<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Muhammet Emek Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Deniz ile Gökyüzüne Bak</title>
<description>Deniz ile Gökyüzüne bak ! Onlar imkansızlığın mavi aşıklarıdır.Aralarında binlerce metre mesafeler, katmanlar olmasına rağmen yinede hiçbir şey engel değildir ki onların sevdasına.Deniz yine yansıtır Gökyüzünü kendinde , Gökyüzüne sahip martı da aşıktır Deniz'e. Ve sen Ey Âşık sakın onlar asla kavuşamaz deme ! yağmurlar yağar Gökyüzünden Deniz'e . Huzur yağar. huzurla dolar gölleri, okyanusları ve tüm suları. Ve Deniz'in aşkının heybeti kadar büyük Tsunamiler çıkar Gökyüzüne değer Deniz'in Dalgaları... </description>
<link>https://www.antoloji.com/deniz-ile-gokyuzune-bak-siiri/</link>
<guid>3000425</guid>
<pubDate>2019-06-03T10:19:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammet Emek</author>
</item>
 <item>
<title>Sevgiye Dönen Dünya</title>
<description>er insan bir çuval bir içinde geldi bu dünya ya Kiminin çuvalı örülmüş altından zümrütten tellerle  Biz unutulmuş tayfaya da kalmış 3 kuruşluk yamalar sanki dikilmiş bakırdan iğnelerle Sanıldık ki piyasda bakır kadardı değerimiz çok vardı sanki ham maddemiz gibi  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevgiye-donen-dunya-siiri/</link>
<guid>3000423</guid>
<pubDate>2019-06-03T10:18:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammet Emek</author>
</item>
 <item>
<title>Ben Sevilen Olamıyorum</title>
<description>Geçen günler yavaş yavaş öldürüyor bedenimi Öyle ya ölmeye planlamış birer canlı fosiliz bu dünyada.  Bakıyorum ki her sokak başında bir art niyet bir fitne Sonra dönüyorum yüreğimde ki şaire , sorarım hep niye ?  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ben-sevilen-olamiyorum-siiri/</link>
<guid>3000421</guid>
<pubDate>2019-06-03T10:15:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammet Emek</author>
</item>
 <item>
<title>İstanbulun da Bir Kalbi Vardır</title>
<description>Yorgun bir şehir edasıyla, bir bardak kahve ile sızacağım galiba şu köşede ki koltuğuma. Önce kütüphaneme gideceğim, el gezdireceğim o tarih kokan tozlu raflarda. Elime bir kitap gelecek, içi dışı büyüleyici kavramıyla bütünleşmiş sayfalarıyla… O da ne? Yüzümde bir gülümseme belirecek, yüreğime dokunacak bir sefayla.  ‘İstanbul’ yazacak o kitap da. Tarih yazacak, Aşk yazacak, Fetih yazacak her bir kelamda. </description>
<link>https://www.antoloji.com/istanbulun-da-bir-kalbi-vardir-siiri/</link>
<guid>3000420</guid>
<pubDate>2019-06-03T10:14:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammet Emek</author>
</item>
 <item>
<title>Karadeniz Yağmuru</title>
<description>Karadeniz'in için de bir sabah düşün güzel kadın Dağların kol kanat gerdiği o güzel bölgeye bir gün düşerse yolun Çam ağaçlarının ve onların kozalaklarının süslediği her yerde Benim göz yaşlarımla karışmış Karadeniz yağmuru vardır o sana beni anlatsın  Eğer bir üşüme alırsa saramadığım o minik yüreğini </description>
<link>https://www.antoloji.com/karadeniz-yagmuru-siiri/</link>
<guid>3000418</guid>
<pubDate>2019-06-03T10:11:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammet Emek</author>
</item>
 <item>
<title>Son Baharın Çocukları</title>
<description>Ekim'di, Hava'da yağmurundan ayrılmış bulut yalnızlığı vardı Ve bir o kadar da gece'nin soğuk yıldız dolu yaldızlığı  Sert rüzgarlar vardı, tıpkı denizi yaran dalgakıran vapurlar emsali Yüreğimi yarardı , ve düşlerim ve umutlarım ve sensizliğin sonbaharında üşümüş ellerim ve yüzüm sarardı.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ekim-di-siiri/</link>
<guid>3000416</guid>
<pubDate>2019-06-03T10:09:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammet Emek</author>
</item>
 <item>
<title>Saat 5.45 Otobüsü</title>
<description>Issız bir sonbahar gününde, şeffaf bir durağın önünde bekliyordum Saat 5,45 otobüsünü Yol karanlık, hava karanlıktı yine Güneş kaçmıştı ama nereye ? kimler kaçırmıştı onu ? Bir nebze tutabilseydim keşke elimde... Avucumun içinde minik bir güneş olsa yeterdi kendime...  Neyse otobüsüm gelmiş, gecikmiş yine lanet şey geç kalıyorum bak yine bir yerlere </description>
<link>https://www.antoloji.com/saat-5-45-otobusu-siiri/</link>
<guid>3000417</guid>
<pubDate>2019-06-03T10:09:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammet Emek</author>
</item>
 <item>
<title>Oysa Herkes Bakmaktadır Bir Yere</title>
<description>Oysa bir bakışta saklıdır insanın tüm hayatı. Kimi bakışında nefreti gizler tüm şiddetiyle Kimi gözlerinde ki yaşları gizler tüm acısıyla  Kulak verin bu dediklerime  </description>
<link>https://www.antoloji.com/oysa-herkes-bakmaktadir-bir-yere-siiri/</link>
<guid>3000415</guid>
<pubDate>2019-06-03T10:08:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammet Emek</author>
</item>
 <item>
<title>Acı Gecelerin Köstekli Saati</title>
<description>Fabrikaların karanlık gizemli dumanlarından kalma , biraz da odamda ki küçük sobanın isin den durma karanlık var burada.  Perdelerim de durmaksızın akan yorgunluk nehri , yalnız bir o kadar yorgun ve haşmetli olan geceden kalma gür yağmurun sabaha bıraktığı taze çiğler ile temizlenecek galiba.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/aci-gecelerin-kostekli-saati-siiri/</link>
<guid>3000414</guid>
<pubDate>2019-06-03T10:07:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammet Emek</author>
</item>
 </channel>
</rss>
