<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Mehmet Reşat G&#252;ney Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Seda</title>
<description>Sadece bir ses verdi ağaca zincirlenmiş yeşilinden. Ufukta beliren kapkara bir bulut gözlerimin ucunda söndü.  İsli bir dünya bıraktı geriye; </description>
<link>https://www.antoloji.com/seda-40-siiri/</link>
<guid>3774673</guid>
<pubDate>2025-12-30T18:50:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Reşat Güney</author>
</item>
 <item>
<title>Kıvılcım</title>
<description>BENLİĞİMDE KIVILCIM ✨ M. Reşat Güney  Kıvılcım kıvılcım parlar ta içerim Ben sevmeyi ta ezelden bilenim Kadim dostum, vefa bilenim </description>
<link>https://www.antoloji.com/kivilcim-116-siiri/</link>
<guid>3753729</guid>
<pubDate>2025-11-02T21:27:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Reşat Güney</author>
</item>
 <item>
<title>Takıldı</title>
<description>  Takıldı pergelimin ucuna Bir balık misali siluetin Durdu gözlerimde O kadim buğulu gözlerin </description>
<link>https://www.antoloji.com/takildi-3-siiri/</link>
<guid>3753556</guid>
<pubDate>2025-11-02T12:15:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Reşat Güney</author>
</item>
 <item>
<title>Yazdı</title>
<description>Yazdı alem hak üçün Döndü kalem yar için Söndü halem  zar için Vehimi darda kaldın Yalvar Rabbe can için Vehimi </description>
<link>https://www.antoloji.com/yazdi-2-siiri/</link>
<guid>3751803</guid>
<pubDate>2025-10-29T19:25:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Reşat Güney</author>
</item>
 <item>
<title>Ey zani</title>
<description>Ey zânî, suizan etme Sanma ki fânî, aşk bâkî; Etme eyleme, ölüm vâkî. Masivâya dalıp gitme, Dağın ardı düz ve sâkî.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ey-zani-siiri/</link>
<guid>3751801</guid>
<pubDate>2025-10-29T19:22:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Reşat Güney</author>
</item>
 <item>
<title>Bir ses</title>
<description>Sadece bir ses verdi ağaca zincirlenmiş yeşilinden. Ufukta beliren kapkara bir bulut gözlerimin ucunda söndü.  İsli bir dünya bıraktı geriye; </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-see-siiri/</link>
<guid>3751799</guid>
<pubDate>2025-10-29T19:20:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Reşat Güney</author>
</item>
 <item>
<title>Saraylar yükselirken</title>
<description>Yeni Türkiye: Saraylar yükselirken Adalet, adli bir vak'a. Hastaneler duble lüks. İçerde ruhlar, ilaç kolik Ah, bu süreç ne komik azizim, Her köşe, bir tımarhane artık. </description>
<link>https://www.antoloji.com/saraylar-yukselirken-siiri/</link>
<guid>3748062</guid>
<pubDate>2025-10-18T23:32:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Reşat Güney</author>
</item>
 <item>
<title>Ne gezersin</title>
<description>Vehimi ne gezersin batık sularda hiç mi üşenmedin yalnızlığında? yerinde kalsın uykulu karanlığın kollarını aç! gök mavi boşluğa. kanatlan huzur kuşağına bak! mutluluk, deniz kadar mavi </description>
<link>https://www.antoloji.com/ne-gezersin-4-siiri/</link>
<guid>3585042</guid>
<pubDate>2024-05-28T17:04:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Reşat Güney</author>
</item>
 <item>
<title>Varol’sun Güzergâh</title>
<description>Bir hafta önce başladığımız İftarda Güzergâh organizasyonu nihayet gerçekleşti. Yıllar önce büyük bir iştiyakla başladığımız müesses buluşmalarımız ilk günkü heyecanını barındırıyordu. En azından benim içim kıpır kıpırdı. Hala heyecanını kaybetmemek ne güzel hazdı… Baştan aşağı heyecanın sıcak neşvesi her yanımdaydı. Hava güzel. Mis gibi yağmurun ıslattığı bereketli bir günün akşamındayız. Saat 6,30’da Fatih’i almamla başladı ilk hareket. En erken biz vardık Sultan Kebap’a… Masanın en başındaki alana oturup sohbete başladık… Sohbetimiz sanki kaldığı bir yerden yeniden başlamıştı hiç ara vermemişti. Ya da bana öyle gelmişti. Az