<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Melek Ayaz Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Kaybettim Senide...</title>
<description>Suskun bakışların,  Biraz daha derine çekiyor beni.. Anladımki çook erken kaybettim seni,, Sözün bittiği yerdeyim... Artık anlatmaya, Ne gücüm nede nefesim var. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kaybettim-senide-siiri/</link>
<guid>1618889</guid>
<pubDate>2011-10-02T20:37:00+03:00</pubDate>
<author>Melek Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>Suya Yansıyan Sevdandır...</title>
<description>Gün olmuş, açmışım yanlızlığımı yangınlar ülkesi gözlerinde. Seni almışım yüreğime dünyanın en kuytu köşesinde, en mahşeri yerinde, canıma can katmışım, en amansız anımda, seni koynumda saklamışım, yıldız uçmuş dallarımdan, gülü mızrap yapmışım, umudu kalkan...Darmadağan olmuş hayatım, ben sana koşmuşum ölümler ortasında, özlemişim ölümüne, medet bekler olmuşum durgun sulardan, yüreğimin duldasına gizlemişim firar ettiğin sevdanı, titremişim üstüne kapamışım gözlerimi, düşüm olmuşsun, açmışım gözlerimi, kavgam olmuşsun ve doruklardayken yanlızlığım, elimi uzattığımda tutunacak dalım olmuştun...ooofff sonra koptu fırtınaların en amansızı, en amansız yerinde açmışsın en onmaz yaraları...yetmemiş nefesin dorukların havasına, sönmüş gözlerindeki ışık, kaybolmuş hançer yalımı bakışın,,,mümkün olsaydı eğer anlatabilseydim kendime sensizliği, yokluğun kanamazdı...gökyüzü maviliğinde gelinciklerin üstüne, sökerdim seni yüreğimden, ne çareki yer yerinden oynasa ne mümkün seni söküp atmak yüreğimden...ne mümkün seni unutmak...aynı kan, aynı gen ne mümkün unutmak seni Hasan Ayaz ne mümkün... </description>
<link>https://www.antoloji.com/suya-yansiyan-sevdandir-siiri/</link>
<guid>1506353</guid>
<pubDate>2011-01-22T16:00:00+03:00</pubDate>
<author>Melek Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>Hasret Koydum Zamanın Adını....</title>
<description>Hasret koydum zamanın adını güzel bacım...yürürüz, yürürüzde adımlarımızın dili, hep  suskundur bacım vallahide suskundur, billahide suskundur...Offf gül yüzlü bacım, yüreğimizden kuşlar havalanır, turkuaz mavilerde anıların içinde, kanatları ıslak ve solgundur,,,Ah yüreğimin kırkbeş yıllık yarısı, ekmeğimizi, sevinçlerimizi, üzüntülerimizi paylaştığımız, zamanın adını hasret koydum bacım hasret...Acıların yüzü sinsi sinsi sokuldu talan edilmiş ömrümüzün toprağına....acı ve onur aynı iklimi solur hem sende, hemde bende bacım.... Usulca çöktük bacım kimseler anlamadı çöktüğümüzü, yazı hiç görmedik, sonbaharı  yaprakları arasında hep savrulduk, inanki savrulduk, işte bu yüzden  ince, ince  kanıyor geceler bacım, bu yüzden hasret koydum ben zamanın adını Hasret.... Offff gülyüzlü bacım nasıl anlatsam bilmiyorum, inanki bilmiyorum, bedenimize sığmaz oldu bu kankusturan acılar...yangınlar,  anlıyorsun bacım biliyorum, bir yürek ateşi vurdu bizi, yiğit ölümlerle yüz yüze kaldık, hem sen yandın, hemde ben yandım, suya hasret kalmış çorak topraklar gibi...bıraktık özlemin yağmurlarını, varsın yağsın acılarımızın,  ıssızlığımızın üstüne,,,katlansın hüznümüz, hükümlensin yüreğimiz bacım hükümlensin varsın...zaten biz hükümlü doğmadıkmı...çıkmaz bir sokağın suskun çaresizliğinde, yeterki sevgin yüreğimde bana eş olsun, çiçeğe durmuş bir dal gibi, dal gibi diyorum çünkü bir zamanlar çiçeğe durmuş dal gibiydik ikimiz, şimdi ise hasret koydum zamanın adını güler bacım vallahide billahide hasret koydum...hasret... </description>
