<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Mehmet Karasu Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Ellerin</title>
<description>Ne çok sevdim seni, ellerin bir bahardı Bestelenmeye kıyılmayan boyun Tüm aşk şiirlerine meydan okurdu Tüm şiirlere ve kazanılmış bütün zaferlere  Dönüşünü beklerken kenarında perdelerin </description>
<link>https://www.antoloji.com/ellerin-215-siiri/</link>
<guid>3365087</guid>
<pubDate>2022-05-21T23:09:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Karasu</author>
</item>
 <item>
<title>Ne yapılsa gerektir</title>
<description>bana göre sağ, ona göre sol elmacık kemiğimin bitiminden kulağa kadar dalı yüzümü çizen dutu kesmişler dağ başı mı burası eceliyle ölsün bir ağaç şehrin içinde ankara’dan eski bir mahalle  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ne-yapilsa-gerektir-siiri/</link>
<guid>3363955</guid>
<pubDate>2022-05-17T20:18:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Karasu</author>
</item>
 <item>
<title>İçtihâtsiz bir şiir</title>
<description>devrimci bir tutum gibi azalan, havva’nın çocukları gibi çoğalan bir kimsesizlik ve kimsesizliğimiz; sanki bir lara fabian konseri kadavrasından öpüyorum mutluluğun  </description>
<link>https://www.antoloji.com/eksik-gun-siiri/</link>
<guid>3355933</guid>
<pubDate>2022-04-21T23:23:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Karasu</author>
</item>
 <item>
<title>Bir ihanet konuşması</title>
<description>Kocaman bir gece Gecenin içinde yoksun Yokluğunun yaşandığı bir gece işte Seni ilk kez aldattığım Şiire düşmüş iki gözle Sana çok benzeyen kirpikleri ok </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-ihanet-konusmasi-siiri/</link>
<guid>3345117</guid>
<pubDate>2022-03-17T14:00:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Karasu</author>
</item>
 <item>
<title>Elma</title>
<description>ne dersem  diyeyim elma da dahil çıkma </description>
<link>https://www.antoloji.com/elma-87-siiri/</link>
<guid>3344483</guid>
<pubDate>2022-03-14T23:25:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Karasu</author>
</item>
 <item>
<title>Ne</title>
<description>insan sevdiğine son kez bakamaz oysa ben deşilen bir yaranın nereye akacağını bilmeden, ellerim ceplerimde, bir gitmek sakladım bir gitmek ki; </description>
<link>https://www.antoloji.com/ne-ne-11-siiri/</link>
<guid>3342724</guid>
<pubDate>2022-03-09T22:29:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Karasu</author>
</item>
 <item>
<title>Sonra</title>
<description>Sonra sustum. Çok konuşunca olan şey: Konuşmak, anlatmak anlamsız gelmişti birdenbire. Belki de, katlanıp kaldırılması gereken şeyleri buruşturmuştum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sonra-224-siiri/</link>
<guid>3342294</guid>
<pubDate>2022-03-08T11:02:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Karasu</author>
</item>
 <item>
<title>Sevme biçimleri</title>
<description>Liberal yalnızca kendini sever, Milliyetçi yalnızca milletini sever,  Dindar yalnızca ümmetini sever. Sosyalist ise, ezenler, sömürenler dışında tüm insanları sever, dünyayı sever, doğayı sever, hatta kendinden başka herkesi sever! </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevme-bicimleri-siiri/</link>
<guid>3341796</guid>
<pubDate>2022-03-06T18:31:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Karasu</author>
</item>
 <item>
<title>Yazma biçimleri</title>
