<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Melike &#199;etinkayalı Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Beş Kelebek.</title>
<description>kalbinizde, aklınızın karışmadığı işler dönüyorsa, sevdadır </description>
<link>https://www.antoloji.com/bes-kelebek-siiri/</link>
<guid>2114789</guid>
<pubDate>2015-04-13T11:17:00+03:00</pubDate>
<author>Melike Çetinkayalı</author>
</item>
 <item>
<title>Tam Yedi Gece.</title>
<description>Tam yedi gecedir uyumuyordum, bu da tam yedi gün boyunca deniz kıyılarında yaşamama denk demekti. duvarlar yok gibi geliyor dünyanın bütün soğukları derimin aslında hemen altındaymış gibi esip geçiyordu. ortalıktan kaybolmak çok rasyoneldir şimdi. ve elbette büyük binaların önlerinden yürürken aklıma gelen hep iki şey olurdu, birisi mutlaka sana ait olan anılardı diğeri ise binaların eski arka bahçeleriydi. arka bahçeler sevilirdi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/tam-yedi-gece-siiri/</link>
<guid>2094008</guid>
<pubDate>2015-02-09T22:04:00+03:00</pubDate>
<author>Melike Çetinkayalı</author>
</item>
 <item>
<title>Tam Onbir Gece.</title>
<description>Tam onbir gecedir uyumuyordum. bu da tam onbir gün boyunca aslında ölmüş olsaydım bedenimden çiçekler büyütmüş olmama denk demekti, ruhum çoktan beridir uçmuştu oysa ki. tam onbir gece olmuştu, uyumuyordum. bir şeyler oluyor diyordum bir şeyler. içime tek kişilik bir bank gömüyorlar, sen orada oturuyorsun ne kalkıyorsun, ne ayaklanıyorsun. </description>
<link>https://www.antoloji.com/tam-onbir-gece-siiri/</link>
<guid>2094006</guid>
<pubDate>2015-02-09T22:02:00+03:00</pubDate>
<author>Melike Çetinkayalı</author>
</item>
 <item>
<title>Tam Onüç Gece.</title>
<description>Tam onüç gece olmuştu uyumuyordum, bu da tam onüç gün boyunca yeryüzünün altından yürümüş olmama denk demekti. Ve elbette bunlar içime geçmişti. Çok sessiz durursam bir ağaçla kıyaslanabilirdim. Tek tip kadın olup eğer aslında nefes alıyorsam o halde ölmüşümdür diyordum. Ve hakikaten ölmüşümdür. Fotoğrafın elimdeyse başka birşeye ilgim yok. </description>
<link>https://www.antoloji.com/tam-onuc-gece-siiri/</link>
<guid>2094005</guid>
<pubDate>2015-02-09T22:01:00+03:00</pubDate>
<author>Melike Çetinkayalı</author>
</item>
 <item>
<title>Tanrım Beni Öpüyor.</title>
<description>tanrım beni öpüyor, beni öpüyor ve içimde koca bir fil dörtnala koşuyor, kelebekler ölümsüzleşiyor, felaket bir kışın ortasına güneş doğuyor, kimsenin farketmediği bir şey oluyor, tanrım beni öpüyor. beni öpüyor, nerede ölecek olsam son dakika onu severek ölecekmişim gibi geliyor, merdivenleri koşarak çıkıyorum, hesaplarım karışıyor,sevmediğim hiçbir elbisem kalmıyor. sokağıma çığlıklar atarak giriyorum kadınlar balkonlara fırlıyor, tanrım beni öpüyor. beni öpüyor, başımı gökyüzüne dikip bulutlara gülüyorum,bulutları seviyorum, kaptanlar evlerine kavuşuyor, çocuklar çok seviniyor. durakları bir iki kaçırıyorum, ve irili ufaklı bir sürü bir şeylerin detaylarını da. annem melek gibi bir kadın oluveriyor. fena sakarlıklar yapıyorum, ama iyi tosluyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/tanrim-beni-opuyor-siiri/</link>
<guid>2094003</guid>
<pubDate>2015-02-09T21:59:00+03:00</pubDate>
<author>Melike Çetinkayalı</author>
</item>
 <item>
<title>Vişne Çürüğü Sevilmelidir.</title>