sonra Hüseyin geldi. İftara kadar yürüyelim dedik. Ağır adamlılarla yürüdük sanayi istikametine. Ortalık bir telaşe pür telaşe… Oruçtan ziyade her günkü karmaşanın verdiği bir telaşe var. Arabalar vızır vızır. Döndük mekânımıza ağzımızda orucun verdiği sabır kokusu, yüzümüzde gülümsemenin, mutlu olmanın enfes kardeşliği... Güzel duygular adına ne varsa yaşamış ve daha fazlasını yaşamak için kardeşlerimizi bekledik. Nerde buluştularsa arkadaşlarımız toplu halde iftara 10 kala mekâna düştüler. Ve başladı bizim 30 yıllık muhabbet… Selam ve sarılmaların ardından keyifler, kederler soruldu, içtima alında 4 fire ile kutsal 15 sayısına ulaşamadığımız anlaşıldı. Yıllar sonra sınıf arkadaşımız baş kopyacı  Abdullah Işık’ı görmek güzeldi. Hakeza Yaşar Abay gibi çiftçiliği gönül işi yapmış kardeşimizi görmek de güzeldi. Fransa şubemiz bir telgrafla mesajını iletti. PTT şubemiz Halo cikciki  telefonlara bile bakmayarak nasıl bir kazma olduğunu yine ispatladı. Uğur ve Nurettin kardeşimiz iftardan sonra geleceklerdi. Siparişlerin ardından sabır ve iştiyakla Ezan vakti beklendi. Şairin deyimiyle; ‘o an ki hayatımın her anı, O’nu bekledim o anı her an gibi’… Kulağımda şairin bu beyti dolaşırken huzurun her anını iliklerime kadar hissettiğimin farkın bir kez da vardım. Ya azizim oruç nasip işiydi. Bu nefis lezzeti tatmadan devir daim eden hayatları düşününce onlar için bir kez daha üzüldüm. Ezan okundu. Dualarla başlayan oruç açıldı. Aslında nefsin terbiyesinin ödülü idi iftar. Çorbalar içildi, arada namaz kılmaya çıkıldı yine yemeğe devam edildi. Belki çok farkında değillerdi ama bu yaptıkları çok basit bir ritüel gibi gözükse de çok değerliydi. Kokuşmuşluğun hüküm sürdüğü bu çarpık düzende, bu gençlerin yaşadığı hayat tarzı, aslında toplumun mihenk taşı, bin yıllık bu toprakların mayasıydı. Bu aziz vatanda inşallah ‘’Türk Beklenendir’’ şuurunu Rabbim bizden eksik etmesin. İftarlar açıl, duasını Reşat yaptı… Dua biter bitmez Serdar’dan ani bir atak geldi;’ee Reşat kardeşim bundan sonra ne yapacağız? ’Sabırsız serdar hep aynı sorardı Reşat da ‘spontane(kendiliğinden) ‘karşılığı verirdi. Serdar’ın ‘lütfen Türkçe kelime kullanalım kardeşim ’ifadesini Ensari ani bir atlamayla ‘İbrahim’in dükkâna gidelim namaz kılıp çay içelim, herkese tek tek sordu’ heyette kabul gördü. İbrahim’in Dükkânındayız… Uğur ve Nurettin de katıldı aramıza. İbrahim çay koydu. Ramazan imam oldu bize yassı namazını da kıldırdı. Pek de ihlaslı kıldırdı, gerçi teravihi farz namazdan daha geç kıldırdı. Ömer fark etti bu işi birbirimize bakıp gülümsedik. Bir de aşrı şerif okudu, içimden ‘’ tam da imamlık yapacak adam’’ diye geçmedi değil. Ah Ah maalesef o kadar azınlık kaldık ki; menfaatsiz sadece Allah için seven Kadim Dostlar olarak… Bir acı hüzündür bu ben de hep, nereye baksam çivisi çıkmış, saçma bir yaşam kaygısının dünyevileştirdiği insanlar…28 şubatta darbeye maruz kalan insanların, iktidar olmasıyla sadece şekle hapsolan, yozlaşan muhafazakarlar. Tüm bunların sebebinin, Şahsiyetli bir Eğitim Doktrini uygulama başarısını gösteremeyen (muhafazakâr) siyasal iktidardır. Biraz belki ağır olacak bu Reşat’a göre ihanettir.23 yıllık ihanet… </description>
<link>https://www.antoloji.com/varol-sun-guzergah-siiri/</link>
<guid>3477594</guid>
<pubDate>2023-06-09T12:05:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Reşat Güney</author>
</item>
 <item>
<title>Kurdun ölümü</title>
<description>Kurdun Ölümü Kaslı gövdesi sendeledi önce Keskin gözleri kırış kırış oldu Sesi inlemeye karıştı Gök yeleli, gök tüylü soylu kurt  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kurdun-olumu-siiri/</link>
<guid>3477589</guid>
<pubDate>2023-06-09T11:38:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Reşat Güney</author>
</item>
 <item>
<title>Kadim dostlar</title>
<description>Dost kim imiş bilmez iken Bir bakraçta ayran içen Huylu suylu candan içten Hepsi diri kadim dostlar...  Serdar Reşat Fatih gibi </description>