<description>Eskiden, yâr deyince kalem elden düşüyordu, şimdi ise metrekareye on beş şair düşüyor… Artık elimize kalem almadan da yazabiliyoruz. İnternet dünyasıyla paylaşıyoruz saniyeler içinde yazdığımız ve adına şiir dediğimiz o metinleri. Ya da yüz kırk karaktere sığdırdığımızı düşündüğümüz o ruh halimize edebiyat diyoruz. Günümüzde herkes biraz yazar, biraz şair olarak geçinmiyor mu? Kişisel sayfalarına bakınca daha on beşinde bir delikanlının aşk acısıyla karşılaşmıyor muyuz? Ve yazmak için illa acılı olduğumuz günleri seçiyoruz.  Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizin her köşesinde sanal klavye taşıyanlar acaba şiirin, edebiyatın hakkını hangi ölçüde verebiliyor? Üzerinde günler, geceler geçirmeden dakikalar içinde yazdığı yazılar, usta yazarlara ayıp olmuyor mu? Tamam biliyoruz, acınız büyük. Yazıp rahatlamak istiyorsunuz. Ama şiirin kolunu kanadını niye kırıyorsunuz? Belli kalıplar etrafında aynı sözleri sarf edince valla şiir olmuyor. Kim size “güzel olmuş, harikasın, vaauuv” demişse billah yalan. Ne demiş şair: “benim yazmak için çırpındığım gecelerde siz yoktunuz.” Yani adamcağız diyor ki, gel etme eyleme, şiir demeden önce bir kez daha düşün.  Basit gibi görünse de, ortalıkta fazlalık olan ve bazen de kirlilik yapan onlarca metin geziniyor. Ama gençler ne yapsın? Ülkede en çok satanlar arasında olan kitaplara bakınca onlara kızmamak gerek. Süpermarketlerde sakız reyonunda satılan ucuz, basit kitaplar dolanırken kaliteli olanı görmez göz. Okumayınca da yazdıkları “düz metinden” öteye geçmez. Öyle eline şekersiz çay alınca, ortam ışığını azaltınca da yazılmıyor şiir denen meret. Gel sen Şaban’a kulak ver. Ne de güzel yazmıştı Tosun Paşa’da Daver’in kızı Leyla’ya: "Aşk, kalbimi yakan volkan gibidir </description>
<link>https://www.antoloji.com/sende-mi-sair-oldun-brutus-siiri/</link>
<guid>3339571</guid>
<pubDate>2022-02-27T17:48:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Karasu</author>
</item>
 <item>
<title>Yeni mi yıl?</title>
<description>Bir senenin daha kapısını çekerken yaşayan her adem gibi neon ışıklı ve kocaman başlıklarla yazılmış dileklerden birkaçını tutmak için elimi daldırdığım keseden, bu sene klişe çıkaramıyorum. Mutluluk istiyoruz hepimiz, huzur sonra,  illa ki sağlık gergefinde ama. Bir sürü şey daha. Bunların birer piyango gibi büyük umutlarla dilenip  hepsine bol bol kavuşulduğunda dahi elde bir oyuncak gibi çoğu zaman sıkılıp kenara atıldığını hatta bazen burun kıvrılıp beğenilmediğini deneyimleyecek kadar sıkıştırılmış kocaman bir ömür bıraktım arkamda. Şimdi oturduğum bu ömür kıyısından öylece akan hayatıma bakıyorum. Gelenler, gidenler, geçenler,  takılıp  bir parçasına Altında akan suya inat direnenler. Hepsi burada. Hepsi Bu kaynaktan çıkıp Kavuşacağı öbür kaynağa doğru yol alıyor. kimi azimle kimi inatla kimi  ama hepsi kendi ritminde akmakta. Bu kıyıda her şey daha berrak. Bizden önce dünyaya düşüp koskocaman bir hayat devirmiş , çoklarının ömrün bir yerinde fark ettiği o eşikteyim. Ne nereye akacak, kimi hangi dala taksam da tutsam, şu eşsiz  insanı nerede saklasam diye düşünmekten bitap düştüğüm bir yılda O efsunlu  keseden yeni bir dilek tutuyorum </description>
<link>https://www.antoloji.com/yeni-mi-yil-2-siiri/</link>
<guid>3319726</guid>
<pubDate>2021-12-31T22:54:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Karasu</author>
</item>
 </channel>
</rss>
