<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. M&#252;cahit G&#252;lbaş Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Taşın Başında</title>
<description>Taş kesilse de sussa herşey, Ve sonra yine taş konuşsa. Taş yalan söylemez nasılsa, Taş unutmaz,taş yargılamaz,taş aldatmaz... Taşa yazarsan derdini; Taş kesilir kalırsın,bulunca taşın ruhunda kendini. </description>
<link>https://www.antoloji.com/tasin-basinda-siiri/</link>
<guid>2891246</guid>
<pubDate>2018-09-21T00:04:00+03:00</pubDate>
<author>Mücahit Gülbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Sen,ben ve o</title>
<description>Sen,Ben ve o, ve bir de benim ellerim. Zamansızlığın telaşında yontularken onu, Buluverdik molozlarında mermerin. Kendimizi ararken,taşın ruhunda. Bahtiyarız bu gün de,farkına vardık evrenin... </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-ben-ve-o-7-siiri/</link>
<guid>2891240</guid>
<pubDate>2018-09-20T23:51:00+03:00</pubDate>
<author>Mücahit Gülbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Denizin İçinde</title>
<description>Kâh içinden deniz geçer,kâh o denizin içinde. Yosuna tutmuş kokusu,tüyden hafif taştan ağır biçimde. Atmış tortusunu hayatın,Kalmış günün yorgunluğundan. Bu günü çoktan unutmuş, Kâh o gelecek içinde,kâh gelecek onun içinde...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/denizin-icinde-siiri/</link>
<guid>2891235</guid>
<pubDate>2018-09-20T23:42:00+03:00</pubDate>
<author>Mücahit Gülbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Büyük Ödül</title>
<description>Büyük ödüldü elma, peşinden koşup durdum, yamandı yollar, yetişmeyi umdum.. ben koştum o koştu o durdu ben koştum </description>
<link>https://www.antoloji.com/buyuk-odul-2-siiri/</link>
<guid>958466</guid>
<pubDate>2008-05-28T19:07:00+03:00</pubDate>
<author>Mücahit Gülbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Kırmızı Çamur</title>
<description>Kırmızı çamurdu okulun yolları,yağmur sonrası pabuç değil naylon giyerdik,yinede yapışmış kalmış  ayaklarımıza, yapışmış hayatlarımıza, yapışmış kalmış anılarımıza ilk gençlik, kırmızı çamur,al yanaklı kızlar,pazaryeri turşucusu,kısmet havuzu, kaçak sigara molaları. Çoktan geçtik derken biz o yolları,bir de bakıyorum ki hala geldiğimiz yerdeyiz... Mücahit Gülbaş /28.06.2008 </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirmizi-camur-siiri/</link>
<guid>958447</guid>
<pubDate>2008-05-28T17:36:00+03:00</pubDate>
<author>Mücahit Gülbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Elma Dersem..</title>
<description>Elma Dersem ne yana, Armut dersem ne yana Döne döne,yana yana Ağlaya oynaya bir cocuktun,  Zeytin' taraşlarında'*hırsız </description>
<link>https://www.antoloji.com/elma-dersem-2-siiri/</link>
<guid>779969</guid>
<pubDate>2007-07-21T17:19:00+03:00</pubDate>
<author>Mücahit Gülbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Şizofren Aşk</title>
<description>Bu  benim antigone’um, Sophecles’le ilgisi yok  ..Bu kızın babası yok, anasıda,hatta kardeşleride, Belki de var bilmiyorum, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sizofren-ask-2-siiri/</link>
<guid>493620</guid>
<pubDate>2006-07-07T21:26:00+03:00</pubDate>
<author>Mücahit Gülbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Eyvallah Ölüm..</title>
