<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Metin Tuncel Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Mektupları yazmaktan bıktım</title>
<description>mektupları yazmaktan bıktım..mektuplar hep sana götürdü beni..yüreğimdeki sen kadar ellerimde ateşler vardı...mektuplar beni yordu..dünyalar kapladın üzerimi..seni duymak güzel şey..ben seni hep duymak istiyorum..iki insan düşün bizi..ikimizde yeryüzünde...ikimizdede sevda...sen, kollarımda düşündüm...dudaklarında düşündüm beni..dünya küçüldü...beni senin saçlarında düşündüm...dünyalar doğdu dünyalar öldü...hani bu dünyadaydın sen...seni gözlerimde düşündüm..son mektuplar gibi..kollarımda düşündüm seni artık ölmeyeceğim...bin yıl daha sevdandan ver bana...seni G............. gibi düşündüm..belki ölürsün kollarımda...senin olmaya kaç günüm var..daha kaç saat....daha dünyadan inecek kaç günümüz var bizim..ey düzen dişlerimi fırçalamama engel değilsin..varsın ayakkabımı ben boyayım...  aynaya bakayım..sanki o gelecek gibi yaşıyorum..kaç bin yıllık özlem bu kaç bin yıllık sevda...ben sığdıramadım dünyalara...dudaklarım dudaklarında taşlaşsın artık...zamanın anlamı bitsin..yaşam bitsin kollarında....benim başka sevdam yok..senin başka sevdan yok...bu dünyada...benim senin ömürlerin yok artık..ikimizi düşün ölümlerde dağlarda gelincik çiçeğinde düşün bizi...sensiz bensiz yarın yok..ben seni çok acılarla içtim..benim sensiz yarınım yok...beni sana sar..areşler gibi koynuna al..serinliğinde artık erit beni..beni sana kat..sensizliğinde hep öksüzdüm..sensizliğinde dağlar yetmedi bana..ateşler yakamadı beni..beni bi bebe gibi koynuna al...! senin başka bi sevdan yok bu dünyada....! benimde G........den başka yok...bin yıl bekledim ben seni..bin yıl kaç insan ömrü..şimdi sen geliyorsun..taş olsun bu düzen dudaklarında yaşam bitsin diyorum..seni sığdıramadım bu günlere..bin yıl gibi oldu ellerimdeki...ellerini özledim işte..her şeyime .gözyaşlarıma karıştılar..yokluklardan yarattığım sevdama karıştılar..gel artık..!   bıktıramadılar bebeler gibi ağlamamdan..senin dışında ne istedim..ölmeden G.........imi getir bana..bıktım artık ben ey yağmur ülkesi yağmayan bu yağmurlardan...! kuraklığıma yağ..bebelerin üstüne yağ...! emekçi halklarımın üzerine..! ama bize yağ </description>
<link>https://www.antoloji.com/mektuplari-yazmaktan-biktim-siiri/</link>
<guid>1113544</guid>
<pubDate>2009-02-01T11:28:00+03:00</pubDate>
<author>Metin Tuncel</author>
</item>
 <item>
<title>Benim yataklarda konuşacak sevdam yok.8.son mektup</title>
<description>Bana bin yıl daha ölümler verdin..boşver.. ben alıştım..sende alış...gelme...! o dağlar bana da sanada yeter..ben alıştım kuraklığa yağma,b u kuraklık bırak beni dünyaya yeter.bilmedin  ne kadar sevildiğin.i..artık yağmurlarında gözüm yok benim...benim yataklarda konuşacak sevdam yok....beni olmayan baharlarına sakla..ben seni yağmayan yağmurlarıma sakladım..unutma SENİN BU DÜNYADA BAŞKA SEVDAN YOK....bin yıl daha ayrılık girdi aramıza kim fazla yaşarsa binyıl sonra arasın sevdasını..artık benim arayacak gücüm yok..senin yerine dikenleri sevdim ama...yataklarda sana anlatacak sevdalarım olmadı..bana verdiğin ölümleri gülşenime  çevireceğim...alıştım ben ateşleri elerimle tutmaya korkma yanmazdın..ölmezdin..çünkü ben bin yıldır ölmedim sevdandan..hep mutlu ol..sana sekizinci mektubu böyle yazmak istemezdim..BENİM </description>
<link>https://www.antoloji.com/benim-yataklarda-konusacak-sevdam-yok-8-son-mektup-siiri/</link>
<guid>1113539</guid>
<pubDate>2009-02-01T11:19:00+03:00</pubDate>
<author>Metin Tuncel</author>
</item>
 <item>
<title>Mektuplar 18</title>
<description>....seni kaç defa aradım..telefonların kapalı..hiç biliyormusun nasıllda geçmiyor sensiz geceler..oysa bana bu gece pamuk prensesi anlatacaktın..sen ne anlatırsan dinlerdim..masalsız kaldım gecelerde avunmayı bekledim..gelirsin diye..karşında bebeler gibi ağlamayı istedim..yoksun...bu kadar zormu bir insana masal anlatmak..doğru veya yalan olsun..seni duymak ıstedim...bu kadar zormu seni duymak..unutma ben senin sevdanım..nerdesin..bu kadar kolaymı bu geceyi sensiz yaşamak..olsaydın..bin yılık ölümlerime bu gece yanıt olurdun....otsa benim seni en çok özlediğim gecelerden birisi bu gece..sensizliği kabul edemediğim gecelerden...olsaydın gözlerine senin kollarında erimek senin olmak isterdim..yoksun..yokluklarına bin yıllardır alışamadım..kendim masallarla avuttum.. kaç masal mutlu bitti..ben bebekmiyim hep ağlıyorum..veya sen beni neden susturamıyorsun..ben senin sevdanım işte...neden susuyorsun neden buda benim sevdammış diyemiyorsun..sevdalar kaç günlük bu düzende..ateşte olsam neden beni ellerin e almıyorsun..korkma benim ateşim seni yakmaz..