<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Mine Polat Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Bir Ben’de Binlerce Sen</title>
<description>Gözlerimden düşen bir damla var teninde, Gözlerin bakarken diğer gözlere, Gözlerinde bitmiştim ölmeden önce, Ne yazık ki veremedim son nefesimi, nefesinde. Ne bir nedene, Ne de bir gelene… </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-ben-de-binlerce-sen-siiri/</link>
<guid>1576563</guid>
<pubDate>2011-06-24T18:46:00+03:00</pubDate>
<author>Mine Polat</author>
</item>
 <item>
<title>Kara Toprak Sarmalasın Bedenini</title>
<description>Onurumu kıracağına, Kalbimi yaralayacağına, Sevgimi satacağına, Ve yaşananları yalanlayacağına, Sal ruhunu derhal sonsuzluğa, Yapacak cesaret yoksa, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kara-toprak-sarmalasin-bedenini-siiri/</link>
<guid>1575550</guid>
<pubDate>2011-06-21T21:48:00+03:00</pubDate>
<author>Mine Polat</author>
</item>
 <item>
<title>Çanakkale Geçilmedi, Geçilmez De</title>
<description>18 Mart… Türk evlatlarının tarihinde imzası bulunan Çanakkale zaferi… Ve ölmeyi umursamadan, vatanımızın topraklarına yar olan Mehmetçiklerimiz… Bir yandan da bayrağımız, namusumuz ve bağımsızlığımız… Ardından görmüş geçirmiş Çanakkale… Üzerinde kıyametlerin koptuğu, düşmanların hem de yiğitlerimizin kanının aktığı geçilmez toprak… Ve liderimiz Mustafa Kemal Atatürk…  Ya kitaplardan okuduk sizleri ya da dedelerimiz ve ninelerimizden dinledik… Kimi zaman törenlerde kimi zamansa tiyatrolarda ki insanlar canlandırdı yiğitliğinizi… Ne büyük bir gururmuş bize bırakmış olduğunuz bu zafer. İçinizde emanet olarak taşıdığınız asil kanları vatanımız uğruna dökmeniz ne onur vericiymiş…  Çanakkale… Kan dolu gövdesiyle başı dimdik olan dişi bir varlık misali, hala dimdik ayakta, geçilmeyeceğini haykırmakta… Geçilmez, çünkü burası Çanakkale… Türk’lerin onuru, gururu, huzuru ve düşmanların çukuru… Türkiye’yi kurtarmak pahasına insan kılığına bürünmüş meleklerimizin kanlı gölü… Göğsümü gere gere söylüyorum, Çanakkale geçilmedi, geçilmez de…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/canakkale-gecilmedi-gecilmez-de-siiri/</link>
<guid>1575548</guid>
<pubDate>2011-06-21T21:46:00+03:00</pubDate>
<author>Mine Polat</author>
</item>
 <item>
<title>Ve Ben</title>
<description>Sen; yüreğimin vazgeçilmez tek adresi, Sen; dünyamdaki eşsiz serseri, Sen; içime çektiğim havanın zehirlisi, Sen; ne yazık ki avuçlarımın içine alamadığım kişi…  Sen; savaşta kaybettiğim, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ve-ben-33-siiri/</link>
<guid>1508962</guid>
<pubDate>2011-01-29T19:00:00+03:00</pubDate>
<author>Mine Polat</author>
</item>
 <item>
<title>Yaban Eller Değildir Benim Gibi</title>
<description>Söylesem yapar mısın?  Dudaklarınla dudaklarıma imzanı kazır mısın? Biten ilişkinin küllerini yüreğime atar mısın? Gitsen de, bitsen de, beni tüketsen de iki dakika kalır mısın?  Az daha bekle de içime sindireyim seni… </description>
<link>https://www.antoloji.com/yaban-eller-degildir-benim-gibi-siiri/</link>
<guid>1508964</guid>
<pubDate>2011-01-29T19:00:00+03:00</pubDate>
<author>Mine Polat</author>
</item>
 <item>
<title>Hançerini Sapla Sol Yanıma	</title>
