<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Muhammed Said İpek Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Ve Madenci Ölür…</title>
<description>Tayını, helalinden ekmek arası kömür, Haramdan nasib almadan yaşar bir ömür… Allahümme lebbeyk diyerek Rabbini görür, Ân gelir; kavuşur bir ânda, madenci ölür…  Teriyle siyah inciler dolaşır alnında </description>
<link>https://www.antoloji.com/ve-madenci-olur-siiri/</link>
<guid>1998972</guid>
<pubDate>2014-05-15T18:07:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Said İpek</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Varmış Bir Yokmuş</title>
<description>Ömür dediğin nedir ki? !  Nâm-ı diğer 'bir varmış, bir yokmuş! ' Evvel zaman içinde, Kalbur saman içinde, Ne develer tellal ve ne de pireler berber imiş... </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-varmis-bir-yokmus-136-siiri/</link>
<guid>1941799</guid>
<pubDate>2013-12-06T01:31:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Said İpek</author>
</item>
 <item>
<title>Hasretnâme</title>
<description>Bâdelerin mi tükendi yoksa bu da tuzak mı?  Câm-ı tehîylen niçün geldün virâneme sâkî?  Çeşm-i giryan û dil-i biryan û bağrı sûhteyem, Çep û rast, İblis û sen mahsur eyledüz ey sâkî?  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hasretname-4-siiri/</link>
<guid>1803872</guid>
<pubDate>2012-12-18T02:09:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Said İpek</author>
</item>
 <item>
<title>Umutsuzluk Kurdu</title>
<description>Not: Bu şiirin aslı Kürdçe olup 'Kurmé Béhévîtî' başlığıyla antoloji.com'da yayınlanmıştır.  Yılan gibi! .. Akrep gibi! .. Hayır, hayır! .. Bunlardan daha gaddar! .. </description>
<link>https://www.antoloji.com/umutsuzluk-kurdu-siiri/</link>
<guid>1767041</guid>
<pubDate>2012-09-16T20:25:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Said İpek</author>
</item>
 <item>
<title>Kurme Behevîtî</title>
<description>Dikkat: Kürdçe harf karakterlerine başlıkta izin verilmediği için, başlık tekrarlı olarak şiirin başında yer almıştır. Özür dilerim. Not: Bu şiirin Türkçe tercümesi "Umutsuzluk Kurdu" başlığıyla antoloji.com'da yayınlanmıştır.  Kurmé Béhévîtî  Weke mar! .. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kurme-beheviti-siiri/</link>
<guid>1767013</guid>
<pubDate>2012-09-16T19:56:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Said İpek</author>
</item>
 <item>
<title>Bu Yürüyüş Acımasızdır! ..</title>
<description>Not: Bu şiirin orijinali Kürdçe olup "Ev Meş Bérehme" başlığıyla antoloji.com'da yayınlanmıştır.  Yine hıçkırıklar sıralıyor düğümleri, Geceler de karanlık olmuş gündüzler gibi, Hiç olmazsa, gecenin parıltılarıyla teselli bulurdum, Ama onlar da elden gitti, geceler karanlık artık... </description>
<link>https://www.antoloji.com/bu-yuruyus-acimasizdir-2-siiri/</link>
<guid>1767011</guid>
<pubDate>2012-09-16T19:45:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Said İpek</author>
</item>
 <item>
<title>Ev Meş Berehme</title>
<description>Dikkat: Kürdçe harf karakterlerine başlıkta izin verilmediği için, başlık tekrarlı olarak şiirin başında yer almıştır. Özür dilerim. Not: Bu şiirin Türkçe tercümesi bir şiirseverin talebi üzerine "Bu Yürüyüş Acımasızdır! " başlığıyla antolojide yayınlanmıştır.  Ev Meş Bérehme!  Dîsa kela girî réz dike girékan, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ev-mes-berehme-siiri/</link>
<guid>1766544</guid>
<pubDate>2012-09-15T14:49:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Said İpek</author>
</item>
 <item>
<title>Bekle, ey beklenen! ..</title>
<description>Bekle ey beklenen! .. Bekle! .. Bekle, ey beklenen, kutlu baharın esintisini bekle! .. Bekle ey beklenen, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bekle-ey-beklenen-siiri/</link>
<guid>1760459</guid>
<pubDate>2012-08-31T00:53:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Said İpek</author>
</item>
 <item>
<title>Lavsız ve Dumansız Bir Volkan Gibi! ..</title>
<description>Kim bilir?  Nerede? Ne zaman? Kaç kere? Feveran etti bu yürek; lavsız ve dumansız </description>
<link>https://www.antoloji.com/lavsiz-ve-dumansiz-bir-volkan-gibi-siiri/</link>
<guid>1760450</guid>
<pubDate>2012-08-31T00:25:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Said İpek</author>
</item>
 <item>