çünkü gönlümdeki,elimdeki ateş sensin..beni gönlüne al sabahlara kadar seninle olayım bu gece..özlemlerim bitmiyor sana,dahada büyüyor..korkma ölümler neki senin yanında..üç günlükse bu yaşam kaç günün kaldı.sarıl bana ben senin geçte kalsam sevdanım..ne olursun bu gece gel bana..ölümler içirme..ölümlerden bıktım ben..bin yıllık zamanlarda bir gün demi hakkım yok benim..bana gülşenimi getir..ilk seni gördüğüm gün gibi..korkma ben ben büyümedim o ilk seni gördüğüm gün gibi..ama seni büyütmüşüm bin yıl gibi..yoksun....bebeler gibi ağladım...sevdama yordum..sana kızamadım..gel artık..nekadar ölümlerim varmış..dahamı var..gel..artık..dahamı öldüreceksin beni..kaç ölümüm kaldı..gel artık..seni çok sevmişim..kopamadım işte..şu anda karşımda olsanda seninle konuşamıyacak kadar ağlıyorum..sen kimsin...neden sevdam oldun...bin yıl sonra neden geldin..! ben bin yıl ağladım..bin yıl daha ağlat beni..neden..neden seni sevmişim,neden..karşında olsaydım konuşamıyacak kadardım..bana Gülşenimi getir..ben onu herşeyden çok sevdim..sana hakkımı helal etmem..benim gözyaşlarım kadar yağmur yağmadı hiç..oysa sen yağmur ülkesiydın..bir diyebildinmi..buda benim sevdam..kaçgündü yaşam..şu üç günlük yaşamda bir günde beni sarsan dünyamı batardı..içim dışım sen oldun..bir insan bir insanı bukadar sevebilirmi..bir insan senin için bukadar ölebilirmi..ölümler küçük kaldı yanımda..senin yerinde ben olsaydım,yani yerlerimizi değişseydik...bin ışık yılı uzaktan gelirdim..kollarında erirdim. senin olurdum..bin yıl öldükten sonra ölümsüz olurdum..sonra ölürdüm...ÇÜNKÜ BAŞKA SEVDAN YOK SENİN......! </description>
<link>https://www.antoloji.com/mektuplar-18-2-siiri/</link>
<guid>1112266</guid>
<pubDate>2009-01-30T10:13:00+03:00</pubDate>
<author>Metin Tuncel</author>
</item>
 <item>
<title>Başka sevdan yok senin.mektuplar 17</title>
<description>nerdesin....seni kaç defa aradım..telefonların kapalı..hiç biliyormusun nasıllda geçmiyor sensiz geceler..oysa bana bu gece pamuk prensesi anlatacaktın..sen ne anlatırsan dinlerdim..masalsız kaldım gecelerde avunmayı bekledim..gelirsin diye..karşında bebeler gibi ağlamayı istedim..yoksun...bu kadar zormu bir insana masal anlatmak..doğru veya yalan olsun..seni duymak ıstedim...bu kadar zormu seni duymak..unutma ben senin sevdanım..nerdesin..bu kadar kolaymı bu geceyi sensiz yaşamak..olsaydın..bin yılık ölümlerime bu gece yanıt olurdun....otsa benim seni en çok özlediğim gecelerden birisi bu gece..sensizliği kabul edemediğim gecelerden...olsaydın gözlerine senin kollarında erimek senin olmak isterdim..yoksun..yokluklarına bin yıllardır alışamadım..kendim masallarla avuttum.. kaç masal mutlu bitti..ben bebekmiyim hep ağlıyorum..veya sen beni neden susturamıyorsun..ben senin sevdanım işte...neden susuyorsun neden buda benim sevdammış diyemiyorsun..sevdalar kaç günlük bu düzende..ateşte olsam neden beni ellerin e almıyorsun..korkma benim ateşim seni yakmaz..çünkü gönlümdeki,elimdeki ateş sensin..beni gönlüne al sabahlara kadar seninle olayım bu gece..özlemlerim bitmiyor sana,dahada büyüyor..korkma ölümler neki senin yanında..üç günlükse bu yaşam kaç günün kaldı.sarıl bana ben senin geçte kalsam sevdanım..ne olursun bu gece gel bana..ölümler içirme..ölümlerden bıktım ben..bin yıllık zamanlarda bir gün demi hakkım yok benim..bana gülşenimi getir..ilk seni gördüğüm gün gibi..korkma ben ben büyümedim o ilk seni gördüğüm gün gibi..ama seni büyütmüşüm bin yıl gibi..yoksun....bebeler gibi ağladım...sevdama yordum..sana kızamadım..gel artık..nekadar ölümlerim varmış..dahamı var..gel..artık..dahamı öldüreceksin beni..kaç ölümüm kaldı..gel artık..seni çok sevmişim..kopamadım işte..