<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Mert Kocag&#246;z Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Gramofon Sokağı</title>
<description>Bana bıraktığın bir acı ezgi şimdi plakta. Taş gibi bir acı, Taş bir plakta. Ağır bir sevda şimdi. Çizildikçe, Ağlatır adamı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gramofon-sokagi-siiri/</link>
<guid>1905319</guid>
<pubDate>2013-09-02T01:47:00+03:00</pubDate>
<author>Mert Kocagöz</author>
</item>
 <item>
<title>Ah Chemistry</title>
<description>Bir şarapnel  tenhalığında, Ruhunu verir gibi bir duygu, Ben o hiç bilmediğim yakınlığını arzuluyorum. O geç kalmışlıklarını da, O karla karışık karadüzen günahlarını da. Telaşlı ve soğuk solukların vururken tenime, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ah-chemistry-siiri/</link>
<guid>1757724</guid>
<pubDate>2012-08-22T04:08:00+03:00</pubDate>
<author>Mert Kocagöz</author>
</item>
 <item>
<title>Mavi Gezegen</title>
<description>Hava, öyle derin ki küfreder gibi yeryüzüne, Her şey ama her şey senin seveceğin kasvette En sevdiğin renk nedir diye sorardın, beyaz derdim Beyaz renk değildir ki derdin, o zaman mavi derdim  Güzel bir elbise aldım sana mavinin efendisi </description>
<link>https://www.antoloji.com/mavi-gezegen-siiri/</link>
<guid>1757721</guid>
<pubDate>2012-08-22T04:02:00+03:00</pubDate>
<author>Mert Kocagöz</author>
</item>
 <item>
<title>Düşünmeden Düştüm Düşümden</title>
<description>Dün gece düşümde bir serçenin kırık kanatlarını gördüm İnandığım rivayetler, Sahici olma kaygılarını yitirdiler. Desen ki, yollar bizim olacak, Yollar bizi saracak Bilirim beni anlatan masallar, </description>
<link>https://www.antoloji.com/dusunmeden-dustum-dusumden-siiri/</link>
<guid>1757720</guid>
<pubDate>2012-08-22T03:56:00+03:00</pubDate>
<author>Mert Kocagöz</author>
</item>
 <item>
<title>Bendeniz Mehmet Efendi</title>
<description>Bendeniz Mehmet Efendi Hatırım vardı lakin o muallâk, Eşref saati. Sattı adam mahalleyi, O da muamma, gecenin bir vakti İçine düştüm şimdi </description>
<link>https://www.antoloji.com/bendeniz-mehmet-efendi-siiri/</link>
<guid>1757719</guid>
<pubDate>2012-08-22T03:54:00+03:00</pubDate>
<author>Mert Kocagöz</author>
</item>
 <item>
<title>Karaca Karganın Alaca Gözyaşları</title>
<description>Karanlığı gördüm parlak kanatları ardında Çırpınan bir karganın duvarlardaki kan izleri Sevdadan mıdır solgun göz kapakları Aşınmak mıdır gözlerim kan çanakları Yaşca başca büyüdük. Geride bıraktık mı bir tas su, </description>
<link>https://www.antoloji.com/karaca-karganin-alaca-gozyaslari-siiri/</link>
<guid>1757718</guid>
<pubDate>2012-08-22T03:52:00+03:00</pubDate>
<author>Mert Kocagöz</author>
</item>
 <item>
<title>Lunapark</title>
<description>Yağmurlu havada beden dersi halet-i ruhiyem. İçimde yaşıyorum dışa vuracaklarımı. Ben seni vururum diye korkuyorum da, Fen bilgisi dersine eşofmanla girmenin muzipliğini yaşıyorum. Atların asil duruşları kadar, Karıncaların duygusal olabilme ihtimallerini de seviyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/lunapark-4-siiri/</link>
<guid>1757717</guid>
<pubDate>2012-08-22T03:50:00+03:00</pubDate>
<author>Mert Kocagöz</author>
</item>
 <item>
<title>Erkendir Ölüm</title>
<description>Çocukluğumu öldürdüm dün gece Dalıp gittiğim çocukluğumu. Derin bir tencere istedim komşudan. Alt komşu az daha cinayete uyanacak, Ateşe yanacaktı Alt komşum, atları çok severdi.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/erkendir-olum-siiri/</link>
<guid>1753362</guid>
<pubDate>2012-08-09T16:10:00+03:00</pubDate>
<author>Mert Kocagöz</author>
</item>
 <item>
<title>Azize</title>
<description>Bir gürültü kopa durur evin damında. Uzanmış boylu boyunca Azize, Gâvur çatı katına. Kollarından akıp gider ya gençliği insanın, Meğerse Ömrünün meyve kokularını tıkmış damarlarına. </description>
<link>https://www.antoloji.com/azize-12-siiri/</link>
<guid>1753358</guid>
<pubDate>2012-08-09T15:56:00+03:00</pubDate>
<author>Mert Kocagöz</author>
</item>
 <item>
<title>Aksanı Bozuk Bir Plak Gibi</title>
<description>Dudakları geceye emanet bir kadınla seviştim Dudakları jilete emanet Dudakları başka bir şarkıdan ç/alıntı.  Başka bir gezegenin kadınıyla, Başka bir tanrının günlüğünü okudum gözlerim körebe. </description>
<link>https://www.antoloji.com/aksani-bozuk-bir-plak-gibi-siiri/</link>
<guid>1693765</guid>
<pubDate>2012-03-18T13:57:00+03:00</pubDate>
<author>Mert Kocagöz</author>
</item>
 <item>
<title>Chopin</title>
<description>Hangi yanlış tuşa bassam Chopin’in kemikleri sızlar usulca? 
 
