<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Muharrem &#214;zcan Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Sex and violence..requiem</title>
<description>Ufkun bronşuna atılan ilk yumruk deseni ellerinde  tebrik mesaisine başlamadan önce durup dururken yürüyüşe çıktığın bir vakit anlatmalıyım sana dudaklarına bulaşan o pas tadının nereden geldiğini tarihin kaydedilmemiş ilk kayıp savaşıydın yüksek ihtimal </description>
<link>https://www.antoloji.com/sex-and-violence-requiem-siiri/</link>
<guid>1464180</guid>
<pubDate>2010-10-11T13:11:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Pas Sarısı Kaos Söylentileri</title>
<description>Kaprisi diyete durmuş vardiya amiri kadar  Başka kim mahpus ki başka içlere Naftalin basmayı sevdiğim teniydi yalnızlık ölülerimin Bu kötü: belki çığ düşer elime Harç olmuş tek duanın duvardaki yansımasıyla Paranoyanın öte ucuna çıkıyor gölgem, boy verince su… </description>
<link>https://www.antoloji.com/pas-sarisi-kaos-soylentileri-siiri/</link>
<guid>1424614</guid>
<pubDate>2010-07-15T23:18:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>9yüzlü Hattan Vücut Hatlarına Tecavüz Girişimi</title>
<description>Bazen...   Susturucu takılan dilimle sesleniyorum sana  ve ölüme gebe kalmış yaşamla (bu kaçıncı kat)  - yaşamanın katı olur mu, cennetin katı olsun.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/9yuzlu-hattan-vucut-hatlarina-tecavuz-girisimi-siiri/</link>
<guid>1339584</guid>
<pubDate>2010-02-09T21:45:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Şubatın Vaveylası</title>
<description>Bekareti anlamayan biz, dünyanın okşamasına alışacağız!    yeryüzünde ruhların sihri bu ölmek nahoş bir egzersiz olmalı ayrıca çam iğnelerinin gölde yüzmesi gibi değil </description>
<link>https://www.antoloji.com/subatin-vaveylasi-siiri/</link>
<guid>1320910</guid>
<pubDate>2010-01-12T01:18:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>En/gebe Şiir</title>
<description>morde ratesden, esur tinda serg! teslarom portog tis ugor anleter, ferto tagan ugotahenc metoy-doscent zist. norgunk! ubor-metenga (O.A.)    </description>
<link>https://www.antoloji.com/en-gebe-siir-siiri/</link>
<guid>1291243</guid>
<pubDate>2009-11-21T00:22:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>En/gerekli şiir</title>
<description>Ses ve soluğum şimdi, çökmüş geceye kattı iftiharın kaypağını belki nedensiz bir ihtivadır kırışık yüzüm yüzüne baktıkça kararan heybetim belki arduvaz değil yapışacak bir pelte dildi söz ve kaygan sayısız telaşa soyunmak varken ense kökünde </description>
<link>https://www.antoloji.com/en-gerekli-siir-siiri/</link>
<guid>1275507</guid>
<pubDate>2009-10-25T16:35:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Meleklerin Dilinden Tanrının Kulağına</title>
<description>Kum denizin kanıtıyken sahil armağan edildikçe tenini sevgi ve hayattan tecrit etmesi emredilen iskelet gülüşlü sarışın kadavra eğer bu cümleme yasadışı yollarla girmeye kalkarsan hayatın denize girer, sahilinde izi ayaklarının  </description>
<link>https://www.antoloji.com/meleklerin-dilinden-tanrinin-kulagina-siiri/</link>
<guid>1257409</guid>
<pubDate>2009-09-19T19:49:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Şubat Koleksiyonu</title>