şu anda karşımda olsanda seninle konuşamıyacak kadar ağlıyorum..sen kimsin...neden sevdam oldun...bin yıl sonra neden geldin..! ben bin yıl ağladım..bin yıl daha ağlat beni..neden..neden seni sevmişim,neden..karşında olsaydım konuşamıyacak kadardım..bana Gülşenimi getir..ben onu herşeyden çok sevdim..sana hakkımı helal etmem..benim gözyaşlarım kadar yağmur yağmadı hiç..oysa sen yağmur ülkesiydın..bir diyebildinmi..buda benim sevdam..kaçgündü yaşam..şu üç günlük yaşamda bir günde beni sarsan dünyamı batardı..içim dışım sen oldun..bir insan bir insanı bukadar sevebilirmi..bir insan senin için bukadar ölebilirmi..ölümler küçük kaldı yanımda..senin yerinde ben olsaydım,yani yerlerimizi değişseydik...bin ışık yılı uzaktan gelirdim..kollarında erirdim. senin olurdum..bin yıl öldükten sonra ölümsüz olurdum..sonra ölürdüm... </description>
<link>https://www.antoloji.com/baska-sevdan-yok-senin-mektuplar-17-siiri/</link>
<guid>1112240</guid>
<pubDate>2009-01-30T00:20:00+03:00</pubDate>
<author>Metin Tuncel</author>
</item>
 <item>
<title>Başka sevdan yok senin</title>
<description>....seni kaç defa aradım..telefonların kapalı..hiç biliyormusun nasıllda geçmiyor sensiz geceler..oysa bana bu gece pamuk prensesi anlatacaktın..sen ne anlatırsan dinlerdim..masalsız kaldım gecelerde avunmayı bekledim..gelirsin diye..karşında bebeler gibi ağlamayı istedim..yoksun...bu kadar zormu bir insana masal anlatmak..doğru veya yalan olsun..seni duymak ıstedim...bu kadar zormu seni duymak..unutma ben senin sevdanım..nerdesin..bu kadar kolaymı bu geceyi sensiz yaşamak..olsaydın..bin yılık ölümlerime bu gece yanıt olurdun....otsa benim seni en çok özlediğim gecelerden birisi bu gece..sensizliği kabul edemediğim gecelerden...olsaydın gözlerine senin kollarında erimek senin olmak isterdim..yoksun..yokluklarına bin yıllardır alışamadım..kendim masallarla avuttum.. kaç masal mutlu bitti..ben bebekmiyim hep ağlıyorum..veya sen beni neden susturamıyorsun..ben senin sevdanım işte...neden susuyorsun neden buda benim sevdammış diyemiyorsun..sevdalar kaç günlük bu düzende..ateşte olsam neden beni ellerin e almıyorsun..korkma benim ateşim seni yakmaz..çünkü gönlümdeki,elimdeki ateş sensin..beni gönlüne al sabahlara kadar seninle olayım bu gece..özlemlerim bitmiyor sana,dahada büyüyor..korkma ölümler neki senin yanında..üç günlükse bu yaşam kaç günün kaldı.sarıl bana ben senin geçte kalsam sevdanım..ne olursun bu gece gel bana..ölümler içirme..ölümlerden bıktım ben..bin yıllık zamanlarda bir gün demi hakkım yok benim..bana gülşenimi getir..ilk seni gördüğüm gün gibi..korkma ben ben büyümedim o ilk seni gördüğüm gün gibi..ama seni büyütmüşüm bin yıl gibi..yoksun....bebeler gibi ağladım...sevdama yordum..sana kızamadım..gel artık..nekadar ölümlerim varmış..dahamı var..gel..artık..dahamı öldüreceksin beni..kaç ölümüm kaldı..gel artık..seni çok sevmişim..kopamadım işte..şu anda karşımda olsanda seninle konuşamıyacak kadar ağlıyorum..sen kimsin...neden sevdam oldun...bin yıl sonra neden geldin..! ben bin yıl ağladım..bin yıl daha ağlat beni..neden..neden seni sevmişim,neden..karşında olsaydım konuşamıyacak kadardım..bana Gülşenimi getir..ben onu herşeyden çok sevdim..sana hakkımı helal etmem..benim gözyaşlarım kadar yağmur yağmadı hiç..oysa sen yağmur ülkesiydın..bir diyebildinmi..buda benim sevdam..kaçgündü yaşam..şu üç günlük yaşamda bir günde beni sarsan dünyamı batardı..içim dışım sen oldun..bir insan bir insanı bukadar sevebilirmi..bir insan senin için bukadar ölebilirmi..ölümler küçük kaldı yanımda..senin yerinde ben olsaydım,yani yerlerimizi değişseydik...bin ışık yılı uzaktan gelirdim..kollarında erirdim. senin olurdum..bin yıl öldükten sonra ölümsüz olurdum..sonra ölürdüm...ÇÜNKÜ BAŞKA SEVDAN YOK SENİN......! </description>
<link>https://www.antoloji.com/baska-sevdan-yok-senin-siiri/</link>
<guid>1112223</guid>
<pubDate>2009-01-29T23:26:00+03:00</pubDate>
<author>Metin Tuncel</author>
</item>
 <item>
<title>Mektuplar 14.</title>
