<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Muhammed Gacar Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Gülüşün Beni Benden Alır</title>
<description>Gecenin karanlığı büyülemez beni Yıldızların parıltısı beni benden alır Deryaların suları boğamaz beni Bir lahza bakışın beni benden alır Nefessiz de kalınır cansız da yaşanır Yalnız senin gülüşün beni benden alır… </description>
<link>https://www.antoloji.com/gulusun-beni-benden-alir-siiri/</link>
<guid>645280</guid>
<pubDate>2007-01-29T01:38:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Gacar</author>
</item>
 <item>
<title>Pişmanlıklar Ve 'Keşke' İle Başlayan Cümleler</title>
<description>Bugün benim için çok önemli bir gün. Hayatımda bir ilki daha yaşayacağım. Acı ve hüznün, sevgi ve heyecanla karıştığı bir gün bugün.  Çünkü ilk kez ona seni seviyorum diyeceğim.   Güzel giysiler giyip, güzel kokular sürüp, güzel bir demet çiçekle ona gideceğim ve seni seviyorum diyeceğim. Ama o beni duyamayacak. Duysa bile cevap veremeyecek. Bu yüzden içimde geç kalmışlığın pişmanlığı ve dilimde ‘’keşke’’ ile başlayan cümleler var. Neden hep bugünü bekledim bilmiyorum. Ona neden daha önce seni seviyorum demedim bilmiyorum. Belki de o da bugünü beklemiştir. Belki de şu anda mezarında yatıyor olmasa bana seni seviyorum diyecekti. Galiba ikimizde geç kaldık.  Hep daha sonraya ertelenen umutlar ve sevgiler şimdi bir ateş gibi karşıma çıkıyor. Hayatım duman altı oldu içimin yangınından. Pişmanlıklar ve ‘’keşke’’ ile başlayan cümleler artıyor. Ama bunların nafile olduğunu biliyor gönlüm ve asıl bu yüzden yanıyor içim... </description>
<link>https://www.antoloji.com/pismanliklar-ve-keske-ile-baslayan-cumleler-siiri/</link>
<guid>645275</guid>
<pubDate>2007-01-29T01:33:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Gacar</author>
</item>
 <item>
<title>İşte Budur Sevilip Sevmek</title>
<description>Her şey ne güzeldi eğlenip gülmek İşte budur dedim sevilip sevmek  Gözlerin gözlerimde titreşip durdu Neşeler kulağımda çınlayıp durdu Güzel gözler beni kalbimden vurdu </description>
<link>https://www.antoloji.com/iste-budur-sevilip-sevmek-siiri/</link>
<guid>645251</guid>
<pubDate>2007-01-29T01:07:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Gacar</author>
</item>
 <item>
<title>Sensiz Olmuyor</title>
<description>Ayrılıktan bu yana zaman geçmiyor Geceleri gözümü uyku tutmuyor Gönlüme artık söz geçmiyor Ne olur dön bana sensiz olmuyor  Sabahlar olmuyor, güneş doğmuyor </description>
<link>https://www.antoloji.com/sensiz-olmuyor-21-siiri/</link>
<guid>273632</guid>
<pubDate>2005-06-23T00:08:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Gacar</author>
</item>
 <item>
<title>Bu Ayrılığın Adı Yalnızlık Değil Ölüm</title>
<description>Senin resmine bakarak  ilk kez ağladım bu gece. Önceleri hep mutluluk, sevgi ve huzur verirdi cansız fotoğraflarda bile gülen gözlerin. Her bakışımda derinlere götürürdü beni.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bu-ayriligin-adi-yalnizlik-degil-olum-siiri/</link>
<guid>264733</guid>
<pubDate>2005-05-26T00:46:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Gacar</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Kere Sevip De Canım Mı Dedin</title>
<description>Ne vardı bırakıp gittin ellere Acımadan vurdun yerden yerlere Barışmam artık üzdün bir kere Bir kere sevip de canım mı dedin?  Yalan sözlerle aldattın beni </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-kere-sevip-de-canim-mi-dedin-siiri/</link>
<guid>253962</guid>
<pubDate>2005-04-26T15:52:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Gacar</author>
</item>
 <item>
<title>Canım Annem</title>
<description>Benim içindi gözlerindeki nem Saçının teline dünyaları değişmem Sensin benim en büyük hazinem Seni çok seviyorum canım annem </description>
<link>https://www.antoloji.com/canim-annem-9-siiri/</link>
<guid>253961</guid>
