<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Mesut Y&#252;ksel Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Akaryakıt İstasyonları</title>
<description>  Uzun yolun yorgun ufkunda birer fener, otoyol kenarında sadık bir nöbetçi gibi parlar. Aracı sustururum dispenserin metal sessizliğinde, yakıt ağır ağır iner deponun karanlığına; </description>
<link>https://www.antoloji.com/akaryakit-istasyonlari-siiri/</link>
<guid>3780327</guid>
<pubDate>2026-01-12T23:07:00+03:00</pubDate>
<author>Mesut Yüksel</author>
</item>
 <item>
<title>Zamanın Buzları</title>
<description> Sıvı nitrojen susar; eksi yüz doksan altı derecenin o mutlak rahminde kapanır etin parantezi, diner kanın bin yıllık uğultusu.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/zamanin-buzlari-siiri/</link>
<guid>3780270</guid>
<pubDate>2026-01-12T20:34:00+03:00</pubDate>
<author>Mesut Yüksel</author>
</item>
 <item>
<title>Simit</title>
<description>  Hayatın dairesini susamla mühürlemiş bir hafıza bu. Kokusu; en pahalı rayihadan daha inatçı, daha çıplak, daha yoksul, daha bizden.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/simit-27-siiri/</link>
<guid>3779683</guid>
<pubDate>2026-01-11T16:01:00+03:00</pubDate>
<author>Mesut Yüksel</author>
</item>
 <item>
<title>Hindistan</title>
<description>  Dünyanın beşte biri bir avuç toprağa sığışır; milyar nefes aynı havayı </description>
<link>https://www.antoloji.com/hindistan-6-siiri/</link>
<guid>3779481</guid>
<pubDate>2026-01-11T01:25:00+03:00</pubDate>
<author>Mesut Yüksel</author>
</item>
 <item>
<title>Kutup Işıkları</title>
<description> Zamanın kemikleştiği o mutlak sıfır eşiğinde Gök, kendi karanlığına ihanet eder. Bu bir uyanış değildir; Güneşin uzak fırtınalarından kopup gelen Elektrik yüklü bir duanın </description>
<link>https://www.antoloji.com/kutup-isiklari-2-siiri/</link>
<guid>3779211</guid>
<pubDate>2026-01-10T12:01:00+03:00</pubDate>
<author>Mesut Yüksel</author>
</item>
 <item>
<title>Savaş Meydanları</title>
<description>  Savaş meydanları; Korkuyla cesaretin aynı kadehten zehir içtiği, Vahşetin insanın en çıplak hâline büründüğü Kızıl ve dilsiz bir mahşerdir. </description>
<link>https://www.antoloji.com/savas-meydanlari-siiri/</link>
<guid>3779068</guid>
<pubDate>2026-01-10T00:00:00+03:00</pubDate>
<author>Mesut Yüksel</author>
</item>
 <item>
<title>Kral Mezarı</title>
<description>  Anadolu’da, ateşin henüz tanrılarla konuştuğu o mor şafakta, bilge bir ruh yürüdü toprağın çatlamış alnında.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kral-mezari-2-siiri/</link>
<guid>3779050</guid>
<pubDate>2026-01-09T23:21:00+03:00</pubDate>
<author>Mesut Yüksel</author>
</item>
 <item>
<title>Arkeolog</title>
<description>  Zamanın imbiklerinden süzülen o ağır sızı, Avuçlarında dindi arkeoloğun; Eğildi toprağın, nabız gibi attığı yere. Elindeki çelik değil; </description>
<link>https://www.antoloji.com/arkeolog-4-siiri/</link>
<guid>3779037</guid>
<pubDate>2026-01-09T22:39:00+03:00</pubDate>
<author>Mesut Yüksel</author>
</item>
 <item>
<title>Caligula</title>
<description>  Eyy Caligula!  Roma’nın alnına mühürlenmiş zifiri yazgı. Adımların, sokaklarda yankılanan uğursuz bir kehanetti. </description>
<link>https://www.antoloji.com/caligula-2-siiri/</link>
<guid>3778489</guid>
<pubDate>2026-01-08T11:48:00+03:00</pubDate>
<author>Mesut Yüksel</author>
</item>
 <item>
<title>Büyük Uyanış</title>
<description>  Bir meczup gibi düştüm ilmin çorak yollarına; Adımlarım kayıp bir ufkun peşinde, zamansız. Dağların sert omuzlarına yasladım yorgunluğumu,  </description>
<link>https://www.antoloji.com/buyuk-uyanis-siiri/</link>
<guid>3777877</guid>
<pubDate>2026-01-06T21:39:00+03:00</pubDate>
<author>Mesut Yüksel</author>
</item>
 <item>
<title>Kutsal Kırmızı</title>
