<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Mehmet Tombuloğlu Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Aşk Uğrarsa</title>
<description>bir kıvılcımın hülyasından çaldığım düş... gözlerin, bulutlardan dökülen içime dar gelen mevsimlerin ateşinde uçmaktan korlanmış kanatlarımı serinleten... gözlerin, bulutlardan dökülen  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-ugrarsa-siiri/</link>
<guid>1282263</guid>
<pubDate>2009-11-05T12:45:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Tombuloğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Buse, Salkım ve Taneleri</title>
<description>vurgunsun;  iliklerime kadar deniz suyu bedenin en saf alıcısı ey geçtiği yolların izini silen varlığını gözkapaklarıma alıştıran sonsuzluk! ne kadar da zormuş şu çarkı döndüren umuda eklenmek... </description>
<link>https://www.antoloji.com/buse-salkim-ve-taneleri-siiri/</link>
<guid>1216953</guid>
<pubDate>2009-07-10T23:54:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Tombuloğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Hangi Dalın Tomurcuğuna Süreyim Dilimi</title>
<description>iki mum arası düş gezgini bir köşem anlatamam, nasıl da çoğalıyor öfkesi dil ile kalp arasında gölgelendirdiğim sözlerin  sabırdır payına düşen yüreğin yoksa bir utanç anıdır ilk durağı tedirgin nefesin </description>
<link>https://www.antoloji.com/hangi-dalin-tomurcuguna-sureyim-dilimi-siiri/</link>
<guid>1006558</guid>
<pubDate>2008-08-19T10:21:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Tombuloğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Maske</title>
<description>korkusunu saklamaz da; ürkektir biraz yaprağı  gölgesine sığındığım şu dalın, buluttadır bir kolu değişmeden aşkın kuralı, ahh! atacağız maskeleri ve rüzgarın pembe ağzından geleceğiz küçücük bir tebessümle gözlerinin içinde eriyeceğiz  </description>
<link>https://www.antoloji.com/maske-69-siiri/</link>
<guid>955722</guid>
<pubDate>2008-05-22T10:56:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Tombuloğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Sağanağın Açtığı Yaraya Denk Düşen Öfkem</title>
<description>gölgemin ayazında yürüttüğüm yıllarım var ödünç ver yumağını ey acıların kadını* çözülsün ipin; ilmeğinin göçebe rengiyim, çözülsün ipin belki geçer baş dönmesi  </description>
<link>https://www.antoloji.com/saganagin-actigi-yaraya-denk-dusen-ofkem-siiri/</link>
<guid>911675</guid>
<pubDate>2008-03-03T09:53:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Tombuloğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Kefir</title>
<description>ne çıkar üşümüşse gölgem... ah dilim, benim aciz dilim! dünün efkarını, öylece üstüme yığan paslı dişlerimi ağartan, ipsiz uçurtması kirpiğimin bazen cesur, bazen ürkek ünlemle yanımda gezinen öyle keskin ki virajım; </description>
<link>https://www.antoloji.com/kefir-siiri/</link>
<guid>870957</guid>
<pubDate>2007-12-26T13:08:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Tombuloğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Yarasalar inerdi iki dudağımın arasına</title>
<description>dillendi geceye esneyen yıldızın  kılavuzsuz ışığı dinmeyecek, dağları yürüten esintinin ılık nefesi aşkı acıya dönüştüren bir işaretmiş ayrılık boynuma asılmış duruyor karayel iyimserliğimi uğurladığım büyük kavgada kafiyesi dağılmış şiirle yörüngesini yitiren </description>
<link>https://www.antoloji.com/yarasalar-inerdi-iki-dudagimin-arasina-siiri/</link>
<guid>846356</guid>
<pubDate>2007-11-12T17:04:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Tombuloğlu</author>
</item>
 <item>
<title>İmlerin Şafağı</title>
<description>güz boyu yürünmüş zamandır bu şiir ayrı hecelerin ekleriyle bölünmüş sesinde taşıdığı umut kök salar tutkuyla pullanmış düşünceye  arzunun etkisi altında kabuk bağlar yara </description>
<link>https://www.antoloji.com/imlerin-safagi-siiri/</link>
<guid>312186</guid>
<pubDate>2005-09-27T15:05:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Tombuloğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Can Suyundan Yağmurlu Taşkın</title>
<description>içte birikeni söze taşımayı bilenlerin gücüdür: yalnızlık duygusunun o, her şeyi kendi rengiyle sildiği anlarda aniden bastıran yağmura karışmayı başarabilmek acıyı, kuvvetli rüzgarla uzağa savurabilmek;  </description>
<link>https://www.antoloji.com/can-suyundan-yagmurlu-taskin-siiri/</link>
<guid>229816</guid>
<pubDate>2005-02-02T14:27:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Tombuloğlu</author>
</item>
 <item>
<title>İçimde Keşfettiğim Yalın Keyfin Pusulası</title>
<description>ışıldayan fosforunla tenimde geniş iz bırak ey yinelenen anılarla depreşen kaosun kıvılcımı ne güzeldir ateşin düşerken yere kim bilir daha kaç rüzgar geçecek hecelerimden sönmeyi bilmediğine göre  </description>