<description>Yaktım kelimelerimi, çektim kendimi sessiz köşeme, Sustum sana, sustum dünyaya, sustum kendime. Geçmişi silmekti amacım; başıboş bıraktım kafamı kırıklarla, Benliğimi kaybettim, arıyorum yollarda sessiz çığlıklarla…  Kalemim konuşur triplerle, </description>
<link>https://www.antoloji.com/hancerini-sapla-sol-yanima-siiri/</link>
<guid>1508958</guid>
<pubDate>2011-01-29T18:55:00+03:00</pubDate>
<author>Mine Polat</author>
</item>
 <item>
<title>Gurur Yener Aşkımı</title>
<description>Gelişin gibi gürültülü olamasın gidişin.  Giderken ne bak arkana, Ne de yap son konuşma.  Yaşarım acımı içimde yansıtmam muhakkak. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gurur-yener-askimi-siiri/</link>
<guid>1483229</guid>
<pubDate>2010-11-26T19:25:00+03:00</pubDate>
<author>Mine Polat</author>
</item>
 <item>
<title>Yolun Açık Olsun</title>
<description>Karanlık çökünce odama sensizken, Hüznüm boğar beni sessizken,  Kederlenirim bedenim hissizken, Yarama tuz basan sebep senken,  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yolun-acik-olsun-68-siiri/</link>
<guid>1483226</guid>
<pubDate>2010-11-26T19:21:00+03:00</pubDate>
<author>Mine Polat</author>
</item>
 <item>
<title>Koyma Beni Senden Habersiz</title>
<description>Dün gece görmüştüm düşümde seni ey yar, Giderdin şimdiki gibi, Sebebi vardır elbet, biliyorum, Sen yeter ki koyma beni senden habersiz.  Gitmeden son kez bakayım gözlerine ey yar, </description>
<link>https://www.antoloji.com/koyma-beni-senden-habersiz-siiri/</link>
<guid>1467242</guid>
<pubDate>2010-10-18T18:37:00+03:00</pubDate>
<author>Mine Polat</author>
</item>
 <item>
<title>Gidenden Geriye Kalan</title>
<description>SENİ SEVİYORUM  Bende SENİ SEVİYORUM  Bir zamana kadar süren mutluluk, Ve az sonra kopan bir çığlık gidenin ardından. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gidenden-geriye-kalan-siiri/</link>
<guid>1452149</guid>
<pubDate>2010-09-14T19:50:00+03:00</pubDate>
<author>Mine Polat</author>
</item>
 <item>
<title>Gülün Hayatın Cilvelerine İnat</title>
<description>Geceler bitsin diye haykırırım her zaman dünyaya ama gecelerin dostum olduğunu ne de çabuk unuturum oysaki. Geceler olmasaydı eğer kim nasıl içini dökerdi duvarlara. Zifiri karanlık sökerken içe saplanan huzuru ağlamaklı geçirmek ne de büyük bir kayıp. Hâlbuki her şeyden mutluluk duymak yakışmaz mıydı bizlere. Acı çekmenin durumu hoşumuza gittiği içindir belki uzun zaman süren bu hüsranlar. Kimse tam olarak itiraf edemese de kendine, bilinçaltı bu gerçekle kaplıdır. Mutlu olmak bize bağlıdır ve üzüntülü anlarımızdan bile bir pay çıkarabiliriz her şeye rağmen. Herkes kendi filminin başrolünde, acısında, sevincinde. Ama eminiz ki acı anlarımızda dâhil her an gülmek hakkımızdır ve ölüme giden yolda durana kadar gülmeliyiz ne olup bitse dâhil. Gülmek haram değil, gerçek olan şu ki; gülmenin içe verdiği sonsuz huzur herkesi yeteri kadar tatmin etmekte ve o anı tükenmez kalemle beyne işlemektedir. Biz insanlar acıyı gülmekten daha üstte tutarız. Sebep; onu her şeyden çok severiz. Gülmeyi tam tamına yaşasaydık eğer eminim ki acıdan nefret eder gülmeyi dilerdik hep. Ne yazık ki insanoğluna gülmek yakıştırılmaz ve bir saniyelik gülmenin ardından kötü bir haber yapıştırılır. Hayat imtihanlarla doludur ve bu sınavda başarılı olmak çok büyük bir lütuftur.   