<description> Zamana aşkın rengini sordum o meçhul yürüyüşte. Ömür denen karanlık dehliz sükûtun eşiğinde duruyordu.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kutsal-kirmizi-siiri/</link>
<guid>3777806</guid>
<pubDate>2026-01-06T19:59:00+03:00</pubDate>
<author>Mesut Yüksel</author>
</item>
 <item>
<title>Zamana Düşen Aynalar</title>
<description> Bedenin surlarında ilk gedik açılır; zihin, yorgun bir süvari gibi atından iner. Tahammülün ince ipliği kopar, kalabalıklar elenir, tenhalar kalır.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/zamana-dusen-aynalar-siiri/</link>
<guid>3777663</guid>
<pubDate>2026-01-06T13:38:00+03:00</pubDate>
<author>Mesut Yüksel</author>
</item>
 <item>
<title>Medusa Darbesi</title>
<description>  Özünü çağırmıştım; saf, hilesiz bir sevginin. Oysa sen, karşılıksız bir aşkın kibrinden kuleler diktin. </description>
<link>https://www.antoloji.com/medusa-darbesi-siiri/</link>
<guid>3777415</guid>
<pubDate>2026-01-06T00:03:00+03:00</pubDate>
<author>Mesut Yüksel</author>
</item>
 <item>
<title>Nuh Tufanı</title>
<description> Emir, göğün çatlağından sızdı; Nuh, ahşabın sağır gövdesine merhameti işledi. Dalgalar dağı yutmaya hazır bir iştahken, Gemi, imandan bir omurgaydı yalnızca; Suların öfkesine gerilen o ince sızı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/nuh-tufani-11-siiri/</link>
<guid>3777389</guid>
<pubDate>2026-01-05T22:27:00+03:00</pubDate>
<author>Mesut Yüksel</author>
</item>
 <item>
<title>Karagöz İle Hacivat</title>
<description> Sabrın tuğlalarıyla yükselirken o mabet, Bir ferman yankılandı devrin ötesinde. Taş taşa emanet, harç dualarla sırlıydı; Lakin güç sabırsız, emir çoktan verilmişti.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/karagoz-ile-hacivat-5-siiri/</link>
<guid>3777346</guid>
<pubDate>2026-01-05T20:20:00+03:00</pubDate>
<author>Mesut Yüksel</author>
</item>
 <item>
<title>Truva'nın Kalbi</title>
<description>  Güneşin tunç rengiyle karardığı surlardan Geçti Helen; akşamın ve yazgının içinden. Bir kadından ziyade, tanrıların sabrıydı o; Bakışı denizi sarsan, gemileri kederden çeken. </description>
<link>https://www.antoloji.com/truva-nin-kalbi-siiri/</link>
<guid>3777303</guid>
<pubDate>2026-01-05T17:40:00+03:00</pubDate>
<author>Mesut Yüksel</author>
</item>
 <item>
<title>Kalkınma Ateşi</title>
<description> Toprağın bağrında uyuyan o kadim güç uyanmalı; Ter, bir mabet serinliğinde akmalı alından. Üretmek; sadece çarkın dönmesi değil, Zamanın kalbine yeni bir yön vermektir. Kaçırılan her an, raydan çıkan bir ömürdür; </description>
<link>https://www.antoloji.com/kalkinma-atesi-siiri/</link>
<guid>3777055</guid>
<pubDate>2026-01-05T00:06:00+03:00</pubDate>
<author>Mesut Yüksel</author>
</item>
 <item>
<title>Türk Gençliği</title>
<description> Kökleri, tarihin en derin uykusuna değil, Işığın ilk kırıldığı yere uzanan bir fidan. Bastıkları toprak yalnızca toz ve taş değildir artık; Her adımda arzın altındaki nabzı, Eski çağların uğultusunu yoklayarak yürürler. </description>
<link>https://www.antoloji.com/turk-gencligi-22-siiri/</link>
<guid>3776926</guid>
<pubDate>2026-01-04T20:42:00+03:00</pubDate>
<author>Mesut Yüksel</author>
</item>
 <item>
<title>Çocuklar</title>
<description>  Dünyanın yükünü henüz omuzlamamış bir sezişin en uç kıyısında dururlar; yüzleri, akıldan önce kalbin bellediği o ilk ve tek dildir. </description>
<link>https://www.antoloji.com/cocuklar-343-siiri/</link>
<guid>3776660</guid>
<pubDate>2026-01-04T11:56:00+03:00</pubDate>
<author>Mesut Yüksel</author>
</item>
 <item>
<title>Tabiatla Nikah</title>
<description>  Yalnızlığın o dilsiz, en derin vahasında, Beşerin iz sürmediği bir tenhalıkta kıyıldı nikâhım; Gök kubbe şahidimdi, yer mülkümdü benim, Tabiatla bir oldum, gizli, kadim ve ebedî. </description>
<link>https://www.antoloji.com/tabiatla-nikah-siiri/</link>
<guid>3776645</guid>
<pubDate>2026-01-04T10:53:00+03:00</pubDate>
<author>Mesut Yüksel</author>
</item>
 </channel>
</rss>