<link>https://www.antoloji.com/icimde-kesfettigim-yalin-keyfin-pusulasi-siiri/</link>
<guid>172121</guid>
<pubDate>2004-07-06T12:55:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Tombuloğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Yarım İmge, Güvenli Gelgit</title>
<description>dudaklarımda öperek kutsadığım  gümüş akıntısı gecenin içinden geçen yorgun ama alkımlı gözleri aşkın tükenmez ateşiyle dağlı bir oylum köz dü yaprağın yer çekiminde dökülsündü, döküldü külü </description>
<link>https://www.antoloji.com/yarim-imge-guvenli-gelgit-siiri/</link>
<guid>147354</guid>
<pubDate>2004-04-01T13:01:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Tombuloğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Budaközüyüm</title>
<description>budaközüyüm geçip gidişini gördüm zamanın sürgünümü bekledim dönüşünü sağlamak için bulutsuz Mayıs akşamlarının ömrümden eksilterek sevdim </description>
<link>https://www.antoloji.com/budakozuyum-siiri/</link>
<guid>135230</guid>
<pubDate>2004-02-11T09:23:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Tombuloğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Maya</title>
<description>yıllanmış uğultusuyla taşın uyağına sokuldum fısıltı eşliğindeydi sözün derinliği sonuna kadar açtım ruhumun kapılarını ve bekledim rüzgar yönünü değiştirmeden yeniden buluştum o nağmeyle </description>
<link>https://www.antoloji.com/maya-2-siiri/</link>
<guid>130274</guid>
<pubDate>2004-01-20T12:41:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Tombuloğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Dizginsiz Koşular</title>
<description>şarkısı bitti büyülü sözlerin dilde alçalan ses de bulutlandı bütün çiçekler soluyor o kayıp bahçede denizleri özlemiyorum eskisi gibi artık çağırmıyorum balkonuma kumruları ortak etmiyorum suskun bakışlarıma </description>
<link>https://www.antoloji.com/dizginsiz-kosular-siiri/</link>
<guid>117345</guid>
<pubDate>2003-11-20T10:33:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Tombuloğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Vefa</title>
<description>uzun bir arayıştan sonra bulup kapı eşiğinden uğurladığım onca vefa… eskiden böyle sinmezdim ateşini yaktığım şüphenin sessizliğine durmaksızın yanan bir alevin üstünde tüten avucumdaki şu sefil bahar, uzatsaydı iklimi </description>
<link>https://www.antoloji.com/vefa-9-siiri/</link>
<guid>116926</guid>
<pubDate>2003-11-18T09:47:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Tombuloğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Tümsek</title>
<description>nicedir suyu kıyıya vurmaz denizimin dilimde bir kanat çırpımı serin söz: sessiz ağlayan tümsek olur nemini kağıda düşürür düşürmez omzunda sönmüş bir yıldızın ağırlığıyla  </description>
<link>https://www.antoloji.com/tumsek-siiri/</link>
<guid>105198</guid>
<pubDate>2003-09-08T09:27:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Tombuloğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Haydut</title>
<description>kimi zaman derin kuyular açıyorum acıdan süzülmüş yüreğime; sustukça birikiyor biriktikçe çekiyorum arınmış suyunu  parmaklarımın hünerini sınayan bu maceram bir haydut gibi yakıp meşalesini, ilerliyor </description>
<link>https://www.antoloji.com/haydut-siiri/</link>
<guid>95982</guid>
<pubDate>2003-07-11T12:48:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Tombuloğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Düğme</title>
<description>'Ne bilinçli yaşamdan engin sancı ne can taşımaktan daha büyük bir acı vardır' Darıo  bütün sesler uydu ışığın ahengine </description>
<link>https://www.antoloji.com/dugme-3-siiri/</link>
<guid>94814</guid>
<pubDate>2003-07-03T12:50:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Tombuloğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Ah özlemin bu kaçamak tutkusu</title>
<description>Koyu bir sis dalgasının gölgelendirdiği yüzümde sonsuz ürpertisini üstümde taşıdığım rüzgar hep aynı düşünceden uzayan mesafeleri hiç yorulmadan kat eden irade pul pul düşlerinden serpilerek dökülüyor gibi sabahların hercai alnına: </description>
<link>https://www.antoloji.com/ah-ozlemin-bu-kacamak-tutkusu-siiri/</link>
<guid>94063</guid>
<pubDate>2003-06-27T10:38:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Tombuloğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Hasat</title>
<description>Yüklü bir taş gibi kuyusuna düştü  içimdeki ormanı tutuşturan bir avuç anı karanlık suyunu döktüğü yerde gecenin tasası yokmuş dünün, bilemedim şahittir dudağımda çatlağını hissettiğim güz  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hasat-3-siiri/</link>
<guid>93760</guid>
<pubDate>2003-06-25T09:37:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Tombuloğlu</author>
</item>
 </channel>
</rss>