Dünyanın güzelliklerine sevgiyle yaklaşırsak onlarda güzelliklerine daha da güzellik katarak bize hünerlerini gösterirler. İnsana da aynı sevgi ve gülen bir yüzle karşılık verirsen eğer dünyanın güzellikleri gibi sana içini açar ve güler. Gülmenin yeri ve zamanı yoktur; mutlu olmanın da. Bir insanın gülen yüzü diğerine mutluluk verir ve hayata daha bir emin adımlarla adım atar. Birbirlerine düşman olan iki insan bile asla birbirleri olmadan hayat mücadelesi veremezler. Acı, hayatın küçük bir cilvesi ve hayatımızın küçücük payından vazgeçmek bile kötü bir değer. Acı duymak gülmek kadar olmasa da, hayat onsuz da sürmez. Hayatın her haline gülünmeli, her şeye, görebildiklerimiz ve göremediklerimize, kötülere ve iyilere, acıya ve mutluluğa… Tabiatın bu asilliği düzenli derecede kurulmuş ve çok güzel işlenmektedir. Kimsenin bunu sorgulamaya küçücük bile olsa hakkı yok ve asla sorgulayamaz. Şüphesiz sorgulayanlarda cezasını çekiyorlardır.  Gülün hayatın cilvelerine inat. Dünyanın yüce kutsallığına ve asilliğine sür bedenini. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gulun-hayatin-cilvelerine-inat-siiri/</link>
<guid>1452146</guid>
<pubDate>2010-09-14T19:49:00+03:00</pubDate>
<author>Mine Polat</author>
</item>
 <item>
<title>Titremesin Bedenin Katilim</title>
<description>Sigara elimde gecelerin uçsuz bucaksız dar sokaklarında gezinmekteyim. Sarhoşum belki de bu ayazda.   Geceye sarhoş, acıya sarhoş, sana sarhoşum.  Gece meydana çıkan yarasalar gibi dost yollarda adım atıyorum.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/titremesin-bedenin-katilim-siiri/</link>
<guid>1452144</guid>
<pubDate>2010-09-14T19:48:00+03:00</pubDate>
<author>Mine Polat</author>
</item>
 <item>
<title>Unutma Bendeki Seni</title>
<description>Aşk satırlara dökülmüyor tamamıyla hiçbir zaman.  Tam anlatacakken yüreğindeki o karşı konulamaz sevgini, işte tam o zaman tüm cümlelerinin tükenmek üzere olduğunu anlarsın ve durduğun yerde dört döner, şaşırıp kalırsın sanki.  Birilerine anlatmaya çalışırsın hep, aşkının koşulsuz olduğunu bilsin herkes istersin ve anlatamaz olursun.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/unutma-bendeki-seni-siiri/</link>
<guid>1448590</guid>
<pubDate>2010-09-04T20:15:00+03:00</pubDate>
<author>Mine Polat</author>
</item>
 <item>
<title>Ey Koyu Kutsallık</title>
<description>Göğe çek beni ey gökyüzü,  Bir de ben göreyim tepeden yüzümü.  Hafifletilmeli bu beden, uçur evrenin en tepesinde, Boşaltılmalı bu hafıza, kalmasın göğün en kuytu köşelerinde.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ey-koyu-kutsallik-siiri/</link>
<guid>1447456</guid>
<pubDate>2010-09-01T19:31:00+03:00</pubDate>
<author>Mine Polat</author>
</item>
 <item>
<title>İlk Aşk Kutsaldır</title>