<pubDate>2005-04-26T15:50:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Gacar</author>
</item>
 <item>
<title>Senden Ayrılınca Biliyorum Solacağım</title>
<description>Senden ayrılınca biliyorum solacağım, Solacağım dalından koparılmış bir çiçek gibi Kitapların içinde kurumuş yaprak gibi Tozların içinde yıllanacak benim aşkım… </description>
<link>https://www.antoloji.com/senden-ayrilinca-biliyorum-solacagim-siiri/</link>
<guid>253958</guid>
<pubDate>2005-04-26T15:42:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Gacar</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk Çiçeğim</title>
<description>Dünyada iki tane aşk çiçeği varmış.  Bunlardan biri birçok insan tarafından bilinirmiş. Bunu çok kişiler koklamış. Üzerine çok kelebekler, arılar, böcekler konmuş. Günün birinde bir çiçekçi bu çiçeği koparmış ve tezgahına koymuş. Tezgahın önünden geçen herkes bu çiçeği koklamış. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-cicegim-3-siiri/</link>
<guid>253954</guid>
<pubDate>2005-04-26T15:31:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Gacar</author>
</item>
 <item>
<title>Artık Beni Sevmeyecek Misin?</title>
<description>Kaç yıl oldu sen gideli Hâla geri dönmeyecek misin Unuttun mu yoksa beni Artık beni sevmeyecek misin  Sebepsiz yere gittin ellere </description>
<link>https://www.antoloji.com/artik-beni-sevmeyecek-misin-siiri/</link>
<guid>250872</guid>
<pubDate>2005-04-19T16:16:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Gacar</author>
</item>
 <item>
<title>Her Şeyde Sen Varsın Ne Olur Anla</title>
<description>İçim yanıyor seni her andığımda Sen varsın hayatımın her anında Gönlümün içinde, her hatıramda Sen varsın silemem ne olur anla  Dinlerken ağladığım her şarkıda </description>
<link>https://www.antoloji.com/her-seyde-sen-varsin-ne-olur-anla-siiri/</link>
<guid>249949</guid>
<pubDate>2005-04-17T05:05:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Gacar</author>
</item>
 <item>
<title>Aşkın İçimde Yanıyor</title>
<description>Bu akşam, yıllar yılı diz dize oturduğumuz pencerenin önünde yalnız oturuyorum. Arkamdan şöminede yanan aşkımızın sesi geliyor. Ama ben yine de hep seninle doluyum… Dışarıda ilkbahar yağmurunun serinliği, odamda ise yanan aşkımızın sıcaklığı var. Elimde senden kalan son resim, gözlerimdeyse bir damla gözyaşı var.  Yere düşen her yağmur damlasında Hep seni arıyorum, </description>
<link>https://www.antoloji.com/askin-icimde-yaniyor-siiri/</link>
<guid>249948</guid>
<pubDate>2005-04-17T05:02:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Gacar</author>
</item>
 <item>
<title>O Tokatla Uyandım Rüyadan</title>
<description>Seni yine her zamanki ağacın altında, aynı saatte, bütün bir yaz mevsimi beklediğim gibi o gün de bekledim. Bu bekleyişin boşa olabileceğini düşünmemiştim hiç. Saatlerce bekledim gelmedin.  Ağaca döndüm baktım. Yaprakları sararmıştı artık. Anladım ki onun da bizim aşkımız gibi dermanı kalmamıştı. Hastalanmış, sararmış solmuştu. Esen rüzgarlara karşı koyamıyordu artık. Yine bir rüzgar esti ve dalından bir yaprak daha kopardı. Yaprak artık kimsesiz, eli kolu bağlı çaresiz, rüzgarın kollarına bırakıverdi kendini. Artık o, bahardan beri birlikte olduğu, kimi zaman yeşil rengiyle ona neşe katan, kimi zaman da sararmış yüzüyle derdine ortak olduğu o ağacın değil, nereye götürdüğünü bilmediği, kollarının arasında olduğu rüzgara aitti. Rüzgar da aldı onu, taşıdı taşıdı ve benim yüzüme bir tokat gibi çarptı. O tokatla uyandım rüyadan. O tokat haber veriyordu mutluluk oyununun bittiğini. O tokat söylüyordu gerçeklere dönme vaktinin geldiğini. Ve yine o tokat anlattı bana senin beni nasıl uyutup, sonra da oyunbozanlık edip çekip gittiğini. </description>
<link>https://www.antoloji.com/o-tokatla-uyandim-ruyadan-siiri/</link>
<guid>249947</guid>
<pubDate>2005-04-17T04:58:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Gacar</author>
</item>
 <item>
<title>Terkediliş</title>