<description>Şubat Koleksiyonu  9'a 10 kala uyanmalıyım..  Ağaçlar nasıl çağa ayak uyduramıyorlarsa, insan da onlar gibi yalnızlaşıyordu. Ağaçları kesen insan, yalnız kalabilmek için insan avına çıkmayı akıl etti.Bunun sonucu katil ve cinayet kavramlarıydı. Altı üstü ilk insandan bu zamana çoğalmayı seçen insan, artık nasıl azalabiliriz’i sorguluyordu. Bu sorgunun içinde dahi, dahice seviyordum ki seni..  </description>
<link>https://www.antoloji.com/subat-koleksiyonu-siiri/</link>
<guid>1239795</guid>
<pubDate>2009-08-18T22:39:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Düellonun Renginde</title>
<description>Kıtaları takı olarak kullanma gereğine şaşıyorum  Göğüs uçlarında afrika sallandıkça sütten kesiliyor dünya Değerli madenlere açılan tek kuyuyken göbek çukurun İşte tam orada özlemek bir yalnızlık projesine yataklık ederken Babamın kör ellerine nişan alıyor mevsim Hangi çocuk sessiz kalır bu vuruluşa diye soracakken anneme </description>
<link>https://www.antoloji.com/duellonun-renginde-siiri/</link>
<guid>1217958</guid>
<pubDate>2009-07-12T01:28:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Kadınlar, Yılanlar ve Dejavu</title>
<description>Derin deri izleri olsun istiyordum.   İzlerin izlenmesi kolaylaşabilirdi böylece. Haritalar kadar net ve ayrıntılı olsun istiyordum. Fakat ayva tüyleri buna izin vermiyordu. Acemi katillerden biriydim. Tırnaklarımı geçirdiğimde kör lekeli elleriyle karşılık vereceğini sanıyor, kolay ve sessizce olmasını hiç beklemiyordum. Sanki bu anda afallayacağımı anlamış ve işimi kolaylaştırmak için sessizce bekliyor gibiydi. Az sonra iki kişi arasındaki sonsuz boşlukta kaybolacağını anladığında gözlerini oynatıp bir şeyler söylemek istemişti (belki de söylemişti) . Ben çabuk davranıp ellerinden korktuğumu belli etmeden serinkanlı katiller gibi işini bitirmeliydim ve öyle de yaptım. Soluksuz yaşamak istediğim yalnızlığa kavuşturmalıydım düşümü...   </description>
<link>https://www.antoloji.com/kadinlar-yilanlar-ve-dejavu-siiri/</link>
<guid>1209707</guid>
<pubDate>2009-07-01T22:59:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Nadasa bıraktığın saçlarını dansa kaldırmasın rüzgar</title>
<description>“Nasıl ezberlenir Allah’ım Arapça dua eden insanın Latince kemikleri” *          Çocuk sevinci yüklü uçurtmalar da biraz tanrı olur gece yarısında Bu tenin çölünde bir vaha da…**  Henüz demirin inançsız kalmasında </description>
<link>https://www.antoloji.com/nadasa-biraktigin-saclarini-dansa-kaldirmasin-ruzgar-siiri/</link>
<guid>1184383</guid>
<pubDate>2009-05-28T21:36:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Uykulu Kuyu</title>
<description>- Şarabın derin uykusuna bürünmüş sokakta Pusula katliamıyla yolları kalleşçe yaktılar Üniforma hududu tuttu karası olmayan gecede Yer yer kasırga telaşıyla tenimiz kör Dilimizde en/gebe devrim kızılı </description>
<link>https://www.antoloji.com/uykulu-kuyu-siiri/</link>
<guid>1088563</guid>
<pubDate>2008-12-25T17:13:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Vadesi Gelmemiş Acılarımın Rahminde Bu Vahiy-Soru Kılığında Dölleniş NEDEN?</title>
<description>Hüznü ve acıyı bölerken yaşamakla İğfalindedir rüzgâr soyunuşun, ramak kala Kılığın ziyanına, nefesime yük kentlerle Yolun sonsuzluğuna güvenerek Gök renginde düştüğünde gecenin çarşafına, Upuzun bir karanlık giydiriliyor ellerine </description>
<link>https://www.antoloji.com/vadesi-gelmemis-acilarimin-rahminde-bu-vahiy-soru-kiliginda-dollenis-neden-siiri/</link>
<guid>1082068</guid>
<pubDate>2008-12-15T13:57:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Tanrı’ya Sunulmak Üzere Hazırlanmış Aşkın Fizibilite Raporunda El Salvador‘un Ne İşi Var?</title>