<description>Dün gece geldin gözlerin daha bir yağmur bulutu..gözlerine takıldım,sen oldum..sevinçlerim bebekleşti..senin gözlerinle ağladım..dudakların yağmurlardan ıslaktı...içimdeki yangınlarınla öptütüm ıslaklığını..gelincik çiçekleri bi daha güzel..karıncalar bi başka umutlu..kuraklıklar yağmurlaştı..iyiki geldin..yoksa ne yapacaktım..hiç değişmemişsin bin yıl önceki  yağmurların gibi..avuçlarımdaki ateşlere yağmuru getirdin..içimden bir şeyler söndü..bin yıllık acı gibi...iyikigeldin..gelincik tarlası ellerini öptüm..dudaklarım artık bir gül tadı...dağlarımıda getirmişsin..sensizliğim olan dağları..şimdi sen varsın sensizlik gitti.bahçemdeki zeytin ağaçları kurumadı..aksine geldin diye bi başka sevdalı güldüler geceye..iyiki geldin..bin ömrün olsada kuraklığında yaşanmıyor..umutlar serptin geceye..küllerimi getirdin..bin can verdin küllerime..bin umut oldum..sanki hiç ölmüyecekmişim gibi..iyiki geldin..binlerce hayat oldum dudaklarında..ölümleri astım darağaçlarına...ölümleri gömdüm topraklara..gece bitmesin istedim,saçlarında...saçlarında büyüdüm..koskaca bir orman oldum..iyiki geldin..ömürlerimi verdim geceye,bitme dedim...sanki birandı,sanki hiç yaşanmadı gece..giderken uyandırmamışın beni bu rüyadan..ıslaklığın kalmış dudaklarımda.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/mektuplar-14-4-siiri/</link>
<guid>1110872</guid>
<pubDate>2009-01-27T20:19:00+03:00</pubDate>
<author>Metin Tuncel</author>
</item>
 <item>
<title>Bu mektuplar 8 beni öldürecek</title>
<description>Bu mektuplar 8 beni öldürecek..sanki hiç ölmemişim gibi..kaç defa yazıldı..kaç defa yakıldı..mektuplar 8 bıktı sevdamızdan..bıktı kaç kez ateşlerde yanmaktan...mektupşar 8 ikimizin özeti..beni sayma...anlatılamayanı yazamadım işte..belki yazdım..hiç noktalar yoktu tümceler sonunda..uzasın bitmesin istedim.noktanın olduğu yerde bitecekti..keşke bitseydi..şimdi külleri var..ya içimde küllenirmi sevdan..daha kaç gün yağacaksın bu ateşlere.ya bıkarsan..yine kuraklığım olursan...daha ne kadar dayanırım toprağana düşen ateşlere..korkma zulümlerle donatılmış,dünyalar kurdum kendime..o dünyalarımda büyüttüm seni..daha dün..küçücüktün..ne sevdalar ne ateşler açtın,nede güzel dikenler açtın güllerinde..ölüm yanıma gelmiş gibiyim..susuzluğum doymuyor artık yağmurlarında..mektuplar 8 ikimizin özeti..büyüdün artık,onun için korkum yok bu düzenden..ayaklarının üzerine bastın artık..sana ölüm yok..onun için sevdam ölümlere...mektuplar 8 'i hiç yazamıyacağım..eylüllere sakladım..eylül neki binlerce yılın yanında...eylüle kadar küllerinden oku 8. mektubu..küllerinde sevdamız var..ben hiç değişmedim..yanlız birazdaha yorgunum...bıraktığın saflarda büyüdüm,bayrak bayrak,kızamadım senin burjuvalığına sevdayı sende öğrendim ben..beni acıdığın için acımalarınla sevme...ben seni ateş gibi sevdim..ateşleri öptüm..soğuk bir gecede bebelerin,gözüyaşlı anaların,yargısız infazların çaresizliği gibi sev beni..ben seni öyle sevdim..korkacak ölümlerim yok benim..artık yanacak bedenlerim yok..toplayıp getirdiğim bir sevdam var..sevdalarımda küçüklüğün var..çocukluğun var..ben kavgalarda büyüdüm..ekmeklerin yokluğunda,yağmayan yağmurlarda..şimdi beni al bir izmir gecesinden gecelerine taşı..soğuk düzenlerine olabilirsem ateşlerimden bir bahar olayım..kolay şey baharları yaşamak..asıl zor olan susuzluklar yaşamak..insanın dilleri kuruyor..gözleri boşluğa bakıyor..senin ülkendeki kadar yağmur yok bizde..yarınımız sabahımız sorun bizim..ya seni nasılmı büyüttüm,bu bin yıllık zulüm düzennasıl bekledim.susuzluğunu bana sorsun düzen..yağmayan yağmurlarını bana sorsun.seni burjuvaziliğinle,dudaklarındaki rujun asgari ücretiyle..seni Devrimciliğimle seviyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bu-mektuplar-8-beni-oldurecek-siiri/</link>
<guid>1110530</guid>
<pubDate>2009-01-27T13:39:00+03:00</pubDate>
<author>Metin Tuncel</author>
</item>
 <item>
<title>Mektuplar.14</title>
<description>yanıtları olmayan soruları var bu düzenin..dört yanıtın içinde olmayan beşinci yanıt bizim Gülüm..köşelere sıkıştırılmış sevdalarımız değil..duvarları yıkan kavgamız var bizim..Allahtan sonraki Gülüm,ezanlar okunduğuğunda seninleyim...  ...dört duvarlar...kanlar...hücreler olmamalı benim sevdam... yağmurlarında olmalıyım,ilk günki gibi..  ölümlerinle büyütme beni..ölümlerle büyümedi hiç bi sevda Gülüm..sen bakma benim ölüm hücrelerinde büyüdüğüme..kaç yıl kan tükürdüm..kaç yıl sensizdi duvar..Çankırı mapuslarını sevmem ondandır.. ..kaç ezan okundu..duvarlar taştı..kaç geceler gönlümden taştın..ne zaman Nazımı düşünsem aklıma sen geliyorsun...seni Piraye gibi düşünüyorum.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/mektuplar-14-3-siiri/</link>
<guid>1110385</guid>
<pubDate>2009-01-27T10:51:00+03:00</pubDate>