<description>Neyi çok sevmişsem vişne çürüğüne boyadım onu, kalbim koca bir boya kutusu, sakar bir kadınım ama ellerim maharetli büyük bir fırçadır, o halde ellerim de vişne çürüğüdür. o halde o şarkı da.. o halde aslında babam.. saçlarım neden kıvırcık, parmak uçlarım hep üşüyor neden? biliyor musun, sokağımın is kokusu içimi çok ısıtır, sakarlıktan parmak uçlarımı yakarım, ben çorba yapmayı çok severim aslında, parmak uçlarımı yaksam da. biliyor musun ellerimle yıldızları boyamalıyım sokak lambalarının içine de sürmeliyim elbette vişne çürüğünü. vişne çürüğü neredeyse ellerini orada buluyorum, filleri seviyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/visne-curugu-sevilmelidir-siiri/</link>
<guid>2094002</guid>
<pubDate>2015-02-09T21:58:00+03:00</pubDate>
<author>Melike Çetinkayalı</author>
</item>
 <item>
<title>Mavi Gökyüzü Kuşları</title>
<description>bir civanın hızla yere düşüp dağılış anı nasılsa, aklıma düşüp içimde dağılışında öyle. gidebildiğim, gideceğim her neresi varsa oralara benimle gelebileceğin hiç aklımdan geçmiyordu. aklımdan geçmediğin için geliyordun benimle. seni benimle dolaştıran, benimle otobüse bindiren çoğu kez bir iki durak kaçırıp yanlış durakta indiğim için gideceğim yere dakikalarca yürüten ve kitap okurken dizeleri seninle takip ettiğim hissine kapıldığım bir mevzunun varlığını duyuyorum. böylelikle anlıyorum ki aklım senin ayaklarının altında yalın ayak yürüdüğün safra yeşili kocaman bir çimen tarlası.  böylelikle anlıyorum neden var mavi gökyüzü kuşları. </description>
<link>https://www.antoloji.com/mavi-gokyuzu-kuslari-siiri/</link>
<guid>2094000</guid>
<pubDate>2015-02-09T21:57:00+03:00</pubDate>
<author>Melike Çetinkayalı</author>
</item>
 <item>
<title>Görmeyle, Bilmeyle.</title>
<description>benim ilk ruhumu teslim edişim, seni görmeyle, seni bilmeyle, seni sevmeyle başladı.  melike çetinkayalı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gormeyle-bilmeyle-siiri/</link>
<guid>2093746</guid>
<pubDate>2015-02-09T11:47:00+03:00</pubDate>
<author>Melike Çetinkayalı</author>
</item>
 <item>
<title>An.</title>
<description>Ağrı bedenimde, ağrı bir yerde. ağrı bedenimde değil ağrı bende.  yeri boş kalan dokunuş değinimi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/an-182-siiri/</link>
<guid>2058624</guid>
<pubDate>2014-11-03T12:56:00+03:00</pubDate>
<author>Melike Çetinkayalı</author>
</item>
 <item>
<title>Gözaltı.</title>
<description>bugün gözardı ettiklerimiz, yarın gözümüzün altına yaş diye birikiyor. bu günler böyle geçiyor. böyle gidiyor. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gozalti-11-siiri/</link>
<guid>2050681</guid>
<pubDate>2014-10-11T18:20:00+03:00</pubDate>
<author>Melike Çetinkayalı</author>
</item>
 <item>
<title>Kırarak Da Dokunulur Kalbe.</title>
<description>bilmek ile anlamak arası, dinlemek ile duymaktı. konuşmak dudakla yapılan bir eylem, bazen bir iç konuşması.  ki öyledir de. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirarak-da-dokunulur-kalbe-siiri/</link>
<guid>2046982</guid>
<pubDate>2014-09-30T14:05:00+03:00</pubDate>
<author>Melike Çetinkayalı</author>
</item>
 <item>
<title>Lakin.</title>
<description>bir bedeni aldatmaya kuşanmak, bir ruhu aldatmaya çözünmekten, çok daha az ağrıya mensuptur, lakin aptal bir kadının ağrısı her zaman ilkine dahildir. </description>