<description>Bağıra çağıra, bağırıyor bir deli, “Düşünüyorum öyleyse varım,” Ürperiyorum, anlıyorum ne demek istediğini, Düşünüyorum, </description>
<link>https://www.antoloji.com/eyvallah-olum-siiri/</link>
<guid>489891</guid>
<pubDate>2006-07-02T21:20:00+03:00</pubDate>
<author>Mücahit Gülbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Düş..</title>
<description>Ben senden ibaretim sen neysen o.. sır’lı bir cam yani aslında yok, bir görüntü, bir hezeyan, </description>
<link>https://www.antoloji.com/dus-196-siiri/</link>
<guid>487907</guid>
<pubDate>2006-06-29T19:51:00+03:00</pubDate>
<author>Mücahit Gülbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Fahişe..</title>
<description>Sevmek çok fahişe bir sözcük dedi, İnsanlar bu kelimeyle birbirilerini satıyorlar..  Sevmek çok ölümcül bir sözcük dedim ona Şairler, kendilerini bu kelimeyle asıyorlar..  </description>
<link>https://www.antoloji.com/fahise-12-siiri/</link>
<guid>486027</guid>
<pubDate>2006-06-27T14:10:00+03:00</pubDate>
<author>Mücahit Gülbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Yaşamak..</title>
<description>Boynumuzda bir yük,  değil elbet Olsa olsa koca bir gülüşte Sırf gıcıklık olsun diye, ve herşeye rağmen, Dalga geçmektir yaşamak. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasamak-252-siiri/</link>
<guid>484455</guid>
<pubDate>2006-06-25T11:19:00+03:00</pubDate>
<author>Mücahit Gülbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Çıplak Ayaklı Bir Aşk Hikayesi..</title>
<description>Çocuk tarafım tuttu yine üşüyorum.Dağlarıma kar bastı yüreğime rüzgar.Yıldızlara bakıyorum,biliyorum oradan da gözüküyorlar.Yani benim kentimden İzmir’den.Karşımda deniz, inceden inceye bir türkü tutturmuş eşlik ediyor içime.Öyle hüzünlü bir türkü ki.. Ayrılık türküsü mü.. Evet evet öyle olmalı bir ayrılık türküsü.Dalgalarının içinde yitip giden çocuklarına yakılmış içli bir türkü.  Deniz benden dertli, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ciplak-ayakli-bir-ask-hikayesi-siiri/</link>
<guid>482460</guid>
<pubDate>2006-06-21T22:57:00+03:00</pubDate>
<author>Mücahit Gülbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk İnkara Gelmez..</title>
<description>Haydi,şimdi.. Çıkaralım ayakkabılarımızı Koşalım, Umutları kaçırmayalım. En serserisini yaşayalım güneş tutulmalarının. Daha.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-inkara-gelmez-siiri/</link>
<guid>481502</guid>
<pubDate>2006-06-20T19:21:00+03:00</pubDate>
<author>Mücahit Gülbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Birazdan İzmir’de 21 Haziran/Deneme</title>
<description>Artık büyüme göstergem sakal ve bıyıklarımın büyüme oranı değil. Onların ne zaman beyazlamaya başladığını hatırlamıyorum bile.Bu tavır size biraz melankolik geldiyse eğer,şunu söylemeliyim ki;  20 li yaşlardan 30 lu yaşlara dogru gitmeye başlamışsanız,üstelik İstanbul da, tam karşınızda ve sizden uzak salınmaktaysa,hele bir de uğruna ruhunuzu pazara sürdüğünüz o sevgilinin gözlerinin nerede olduğu belli değilse. O zaman geriye birtek şey kalır ki o da Cahit Sıtkıyla aynı yolların yarısında buluşmak. Günlerden 21 haziran 1996 bu gün 29. yaşıma girdim. 21 haziranların genelinde nedense ruhumda hep buruk bir tad olmuştur ve  tüm delirme nöbetlerim de böyle günlerde uğramıştır bana.Çıkaramamışımdır hiç “ballı incirlerin ve taze fasulyelerinin” tadını.İnsanlardan ve de özellikle sevgililerden yediğim kazıklar acıtmıştır canımı. ... İşte yine böylesi günlerden birindeyim.Yalovadan çıktım yola(Mavi gözlü tay’ım)   İzmire gitmekteyim.Uzun bir aradan sonra özgürüm yani. </description>
