07T01:15:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Avcı Ozan</author>
</item>
 <item>
<title>Eski Zamanlar ve Yitik Şeyler Dükkanı</title>
<description>​Sokak sisliydi. Zaman tükenmiş gibi bir an, ahşap gıcırtılarıyla belirdi o dükkan. ​ Tabelasından anladığım; yitik şeylerdi satılan. </description>
<link>https://www.antoloji.com/eski-zamanlar-ve-yitik-seyler-dukkani-siiri/</link>
<guid>3864295</guid>
<pubDate>2026-08-07T00:02:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Avcı Ozan</author>
</item>
 <item>
<title>Rüzgârı Devralan Şehir</title>
<description>Masada bırakılmış iki çay bardağı, biri yarım ve soğumuş, biri hiç dokunulmamış. Ağır ağır eriyen bir mumun son gölgesi düşüyor duvara; şimdi bu odada her şey senden bir parça, her şey senin keyfince, senin buyruğunda. ​ </description>
<link>https://www.antoloji.com/ruzgari-devralan-sehir-siiri/</link>
<guid>3862253</guid>
<pubDate>2026-08-01T10:56:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Avcı Ozan</author>
</item>
 <item>
<title>Tam Tadında</title>
<description>Bir yaprak kuytusunda gümüş bir nokta, zamana fısıldanan henüz adsız bir mühürdür. Uyanır o derin uykusundan; dünyayı yutan bir iştahla sürünür yeşilin üzerinde, kemirir kendi yalnızlığını. Gökyüzünden habersiz, toprağın rızkıyla ağırlaşır. ​ </description>
<link>https://www.antoloji.com/tam-tadinda-siiri/</link>
<guid>3861086</guid>
<pubDate>2026-07-29T01:17:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Avcı Ozan</author>
</item>
 <item>
<title>Kapı Eşiğindeki Safsata</title>
<description>Karakterin kapı eşiğinde terk edildiği anda tükenen Boş bir avuntudur aslında, "O özünde iyi biridir" safsatası…  ​Mecbur değiliz elbet, İç saflığın mahzeninde çürütülen, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kapi-esigindeki-safsata-siiri/</link>
<guid>3861067</guid>
<pubDate>2026-07-29T00:09:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Avcı Ozan</author>
</item>
 <item>
<title>Avuçtaki Zaman</title>
<description>Gelecek dediğin, Olmayan bir deniz kenarından, Taşlar biriktirmek gibi... ​ Sen yine de diziyorsun onları Pencere kenarına, </description>
<link>https://www.antoloji.com/avuctaki-zaman-siiri/</link>
<guid>3860313</guid>
<pubDate>2026-07-27T13:37:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Avcı Ozan</author>
</item>
 <item>
<title>Dışarıda Kimse Yoktu</title>
<description>Sarımsı bir lambanın altında ikiye bölünmüş dar bir salon: Bir köşede Daimi Korkan; çifte kilitli pencereler, masasında yarım kalmış sakinleştirici çaylar, kenarları aşınmış minderler ve gölgelerin uzamadığı loş bir çekyat... Diğer yanda Yılmaz Cesur; ardına kadar açık kalmış bir çalışma masası, </description>
<link>https://www.antoloji.com/disarida-kimse-yoktu-siiri/</link>
<guid>3859984</guid>
<pubDate>2026-07-26T20:45:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Avcı Ozan</author>
</item>
 <item>
<title>Henüz Kurulmamış Cümlenin İlk Harfi</title>
<description>​I.  ​Biz biraz da eksilerek çoğalan şeylerdik, Kilden bir kilit kalıbında unutulmuş anahtar biçimi. Omurgamızda dünün yükünden kireçli kısıt, Gözlerimizde bir parça bayatlamış deniz... </description>
<link>https://www.antoloji.com/henuz-kurulmamis-cumlenin-ilk-harfi-siiri/</link>
<guid>3859882</guid>
<pubDate>2026-07-26T13:23:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Avcı Ozan</author>
</item>
 <item>
<title>Müşterek Mağlubiyet</title>
<description>​Biz seninle bir oyunun iki ayrı tarafıydık belki, Kavuşmakla, ayrılmanın arafı yahut. ​ Hani saatlerin geç kaldığı, Garsonların masaları topladığı o son saatlerde, Sazların kılıfına çekildiği, </description>
<link>https://www.antoloji.com/musterek-maglubiyet-siiri/</link>
<guid>3859422</guid>
<pubDate>2026-07-25T16:15:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Avcı Ozan</author>
</item>
 <item>
<title>Geç Kalmış Bir Temizlik Trajedisi</title>
<description>​İçimizde o ilk fırtınanın bıçak gibi uğultusu, Henüz dünya bu kadar kirlenmemişti bilmelisin. Biz fütursuzduk boyuna, ıslak ve alabildiğine küstah; Günahı bir karanfil gibi takardık ceketimizin yakasına. Sakınmadan kırıp dökerek en lezzetli hataları yapardık, Ne bir vicdan sızısı ne yarın korkusu... </description>
