<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Muammer G&#246;k&#231;ay Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Bir Tek Sen</title>
<description>Sema, gözlerin sığınacağı liman olur bazen Nazlı bir edayla yükselen Güneş şualarıyla aydınlanır kâinat. Bir bakmışsın siyah örtüyle kaplanmış yedi kat gök Güneşin ışığına inat. Sonra yıldızlar dökülür gökyüzü vadisine </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-tek-sen-67-siiri/</link>
<guid>3236094</guid>
<pubDate>2021-03-25T13:55:00+03:00</pubDate>
<author>Muammer Gökçay</author>
</item>
 <item>
<title>Az Bile Efendim</title>
<description>Bedhalarda sürüklenir seni bilmez idim Dalgalarla yükselip yüzünü görmez idim Yarasalar vardı gönlümde bülbülü duymaz idim Meçhule yelken açmış limanına varmaz idim Ruhum esirken kuyu diplerinde, ben sefinene bindim Aşkındır gönül deryalarımın kaptanı bunu haktan bildim </description>
<link>https://www.antoloji.com/az-bile-efendim-siiri/</link>
<guid>3236093</guid>
<pubDate>2021-03-25T13:54:00+03:00</pubDate>
<author>Muammer Gökçay</author>
</item>
 <item>
<title>Azade</title>
<description>Gönlümündür tükenen sermayesi Canım arzular nurundan can payesi Gözlerin, denizlerin en nadide incisi Bekliyoruz yıllardır nerde köyünün habercisi  Ruhumundur inleyen ıstırap sesleri </description>
<link>https://www.antoloji.com/azade-24-siiri/</link>
<guid>3236092</guid>
<pubDate>2021-03-25T13:53:00+03:00</pubDate>
<author>Muammer Gökçay</author>
</item>
 <item>
<title>Doğum Yahut Tohum</title>
<description>Her doğum bir olmazdı varlık sahnesinde Şafak sökünce güneştir semalardan doğan Vakti gelince kelebek kozasıydı hayata gözlerini açan Doğumdu bu en nihayetinde; Küçük bir umutta doğardı mağlup bir hayata Âmâ bir yarasada açardı gözlerini karanlık bir mağaraya </description>
<link>https://www.antoloji.com/dogum-yahut-tohum-siiri/</link>
<guid>3236090</guid>
<pubDate>2021-03-25T13:52:00+03:00</pubDate>
<author>Muammer Gökçay</author>
</item>
 <item>
<title>Bağımın Bağbanı</title>
<description>Bozuldu bağım hasret hazanlarının rüzgârında Bir bağban isterim ki yetiştirsin sevdayı gönül dalında Dikenime dokunmasın belki sararlar yarama Toprak kurak kaldı yıllardır, Yağmadı gözyaşları sızlayan bağrıma Yamaçlarımda yetişmedi aylardır sevdanın çiçeği </description>
<link>https://www.antoloji.com/bagimin-bagbani-siiri/</link>
<guid>3236091</guid>
<pubDate>2021-03-25T13:52:00+03:00</pubDate>
<author>Muammer Gökçay</author>
</item>
 <item>
<title>Güneşe Hasret</title>
<description>Geceleri soğuk olur hayatı yalnız geçirene Yanında üstünü örten birisi olmasa da Sevgisi ruha buğulu bir sıcak üfler teni okşarcasına Zira bu üşüme havanın soğukluğundan değildi Sevginin sıcaklığını hissedememede gizliydi Üşüdük asırlar boyu kardan adam olurcasına </description>
<link>https://www.antoloji.com/gunese-hasret-11-siiri/</link>
<guid>3236089</guid>
<pubDate>2021-03-25T13:51:00+03:00</pubDate>
<author>Muammer Gökçay</author>
</item>
 <item>
<title>Hakikat Aynası</title>