<link>https://www.antoloji.com/lakin-34-siiri/</link>
<guid>2046980</guid>
<pubDate>2014-09-30T13:49:00+03:00</pubDate>
<author>Melike Çetinkayalı</author>
</item>
 <item>
<title>Yitirilenler Unutturmuyor.</title>
<description>yitirilenler unutturmuyor. içimde yangın oluşun, burnumda tütüşünden miydi. ya da, burnumda tütüşün, içimde yangın oluşundan mı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yitirilenler-unutturmuyor-siiri/</link>
<guid>2046674</guid>
<pubDate>2014-09-29T13:35:00+03:00</pubDate>
<author>Melike Çetinkayalı</author>
</item>
 <item>
<title>Lam Ve Kah.</title>
<description>odamın, kendisiyle direnen lambasının gelgitleri içinde, kahvem sehpanın kıyısında, yarı düşecek bir yerde. bence sen, bu kahve kupasının içinde, belki bu kupanın içindeki kahve </description>
<link>https://www.antoloji.com/lam-ve-kah-siiri/</link>
<guid>2045640</guid>
<pubDate>2014-09-26T14:24:00+03:00</pubDate>
<author>Melike Çetinkayalı</author>
</item>
 <item>
<title>Ki Ne İntihar Bir Ölüm.</title>
<description>ağrın varsa sakınılmaz. intihar edilesi bir ölümden sebep ki ne intihar bir ölüm, ne de ölüm yalnızca ölene ait. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ki-ne-intihar-bir-olum-siiri/</link>
<guid>2045369</guid>
<pubDate>2014-09-25T15:28:00+03:00</pubDate>
<author>Melike Çetinkayalı</author>
</item>
 <item>
<title>İki Dizim.</title>
<description>herkes kendinin olanla dönüyordu kendine. gezegene, metropollere, evime ve bir kelimenin bile içine sığamayan ben, başımı iki dizimin arasına alıp </description>
<link>https://www.antoloji.com/iki-dizim-siiri/</link>
<guid>2044908</guid>
<pubDate>2014-09-24T21:34:00+03:00</pubDate>
<author>Melike Çetinkayalı</author>
</item>
 <item>
<title>Yanakla Sarılma Sanatı.</title>
<description>sizde onun çıplak omzuna tane tane öpücükler kondurdu, yanağınızla sarıldınız. ve yüzünü </description>
<link>https://www.antoloji.com/yanakla-sarilma-sanati-siiri/</link>
<guid>2044888</guid>
<pubDate>2014-09-24T20:11:00+03:00</pubDate>
<author>Melike Çetinkayalı</author>
</item>
 <item>
<title>Yalnızlıktan Sizlere.</title>
<description>sizlere yalnızlıktan bahsetmek isterim. bakınca çok kimsesi, görünce yok kimsesi olan yalnızlıktan. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalnizliktan-sizlere-siiri/</link>
<guid>2044883</guid>
<pubDate>2014-09-24T19:56:00+03:00</pubDate>
<author>Melike Çetinkayalı</author>
</item>
 <item>
<title>Legal.</title>
<description>evet biliyordu. onunla uyuduğum hiçbir geceyi sabaha kurmadığımı. geceyi güneşe bulaştıran, bu legal döngüyü de sevmediğimi. bilerek belki biraz dağıttığımı saçlarımı, elleriyle toplamak için. </description>
<link>https://www.antoloji.com/legal-siiri/</link>
<guid>2027849</guid>
<pubDate>2014-08-01T16:41:00+03:00</pubDate>
<author>Melike Çetinkayalı</author>
</item>
 <item>
<title>Kırık Kum.</title>
<description>Bölüştük kumu ve denizi. deniz yürüdü kum kırılmaktan susamış, kanamış bir mavi ten üzerine. akıp yolunu çizmiş, izini ölmüş, cildine isim yazılmış bir kumsal üzerine. rengini bulamamış, bulanmış ve hatta burkulmuş bir mavi üzerine. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirik-kum-siiri/</link>
<guid>2018774</guid>
<pubDate>2014-07-04T10:57:00+03:00</pubDate>
<author>Melike Çetinkayalı</author>
</item>
 </channel>
</rss>