Bizim Chopin akşamlarımız vardı
Tuşlarında kaç delikanlılar intihar etti,
Bilinmez.
Bir nocturne  attın kuyuya,
Biz bin gitar çıkartamadık ordan.
Sen susardın,
Akordu periler bozardı
Sen susardın,
Nehirler senden yana akardı

Koştum
Nedendir bilmem epeyli koştum
Bedenini buldum ansızın
Berlin duvarının dibinde kımıltısız
Kararmış cehrene yaklaştım
Kalbin yoktu
Kalbin George Sand’indi
Kalbin Ahmet Kaya’nın yanında
Kalbin paristi.
18 Ekimdi.

Lachaisede yatanım,
Talanım,
Kalk hemen yattığın yerden,
Sök kalbini gömdüğün yerden,
Git kokla Georgeu öptüğün yerden,
Yık duvarları diktikleri yerden,
Ahmete bir buket karanfil sun,
Uzandığı yerden.

Devlette ritim bozukluğu vardı 

Hükümette metronom uygunsuzluğu vardı
Yanında yatan Ahmet Kaya’nın Başı Beladaydı
Teşhis konuldu,
Reçete yazıldı,
Reçete sarıldı
Reçete kaçırıldı
Plakasını alamadım
Akord etmeye çalıştım
Çalıştıkça telleri koptu koptu yıldızların
Oysa sen nocturne’ü özenle asmıştın dilek ağaçlarının derme çatma damlarına

Gizli bir origami gibi,
Gizli bir devlet işi gibi ince ince dokudun ruhuma,
Bense senin hep zayıf yanlarından bahsettim
Karşımda olsaydın ağzım bıçakla kavgaya düşerdi
Bıçak, sırtına küserdi.
Gideceğin vakit, raks ederek bir peri dolaşırken tuşlarda,
İçim titrer,
Ürperirdim
 
18 Ekimdi,
Ben seni öldürmek için çıktım evden,
Sabahın seheriydi,
Kalbini sökücektim gömdüğün yerden,
Sadece,
Kendimi görebilmek için teninin altına bakacaktım,
Derinine
Açamadım zaten mezarını,
Üzerinde duvar örülüydü, kazsam üstüme devrilecek çok devrik cümle vardı.
Ben Chopin dinlerdim,
Sen güllere kusardın.

Chopin’im,
Yalnız sen okşayabildin tuşları,
Yalnız sen kovalayabildin zamanı tuşelerden,
Yalnız sen görebildin siyah tuşlardan gecenin rengini,
Yalnız sen bildin,
Her siyahın keder,
Her beyazın da mutluluk olmadığını.
Sen gösterebildin yalnız,
Hangi notanın sevdaya dair olduğunu.
 
Chopin’im,
Seni ben öldürmedim,
Seni biz öldürmedik,
Seni varşova öldürdü,
Seni polonya öldürdü,
Chopin’i ben öldürmedim.
 
Bu şiirin sonunda ; 

Mozart yurttan kovulmuştur
Beethoven intihar etmiştir
Ve 18 Ekim 1849

Frederic Chopin,
Ölmüştür.
 
Şimdi ben ne zaman yanlış tuşa bassam,
Chopin’in kemikleri sızlar usulca. </description>
<link>https://www.antoloji.com/chopin-de-boyle-siirler-yazmistir-siiri/</link>
<guid>1656186</guid>
<pubDate>2011-12-30T15:30:00+03:00</pubDate>
<author>Mert Kocagöz</author>
</item>
 <item>
<title>Sana Yazmaya Benzedi Her Şey</title>
<description>Sana zamanın olmadığı bir yerden yazıyorum. Mavi dut ağaçlarının gölgesine sığınmış, sol kanadı kırılmış bir serçeyim. Gözümden akan mavi yaşı mürekkep yapıp, sana zamanın olmadığı bir yerden yazıyorum. Kanadımdan akan kanla cümlelerin altını çiziyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sana-yazmaya-benzedi-her-sey-siiri/</link>
<guid>1628032</guid>
<pubDate>2011-10-28T11:12:00+03:00</pubDate>
<author>Mert Kocagöz</author>
</item>
 </channel>
</rss>
