<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Muharrem Nal&#231;acı Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Ulan Musa</title>
<description>Elinde buzlu viski kadehi, aklı bulutlarda  Gözleri mayahoşu ve biraz da uçuk Çıt kırım bedenini rapid dansın ritmine bırakmış Parfüm kokusundan belli, bu kız tadilattan yeni çıkmış, Teninde nane limon kokteyl karışımı var El kadar eteğini kristal bir düğme tutuyor </description>
<link>https://www.antoloji.com/ulan-musa-siiri/</link>
<guid>1477512</guid>
<pubDate>2010-11-11T18:37:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Nalçacı</author>
</item>
 <item>
<title>Filistinli Çocuk</title>
<description>İnsan;  Dilinde  yalan, dolan Elinde silah bıçak ne geçerse basar tetiğe Yandım anam! Bir güvercin feryadı </description>
<link>https://www.antoloji.com/filistinli-cocuk-22-siiri/</link>
<guid>1102700</guid>
<pubDate>2009-01-16T12:09:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Nalçacı</author>
</item>
 <item>
<title>Geç kalma Usta</title>
<description>Duydum ki memlekete gelecekmişsin Öyle sevindim ki Düşüne biliyor musun o gün O gün; yedi cihan Yedi renk Yedi karanfil </description>
<link>https://www.antoloji.com/gec-kalma-usta-siiri/</link>
<guid>1099100</guid>
<pubDate>2009-01-11T14:13:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Nalçacı</author>
</item>
 <item>
<title>Zır Deli</title>
<description>Öyle güzel uyuyorsun ki, Melekler gibi. Tenin de günün ilk ışığı raks ediyor; Öpüyor… Okşuyor.. Seviyor.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/zir-deli-5-siiri/</link>
<guid>1093645</guid>
<pubDate>2009-01-02T21:03:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Nalçacı</author>
</item>
 <item>
<title>Anka</title>
<description>“Anka, şimdi sen uzak bir masal değilsin”    Ah Anka! Buralara neden geldin? Kaf Dağı’nın ardından </description>
<link>https://www.antoloji.com/anka-25-siiri/</link>
<guid>1085736</guid>
<pubDate>2008-12-21T00:26:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Nalçacı</author>
</item>
 <item>
<title>Ateşle....</title>
<description>O gün şöyle dediler “Devrimler halk içindir “  İnanma çocuk Her devrim kendi hegomanyası içindir.. Bir süre sonra halk unutulur. </description>
<link>https://www.antoloji.com/atesle-siiri/</link>
<guid>1082049</guid>
<pubDate>2008-12-15T12:54:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Nalçacı</author>
</item>
 <item>
<title>Beyaz Atlılar</title>
<description>Ve  beyaz atlılar geldi Anadolu’ya, Kılıçlarını, yüreklerinde bileyip, Üzengilerini toprağa bıraktılar Ve çıplak ayaklarıyla, Ve güçlü bedenleriyle Tan vakti,o beyaz atlarıyla yarıştılar.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/beyaz-atlilar-3-siiri/</link>
<guid>1080723</guid>
<pubDate>2008-12-13T12:52:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Nalçacı</author>
</item>
 <item>
<title>Güle Güle Arkadaş</title>
<description>Demir parmaklıklar,  sürgülü kapılar Hele hele duvar dibi gardiyanlar hiç değişmemiş. Yıllar sonra her şey yine aynı ……….bildik,tanıdık. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gule-gule-arkadas-2-siiri/</link>
<guid>1080452</guid>
<pubDate>2008-12-12T21:38:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Nalçacı</author>
</item>
 <item>
<title>Gidiyoruz</title>
<description>Gidiyoruz İstediğiniz gibi yani, Tek tek, destursuz Kimimiz zatürreden, Kimimiz kanserden </description>
<link>https://www.antoloji.com/gidiyoruz-20-siiri/</link>
<guid>1078446</guid>
<pubDate>2008-12-08T12:28:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Nalçacı</author>
</item>
 <item>
<title>Son Karanfil</title>
<description>Bütün çiçekler sizin olsun Zakkumlar, Zambaklar, güller, yasemenler, Nilüfer, Mor menekşe, Sarı Lale, Orkide, Sardunya, Nergis Ve hatta beni sabırla bekleyen Mor Karizantem. </description>
<link>https://www.antoloji.com/son-karanfil-siiri/</link>
<guid>1077839</guid>
<pubDate>2008-12-06T21:37:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Nalçacı</author>
</item>
 <item>
<title>Gitme</title>