<link>https://www.antoloji.com/hasret-koydum-zamanin-adini-siiri/</link>
<guid>1465530</guid>
<pubDate>2010-10-15T10:37:00+03:00</pubDate>
<author>Melek Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>Sonsuz  Sessizliğm...</title>
<description>Ben sonsuz çığlığım uçurumlarda,,, Kulakların yüreklerin duymadığı,,, Ben sonsuz sessizliğim, Som kayalarda, Kimsenin uzanamadığı... Yakın beni…..yakın… </description>
<link>https://www.antoloji.com/sonsuz-sessizligm-siiri/</link>
<guid>1451263</guid>
<pubDate>2010-09-12T16:08:00+03:00</pubDate>
<author>Melek Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>Dostlara....</title>
<description>Hayat çok ani ve çok kötü süprüzlerle dolu, lütfen sevdiklerinize sıkı sarılın ve tadını çıkarın....bunu mutlaka yapın... Dönüşü olmayan yollara düştüğünde insan hebesinde, pişmanlık olmamalı.... </description>
<link>https://www.antoloji.com/dostlara-24-siiri/</link>
<guid>1443164</guid>
<pubDate>2010-08-22T22:15:00+03:00</pubDate>
<author>Melek Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>Vicdansız   Kader....</title>
<description>Ey vicdansız kader, Ey vicdansız acı, Yine mi kapımı çaldın, Aldın alacağını, Daha ne istiyorsun? Yine yüreğime, </description>
<link>https://www.antoloji.com/vicdansiz-kader-siiri/</link>
<guid>1443153</guid>
<pubDate>2010-08-22T22:03:00+03:00</pubDate>
<author>Melek Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>Ölüme Değil...</title>
<description>Altı  Mayıs Ölüme Değil Yeniden Doğmaya </description>
<link>https://www.antoloji.com/olume-degil-siiri/</link>
<guid>1388940</guid>
<pubDate>2010-05-06T10:04:00+03:00</pubDate>
<author>Melek Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>Postacı  Almıyor  Bu  Mektubumu....Adresin  Yok....?</title>
<description>Sana yazıyorum Güneşin başka iklimleri aydınlatmaya, başka gönülleri ısıtmaya gittiği şu akşam saatlerinde, kağıdı kalemi elime alıp, seninle dertleşmek yanlızca sana yazmak ve içimdeki özlemin dayanılmaz olduğunu, elbette bir yerlerden görüyorsun...Sen yüreğimde anlam bulan duyguların tek sahibi, sana ait yüreğimin derinliklerinden, kopup gelen artçı şokları anlatmak ve toprağın, alnından öperken yağmur taneleri, tüm benliğimle sana yağmak istiyorum. Her gece dudaklarımdan dökülen kelimelerde sen varsın ve yine sen varsın, yarım kalan hayatın eksik taraflarında... Bomboş ve sessiz kaldırımlarda hep seni haykırıyorum, sensizliğin inadına. Bu sensizlik gecelerinde acının en ücra köşelerine, seni yazıyorum.... </description>
<link>https://www.antoloji.com/postaci-almiyor-bu-mektubumu-adresin-yok-siiri/</link>
<guid>1374733</guid>
<pubDate>2010-04-11T15:25:00+03:00</pubDate>
<author>Melek Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>Dişleri İnsan Etinde...</title>
<description>Günler Entrika Dolu geceyi kovalarken, İtler gibi diş uclarında, Dişleri insan etlerinde, Bu çağın türküsü böyle, </description>
<link>https://www.antoloji.com/disleri-insan-etinde-siiri/</link>