<description>Her şeyin ilki bambaşkadır; hele de ilk aşk daha bir başka… Dünya avuçlarının içindeymiş gibi hissedersin adeta. Gülen bir yüzün ve mutluluk saçan bir havan vardır daima. Hayat o zaman yaşamaya bedel. Bir takım ilkler ve mutluluklar yaşarsın onunla. Ve eminim ki bu ilkler son nefesine kadar seninle beraber gelecektir. Her şeyin bir sonu olduğu gibi bu mutluluğunda sonu gelir ve rüzgârın seni çaresizce yere bırakır. Mutluluk yerini hüzne bırakır ve gider gelmeksizin. Hayat dediğin sana azap dolu zindan haline gelir. Sen ki hayata mutluluk saçan insan aniden değişir ve umutsuzlaşırsın. Daha yaşama küçük yaşta adım atmış olursun. Tek bir ümidin vardır; zaman geçsin, gözüme gözükmesin unuturum, dersin. Aradan uzunca zaman geçer, o günden sonra onu hiç görmezsin ama yine de unutamazsın. Bedenin özlemden ilk günkü gibi alev alev yanar ve söndüremezsin. Unutmak ne kelime aşkından deli divaneye dönersin. Sonuç ne olur koca bir hiç… Sen aşkından kendini kaybederken sevdiğin kim bilir hangi âlemdedir? Kendisinin gelmediği gibi üstelik bir de seni senden alır. Tutulduğun insan genelde insafsızın tekidir ve sen onun umurunda bile değilsindir. Tabi kimilerine göre böyle olur. İlkiniz vicdansızın tekiyse eğer sizin ne halde olduğunuz, nerde olduğunuz hatta kiminle olduğunuz onun için hiç de önemli değildir ve size asla değer vermez. Bunu hak etmeyen birçok insan var ve her an aşk acısıyla yanıp tutuşurlar. Nerde olursak olalım onları her yerde görebiliriz. Bazen çok yakınınızda bile görebileceğiniz aşk acısı çeken insanlar vardır. Şüphesiz, aynaya bakmak yeterli olur. Ki zaten aşk acısı çeken birisi varsa oda sizsiniz. Kendi benliğiniz alevler içindeyken, hala gönlünüz onda, gözünüzse hayallerdedir. Küçük bedeninin içinde bulundurduğun o kocaman yürek sonsuza dek sızlar. Hayatınıza ondan sonra kimler girerse girsin, sonuç hiçbir zaman değişmez ve ilk aşk asla unutulmaz. Zaman ilerledikçe sen ne kadar onun ismini, cismini unutsan da zamanın ve yaşlılığın verdiği bir takım unutkanlıklardır bunlar. Onun dış görünüşünden hatırında bir şey kalmasa bile onun geçmişini kapladığını ve hep yürekte var olduğunu asla unutamazsın. Öyle biri vardı ve sen onu hatırlamasan da kalbin daima haykırırdı aşkını. Aradan geçen yılların değiştireceği hiçbir şey olmayacağı gibi bir de onun için can feda etmeyi arzularsın. Uzunca sene acısını hep taşısan da yolun sonuna geldiğini zaten anlarsın. Ve sen kendini sonsuza dek bırakırsın. Ömür boyu hayatına birçok kişi girdi çıktı ama senin aklın ve gönlün hep ilkindeydi. Evlendin ve hatta bir bebeğin oldu ama gene sen bugünde değil geçmişteydin. Ne bugün ne yarın ve ne daha sonrası senin umurundaydı. Sen ilk alevlendiğin zaman ölmüştün ve sen daima onundun. Hayatı belki bu yüzden negatifleştiriyoruz. Şüphe yok ki sizler hala ilkinizlesiniz ve onunsunuz. Siz şimdikileri sevdiğinizi sanıyorsunuz lakin beyniniz tümüyle ilk aşkınızla atıyor.   Benliğinizi sorgulayın… İlkler daima kutsaldır… Siz siz olun ilkinizi korumayı becerin…    </description>
<link>https://www.antoloji.com/ilk-ask-kutsaldir-siiri/</link>
<guid>1447455</guid>
<pubDate>2010-09-01T19:29:00+03:00</pubDate>
<author>Mine Polat</author>
</item>
 <item>
<title>Keşke Gitmeseydin Anne</title>