<description>Seni her anışımda beni arardın. Saatlerce dertleşirdik. Gecelerin yalnızlığını, yıldızların sessizliğini bozardık. Gönül kapılarını sonuna kadar açar, en derin, en kuytu köşelerini el ele gezerdik. Saygı denizinin en derinliklerinde o muhteşem hayal dünyasını beraber yaşardık. Duyguların yağmur olup yağdığı gecelerde iliklerimize kadar ıslanıp, o en tatlı yağmur damlalarıyla üşür, beraber ısınırdık. İsteklerimizin el ele tutuşup, her güzelliği yakaladığı anda elini çekiverdin benden. İlk önce kendime gelemedim. İçimde bin bir acı bin bir feryat vardı. Şimdi anlıyorum, ölmüşüm ben. Beni yaşarken öldürmüşsün. Hayattayken ateşler içine atmışsın. Saadetler içindeyken, mesut iken şimdi acılar içindeyim. Eriyorum, bitiyorum. Hiçbir şeye bir anlam veremiyorum. Bir zamanlar beni yanından ayırmazken şimdi köşe bucak kaçıyorsun. Derinden bakınca gözlerine, başını çeviriyorsun. Elini tutacakken elini çekiyorsun. Ben bunun adını koyamadım. Sen ne dersen de. Bu kadar güzellikten sonra, o mutlu hayal dünyamıza girecekken uzaklaştın benden. Duygularım o kadar karışık ki bazen yağmur, bazen dolu bazen kar gibi yağıyor. Bazen de kor olup dünyamı yakıyor, yıkıyor, yerle bir ediyor! ! !  Alevler içindeyim kaçış yerim yok. Tüm hayallerim suya düştü. Gönül bahçemde güller soldu. Biçare gönlüm şimdi sadece bekliyor, ümitsizce bekliyor… </description>
<link>https://www.antoloji.com/terkedilis-6-siiri/</link>
<guid>249945</guid>
<pubDate>2005-04-17T04:45:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Gacar</author>
</item>
 <item>
<title>Sevgiyi Sözlerde Değil Gözlerde Ara</title>
<description>Seni ne kadar sevdiğimi inan ki sözlerle anlatamam. Sana olan duygularım o kadar yoğun ki bu duygularıma tercüman olabilecek bir dil yok.  Sana olan sevgimi en güzel anlatan gözlerim. Seni ne kadar sevdiğimi anlamak istersen gözlerime bak, hiç ayırmadan bak… Gönlümden kopup gelen duygular ancak senin gözlerine bakınca anlam kazanıyor. Ancak senin bakışlarınla çarpışınca değeri oluyor bakışlarımın. Ve sadece gözlerinle neşeleniyorum ben. Sadece gözlerinle dertleniyor, sadece gözlerinle hissediyorum seni. Sende hep gözlerime bak; Beni bende değil, Sevgimi sözde değil, Aşkımı dilde değil, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevgiyi-sozlerde-degil-gozlerde-ara-siiri/</link>
<guid>249944</guid>
<pubDate>2005-04-17T04:38:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Gacar</author>
</item>
 <item>
<title>Her Gece Aya Baktığımda Seni Görürüm</title>
<description>Seni bugüne kadar hiç görmedim, ismini bilmiyorum.  Nerede yaşıyorsun, ne yapıyorsun bilmiyorum. Elimde bir fotoğrafın da yok. Gözlerin ne renk, saçların uzun mu kısa mı bilmiyorum. Yani benim için sırlarla dolu birisin. Senin hakkında hiçbir şey bilmiyorum belki </description>
<link>https://www.antoloji.com/her-gece-aya-baktigimda-seni-gorurum-siiri/</link>
<guid>249943</guid>
<pubDate>2005-04-17T04:33:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Gacar</author>
</item>
 <item>
<title>İçimdeki Kavga</title>
<description>Her hafta sonu yaptığım gibi bu hafta sonu da içimdeki sesi dinlemek için sahile indim ve saatlerce yürüdüm. Ama bu sefer çok kanlı bir yürüyüş oldu bu. Her zamanki gibi bir çözüm bulmuş olarak değil, çözümsüzlüklerin içinde boğulmuş olarak geri döndüm evime. Gönlüm senin aşk ateşinle yanıp tutuşurken aklım da bir arada olmamızın imkansızlığını haykırıyordu. İkisi de öyle güçlüydü ki ben çaresiz kaldım. Savaş ilan ettiler. En güçlü silahlarıyla birbirine saldırıyorlardı. İkisi de kendinden emin ve kararlıydı. Sürekli etrafa zarar veriyorlardı. Tabii ki kendilerine de. Bu savaşın sonunda hangisi galip gelirse gelsin yada yenişemeseler bile değişmeyecek bir sonuç vardı. O da bu savaştan en zararlı benim çıkacağımdı. Eğer biri kazanırsa diğeri kaybedecek, biri gülerken diğeri kahrolacaktı. Eğer barış ilan etselerdi ikisi de zararlıydı çünkü çok ağır darbeler almışlardı. Sonuçta kaybeden yine ben, yine ben olacaktım. İçimdeki savaş hala devam ediyor. Kulağıma hala ahların, öfkelerin fısıltıları geliyor. Bakalım hangisi galip gelecek? Yoksa yenilen beni de yanına alıp ahirete mi göçecek? Şimdi soruyorum acaba savaşın sebebi sonuçtan memnun kalabilecek mi?  Isparta, 2003 </description>