<author>Metin Tuncel</author>
</item>
 <item>
<title>Mektuplar 14</title>
<description>yanıtları olmayan soruları var bu düzenin..dört yanıtın içinde olmayan beşinci yanıt bizim Gülüm..köşelere sıkıştırılmış sevdalarımız değil..duvarları yıkan kavgamız var bizim..Allahtan sonraki Gülüm,ezanlar okunduğuğunda seninleyim...  ...dört duvarlar...kanlar...hücreler olmamalı benim sevdam... yağmurlarında olmalıyım,ilk günki gibi..  ölümlerinle büyütme beni..ölümlerle büyümedi hiç bi sevda Gülüm..sen bakma benim ölüm hücrelerinde büyüdüğüme..kaç yıl kan tükürdüm..kaç yıl sensizdi duvar..Çankırı mapuslarını sevmem ondandır.. ..kaç ezan okundu..duvarlar taştı..kaç geceler gönlümden taştın..ne zaman Nazımı düşünsem aklıma sen geliyorsun...seni Piraye gibi düşünüyorum.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/mektuplar-14-2-siiri/</link>
<guid>1110113</guid>
<pubDate>2009-01-26T22:20:00+03:00</pubDate>
<author>Metin Tuncel</author>
</item>
 <item>
<title>Beni aldı, Geriye vermedi</title>
<description>Daha sabah yanından geçtim Boş bir kağıt ................konuşmadı deniz............ Daha bir kırgın, Daha bir başka.. Beni aldı,geriye vermedi </description>
<link>https://www.antoloji.com/beni-aldi-geriye-vermedi-2-siiri/</link>
<guid>1109612</guid>
<pubDate>2009-01-26T08:51:00+03:00</pubDate>
<author>Metin Tuncel</author>
</item>
 <item>
<title>Acıların canı yandı</title>
<description>Sensin diye öptüm ateşi Dudaklarımda acıların canı yandı Bi   yağmadın dudaklarıma Kuraklığında dudaklarım çatladı Sensin diye öptüm ölümü Ölümün canı yandı </description>
<link>https://www.antoloji.com/acilarin-cani-yandi-siiri/</link>
<guid>1109611</guid>
<pubDate>2009-01-26T08:39:00+03:00</pubDate>
<author>Metin Tuncel</author>
</item>
 <item>
<title>Yağmur ne renkti</title>
<description>Paramparça gün  Yanımdan yeni gitmişsin gibi Havada, Sensizliğin ateşi Yangınların dumanı var Öksürüklerimde ölümler </description>
<link>https://www.antoloji.com/yagmur-ne-renkti-siiri/</link>
<guid>1109354</guid>
<pubDate>2009-01-25T22:45:00+03:00</pubDate>
<author>Metin Tuncel</author>
</item>
 <item>
<title>Bir ölüm gibi sevebilmeli seni</title>
<description>Olacaksa bir devrim gibi  Ayakta olabilmeli insan Bin yıl hasret çekebilmeli Kuraklıkta çatlak,çatlak olsada Unutmamalı Bir ölüm gibi sevebilmeli seni </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-olum-gibi-sevebilmeli-seni-siiri/</link>
<guid>1109269</guid>
<pubDate>2009-01-25T20:51:00+03:00</pubDate>
<author>Metin Tuncel</author>
</item>
 <item>
<title>Mektuplar 12</title>
<description>Arena adlı bir grup var..grubun sayfasına bir türkü koymuşlar..insanı alıp en uzaklara götürüyor...ellerim,kollarım bağlanıyor..insanı ağlatıyor..dağları düşünüyorum.sevdamızı sığdıramadığım dağları..bir çoban ateşi başında düşünüyorum ikimizi..yağmur oluyorsun.isyanlarıma...gözlerimden yağıyorsun..ikimizde sarhoşuz..son bir yudum şarap ikimizin dudaklarında..gözlerine sensiz bin yılı anlatıyorum..gözlerin yağmur şimdi..acılara zulümlere işkencelere bile benzemeyen sensizliğimi anlatıyorum.avuçlarımızdaki ateş parmaklarımız arasından yerlere dökülüyor.sekizinci mektubun külleri yerde..küllerde sevdamız yazıyor.işte gülşenin yanında diyor.ölümlerden korkmayan ben,ölümler istemiyorum yanında...senin olmak istiyorum.ateş bu gece farklı yanıyor..ellerimi yakamıyor..sarı saçlarına dolanıp öpüyorum..dudaklarım saşlarından kopamıyor.. uzaklığın anlatımı yok..bir türkü en uzaklara götürdü beni..şimdi daha çok sarıyorum kollarıma ateşleri.bir daha kopma diye sarıyorum seni kollarıma..bi başka tadın,bi başka sarhoşum şimdi....ölüm yokoldu..zaman zamansızlaştı.yanan ateşte,külde,gölgende birtek sarhoşluğum kaldı..ölüm yok oldu.......mutluluklara alışık değilim ben..kim çizdi mutluluğun resmini..nazım ne acılar çekti..kim sevdalandı ateşlere,kim tuttu ateşleri elleriyle..kim ölüm ölüm yaşadı,sensizliği...toprak ne güzeldi..kahverengi gözlerindi..toprak nede çok özlemiş yokluğunda..gözlerinden öptüm ben..iyiki yağdın iyiki yağmursun sen...geceyi bir türkü sardı..seni alıp dağlara gittim..gözlerinde umut olmayan insanları vardı ülkemin..topraklara belenmiş bebeleri...ateşler vardı,sen  vardın bir yudum şarapta..emekçi halkların üzerlerine yağdın..ya olmasaydın..iyiki varsın şu düzende..ateşlerde bi serinlik oldu..ölümlere izin verdim..geceydi çoban ateşi yaktık..dünyada ikimiz vardık..dudaklarımızda son yudum şarap,külleri okuduk..yağmurlarda nede çok özlemişim seni,nede çok büyütmüşüm..nede çok sevmişim seni.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/mektuplar-12-2-siiri/</link>