<description>Gitme!  Gitme bir tanem Her yan kurt çakal Mideleri kan akıtır Seni ayakta parçalarlar  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gitme-523-siiri/</link>
<guid>1075937</guid>
<pubDate>2008-12-03T23:20:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Nalçacı</author>
</item>
 <item>
<title>Sevgi</title>
<description>Sevgi;  yaprakları solan bir ıhlamur ağacının son bir umutla kök damarlarıyla, toprağa sarılmasıdır.  Sevgi; </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevgi-622-siiri/</link>
<guid>1075169</guid>
<pubDate>2008-12-02T19:53:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Nalçacı</author>
</item>
 <item>
<title>Yangın var</title>
<description>Yangın var. Dünya ‘da yangın. Saklanın duvar diplerine, Çürümüş ağaç kovuklarına, Ve yer altı mağaralarına, Görmesin gözleriniz. Duymasın kulaklarınız. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yangin-var-13-siiri/</link>
<guid>1074683</guid>
<pubDate>2008-12-02T00:54:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Nalçacı</author>
</item>
 <item>
<title>Yaşamalısın arkadaş!</title>
<description>Bugün Güneş de erken batıyor. Ne sevdiğim kadından, Ne de memleketten bahsettik. Ulan, adam da kalmadı be! Şu dibi delik Dünya da, Aşka İki laf bile edemedik. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasamalisin-arkadas-siiri/</link>
<guid>1072981</guid>
<pubDate>2008-11-29T20:32:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Nalçacı</author>
</item>
 <item>
<title>Gülbahar</title>
<description>Yağmur gibi çiselerdi; zeytin karası gözleri Dolu olmaya ki sel olur, çağlayıp gelirdi. Her eylül de beklerdi baharı Kışları, kışları hiç üşümezdi ya; içi yanardı…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gulbahar-15-siiri/</link>
<guid>1072243</guid>
<pubDate>2008-11-28T21:02:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Nalçacı</author>
</item>
 <item>
<title>Eylüller kan renginde</title>
<description>Ozanlar, sazlarında giderir özlemlerini Sevgi, bir ressamın fırçasında canlanır. Neyzenler, nefesiyle doyurur açlığını, Gün olur, beyaz güvercinlere kalır gökyüzü. Meydanlarda barış nutukları atılır. Göstermelik bir şovdur yaşanan, </description>
<link>https://www.antoloji.com/eyluller-kan-renginde-siiri/</link>
<guid>1071594</guid>
<pubDate>2008-11-27T20:41:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Nalçacı</author>
</item>
 <item>
<title>Bu Türkü Ağır</title>
<description>Toprak, toprak olalı böyle ağıt görmedi. Vah güzelim! Yüreği ateş gınalım. Bir sevda ki; bu kadar mı ağır olur? Adamı bu kadar mı derinden vurur; Aaah! Ah! </description>
<link>https://www.antoloji.com/bu-turku-agir-siiri/</link>
<guid>1070918</guid>
<pubDate>2008-11-26T19:30:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Nalçacı</author>
</item>
 <item>
<title>Antalya</title>
<description>Sen,  Antalya, Büyülü aşkım. Ustaların altın kalemi. Ressamların oryantal fırçası, Aşıkların kırılgan, mahcup kalbi, Dinle beni; </description>
<link>https://www.antoloji.com/antalya-26-siiri/</link>
<guid>1070917</guid>
<pubDate>2008-11-26T19:26:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Nalçacı</author>
</item>
 <item>
<title>Kızım</title>
<description>Hep onurumla yaşadım kızım  Hani derler ya kursağa haram lokma düşmedi. Sen öyle say… Toz pembe umutlarım vardı; şöyle kitaplarımı yazacağım, mavi balkonlu, çatı katında güvercinlerin oynaştığı, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kizim-94-siiri/</link>
<guid>1070914</guid>
<pubDate>2008-11-26T19:21:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Nalçacı</author>
</item>
 <item>
<title>Allah'a Ismarladık Baba</title>
<description>Beni buralara niçin getirdin baba?  Başım ağrıyor, dillerim kurudu, Öyle yorgunum ki mecalim yok, Saçlarım dökülmüş, doğru mu baba?  Tekerlekli sedye dedikleri bu mu? </description>
<link>https://www.antoloji.com/allah-a-ismarladik-baba-siiri/</link>
<guid>1070913</guid>
<pubDate>2008-11-26T19:20:00+03:00</pubDate>
<author>Muharrem Nalçacı</author>
</item>
 </channel>
</rss>