<guid>1374706</guid>
<pubDate>2010-04-11T14:27:00+03:00</pubDate>
<author>Melek Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>Dilek Ve Kirvem Türküsü...</title>
<description>Yüreğini,  yüreğine  koy,  umutlarıyla,  heyecanlarıyla,  sevgileriyle... ve  türkünüzle,  yaşamın  tüm  çıplaklığıyla,  olabildiğince  özgür...bir  uçurtma gibi,  hangi  gökyüzünde  dolaşmak  istersen,  hangi  bulutların  toz  pembe düşleri  arasında  gezmek  istersen...hepsi  yüreğinde... Yüreğindeki,  gökyüzünden,  biraz  mavi  getir,  en  kızılından,  biraz  bulut getir  gözlerinde.... biraz  gökyüzü  getir,  sınırların  olmadığı,  çıkar kavgalarının  kirletmediği... bir  yürek  at  bana,  çalınmamış  gökyüzünden. Yıldızların  aydınlık  gecelerinde,  yüreğini,  yüreğine  koy  ve  göreceksin, türkünüzü  beraber  söyleyeceksiniz.  Gün  ışığını   yüreğinde,  hapsetme, salıver  gitsin... düşlerin  en  olmaz  yerinde  bölünen,  tuz  buz  olan yüreklerin,  duygulara  düşen  çığlıklarını,  bir  bahar  kelebeği  gibi,  çiçek çiçek  kırlarda  dolaşması  gibi,  günün  yirmibeşinci  saatinde  bile  sevginin coşkusuyla,  bahar  selleriyle  yüreğinde  buluşmaya  git... Türkünüzle... sığ suların  bataklığı  olma... özlemleri  biriktirme  gözyaşlarında... bırak gökyüzünde  bir  uçurtma  gibi  mutlu  seyretsin  seni....ve  yüreğini  yüreğine koy  türkünüzü  söyle...mutlu  et  onu... Biliyorsun  dilocan   yürekler,  özgür  atar,   hangi  özlemdir  huysuz  rüzgarları   önüne  katıp   götüren,  yaşadığın  ne  varsa  silip  süpüren, yaşanılmazların,  ulaşılmazların  doruklarında,  nefes  olmak,  ses  olmak rüzgara....düşüncende  bir  mola  ver....ışıktan  bir  yola,  unutmaki, Hasocan...evrende  yanlız  değil...onunla  hesabını  kapat...yüreğine, yüreğini koy...Baranla...Nehirle..umutlara  doğru,  kol  kola  yürümelisin....kardeş sevdası  yüreğinde...kirvem  türküsü   dilinde... </description>
<link>https://www.antoloji.com/dilek-ve-kirvem-turkusu-siiri/</link>
<guid>1213925</guid>
<pubDate>2009-07-06T15:52:00+03:00</pubDate>
<author>Melek Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>Kaç Sefer Çöktüm....</title>
<description>Kaç sefer çöktüm, ölümün kıyısına, bilmemki sevgili dostlar, dostluğumuz düzen değilse, boşa değilse yazdıran yürekler, sizinle olmaya değmezmi...değer dostlarımın arasında olmak paylaşmak, tuz gibi, biber gibi, şeker gibi...evet aranıza geri dönüyorum yavaş yavaş, bütün dost yüreklere candan sevgi ve saygı dolu teşekkürler...ve sen sevgili Hatice Bediroğlu her aşamada yanımda oldun yüreğinle, en derin sevgilerim senin için...sevgiler eksilmez çoğaldıkça güçlenir... melek ayaz </description>
<link>https://www.antoloji.com/kac-sefer-coktum-siiri/</link>
<guid>1207257</guid>
<pubDate>2009-06-27T17:21:00+03:00</pubDate>
<author>Melek Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>Dostlara Teşekkür....</title>
<description>Sevgili Can Dostlarım. Üç ay gibi uzun bir zamandır aranızda olamadım. Geçirmiş olduğum zor bir rahatsızlık nedeniyle, bir müddet daha aranızda olamıyacağımı üzüntüyle söylemek zorundayım, rahatsızlığımı bilen ve beni her adımda takip eden sevgili Hatice Bediroğluna sonsuz sevgilerimi yolluyorum...ee ne yaparsınız dostlar acıların biriktiği yerde, beyin fazla taşıyamıyor yükünü...Beş yılı aşkın antoloji de aranızda bulunmaktan, yürekle yazılan herbir satırı paylaşmaktan onur duydum...Tekrar aranıza katılıncaya kadar   kendinize iyi bakın dostlarım..Eniçten saygı ve sevgilerimle. melek ayaz. </description>