<guid>1108606</guid>
<pubDate>2009-01-24T20:48:00+03:00</pubDate>
<author>Metin Tuncel</author>
</item>
 <item>
<title>Küllerimden oku beni</title>
<description>Mektuplar sekiz aslında çok yazıldı  Hep adressiz kaldı Ateşlere atıdı.. Küllerimden oku beni Şaraplarda tadın yoktu Dağlarımda büyüdü gülşenliğin </description>
<link>https://www.antoloji.com/kullerimden-oku-beni-siiri/</link>
<guid>1108493</guid>
<pubDate>2009-01-24T18:42:00+03:00</pubDate>
<author>Metin Tuncel</author>
</item>
 <item>
<title>Mektuplar 11</title>
<description>bugün cuma..mezarlığa gittim..mezarlığa gidene kadar yağmur yağdı..sonra kesildi.mezarlıktan çıkınca başladı.yağmurlu bir gün..mezarlara sevdalandım.mezartaşlarına...topraklara...daha bir mutlu oldum mezarlıkta..mezarlıktan çıkıp yürümeye başladım..adımlarım geri,geri gitti...gerrilere dönmek istedim...avuçlayıp torağı,öpmek istedim.yolda hurdacılar gördüm..metal kola kutuları toplayan..64 tanesi bir kilo,bir kilsunun fiatı bir lira yokmuş....yollar çamurdu.yağmurun altında insan gölgeleri vardı.gölgelerde seni aradım.yoktun.hava çok yağmurdu..sanki sen yağıyordun.ilk defa yağmura kızdım.dün akşamdan beri kızgındım.yağmurlarında işçiler işe gidemiyorlardı.yağdığın yerlerde umutları yeşertmedin sen.bir karar aldım..yağmursuz günlerindede dağlara gitmiyeceğim ben..senin yağmurların ateşleri söndüremedi.  .....yürüdüğüm çamurlu yollarda gölgeni aramak anlamsızlaştı.sen sordun ben yanıtladım işte..yalanmı söylüyecektim.sevdası olmayan sevişmelerin boş bir yorgunluk olduğunu yalan mı söylüyecektim.dikenlerinin her yerime battığını,dünya dünya acılarım olduğunu yalanmı söylüyecektim.ben kağıtlara anlattım seni hep..avundum kağıtlarla yalanmı söylüyecektim.insanların avuntularına bile yer yok senin düzeninde mutlumuyum diyecektim.şiirlerim sendin,herşeyim di şiirlerim..şiirlerimi pasifleştireceğim.artık kimse okumasın diye..senden ne istedim..bir duymak dışında..koynumamı gir dedim dostummu ol dedim.sana sevdam dedim.yalanmı söyleseydim..ne kadar yaşamışım seni biliyormusun..bir insan topraklara sevdalanmaz.ateşlerde yanmaz..bir insan et ve tırnak dayanmaz..sarhoşluğa vurdum ben..sarhoşluğumda seni sardım kollarıma uyandığımda yoktun..buda benim sevdammış dedim..kader dedim..sana yalanmı söylüyecektim.seni sevmiyorummu diyecektim.ama ben buda benim sevdammış dedim..seni ateş olarak.susuzluk olarak sevdim.belki yağarsın diye susuzluğumu kimseye söylemedim..ben çok öldüm..sana yalanmı söylüyecektim.. ...sen korkma binlerce fidandan birisi tutar..bana bakma binlerce fidandan birisi seçiyorum tutarmı diye..bu büyük bir kumar..ben kader değilim senin gibi bir,insanım senden eksiğim var,fazlam yok.kader i yazan ben olsaydım cehennemlere de gitsem..seni bana yazardım. ...benim ateşi koyduğum bir kalbim var..çok acıyor..olsun..son ikigünlük serinliklerim gitmiş..olsun.sen üzülme seni bin yıl daha bekleyecek birisi var..ama artık binyıl daha yaşayacağına inanmıyor... ...hava yağmurdu.hava benim gibi bebeler gibi ağlıyordu.bi seni büyütmüşüm içimde..seni dikenlerin için büyütmedim ben.ağlamak için büyütmedim..büyüdükçe kökler saldın yüreğime..bebeler gibi ağlattın beni..buda benim sevdammış dedim gücenmedim..ölümler aradım sensiz bulamadım..daha ne kadar yaşatırsın beni..? nekadar ömür verebilirsin.binyıllık ölümlere binyıllık ömür gerek..kim bu dünyada bin yıl yaşamış.hep dikenlerini batırarakmı yaşatacaksın..ben sana ne dedim.ben sana ne yazdımda..iki günlük serinliklerime ateşler oldun..gücüm kalmadı benim..içimdeki sıkıntı beni boğuyor..kimselere bir şeyler anlatamıyorum..seni bu kadar görmeden bile seven ben nasıl senden................................................................................ben veya sen isteseydik maddi çok sevgililer bulabilirdik..sen hiç büyümedinmi..bu sevda bizim çocukluğumuz..bi seni büyütemedim..sevdamı acılarımı herşeyi büyüttüm..hep seninim..boşversen yağmursuzluğumu..senin yerinede yağarım ben..sen benim ilk ve tek aşkımsın..8. mektup yine sanaydı..gel gitme ne olursa olsun diyecektim.her şeyin senin içindeki gibi olacağına inanıyorum.sen ve ben inanırsak herşey olacak.seni sevdalarımla büyüttüm unutma sen bu düzenden çok güçlüsün.artık.hiçbirşeyden korkma..ben artık birbirimize yazıldığımızı biliyorum </description>