<link>https://www.antoloji.com/gec-kalmis-bir-temizlik-trajedisi-siiri/</link>
<guid>3859370</guid>
<pubDate>2026-07-25T14:01:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Avcı Ozan</author>
</item>
 <item>
<title>Dijital Mezarlık</title>
<description>​Gece yarısı. Zaman bir nesne gibi, soğuk ve somut, Karpal bir tünelin daralan boğazında, Parmaklarımın ucundan kayıp gidiyor aşağıya. İsimler diyorum, sonra gölgeler, birtakım siluetler... Sanal bir sahnenin o uydurma, o yapay ışığında </description>
<link>https://www.antoloji.com/dijital-mezarlik-siiri/</link>
<guid>3858804</guid>
<pubDate>2026-07-24T00:44:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Avcı Ozan</author>
</item>
 <item>
<title>Kıyak Bitiş</title>
<description>​Bütün bu dalaşma, bu mesai, bu çırpınış, Dirsek çürütmeler, kuyrukta bekleşmeler, Bakmışsın, takvimin kafasına göre kestiği Rastgele bir tatil günü biter... Pazar olur, bayram olur, uzatılmış bir hafta sonu, Sokaklar tenhadır, esnaf kepenk kapatmıştır. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kiyak-bitis-siiri/</link>
<guid>3858556</guid>
<pubDate>2026-07-23T10:43:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Avcı Ozan</author>
</item>
 <item>
<title>Yaşanmış Rüyalar</title>
<description>​Uyurgezer günlerimin gecesinde Açıkgöz uykulara dalar, Yaşanmış rüyalar görürüm boyuna.  ​Çünkü yalnızlığımın aydınlığını Karanlık sokaklar emzirir her gece. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasanmis-ruyalar-siiri/</link>
<guid>3858453</guid>
<pubDate>2026-07-23T00:59:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Avcı Ozan</author>
</item>
 <item>
<title>Çarenin Kucağında Ölmek</title>
<description>​Kendi kıyametini emen ahşap gövdedir, Denizin ortasında alev alev yanan tekne. Ve su kördür koynundaki yangına; Göğsüne vuran alevleri yakamoz zanneder de Dokunmaz başının üstünde yanan cana... ​ </description>
<link>https://www.antoloji.com/carenin-kucaginda-olmek-siiri/</link>
<guid>3858255</guid>
<pubDate>2026-07-22T13:03:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Avcı Ozan</author>
</item>
 <item>
<title>Boşalan Koltuk</title>
<description>​Bir unvanın arkasındaki o koca gölge, kendi çekirdeğine çekilir, ışıklar sönünce.  ​Görkem, yüksek tavanlı odalarda kuruyan bir yankıdır artık; zamansa parmakların arasından süzülen soğuk bir kül... ​ </description>
<link>https://www.antoloji.com/bosalan-koltuk-siiri/</link>
<guid>3858237</guid>
<pubDate>2026-07-22T12:20:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Avcı Ozan</author>
</item>
 <item>
<title>Varamadığım Yerdeyim</title>
<description>​Gece yarısı bir kamyon klaksonu çalar, Yükü doğduğum ev kadar ağır... Duvar kilimleri, hasırlar, kalaylanmış kap kacak, Önde bir hamalın yanına sığışır çocuk bedenim. Tavşanlar kaçışır gözlerimdeki gurbet ışığından, Önümde toprağın tozu dumanı, </description>
<link>https://www.antoloji.com/varamadigim-yerdeyim-2-siiri/</link>
<guid>3858205</guid>
<pubDate>2026-07-22T11:32:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Avcı Ozan</author>
</item>
 <item>
<title>Tersine Hayat</title>
<description>​Toprak çekiyor üzerindeki soğuk yorganı, Mermerdeki isim siliniyor önce. Yabancı bir nefes doluyor ciğerlerine, Yerden göğe doğru süzülüyor yağmur. Bir veda değil bu onun için; Dünyanın gürültüsüne mecburi dönüş. </description>
<link>https://www.antoloji.com/tersine-hayat-siiri/</link>
<guid>3858097</guid>
<pubDate>2026-07-22T00:03:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Avcı Ozan</author>
</item>
 <item>
<title>Zübüğün Şiiri</title>
<description>​Her sabah yeni bir çehre kuşanıyor aynanın kederinde, Kürsülerde erdemi satarken yüksek perdeden, ucuz bir kumaş gibi, İçindeki o cüce dehlizlerde kendi gölgesini alkışlıyor. Yüzünde mühürlü, o yapışkan, o zehirli tebessüm; Dokunduğu her omza, kurbanının boynuna dolayacağı Sahte bir samimiyet ilmeği örüyor ilmek ilmek. </description>
<link>https://www.antoloji.com/zubugun-siiri-siiri/</link>
<guid>3856191</guid>
<pubDate>2026-07-19T16:05:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Avcı Ozan</author>
</item>
 </channel>
</rss>
