<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Mehmet Babayiğit Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Gel Artık</title>
<description>Sus yar yaklaş yanıma Aşkını sal kanıma Kıyma yazık canıma Vuslat bitsin gel artık  Aldım ismin dilime </description>
<link>https://www.antoloji.com/gel-artik-322-siiri/</link>
<guid>2275125</guid>
<pubDate>2016-08-30T00:43:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Babayiğit</author>
</item>
 <item>
<title>Selma</title>
<description>Sürmemi çektin gözüne Nurlarmı yağdı yüzüne Dönmek mi isten özüne Bu ne ki acelen Selma  Kanser olmuşsun diyorlar </description>
<link>https://www.antoloji.com/selma-7-siiri/</link>
<guid>2007000</guid>
<pubDate>2014-06-02T20:48:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Babayiğit</author>
</item>
 <item>
<title>Kaybbetim</title>
<description>Güneşin batışında aya sor Kaybettim kendimi bulamadım Yüce dağlardaki bir kar 'a sor Kaybettim kendimi bulamadım  Gidişinde arkandan bakınca </description>
<link>https://www.antoloji.com/kaybbetim-siiri/</link>
<guid>2006998</guid>
<pubDate>2014-06-02T20:44:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Babayiğit</author>
</item>
 <item>
<title>Hallerimiz</title>
<description>Otururuz tembel tembel Biz ne hale geldik ya rab Çeviririz dilde çember Biz ne hale geldik ya rab  Televizyon başındayız </description>
<link>https://www.antoloji.com/hallerimiz-7-siiri/</link>
<guid>2006997</guid>
<pubDate>2014-06-02T20:41:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Babayiğit</author>
</item>
 <item>
<title>Ağladım</title>
<description>han buldum yolda yoruldum yola bakarken ağladım kirli su idim duruldum çaya akarken ağladım  yolum düştü derelere </description>
<link>https://www.antoloji.com/agladim-178-siiri/</link>
<guid>2006995</guid>
<pubDate>2014-06-02T20:37:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Babayiğit</author>
</item>
 <item>
<title>Babam Bayramın Mübarek Olsun</title>
<description>Askerlikten beri gurbet eldeyim Babam bayramınız mübarek olsun Şimdide poyraz denilen yeldeyim Babam bayramınız mübarek olsun  Ayrı kaldık yine canın sağulusun </description>
<link>https://www.antoloji.com/babam-bayramin-mubarek-olsun-siiri/</link>
<guid>1819020</guid>
<pubDate>2013-01-19T22:56:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Babayiğit</author>
</item>
 <item>
<title>Kala Kaldım</title>
<description>Yıllanmış hazine gibi topraklarda Kaldım be kala kaldım sensiz kaldım İsa’nın gerildiği çarmaklarda Kaldım be kala kaldım cansız kaldım  Dört tarafında dört mevsim yaşardım </description>
<link>https://www.antoloji.com/kala-kaldim-7-siiri/</link>
<guid>1812830</guid>
<pubDate>2013-01-06T21:25:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Babayiğit</author>
</item>
 <item>
<title>Ya Rab</title>
<description>Şikâyet değil sitem değil bunlar Sakın gücenme sözlerime ya rab Parmaklarında oynatıyor şunlar İman kuran yok özlerinde ya rab  İnsanız diye üstlenmişler suçu </description>
<link>https://www.antoloji.com/ya-rab-121-siiri/</link>
<guid>1797419</guid>
<pubDate>2012-12-03T15:12:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Babayiğit</author>
</item>
 <item>
<title>Bayram Gelmesin</title>
<description>Sen gittin gideli boynumuz bükük Yuvamız, evimiz, barkımız dökük Yakamda, gömleğimde düğmem sökük Söyleyin annemsiz bayram gelmesin  Gittin gideli sanki sürgündeyim </description>
<link>https://www.antoloji.com/bayram-gelmesin-2-siiri/</link>
<guid>1788895</guid>
<pubDate>2012-11-12T13:26:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Babayiğit</author>
</item>
 <item>
<title>Hastane</title>
<description>Vardım hastaneye çare bulmaya Karar verdiler orda kalmaya Doktorlarda geldi iğne vurmaya Aman doktor çok acıtma yaramı Unutamam yavruları sılamı  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hastane-38-siiri/</link>
<guid>1777838</guid>
<pubDate>2012-10-14T01:57:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Babayiğit</author>
</item>
 <item>
<title>Çat Dedi</title>
<description>Gönül kızdı kendi kendine Git kızgın belaya çat dedi Sualsiz boyuna enine Çıkıp şu dağları yak dedi  Sus dedim sakın ha sukut et </description>
<link>https://www.antoloji.com/cat-dedi-siiri/</link>
<guid>1746910</guid>
<pubDate>2012-07-25T22:40:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Babayiğit</author>
</item>
 <item>
<title>Kimlere Yadım</title>
<description>Aldım elime kalemi kâğıdı
Ben bu destanları kimlere yazdım? 
Başlamışken Kerkük denilen ağdı
Tutum birde Azer, Türkmen’e yazdım