<link>https://www.antoloji.com/birazdan-izmir-de-21-haziran-deneme-siiri/</link>
<guid>480809</guid>
<pubDate>2006-06-19T21:11:00+03:00</pubDate>
<author>Mücahit Gülbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Bir silah Hikayesi..</title>
<description>Savaşa Hayır dediğim gün,Askere aldılar beni,Nerden bilsinlerdi ki, senden fazla, tel örgülerin dikeni, acıtamazdı yüreğimi.Yazıldı emirler çook gizli, kırmızı muhür,soguk damga,Askerdir,önemsiz yerlerden ziyade  Bu Sakıncalı piyade.Görev yapamaz.İşte böyle bir günde elimde namlu,beynimde sen,  Üç-beş nöbetimde, Demir,metal,silah Ve umutla umutsuzluk düğümlüyken boğazıma, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-silah-hikayesi-siiri/</link>
<guid>479391</guid>
<pubDate>2006-06-17T15:44:00+03:00</pubDate>
<author>Mücahit Gülbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Sahtekar Tanrı Godot(Mektup)</title>
<description>Merhaba, Ne kadar çok oldu değil mi? Seninle konuşmayalı,şiirler yazmayalı ateşli bakışların için.Kucağına uzanıp ta başımı okşayıvermen için,ak gerdanlı bir kedinin sahibine duyduğu güvenle, uzanıvermiyeli gecenin bir yarısı. Ne çook oldu.. Öyle severdim ki ağlamayı,burnumu çeke çeke,ama yanlız senin yanında.Ağlardım,taa içimden kopar dı ateşler,yanardım. Öylesine içten sadece sana ağlardım ve bilirdim alacağım ödülümü.İnce uzun o bembayaz ellerin,öyle güzeldi kii….. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sahtekar-tanri-godot-mektup-siiri/</link>
<guid>479312</guid>
<pubDate>2006-06-17T14:15:00+03:00</pubDate>
<author>Mücahit Gülbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Ölümden Ötesi Aşk..</title>
<description>Ah Yar… Köy de yok ölümden öte ya, Berisi cehennem,gerisi ölüm, Ölümden korkmam da gülüm Ölümden ötesi aşk, Ölümden ötesi aşk… </description>
<link>https://www.antoloji.com/olumden-otesi-ask-siiri/</link>
<guid>478893</guid>
<pubDate>2006-06-16T20:47:00+03:00</pubDate>
<author>Mücahit Gülbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Çivili Topaç..</title>
<description>Sarı, mavi, kırmızı bir topacım vardı benim, “çivi’li derdik ona.. hünerle sarardı ellerim en halis kendirden iplerle, doladımıydın çapraz bağlayarak, vınnn... </description>
<link>https://www.antoloji.com/civili-topac-siiri/</link>
<guid>477353</guid>
<pubDate>2006-06-14T19:03:00+03:00</pubDate>
<author>Mücahit Gülbaş</author>
</item>
 <item>
<title>İhtilallerdeyiz</title>
<description>Dışarıda yağmur yağıyor dedi, Baktım,dışarıda yağmur yağıyordu, 650 km farkla, Deli dalgalar içinde dalga dalga,İki siyah beyaz, iki vurgun, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ihtilallerdeyiz-siiri/</link>
<guid>476714</guid>
<pubDate>2006-06-13T19:25:00+03:00</pubDate>
<author>Mücahit Gülbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Şaklaban..</title>
<description>Ne ben beni bildim, Ne de kendim,kendimi tanıdım bir ömür Değil ki seni tanımak….  Benimki, Ömür dediğin koca bir kördüğüm </description>
<link>https://www.antoloji.com/saklaban-siiri/</link>
<guid>465439</guid>
<pubDate>2006-05-29T18:39:00+03:00</pubDate>
<author>Mücahit Gülbaş</author>
</item>
 </channel>
</rss>