<description>Senden başka herkes hayrandır sana, Hakikat aynasından hep bu yansır insana Senin sevgin yaşama gayesi sunar insana, Bu iksir her derde devadır idrakine varana  Sana bakan gözler </description>
<link>https://www.antoloji.com/hakikat-aynasi-siiri/</link>
<guid>3236088</guid>
<pubDate>2021-03-25T13:49:00+03:00</pubDate>
<author>Muammer Gökçay</author>
</item>
 <item>
<title>Kutlu Işık</title>
<description>Her şey akıp gider tevhit cilvesinin yörüngesinde Kâinat portresi tuvale vurulmuş basit fırça darbesi sanki; Büyük sanatkârın elinde Âlem içinde âlem halk etmek ressam fırçasının raksı mesabesinde Güneşi kandil, kameri şule-i beyda diye küçültmekteki sır, Saklıdır arşın rahlesinde </description>
<link>https://www.antoloji.com/kutlu-isik-siiri/</link>
<guid>3236087</guid>
<pubDate>2021-03-25T13:47:00+03:00</pubDate>
<author>Muammer Gökçay</author>
</item>
 <item>
<title>Nuru Tarif</title>
<description>Bir sultan idin ki cihana İsmini söyledi Davudlar arş minberinden Duyanlar koştu hatibin huzuruna Cezbeye tutulan dervişler, deminden  Bir ümmi nebiydin amma </description>
<link>https://www.antoloji.com/nuru-tarif-siiri/</link>
<guid>3236086</guid>
<pubDate>2021-03-25T13:46:00+03:00</pubDate>
<author>Muammer Gökçay</author>
</item>
 <item>
<title>Naz Makamına</title>
<description>Ruhum yaralı bir ceylan gibi Can çekişirken avcı kucağında Kelebek misali süzülüyordum Kayıp kıtaların yamaçlarında Bir avcı vurdu sol yanımdan Beklerken gece karanlığında </description>
<link>https://www.antoloji.com/naz-makamina-siiri/</link>
<guid>3236085</guid>
<pubDate>2021-03-25T13:45:00+03:00</pubDate>
<author>Muammer Gökçay</author>
</item>
 <item>
<title>Nebiler Bahçesinin Mümtaz Çiçeği</title>
<description>Nebiler bahçesinin en mümtaz çiçeğidir o Koklanmayı bekleyen ebed iksirinin özüdür o Kokusu cennet yamaçlarından eser dünya vadisine Kendini bulmak isteyene haktan bir hediyedir o  Sen kendinde kaybolsan bulur musun kendini </description>
<link>https://www.antoloji.com/nebiler-bahcesinin-mumtaz-cicegi-siiri/</link>
<guid>3236083</guid>
<pubDate>2021-03-25T13:44:00+03:00</pubDate>
<author>Muammer Gökçay</author>
</item>
 <item>
<title>Karanlık Bir Asır</title>
<description>Günler var ki her anı şeb-i yelda gibi karanlık Gecelerin her biri uğursuz bir bataklık Ne kardeşi tanır insanı ne dindaşı bilir vefayı İslam’ın idrakine giydirdiler deli urbasını Uykudan uyanacak mı bu dev bilinmez Lakin toprağın altındaki putlar fışkırdı bu ilhad dinmez. </description>
<link>https://www.antoloji.com/karanlik-bir-asir-siiri/</link>
<guid>3236081</guid>
<pubDate>2021-03-25T13:43:00+03:00</pubDate>
<author>Muammer Gökçay</author>
</item>
 <item>
<title>Sükutun Koyu Hali</title>
<description>Sen sükût ettin Sükût sessizliğine ağladı. Bir ah çektin Dertliler kedersizliğine ağladı. Keşke hep gülseydi gözlerin Hüzne yelken açmasaydı kalbin </description>
<link>https://www.antoloji.com/sukutun-koyu-hali-siiri/</link>
<guid>3236082</guid>
<pubDate>2021-03-25T13:43:00+03:00</pubDate>
<author>Muammer Gökçay</author>
</item>
 <item>
<title>İnkisar</title>