<description>Kayıp bir ülkeydi aklımın gettolarında  Soyu dünya üzerinde, sözü tüy düzeninde tükenen diller kadar uzak Bir katil ki geç kalmasın kasırga provasına Teni ve bakışları yanık, sesi özgürlük kokar Bu yüzden bağlılığımı tanıyan ilk kadın..  </description>
<link>https://www.antoloji.com/tanri-ya-sunulmak-uzere-hazirlanmis-askin-fizibilite-raporunda-el-salvador-un-ne-isi-var-siiri/</link>
<guid>1020584</guid>
<pubDate>2008-09-10T14:44:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>9YüzLü Hat</title>
<description>9yüzlü hat   Düello müptelası bir gecede nedense hiç ölmüyorduk Yarını olmayan bir gün, ense köküme ve Okaliptüs gölgesine dayadığı silahına iyi davranmış Ve sana bağlanmıştım 9yüzlü hat şehvetiyle... </description>
<link>https://www.antoloji.com/9yuzlu-hat-siiri/</link>
<guid>1019977</guid>
<pubDate>2008-09-09T13:41:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Sağduyu</title>
<description>sağduyuya davet edildiğimden bu yana  kendimi orada çok yalnız hissediyorsam belediyelerin sunduğu toplu cinnet törenlerinde kesilmiştir her yaz kollarım -canımı yakıyor belediye politikaları. bütün tarifeleri hiçe sayan iletişim şebekelerini andıran saçlarının yaygın bir hizmet sunuşu </description>
<link>https://www.antoloji.com/sagduyu-6-siiri/</link>
<guid>1004101</guid>
<pubDate>2008-08-15T11:34:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Rua</title>
<description>Koca koridoru ve alfabenin yarısını güvenle geçen katil  Kiliseden aldığı görevi yerine getirmeye can atarken Yanlışlıkla kimono giydirdiği tanrısı Elden düşme bir kaderle çıkagelecek Önce ölümü hazırlayan kare asla gelecek Ardından umutlanmadan evlat edindiği full rua </description>
<link>https://www.antoloji.com/rua-siiri/</link>
<guid>991403</guid>
<pubDate>2008-07-24T14:46:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Dua</title>
<description>Tüy dökücü kremin kayıp ilanında bulduğu bacak arası kıllarıma inat cesedine oynuyorum son duamı.. göğsün çıksa da falda kalbime ölmek için fazla engebe..!  Sahipsiz bir dua bu dilimdeki memelerimi güneşe salıp, en yüksek dozda yakın n'olur! </description>
<link>https://www.antoloji.com/dua-373-siiri/</link>
<guid>990101</guid>
<pubDate>2008-07-22T08:53:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Kürtaj</title>
<description>kurbanlık hayvanlar gibi asileştiğinde düşün, sadece düşün yaşamak için bir intihar vodvilinin yeteceğini -ki bu durum Tanrının imha pimini çekmesini gerektirmez, -emin ol! elektronik çığlık yayan çılgın kahkahaya tutunmuşken yarı yolda suikasta uğrayan paraşütçü birliklerini de düşün </description>
<link>https://www.antoloji.com/kurtaj-15-siiri/</link>
<guid>989654</guid>
<pubDate>2008-07-21T15:40:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Biraz Soyunsan Hallolacaktı Her Şey…</title>
<description>Biraz Soyunsan Hallolacaktı Her Şey…  Mahalle takımına seçilen çocuğun heyecanıyla kıyasla temennilerini ve anla hiçbir dileğin gerçek, gerçeğin tarihsel değişim sürecine denk düşmeyeceğini içini çekerken yuttuğun cehenneminden seslenip içime yangınlar başlatan duyarsız kibrit çöpüne sinerse korkuların </description>
<link>https://www.antoloji.com/biraz-soyunsan-hallolacakti-her-sey-siiri/</link>
<guid>983037</guid>
<pubDate>2008-07-10T21:03:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Özcan</author>
</item>
 </channel>
</rss>