<link>https://www.antoloji.com/mektuplar-11-2-siiri/</link>
<guid>1107999</guid>
<pubDate>2009-01-24T02:11:00+03:00</pubDate>
<author>Metin Tuncel</author>
</item>
 <item>
<title>Mektuplar 8.</title>
<description>bugün cuma..mezarlığa gittim..mezarlığa gidene kadar yağmur yağdı..sonra kesildi.mezarlıktan çıkınca başladı.yağmurlu bir gün..mezarlara sevdalandım.mezartaşlarına...topraklara...daha bir mutlu oldum mezarlıkta..mezarlıktan çıkıp yürümeye başladım..adımlarım geri,geri gitti...gerrilere dönmek istedim...avuçlayıp torağı,öpmek istedim.yolda hurdacılar gördüm..metal kola kutuları toplayan..64 tanesi bir kilo,bir kilsunun fiatı bir lira yokmuş....yollar çamurdu.yağmurun altında insan gölgeleri vardı.gölgelerde seni aradım.yoktun.hava çok yağmurdu..sanki sen yağıyordun.ilk defa yağmura kızdım.dün akşamdan beri kızgındım.yağmurlarında işçiler işe gidemiyorlardı.yağdığın yerlerde umutları yeşertmedin sen.bir karar aldım..yağmursuz günlerindede dağlara gitmiyeceğim ben..senin yağmurların ateşleri söndüremedi.  .....yürüdüğüm çamurlu yollarda gölgeni aramak anlamsızlaştı.sen sordun ben yanıtladım işte..yalanmı söylüyecektim.sevdası olmayan sevişmelerin boş bir yorgunluk olduğunu yalan mı söylüyecektim.dikenlerinin her yerime battığını,dünya dünya acılarım olduğunu yalanmı söylüyecektim.ben kağıtlara anlattım seni hep..avundum kağıtlarla yalanmı söylüyecektim.insanların avuntularına bile yer yok senin düzeninde mutlumuyum diyecektim.şiirlerim sendin,herşeyim di şiirlerim..şiirlerimi pasifleştireceğim.artık kimse okumasın diye..senden ne istedim..bir duymak dışında..koynumamı gir dedim dostummu ol dedim.sana sevdam dedim.yalanmı söyleseydim..ne kadar yaşamışım seni biliyormusun..bir insan topraklara sevdalanmaz.ateşlerde yanmaz..bir insan et ve tırnak dayanmaz..sarhoşluğa vurdum ben..sarhoşluğumda seni sardım kollarıma uyandığımda yoktun..buda benim sevdammış dedim..kader dedim..sana yalanmı söylüyecektim.seni sevmiyorummu diyecektim.ama ben buda benim sevdammış dedim..seni ateş olarak.susuzluk olarak sevdim.belki yağarsın diye susuzluğumu kimseye söylemedim..ben çok öldüm..sana yalanmı söylüyecektim.. ...sen korkma binlerce fidandan birisi tutar..bana bakma binlerce fidandan birisi seçiyorum tutarmı diye..bu büyük bir kumar..ben kader değilim senin gibi bir,insanım senden eksiğim var,fazlam yok.kader i yazan ben olsaydım cehennemlere de gitsem..seni bana yazardım. ...benim ateşi koyduğum bir kalbim var..çok acıyor..olsun..son ikigünlük serinliklerim gitmiş..olsun.sen üzülme seni bin yıl daha bekleyecek birisi var..ama artık binyıl daha yaşayacağına inanmıyor... ...hava yağmurdu.hava benim gibi bebeler gibi ağlıyordu.bi seni büyütmüşüm içimde..seni dikenlerin için büyütmedim ben.ağlamak için büyütmedim..büyüdükçe kökler saldın yüreğime..bebeler gibi ağlattın beni..buda benim sevdammış dedim gücenmedim..ölümler aradım sensiz bulamadım..daha ne kadar yaşatırsın beni..? nekadar ömür verebilirsin.binyıllık ölümlere binyıllık ömür gerek..kim bu dünyada bin yıl yaşamış.hep dikenlerini batırarakmı yaşatacaksın..ben sana ne dedim.ben sana ne yazdımda..iki günlük serinliklerime ateşler oldun..gücüm kalmadı benim..içimdeki sıkıntı beni boğuyor..kimselere bir şeyler anlatamıyorum..seni bu kadar görmeden bile seven ben nasıl senden................................................................................ben veya sen isteseydik maddi çok sevgililer bulabilirdik..sen hiç büyümedinmi..bu sevda bizim çocukluğumuz..bi seni büyütemedim..sevdamı acılarımı herşeyi büyüttüm..hep seninim..boşversen yağmursuzluğumu..senin yerinede yağarım ben..sen benim ilk ve tek aşkımsın..8. mektup yine sanaydı..gel gitme ne olursa olsun diyecektim.her şeyin senin içindeki gibi olacağına inanıyorum.sen ve ben inanırsak herşey olacak.seni sevdalarımla büyüttüm unutma sen bu düzenden çok güçlüsün.artık.hiçbirşeyden korkma..ben artık birbirimize yazıldığımızı biliyorum </description>