Analardan başlasın dedim yazı
Ana görmedim hep yaşadım kışı
Sızlamasın dedim mezarın taşı
Tutum anamın yazgısına yazdım

Babamda aklıma geldi sonradan
Ömrü geçti ağlamakla durmadan
Evlat nedir halim diye sormadan
Tutum babamın özgüsüne yazdım

Ne olacak diye devletin hali
Çekilsin diye pisliklerin eli
Duyuramamışsım belikli sesi
Tutum devletin haçlısına yazdım

Yalanı riyayı görmüşken diye
Seslerini çıkarmıyorlar bile
Hani olurya dokunur söz siye
Tutum sesizlerin diline yazdım

Durmadım hep aradım haklıları
Hak haklının dedim çiz hudutları
Gördüm haddini aşan hukukları
Tutum hudutsuzun leşine yazdım

Kovaladım aşk denilen sevdayı
Vatanımda buldum ben bu havayı
Sevilmezmiş insanların alayı
Tutum aşksızların yüzüne yazdım

Gördüm köşkler ne saraylar ne hanlar
İçinde insan yerine hayvanlar
Durmuş vatan kaderini yazanlar 
Tutum kaderin cilvesine yazdım

Ağır dediklerimi tarttım tek tek 
Ağırlıktan bi çare grama denk
Aldatmışlar vatan millet diyerek
Tutum gramın elemine yazdım


Hakikat var dedim kendi kendime
Çare aradım çaresiz derdime
Mehmedim gözmü dikmişler ülküme
Tutum göz dikenin gözüne yazdım.

MEHMET BABAYİĞİT
YETİM MEHMET) </description>
<link>https://www.antoloji.com/kimlere-yadim-siiri/</link>
<guid>1730969</guid>
<pubDate>2012-06-17T11:46:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Babayiğit</author>
</item>
 <item>
<title>Gönüle Gönül Verdim</title>
<description>Söz dedi dönerim diye, söz verdi özüme
Döndü gibi dönmedi gönül verdim gönüle
Güvendim her kelimesine güldüm yüzüne
Ama işte dönmedi gönül, verdim gönüle.

Turnalardan selamı geldi, kendi gelmedi
Gönlüm fermansız kaldı gibi, yüzüm gülmedi
Ellerin diline düştümde gönlüm bilmedi
Bekledim de dönmedi gönül, verdim gönüle.

Tufanı bir ayrı, kendi ayrı ızdıraptı
Sanki sazıma vurduğum ayrı mızraptı
Gözleri avcılarıda avlayan mızraktı
Uslan demedim mi ben gönül, verdim gönüle.