<description>Eminim bir sebep vardı gitmen için… Yoksa hangi anne için yürek dayanırdı evladını ardında masumca bırakmaya… Bilirim benim annemin açıklanabilir bir sebebi vardı… Duyardım hep; sen beni öyle bırakıp koymuşsun ya meğer yüreğin taş kesilmiş senin. Vicdanın yokmuş anne. Bu küçük yüreğim dayanır mı bu laflara? Derdim hep, gelecek… Acır gözlerle bakarlardı bana… Daha da bir şey söyleyemezlerdi…  Bilir misin anne seni göremedim hiç belki ama yüreğimin en derinliklerinde bile hissederdim seni. Öylesine hasretle anardım ki gönlümde; her ‘anne’ deyişimde etimden et koparmışlarcasına bağırır ve ağlardım. Duymasam da sesini kulaklarımda çınlardı adeta her gece. Geleceğim derdin ve inanırdım. Sıcacık kokunu hiç çekemesem de içime, benim annemdin gene sen, annem…  Her gece, sensiz nefes aldığım her gece hayali şefkatine sığınır ve gerçek olmanı dilerdim. Bu küçük yüreğim hep bıkmadan sen diye atardı. Annesinin yanında gördüğüm çocuklara imrenir ve hep onların yerinde olmak isterdim. Annemin yanında uyansam ve güne huzurla başlasam diye iç geçirirdim. Her defasında gözlerimi uzaklara diker nasıl biri olduğunu hayal ederdim. Kendimi bildim bileli gelmeni bekledim anne. Çocukken hayaller peşinde koşardım ve geleceğine adım gibi inanırdım. Zaman her hızla ilerlediğinde umudumu yitirmeye başlamıştım. Büyüyordum sensiz. Herkes gibi beni de annemin büyütmesini isterdim. Kalbim daima sendeydi fakat bir yandan da gelmemene kızıyordum anne.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/keske-gitmeseydin-anne-siiri/</link>
<guid>1444468</guid>
<pubDate>2010-08-25T20:27:00+03:00</pubDate>
<author>Mine Polat</author>
</item>
 <item>
<title>Eskisine Göre</title>
<description>Güçsüzüm eskisine göre. Dik duran omuzlarımın düştüğünü görüyorum aynada. Başkalarına küçük görünen bu sebep neden bana dünyadan da büyük gözüküyor? Gururluyum diye gezinirken ben, evrenin en gurursuzu haline geldim bir anda. Sebep ne, yok olan ne, derdiniz ne ey kötülük? Bu bünyenin dayanmayacağını bile bile içime ne zehri işliyorsunuz? Küçüğüm, küçücüğüm kötülüklerinize karşılık. Güçsüz, her belaya açık bir haldeyim… Kim yardım eder derseniz, kimim var ki arkadaş? Yazıyorum, gözyaşlarımı döküyorum satırlara… Neden bu kadar olumsuz bakıyorum hayata diye soruyorsanız; olumlu bir yanını görmedim ki… İsyan etmiyorum kaderime, isyan etmiyorum Rabbime… Yardım diliyorum, küçük bir umut görmeyi istiyorum… Çok mu, bilmiyorum…   Ağlamayın ardımdan diyorum ama nasıl gideceğimi bile bilmiyorum. Gurursuzun teki olsam da aynı zamanda korkağım da. Cesaret edipte gidemedim, kalakaldım öyle biçare. Neyi nasıl çözeceğimi soramadım kimseye. Hiç birinin bana sahip çıkmasını istemedim. Kaçırdım herkesi başımdan. Gittiler… Kimsem kalmadı; derdimi açabileceğim kimsem… Dolan gözyaşlarım inadına dökülmedi insanların karşısında. Gurur diye geçinirdim. Oysaki gurur neyi değiştirdi ki? İçten içe daha da yok etmekten başka neyi değiştirebilir?  Yeni bir çizgiyi çekmem gerekir diye düşünüyorum defterimin arkasına… Ama o ardımda kalan yerlere bakmaya cesaret edemiyorum. Her defasında beynimi kemiriyorlar. Dostça mı yoksa düşmanca mı, bilmiyorum… Kurtarın beni diye haykırıyorum içimden. Kimse duymasın diye içimi sökerek acımı işliyorum adeta kanıma.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/eskisine-gore-siiri/</link>
<guid>1444467</guid>
<pubDate>2010-08-25T20:25:00+03:00</pubDate>
<author>Mine Polat</author>
</item>
 <item>
<title>Serserim</title>