<link>https://www.antoloji.com/mektuplar-8-2-siiri/</link>
<guid>1107798</guid>
<pubDate>2009-01-23T20:21:00+03:00</pubDate>
<author>Metin Tuncel</author>
</item>
 <item>
<title>Mektuplar 8'in yerine olsun</title>
<description>bana birşey sormuşlardı.sonsuz yaşamında yanında kimi istersin diye.seni demiştim.artık kimseyi istemiyorum..kendine kendin gibi bir dünya kur demiştin..o dümyamda belki mutluydum.geldin binyıllık bir acı bırakıp gittin.binyıl daha sen yaşa ben istemiyorum.diktiğim bütün ağaçlar kurur inşallah..sana hakkımı helal etmiyorum.çünkü benim ağladığım kadar yağacak yağmurların yok senin.kaderi ben yazmadım.ben hayatımda hiç kimseyi acıdığım için sevmedim.ben hiç bir zaman diken olmadım insanlara batan.bu sefer beni sen buldun oysa ben şiirlerimle bu sanal alemde kendimi avutuyordum.artık hiç bir şey yazmıyacağım..çünkü yazılanlara değer bir kişi yokmuş bu dünyada.seni öteki dünyada yanıma istemiyorum.sonsuz bitmeyen zamanlarda oralarda ne yapacaksın..bu dünyada ben sana çok ağladım.sen kimlere ağlıyacaksın hiç bitmeyen zamanda..gideceğini biliyordum..ama böyle gitmemeliydin.senin gidişlerin hep böyle oldu..ben artık hiçbir şeye inanmıyorum.senin inandığın hiç birşeye inanmıyorum.bu Allahta olsa...çünkü ben çok ağladım,beni çok ağlattın..sana hakkımı helal etmiyorum </description>
<link>https://www.antoloji.com/mektuplar-8-in-yerine-olsun-siiri/</link>
<guid>1107353</guid>
<pubDate>2009-01-23T06:22:00+03:00</pubDate>
<author>Metin Tuncel</author>
</item>
 <item>
<title>Mektuplar 10.</title>
<description>Gözlerim bulut bulut...iki gündür içimde ateşlerden sonrası serinlik..şimdi senin yanında olmak..ellerine dokunmak istiyorum.dünyam dediğim gözlerinde erimek..senin olmak istiyorum.nazım hikmeti düşünüyorum.çankırı hücrelerine pirayenin sevdasını nasıl sığdırdığını..nasıl dayandığını,kaç kavak ağacının pamukladığını düşünüyorum..muhakkakki dört duvar arasında eli kolu bağlı yaşanan sevda  zindanların karanlığıdır,bitmeyen...kim bilir pirayeyi kaç defa satırlara dökemedi..kolaymı insanın sevdasını satırlara dökmesi..hava rüzgarlı içimde bir serinlik,kor ateşlerinden sonra..içimde sessizlik,içimde sensizlik....alışık değilim ben mutluluklara bi mutluluğu sevemedim.. ....mektuplar 8 'i yazamadım.daha doğrusu yazıp,onu dağda çay demlemek için yaktığımız ateşe attım..hemde iki kez..külleri orada kaldı.. ...gözlerim bulut,bulut...ha ağladı..ha ağlayacak..içimdeki serinlik düşündürüyor beni...  yine sen hiç korkma..Allah katında her şeyin karşılığı var..sevdamızında unutma.sonra ağlama..ne olmuş yani kaç günlük dünya..asıl öldükten sonra..sonsuzlukta seninle hep olmak istiyorum..bunada inanıyorum..en güzeli bu değilmi..? bitmeyen bir zaman ve sen.... ..bana leyladan bahsetme..mecnun leylasına kavuşunca onu tanımadıysa...sen benim leylam değilsin dediyse...mecnunun içindeki leylayı çöller kadar büyütmesindendir..unutma leyleyı,leyla yapan mecnundaki sevdadır.sen bunları düşünme bunlar dünyaya masal kaldı..şimdi mecnun leylasıyla birlikte.. ..bu yaşam biranlık,bir sınav..bu hayatta kaç kişinin gerçek bir sevdası var..yanmakta güzeldir üşütmüyor insanı..kaç kişinin kömür tozu kadar sevdası oldu..seni düşünüyorum..yağmur yağacak gibi oluyor..içimdeki serinlik artıyor.. içimden yağmurlar yağdırıyorsun..özlemin çoğalıyor..acılarım büyüyor..yağmurlarda seni daha çok özlüyorum...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/mektuplar-10-3-siiri/</link>
<guid>1106945</guid>
<pubDate>2009-01-22T16:02:00+03:00</pubDate>
<author>Metin Tuncel</author>
</item>
 <item>
<title>Mektuplar 8.hiç yazılmayacak</title>
<description>Mektplar 8 iki defa yazıldı.ikiside dağda çay yapmak için yaptığımız ateşe atıldı.üçüncü defa yazılmayacak.mektuplar 8 ölümle yaşam arasındaki çizgiydi.bir mektup eksik olsun dedim.binlerce sevda mektubu yazılmıış bu dünyada...eksik bir mektup neydi...! neyi değiştirirdi.? mektuplar 8 hiç yazılmayacak.kanser acılarıyla ölsemde yazmayacağım.mektuplar 8 bir dağ başında kül şimdi..senin o külleri okumak isteyeceğin günlerinde olacak... </description>
<link>https://www.antoloji.com/mektuplar-8-hic-yazilmayacak-siiri/</link>
<guid>1106809</guid>
<pubDate>2009-01-22T12:33:00+03:00</pubDate>
<author>Metin Tuncel</author>
</item>
 </channel>
</rss>