Zeytinden kara gözleri, hilaldir kaşları
Esen poyrazmıdır bilemedim ki saçları
Kar tanesi kışları, güneş oldu yazları
Çaldıda seni benden gönül, verdim gönüle.

Uzundur parmakları, inci gibi dişleri
Ne âşıktır ne boştur, bir gariptir işleri
Yüreğimde yorganım olsun dedim kışları
Anlamadı bilmedi gönül, verdim gönüle.

Şimdi ben garip o da ızdaraplı hallerde
İntizar verdim duymasın, tek ıssız yerlerde
Yetim Mehmet sanma ki aşkın, sevdan dillerde
Gizlidir bilmesinler gönül, verdim gönüle.

MEHMET BABAYİĞİT
(YETİM MEHMET) </description>
<link>https://www.antoloji.com/gonule-gonul-verdim-siiri/</link>
<guid>1730968</guid>
<pubDate>2012-06-17T11:43:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Babayiğit</author>
</item>
 <item>
<title>Ankara</title>
<description>Taşına kurban gözümün nuru Ankara
Gönlümün yası beynimin şuru Ankara
Delin olmuşum deresi kuru Ankara
Gelde beni bu sevdadan geçir Ankara

Çok bekledim yollarını dönerim diye
Hiç bekleme içimde sevdan söner diye
Pek korktum topraklarında ölemem diye
Gelde beni bu sevdadan geçir Ankara

Çocukluğumun hayaliydin sen diyelim
Senin içinde yaşamaya ben deyerim
Sensizliğe azapmı gahırmı diyelim
Gelde beni bu sevdadan geçir Ankara

Gençliğimin başkentiydin başımda tüten
Ama bir yandanda hayallerimi yutan 
Senin gecende bir gariptim dilek tutan
Gelde beni bu sevdadan geçir Ankara

Yetim Mehmet çok oldun be yeter bu kadar
Ne yapsın yetim taktımı kafaya takar
Gündüz hayaline gece düşüne yatar
Gelde beni bu sevdadan geçir Ankara


MEHMET BABAYİĞİT
(YETİM MEHMET) </description>
<link>https://www.antoloji.com/ankara-169-siiri/</link>
<guid>1729440</guid>
<pubDate>2012-06-12T21:24:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Babayiğit</author>
</item>
 <item>
<title>Nefsim</title>
<description>Ey hayin nefsim sanadır bu sesleniş
Ne ağladım ne güldüm diye dertlenme
Bu hayin yalan dünya yamı süsleniş
Ne gün gördüm ne de mal diye dertlenme

Her malın vardır elbette ızdırabı
Her günün vardır mutlak emrihakkı
Mevla’ya şükret ibadetini yap ki
Ne sırat ne de tamu diye dertlenme

Her nesnede az güzel, az laf az yemek
Bilki boşa değildir yapılan emek
Her yaptığının karşılığı var demek
Ne kıymet ne de semen diye dertlenme

Cürümün çoktur ey nefsim her lafa kanma
El lafıyla haram, dedikodu yapma
Yapana mani ol ki ahirde yanma
Ne canmış ne de canan diye dertlenme

Kibriya yı candan öte bil ey nefis
Ve o can verdi çıkardı taştan ceviz
Gel biz kapanalım secdeye ikimiz
Ne vakit ne de esna diye dertlenme

Kamil’den de kâmil ol olabilirsen
Arif tende tarif al alabilirsen
İsmi sup handa da kal kalabilirsen
Ne akıl ne de idrak diye dertlenme

Yetim Mehmet nefsine hakim ol yeter
Belkide sen nefsinden de oldun beter
Nefsin acımazda beş paraya satar
Ne tövbe ne de ah vah diye dertlenme
                                

MEHMET BABAYİĞİT
(YETİM MEHMET) </description>
<link>https://www.antoloji.com/nefsim-49-siiri/</link>
<guid>1729007</guid>
<pubDate>2012-06-11T22:28:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Babayiğit</author>
</item>
 </channel>
</rss>