<description>Vefasızlığının nedeni vardır elbet kendince,  Masumluktan ziyade saklıdır eminim içinde, Kocaman yürek barındırır bu beden de, Dillere destandır SERSERİM…  Gözlerinin güzelliğidir beni ona bağlayan, </description>
<link>https://www.antoloji.com/serserim-15-siiri/</link>
<guid>1444466</guid>
<pubDate>2010-08-25T20:23:00+03:00</pubDate>
<author>Mine Polat</author>
</item>
 <item>
<title>Görebildiklerimiz</title>
<description>Neyi biliyoruz, bu kısacık hayatta bunca dönen şeye rağmen? Her şeyin farkında olduğumuzu sanıyorken, hiçbir şeyi göremiyormuşuz… Anlaşılan hayatın sadece bir yüzünden haberimiz var. Bu küçücük ömrümüzde henüz hayatın gerçekleriyle karşılaşamadık.   ‘’Hayat boyu bir amaç için yaşadık… Ya da yaşamak için bir amacımız vardı…’’ Amacımız, güzel bir geleceğin yavaşça bize yaklaşması için çalışmalar yapmak, önlemler almak ve büyüdüğümüzde sorunlarla karşılaşmamak için çaba sarf etmek... Bu döngü dünyanın her bir tarafında aynı değil mi? Fazla sıkıcı olmasına rağmen normal olan bu mu? Tüm insanlık bu normali benimsemişken neden hiç birimiz tersini denemiyoruz? İnsanların gözünde normal kabından mı çıkıyor?  Şimdiye kadar sırtımıza düşen yüklerin ağırlığıyla tartıştık. Bir yerden sonra her şey gibi bu da sıkıcı olmaya başladı. Tartışmadan ayrılarak arkamızdakilere yer verdik. Neyin doğru, neyin yanlış olduğunu anlayabilecek kapasiteye sahip olduk. Diğer değişle büyüme yollarına adım attık. Normal bilinen olayları bizimde onayladığımızı anladık aslında başta ne kadar inkâr etsek de. Bilinmeyen bir gerçek kemiriyordu tüm insanlığın beynini. Hiçte adil olmayan hayatta tüm hayat hikâyeleri aslında birbirini tamamlıyordu. Göremediğimiz vahşi yaratık herkesi birbirine düşürüyordu.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gorebildiklerimiz-siiri/</link>
<guid>1432865</guid>
<pubDate>2010-07-31T19:46:00+03:00</pubDate>
<author>Mine Polat</author>
</item>
 <item>
<title>Hayali Sevgili(deneme)</title>
<description>Hayatın ağına kapılmış yaşamımı sürdürüyorum. Gidişinin ardından ne kadar zaman geçti bilemiyorum. Bildiğim tek şeyin sana olan hasretin günden güne çoğaldığından emin olmam olsa gerek. Gitmen gerekli miydi diye düşünüyorum içten içe. Soruların cevaplarını arıyorum sürekli. Bulamasam da umudumu yitirmediğimi biliyorum. Yüreğimin derinliklerine işlemiş olan kokunun uzun zaman gitmeyeceğini biliyorum. Her ne olursa olsun, başıma ne gelirse gelsin sevgimin bitmeyeceğinden eminim.  Arada bir yolun sonunu gözlemliyorum. İçimdeki hissin geleceğine dair kelimeler fısıldadığını duyuyorum. Belki de bu sebepten dolayı umudum kesilmiyor.  Her gece kapıyorum gözlerimi. Hayali görüntünün her gece benim yanımda olacağını biliyorum. Varlığını hissediyorum zamansız. Aklımdan çıkmamakla birlikte son zamanlarda gözlerimden de uzaklaşmıyorsun. Bu duruma anlam veremediğim gibi delirdiğimi bile düşünebiliyorum ara sıra. Bu düşünce sarınca beynimi yanımdaymışsın hissine kapılıp tebessüm ediyorum.’’Biliyorum, yanımdasın. Hiç gitmedin ki…’’ diyorum hayaline.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayali-sevgili-deneme-siiri/</link>
<guid>1432862</guid>
<pubDate>2010-07-31T19:43:00+03:00</pubDate>
<author>Mine Polat</author>
</item>
 </channel>
</rss>