<link>https://www.antoloji.com/dostlara-tesekkur-siiri/</link>
<guid>1102780</guid>
<pubDate>2009-01-16T14:28:00+03:00</pubDate>
<author>Melek Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>Yankılanır..</title>
<description>Beynimin içinde adın yankılanır.. Buğulanan gözlerimde, Hayalin canlanır. Yaşanmaz bu hayat sensizlikle, Dertler çoğalır, Bir yanım sende, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yankilanir-2-siiri/</link>
<guid>1091146</guid>
<pubDate>2008-12-29T17:50:00+03:00</pubDate>
<author>Melek Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>Duman....Gibi...</title>
<description>Binlerce kapıların, kapısız eşiğinden geçtim. Uzandım mevsimlerin ötelerine, ötelerin bir beşinci mevsiminde durdum. Gökyüzünün yüzü çil doluydu yıldızlardan. Yanakları ıslaktı, sildim bulutların kıyılarında, ses yoktu, ben yoktum, kutuplarda bir ev yanıyordu.... Göz yaşlarım sabah yağmurlarından da ıslaktı, çıplaktım gece bir şişe mürekkep gibi dökülmüştü üstüme, bilmediğim bir dereden acılar akıyordu. Özlemin doldukça doluyordu içime, Vampir soyundan gelen kızıl saçlı canavar, zehirli diliyle yaralamıştı bedenlerimizi, hepimiz üşüyorduk, zekam sıfıra düşmüş, bedenim kibrit kutusu, ateş üstüne ateş alıyordu, güneşin gazı bitmişti fitili kurumuş ha söndü ha sönecek, kederli bir kervan gibi alıp başını giden bilinmedik bilinmezlere, bir uçurtma olur sevginin yüzü, kapılanır boşluklarda, yaşı büyümemiş bir çocuk koşar uçurtma iplerinde. Kaçak sözcüklerde yıkılırız,  gelin sesi gibi boşanır ağıtlar,  bir dal kırılır ummadık yerimizden,  türkülerinde  sürgülenen bu geceyi nereye  götürmeliyiz....Dört yanımız ölüme takılı kaldı, güneşin gemisiz yerinde yolları kesilmiş bir boşlukta, gecemiz uyanmıyor.... Beşinci  mevsime verdik güllerimizi ölüm  mevsimi.... </description>
<link>https://www.antoloji.com/duman-gibi-3-siiri/</link>
<guid>1091139</guid>
<pubDate>2008-12-29T17:37:00+03:00</pubDate>
<author>Melek Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>Peşimize Takılan Bu Rüzgar Nereli...</title>
<description>Ah be gözlerinin karasına,  kurban olduğum Erenim,  söyle canım içi,               peşimize takılan bu rüzgar nereli.  Ezbere mecnun olduk,  insan dolu çöllerde,  kolumuzun bir tarafı kırık,  nacar kaldık  türkülerde. Of..Erenim Offf  yastığımız taş oldu  yüzümüze,  yüreğimizi siyah,  beyaz eski fotoğraflara dönüştürdüler.  Erenim umutlarımızı biz doğarken söndürenler oldu.. Tam ağzımız süt doluyken,  kaç çocuk düşüverdi bizim gibi,  sessizce sürükleniverdi erenim,  kaç çocuk...Gecenin sisi içinde,  sarnıç suları gibi, sızıyor uykunun katmanlarına,  Ah be Erenim ruhumuz yolunu şaşırtılmış gibi, bana doğru durmadan gidip gelerek sabahı soruyor... Her yaklaşan karaltıya,  her demir atmış şilebe,  adresini soruyor güneşin adresini Erenim...