<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Mehmet Asım Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Evet / Soruların Cevap Hali</title>
<description>Evet.   Bütün soru işaretlerini kaldırmalı. Sessiz sedasız değil Feryat figan verilmeli cevaplar.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/evet-sorularin-cevap-hali-siiri/</link>
<guid>1141426</guid>
<pubDate>2009-03-12T01:21:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Asım</author>
</item>
 <item>
<title>Gidecek Hiç Bir Yerin Yok! ! !</title>
<description>Masal gitti... Aşkın yüzü açıldı. Züleyha’nın gözlerini gördüm Gözlerinde. Ve putların yıkılışını Ve ibrahim’in baltasını </description>
<link>https://www.antoloji.com/gidecek-hic-bir-yerin-yok-siiri/</link>
<guid>340001</guid>
<pubDate>2005-11-28T20:05:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Asım</author>
</item>
 <item>
<title>Şarkılar SustuFeraye</title>
<description>Üşüyorum  Sesinden, Teninden Yoksun, Bu Yoksul Gecede Üşüyorum Feraye.. Öznesi Çalınmış, bir cümle gibiyim. Asl olan anlamını yitirmiş, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sarkilar-sustuferaye-siiri/</link>
<guid>323040</guid>
<pubDate>2005-10-21T21:06:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Asım</author>
</item>
 <item>
<title>Feraye...</title>
<description>Düz tara saçlarını feraye Salınsın ömrü_yüzüm üstüne. Dağılsın saçlarının kızıllığı Bahtımın karalığına Feraye… Sen bir ağıdın adı </description>
<link>https://www.antoloji.com/feraye-2-siiri/</link>
<guid>322371</guid>
<pubDate>2005-10-20T11:30:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Asım</author>
</item>
 <item>
<title>Feraye’ye ağıt…</title>
<description>Bir gecenin tavafındayım sevgili. Kimse üstüne alınmasın diye Doluyorum ihanet yaftalarını Boynuma. Urganlar beni asmayı bırakalı beri Ben, </description>
<link>https://www.antoloji.com/feraye-ye-agit-siiri/</link>
<guid>322363</guid>
<pubDate>2005-10-20T10:59:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Asım</author>
</item>
 <item>
<title>Benim Bağırasım Gelir Feraye Diye...</title>
<description>1=)   yanlızlık... sığıntı bir düş. damağımda, tadını kaybettiğim bir sevda. vurulda ya mostar ondan bu perişanlığım. ayrılıktan değil bedbahtlığım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/benim-bagirasim-gelir-feraye-diye-siiri/</link>
<guid>320242</guid>
<pubDate>2005-10-15T20:15:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Asım</author>
</item>
 <item>
<title>Sabah Duası</title>
<description>Yasemen, fesleğen ve leylak...  Ne olur bir sabah Kavgasız, döğüşsüz uyansak. Bir sabahta uyandığımız da Gözlerimizin, Kaçak ıslaklığı olmasa. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sabah-duasi-siiri/</link>
<guid>319379</guid>
<pubDate>2005-10-13T21:35:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Asım</author>
</item>
 <item>
<title>Susmuş Bıçak Yarası</title>
<description>Adım yok. Kimliksiz ve hükümsüzüm. Ayrıldım tüm yangınlardan. Kalemler kırıldıktan sonra, Bir gün doğdu Ellerime </description>
<link>https://www.antoloji.com/susmus-bicak-yarasi-siiri/</link>
<guid>317221</guid>
<pubDate>2005-10-09T14:58:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Asım</author>
</item>
 <item>
<title>İç'ten Biri</title>
<description>İçlerinden biri güldü Dedi ki sonra; “hayat ne garip değil mi” Hak vermemek olanaksızdı İçimde bunca titreyen şehir Hüzünleri dururken </description>
<link>https://www.antoloji.com/ic-ten-biri-siiri/</link>
<guid>317218</guid>
<pubDate>2005-10-09T14:49:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Asım</author>
</item>
 <item>
<title>Sabah Susmalarının Özeti</title>