<link>https://www.antoloji.com/icimdeki-kavga-2-siiri/</link>
<guid>249942</guid>
<pubDate>2005-04-17T04:21:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Gacar</author>
</item>
 <item>
<title>Buraya Başka Duygularla Gelmek İsterdim</title>
<description>Buraya başka duygular içinde gelmek isterdim. Geldiğimde elini tutmak, seni seviyorum demek isterdim. Ama artık mümkün değil bunları yapmam. Artık seni sadece uzaktan seyredebileceğim ve uzaktan seveceğim. Ömrümün sonuna dek uzaklarda olacağım. Belki senin bir adım arkanda olacağım ama boyu kısa bir çocuğun ağacın dalındaki meyveye uzanamaması gibi elimi uzattığımda sana ulaşamayacağım. Ve yine çocuklar gibi oturup ağlayacağım. Aslında burada olmak beni o kadar üzüyor ki anlatamam. Sırf seni mutlu görmek, seni tebrik etmek için geldim. İnşallah bundan sonra da hep böyle mutlu kalırsın. Allah bir yastıkta kocatsın… </description>
<link>https://www.antoloji.com/buraya-baska-duygularla-gelmek-isterdim-siiri/</link>
<guid>247693</guid>
<pubDate>2005-04-10T00:01:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Gacar</author>
</item>
 <item>
<title>Güneşin Battığı Yerdeyim</title>
<description>Geçen gün sandalıma bindim ve açıldım. Arkamı döndüğümde hiçbir şeyi göremeyecek kadar uzaklaştım sahilden. Tıpkı senin benden uzaklaştığın gibi… Eyvah! .. ufukta güneş batıyor. Vaktim çok az geriye dönmek için. Eğer güneş batmadan dönemezsem karanlığın içinde kaybolurum. Denizin ortasında fazla kalamam. Yaşamak için geri dönmem lazım. Eğer geriye dönemezsen ölürüm. Aynı şekilde sende gittiğin yerlerde fazla kalamazsın. Yaşamak için bana geri dönmen gerek. Eğer dönemezsen yaşarken ölürsün. Hayallerin yıkılır, ümitlerin kaybolur, yaşamak azap olur. Ben geri dönüş yolumu biliyorum. Yaşamak istiyorum ve bu yüzden geri döneceğim. Sende yolunu biliyorsun. Eğer yaşamak istiyorsan ben burada güneşin battığı yerdeyim…  Isparta, 2004 </description>
<link>https://www.antoloji.com/gunesin-battigi-yerdeyim-siiri/</link>
<guid>247688</guid>
<pubDate>2005-04-09T23:55:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Gacar</author>
</item>
 <item>
<title>Çocukluğum Ve Çocuğum</title>
<description>Geçen akşam çayımı demledim ve eski fotoğraf albümlerini karıştırmaya başladım. Her fotoğrafta yine o günlere gittim ve o anı yeniden yaşadım. Sıra bebeklik fotoğraflarına gelince içim bir hoş oldu. O günleri hatırlayamıyordum. Neler yapardım, ne yer ne içerdim, nasıl konuşurdum hiçbir şey bilmiyorum. Aklıma bir fikir geldi. Belki bir hayalden öteye geçemeyecekti ama düşünmesi bile eğlenceliydi.  Bir zaman makinesi yapsam içine binsem ve o günlere ışınlansam diye düşünmeye başladım… Fotoğraflardaki mekanlarda yıllar öncesinde dolaşıyorum şimdi. Ben küçükken oturduğumuz evin önüne geldim. Evin bahçesinden bir çocuk sesi geliyor. Bahçenin kapısını açıyorum ve içeriye giriyorum. Yemyeşil çimleri çevreleyen rengarenk çiçekler arasında, ağaçların gölgesinde  oyuncak arabamla oynuyorum. Gözlerim doluyor. Ona, yani çocukluk halime koşuyorum. Onu kollarımın arasına alıp sımsıkı sarıyorum. Defalarca öpüyor, kokluyorum kendimi. Kalbim delice çarpıyor, tarifi imkansız duygular içindeyim. Kendimi bu kadar sevdiğimi bilmiyordum… Bu hayalden uyanınca aslında bunların imkansız olmadığını düşünmeye başladım. İleride benim de bir çocuğumun olabileceğini ve onu kendimden çok sevebileceğimi düşündüm ve o mutlu günleri beklemeye başladım...  Isparta, 2003 </description>
<link>https://www.antoloji.com/cocuklugum-ve-cocugum-siiri/</link>
<guid>247681</guid>
<pubDate>2005-04-09T23:44:00+03:00</pubDate>
<author>Muhammed Gacar</author>
</item>
 </channel>
</rss>