İşte bak canımın içi şafak söküyor,  bulut silkeleniyor,  Güneşin alaycı bakışlarıyla...gözlerinin masum gülüşüne kurban olduğum,  kaç yerinden deliniyor sis... Uyan kırık kanatlım uyan,  seni vuran silah,  çoktan düştü suya...Canım benim hayat,  her çocuğun anı defterine yazdığı gibi,  bir gemiye benzemez,  benzediğini varsaysak,  sen o geminin,  ne kamarasını bilirsin,  nede güvertesini,  ne kaptan olabildin o gemide,  nede yolcu, ah ciğer parem en güzel günlerin, makina dairesinde geçiyor...O saf temiz çocukluğunun anı defterini yaktılar,  ezdiler un ufak ettiler,  hem senin... hem de benim...Erenim bir şişenin içine koydular bizi,  uçsuz bucaksız sis denizine saldılar canım saldılar vallahi saldılar erenim...Anlayamadık,  erenim hangi savaşın içinde olduğumuzu,  biri çocukluğumuzu çiğneyip geçti,  biri duvarları yıktı,  camları kırdı,  fırtına gelip hayatla aramıza serildi be erenim...Birmilyon kere çoğaltı hüzünleri,  bizi yaraladı...biri ekmeğimizi aldı, biri soğanımızı çaldı,  hiç yoktan vurdular bizi erenim,  vurdular kafesteki kuşumuzu...İçim yanıyor...yüreğim kanıyor,  o kara gözlerine baktıkça vallahide, billahide,  soldurmasalardı yüreğimizi ne olurdu...Senin tarantulanın zehri hiçtir erenim,  hayatımıza akıttıkları zehrin yanında...Biliyormusun canım,  hiçbir hesabımız yoktu kimseyle,  hiçbir aykırı yanımız,  hiçbir yalanımızda yoktu.... Çldılar Erenim çaldılar hayatımızı...Ah Erenim o çalıntının içinde,  Annelerimizin yüreği olmasaydı yanımızda,  dayanamazdık...Erenim...Dayanamazdık... </description>
<link>https://www.antoloji.com/pesimize-takilan-bu-ruzgar-nereli-siiri/</link>
<guid>1042664</guid>
<pubDate>2008-10-14T15:29:00+03:00</pubDate>
<author>Melek Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>Of...Günler...Of...</title>
<description>Of günler of... Gündüzlerin ayrı acı, Ayrı ateş yağmuru, İnsanı sevgiyle yıkamak yerine. Of geceler of... Gecelerin kankırmızısı, </description>
<link>https://www.antoloji.com/of-gunler-of-siiri/</link>
<guid>1039910</guid>
<pubDate>2008-10-10T12:38:00+03:00</pubDate>
<author>Melek Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>Umutlarım...Yalınayak...</title>
<description>Umutlarım... Hep yalınayak dolaştı, Beni ağlatan masallarda, Umut ayakkabılarımı giymek, Ve umutlarıma, koşmak istiyorum.. Müjdelerle gelen güne.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/umutlarim-yalinayak-siiri/</link>
<guid>1037479</guid>
<pubDate>2008-10-06T15:06:00+03:00</pubDate>
<author>Melek Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>Kirvem...Tut... Elimi...</title>
<description>Bırakma elimi sıkı, sıkı tut kirvem... Dağların sırtından,  aşağı bir bulut,  dalga, dalga iniyor,  ağlayan bulutlarmı...? yok kirvem yok,  yüreğindi bulutların gözyaşlarına karışan,  çünkü az ilerde çam kokularının,  yağmura karıştığı yerde,  sevdalı bir yürek,  veda türkülerini söylüyordu,   geri dönülmezliğin acısıyla...Ah kirvem...kumruların  öpüştükleri ağaçların yaprakları,  bir bir dökülüyor,  yağan yağmurun sesine karışan,  sevda fısıltısı,  kuşları bile kendinden geçirdi,  eğer insanlar sevginin yüceliğini bilseydi,  toprak olmanın ne anlama geldiğini,  elbette bilebilirlerdi... Bırakma elimi,  kirvem kara gözlüm...sıkı sıkı tut...bir gül düşüyor gecemize, birde ıslak ıslak gözlerin...yollar hasrete açılıyor kirvem...jilet atar gibi yüreğimize,  ve kokuna burünen ayışıkları,  terletmiyor ellerini, ellerimde yüreğin artık yok... yüreğimde yok...yok artık yerinde...Ah kirvem bir sevdaki bu,  onsuz yaşanmıyor...Ah kirvem ah...