<link>https://www.antoloji.com/kadim-dostlar-5-siiri/</link>
<guid>3359243</guid>
<pubDate>2022-05-03T09:08:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Reşat Güney</author>
</item>
 <item>
<title>Güzel Türkçem</title>
<description>Dört artı üç yedidir Pek de güzel ölçüdür Dilime çok yakışır Güzel dilim Türkçedir...  İlim irfan diyarı </description>
<link>https://www.antoloji.com/guzel-turkcem-8-siiri/</link>
<guid>3293209</guid>
<pubDate>2021-10-09T23:09:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Reşat Güney</author>
</item>
 <item>
<title>Cumartesi</title>
<description>Bugün cumanın ertesi.... Zaman hızlı geçiyor vehimi. Gün gün aksıyor zamanın gür sesi. Sakağında kır çiçekleri... Sende mi oldun zamanın aziz esiri. </description>
<link>https://www.antoloji.com/cumartesi-61-siiri/</link>
<guid>3293206</guid>
<pubDate>2021-10-09T23:07:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Reşat Güney</author>
</item>
 <item>
<title>Babama</title>
<description>Babama ve tüm babalara  Gurbet eli diyardır Rızkındadır babalar. Yad elinde gariptir Garibandır babalar... </description>
<link>https://www.antoloji.com/babama-258-siiri/</link>
<guid>3261027</guid>
<pubDate>2021-06-14T17:46:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Reşat Güney</author>
</item>
 <item>
<title>Bayrak</title>
<description>Güneşi bayrak ettiler,  Göğü örtü.... Düşmana karşı mahir ve mert, mazluma karşı kalkandılar. Kanlarınının düştüğü yeri yurt edindiler. Hilali taktik peygamberi önder bildiler. At üstünde ok atıp, kılıç çalmakta pek mahirdiler.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bayrak-176-siiri/</link>
<guid>3182033</guid>
<pubDate>2020-10-27T23:24:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Reşat Güney</author>
</item>
 <item>
<title>Can</title>
<description>Can dedin mi akla gelir kardaşın Sözün dilin aşka gelir can diye Eğme keman gibi yaylanan kaşın Gardaşımsın benim can Azerbaycan  Eğilmez başım bükülmez bileğim </description>
<link>https://www.antoloji.com/can-256-siiri/</link>
<guid>3182032</guid>
<pubDate>2020-10-27T23:23:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Reşat Güney</author>
</item>
 <item>
<title>Ateşin çocukları</title>
<description>Ateşin çocukları toprak olsun.  Üzerine zehir zıkkım dökülsün. Kara Baykuş üzerine tünesin. Beddua etmesem bize yakışmaz.  Zamanın silahı bize kalemdir </description>
<link>https://www.antoloji.com/atesin-cocuklari-8-siiri/</link>
<guid>3182031</guid>
<pubDate>2020-10-27T23:22:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Reşat Güney</author>
</item>
 <item>
<title>Dedim</title>
<description>Dedim:Sol yanındaki bere  midir? Dedi:Berem en uzak derindedir. Dedim:Vuslatın Hangi saattedir? Dedi:Uykudan kaldırman gerekir.  Dedim:Hicranımdır şavkım üstüne. </description>
<link>https://www.antoloji.com/dedim-83-siiri/</link>
<guid>3182030</guid>
<pubDate>2020-10-27T23:21:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Reşat Güney</author>
</item>
 <item>
<title>Elif gibi</title>
<description>Elif gibi anahtar oldun ilkin. Sonra vav misali hafif eğildin Gönlüm oldun, kulun için dirildin Kullar beni gül yarimden ayırdı...  Beni sokak hokkabazı mı sandın? </description>
<link>https://www.antoloji.com/elif-gibi-6-siiri/</link>
<guid>3182029</guid>
<pubDate>2020-10-27T23:20:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Reşat Güney</author>
</item>
 <item>
<title>Eren Alplere</title>
<description>Hak gayreti gösteren Erenlere Yurda düşmanı sokmayan Erlere Yaşayan tüm kahraman Gazilere Bu garip  kulun gür sedası vardır  Zambak zambak gönüllere açarız </description>
<link>https://www.antoloji.com/eren-alplere-siiri/</link>
<guid>3171588</guid>
<pubDate>2020-09-24T22:38:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Reşat Güney</author>
</item>
 </channel>
</rss>