<description>Günler var ki her biri puslu bir gece Geziyor her yerde bilinmez garip bir bilmece Göz, suretleri göremiyor sis bulutundan İlhad gülüyor bu günlerde bıyık altından  Bir şey var ortada adı konamayan </description>
<link>https://www.antoloji.com/inkisar-27-siiri/</link>
<guid>3236079</guid>
<pubDate>2021-03-25T13:42:00+03:00</pubDate>
<author>Muammer Gökçay</author>
</item>
 <item>
<title>İmansız Müslümanlar</title>
<description>Seyre dalmış insanlık şaşı bakışlarla; Sular gibi çağlayan mazlumun gözyaşlarına. Ne hüsrandır ki kalbler de kalmamış itminan İslam’a sarılayım derken tul-i emellere takıldı iman  Hani buyurmuştu ya fahri âlem </description>
<link>https://www.antoloji.com/imansiz-muslumanlar-siiri/</link>
<guid>3236077</guid>
<pubDate>2021-03-25T13:40:00+03:00</pubDate>
<author>Muammer Gökçay</author>
</item>
 <item>
<title>Asra Yemin Olsun</title>
<description>Asra yemin olsun İnsanlık hüsranda Nasıl olmasın ki Ömrü boş bir heyula Ne ilim okur Öğrenir edebi </description>
<link>https://www.antoloji.com/asra-yemin-olsun-4-siiri/</link>
<guid>3236076</guid>
<pubDate>2021-03-25T13:39:00+03:00</pubDate>
<author>Muammer Gökçay</author>
</item>
 <item>
<title>Makro Sırlar</title>
<description>Yolcu kalmamış yollarda Her biri ıssız bir vaha Üstünde uçar olmuş yarasalar ne garip bir vaka Ben yolcuyum diyenlerinde yolculuğu dillerindeki tatlı bir riya. Ne hidâyet yolu kalabalık ne de ilhâd yolu bulanık Ye’se esir olup saye sarılmamak en büyük ahmaklık </description>
<link>https://www.antoloji.com/makro-sirlar-siiri/</link>
<guid>3236075</guid>
<pubDate>2021-03-25T13:38:00+03:00</pubDate>
<author>Muammer Gökçay</author>
</item>
 <item>
<title>Akif</title>
<description>Bir güneş batıyor Osmanlı beldelerinin semasında Bülbüllerin yerinde saksağanlar ötüyor Türkün yurdunda Yolcular yolunu kaybedip, yolu düşmüşse bu çile vatanına Görür karşısında bir hasta adam, düşman kucağında Eğer bir tercüman ararsan ahu vahına Bir Akif görürsün ümit ufuklarının arkasında </description>
<link>https://www.antoloji.com/akif-12-siiri/</link>
<guid>3236074</guid>
<pubDate>2021-03-25T13:37:00+03:00</pubDate>
<author>Muammer Gökçay</author>
</item>
 <item>
<title>Evliyalar Mektebi</title>
<description>Heyecanla titreyen mahzun ruhların; Gecenin ayazına inat Umudun ılık esintisi eritir buz tutmuş düşüncelerini Ne yalnızlığın ürpertisi ne de esaretin acısı yorabilirdi Yola adanmış yolcunun dizlerini. Eller titrek, kollar bağlı, ayaklarsa prangalı </description>
<link>https://www.antoloji.com/evliyalar-mektebi-siiri/</link>
<guid>3236073</guid>
<pubDate>2021-03-25T13:36:00+03:00</pubDate>
<author>Muammer Gökçay</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Memleket Özlemi</title>
<description>Bir memleket istiyorum İnsanlarının insanlık taklidi yapmadığı Dağlarında kuzularıyla kurtların kardeşlik türküsü söylediği Gönül bahçelerini sulamak istiyorum. Minarelerinden okunan ezanlar Kuşların yuvasında dalga dalga nağmelendiğinde </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-memleket-ozlemi-siiri/</link>
<guid>3236072</guid>
<pubDate>2021-03-25T13:33:00+03:00</pubDate>
<author>Muammer Gökçay</author>
</item>
 </channel>
</rss>