çığlıkların yarınlarımdaki düşlerimi vuruyor...ve düne ait,  ne varsa sonbahar gibi hüzünde,  bir renk kurur, Ah kirvem yazgılarımız kanar,  mevsimsiz tutar bizi en olmadık yerimizden...tut kirvem sıkı sıkı tut elimi,  sakın bırakma,  en olmadık zamanda acımasızdır bu sevda,  kanatır yüreğimizi...Ah be kirvem bilirim yüreğindeki ateşi...Dinle kirvem dinle,  sen yirmisekiz yıl paylaştın,  anılarını yaşatırsın,  yüreğinin en güzel yerinde...bense sazımı alamadım...bırak yüreğinde esir ettiğin martıyı...bırak ta deli rüzgarların önünde,  rüzgar gibi,  yalçın  kayalara koşarak...Özgürce...yalın ayak dolaşsın,  kayaların ruhunu duyarak...sen gittinde...ben gidemezmiyim...işte kirvem kayaların nasır bağlayan, duygularının...çığlık çığlık ağlamasıdır...mavi düşlerin ortasında...Ah kirvem suların sessizce yanışı...ve ayın son saatlerinde,  dökülen gümüş tozu yansımalarıydı,  Ah be kirvem...gecemiz karanlık...güllerimiz açmıyor...Ah be kirvem bırak yüreğinde hapsettiğin martıyı özgürlüğe...Ayla doğsun üstümüze...Ah be kirvem...sevmek yürek işidir...sevgide yürümek cesaret ister...tut elimi tut kirvem sıkı sıkı...yürüyelim...ceylanla...ırmağa...Güneşi tutalım elimizle...Nehirlere doğru tut elimi kirvem tut sıkı sıkı tut................. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirvem-tut-elimi-siiri/</link>
<guid>1036083</guid>
<pubDate>2008-10-04T11:33:00+03:00</pubDate>
<author>Melek Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>Barandan Süt Anneye...</title>
<description>Yüreğimizi dağlayarak,  ışığa yürüyelim.  Güneşin doğduğu yerden. Biliyorum  süt  annem yorgun  adımların,  Karanlıkları  çiğnerken,  acı gülümseme  içinde  hayali  gelir  sana...Koşarsın....Dur....Süt....  Annem....Dur....koşamazsın,  gücün yetmez,  cesaretin kırılır,  sana ağlamaklar  kalır....Alev gibi gözyaşlarını,  sessiz sokakların çığlıklarına  taşımak da sana kalır...Ah be  Süt  Annem...Bircom...hani ya umutlar...hani ya  kurduğunuz düşler....doğmayan  umutların  şafaklarında, ne özlem biter...ne de  hasret,  bu nasıl sevdaydı bilemedik....? Sokaklar ağlarken,  gözyaşlarımızın gölgesi gülmez,  Ah bircom...çiğ düştü gecenin ayazına,  kayar  ellerinden,  sevdaya  yenik  düşmüş  bir  martı....sana  bana  hasreti kalır,  hadi Süt.. Annem...Bircom...al yanına   Güneşi,  el ele yürüyelim Nehirde....yüreği  yüreğimizde....yüreğimiz  onunla  ve  yüreğim  hep  senin yanında....Ah  Süt  Annem  Ah....Bircom....bak tuttum ellerini....sıkı...sıkı... </description>
<link>https://www.antoloji.com/barandan-sut-anneye-siiri/</link>
<guid>1002073</guid>
<pubDate>2008-08-12T00:25:00+03:00</pubDate>
<author>Melek Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>MéZEKIN...</title>
<description>MéZEKIN Méze kın ka Kırın a vı bıra yé mın Der é çand i dıl é mın. Lı terıkand Qulıng é asma na.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/mezekin-siiri/</link>
<guid>971735</guid>
<pubDate>2008-06-20T18:05:00+03:00</pubDate>
<author>Melek Ayaz</author>
</item>
 </channel>
</rss>