<title>Yan Ey Yüreğim, Yan! ..</title>
<description>Dayan ey yüreğim dayan… Dayan volkan gibi yan… Lavsız ve dumansız yan Yan ey yüreğim yan! ..  Getirseler ırmakları, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yan-ey-yuregim-yan-siiri/</link>
<guid>1760448</guid>
<pubDate>2012-08-31T00:18:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Said İpek</author>
</item>
 <item>
<title>Şafağım</title>
<description>Şafağım nicedir halvetlerde, Gece yarasalarının pençesinde, ağında… Hey zulmet! .. Ne pervasız bir diklenmeydi; karanlığa güvenip de! ..  </description>
<link>https://www.antoloji.com/safagim-siiri/</link>
<guid>1760445</guid>
<pubDate>2012-08-31T00:12:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Said İpek</author>
</item>
 <item>
<title>Amed</title>
<description>Her köşe başına fidan diktiğim Amed ve kanımla suladığım, Her sokağında bir can verdiğim, bir destandır artık yazamadığım… </description>
<link>https://www.antoloji.com/amed-11-siiri/</link>
<guid>1760443</guid>
<pubDate>2012-08-31T00:09:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Said İpek</author>
</item>
 <item>
<title>Dirilmeye Mahkumum! ..</title>
<description>Hey dostum(!)    Ne haber? ! Yine yenemedin beni! ..  Sen, tutsaklanmışsın bir kez </description>
<link>https://www.antoloji.com/dirilmeye-mahkumum-siiri/</link>
<guid>1760441</guid>
<pubDate>2012-08-30T23:56:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Said İpek</author>
</item>
 <item>
<title>Serlevhâsız</title>
<description>İmâmesiz tesbih, İnci de olsa, Bir gerdanlıktır, Başka bir şey değil! .. Kimin gerdanında olduğu Çok mu önemli? </description>
<link>https://www.antoloji.com/serlevhasiz-siiri/</link>
<guid>1756235</guid>
<pubDate>2012-08-17T01:33:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Said İpek</author>
</item>
 <item>
<title>Kalpten Kalbe Yol Vardır</title>
<description>Kalbten kalbe yol vardır;  ama çetrefilli, dolaşık! .. Türlü dehlizlerden geçersin bazen, yine de kaybolursun…  Kalbten kalbe yol vardır; </description>
<link>https://www.antoloji.com/kalpten-kalbe-yol-vardir-siiri/</link>
<guid>1756234</guid>
<pubDate>2012-08-17T01:32:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Said İpek</author>
</item>
 <item>
<title>Söz Kahır, Susmak Kahır</title>
<description>Zor zamanda yaşamak bize kaldı. Bize kaldı, yutkunmak bize kaldı. Çile bizim, gâm bizim, kahır bizim, Acıyı acıya katmak bize kaldı…  Gördün mü hiç su kahır, ekmek kahır, </description>
<link>https://www.antoloji.com/soz-kahir-susmak-kahir-siiri/</link>
<guid>1756233</guid>
<pubDate>2012-08-17T01:30:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Said İpek</author>
</item>
 <item>
<title>Dünya</title>
<description>Ömür gelip geçince, gençlikten bir âh kalır, El uzatmak istersen, dünyadan bir çah kalır…  Nehir gibi coşsan da, tufan gibi essen de, Kazandığından gayrı, kupkuru bir nâm kalır…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/dunya-528-siiri/</link>
<guid>1756232</guid>
<pubDate>2012-08-17T01:29:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Said İpek</author>
</item>
 <item>
<title>Yok Arkadaş! Sanma Kavgadan Şekvâdayız! ..</title>
<description>Yıkılması imkânsız bir kale gibi, duruyor arkada mâzî… Hiç yol vermez kapısı, imkanı yok, açılmaz ki giresin! .. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yok-arkadas-sanma-kavgadan-sekvadayiz-siiri/</link>
<guid>1756227</guid>
<pubDate>2012-08-17T01:06:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Said İpek</author>
</item>
 <item>
<title>Gurbet Senden, Sen Gurbetten Kaçarsın! ..</title>
<description>Gurbete sevdalanmış yığınla insan arasında, sılaya hasret çekenler garib! ..  Garib düştük gurbette; gurbetin içinde gurbet, </description>
<link>https://www.antoloji.com/gurbet-senden-sen-gurbetten-kacarsin-siiri/</link>
<guid>1756224</guid>
<pubDate>2012-08-17T01:01:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Said İpek</author>
</item>
 <item>
<title>Zamanın Üç Boyutu</title>
<description>Bugün, geçmişte çok beklediğin yarınlardan biri… Tıpkı dün gibi…  Yarın da bugün gibi </description>
<link>https://www.antoloji.com/zamanin-uc-boyutu-siiri/</link>
<guid>1756222</guid>
<pubDate>2012-08-17T00:54:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Said İpek</author>
</item>
 </channel>
</rss>