<description>Sabahın Laneti... Uzaktı bizi birbirimizden ayıran yollar.uzuyordu hasretinin her vuruşunda kalbimde...aslında biz dik yine uzakları yakın eden, kelimeleri düşüren dlimizden.nereye düşürdün, düşürdüm bir bulabilsem... Şimdi yoksul hüzünler yerine, kalbimde çok zengin senli ağıtlar yazıyorum.Kalemimden kan damlıyor, mürekkep yerine... Nerden başladık ki nasıl bitirdik bilmiyorum.Kelam ın zevale dönüştüğünü görmek, nasibizde vamış demek.Artık biz 'biz' oldukça büyüyen, tek beden olamıyor, aksine biz olmaya çalıştıkça sen ve ben oluyoruz... Köprüleri yıkıyorsun.ben demir sütünları ellerimle kaldırmaya çalışırken sen; sana ulaşmak için yaptığım köprüleri yıkıyorsun.Anlamıyorsun.anlamıyorsun.Susuyorsun.Susuyorum... </description>
<link>https://www.antoloji.com/sabah-susmalarinin-ozeti-siiri/</link>
<guid>305768</guid>
<pubDate>2005-09-12T09:26:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Asım</author>
</item>
 <item>
<title>Kaybedilmiş İki Bahar Artığıydık...</title>
<description>Kaybedilmiş İki Bahar Artığıydık...     Kaybedilmiş iki bahar artığıydık.İkimiz değildik, kaybedilen yolların yol kenarı hüznü.Bir yetimin, dağ betimlemesi değildik.Ne olduğumuzu bilmeden savruluyorduk, bir bağ bozgunundan diğerine.Susuyorduk ansız tümceler içinde, susuyorduk boğulmuş gülümsemeler takınarak.mahsus mahal ağırlığı çöküyordu, her saat başında…Ufalanarak çoğaldığımızı zannederek, bitiyorduk tüm doğuşlara…Oysa ellerimizdi gökkuşağını renklere bürüyen, çatılmış kaşlarımızdı gecenin ahengine isyan.Bakışlar kuşatması vurgunuydu yüreklerimiz.Yitikti hayaller ama masumdu.Kudurmuş suratlar hayınlığına inat yarınaydı tebessüm, sevda yarına, düş yarına…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kaybedilmis-iki-bahar-artigiydik-2-siiri/</link>
<guid>286689</guid>
<pubDate>2005-07-28T21:41:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Asım</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Giderken Şarkılar Susmalı</title>
<description>Eşim'e...  Suskun çağırmalarına, andlar yazıyorum.Ağıdımı özgür bırak.Gideceksen öyle git... Sen giderken ağlamalıyım.Dökmeliyim berraklığını düşlerimin.Alın aklığım, karalar bağlamalı, sen giderken ben, kalmamalıyım.Öyle öylece susarak.Feryatlarımı bulmamlıyım, sen günlerimden, saklandıkları yerden çıkarıp ağzımın en çığlık yerine asmalıyım. Sen giderken ben acımalıyım.Dermansız kalıp, düşmemeliyim. Sen giderken bir tufana kapılmalıyım.Savrulmalıyım.Ağarmamalıyım.Kararmalıyım.Sen giderken kan akmalıyım  ırmak boylarında. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-giderken-sarkilar-susmali-siiri/</link>
<guid>278490</guid>
<pubDate>2005-07-06T22:13:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Asım</author>
</item>
 <item>
<title>Adı Konulmuş Yazı...</title>
<description>Doğumsuz toprakların, nadasa bırakılan çiçeklerin filizlerine gidiyorum.Yanlızlık adım...  Biliyorum eksilmeler getirecek gitmelerim.Erguvan renkli acılara bürünecek, bende sen kanamalarım.Dağ kokularını, bir gerilla edasıyla sararken sigarama, düşecek adın gökkubeme. Ağlayacağım, ağlayacağım, susacacağım...  Henüz yeşermemiş olacak gelincikler kanımızla suladığımız. Biliyorum adın sığmayacak ömrümün bozkırlarına. Biliyorum bu yüzden eksildiğimi, eksindiğimi... </description>
<link>https://www.antoloji.com/adi-konulmus-yazi-siiri/</link>
<guid>274895</guid>
<pubDate>2005-06-27T12:20:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Asım</author>
</item>
 <item>
<title>Kalkıp gitmek vardı diyordum...</title>
<description>Yoksul hüzünler taşıyorum.  En munis yerinde gönlümün... Alıyorum yanıma, her ömür virajından gecerken, Kırmızı sandığım o eski mahalle Bakkalından, Aşk denilen </description>
<link>https://www.antoloji.com/kalkip-gitmek-vardi-diyordum-siiri/</link>
<guid>267517</guid>
<pubDate>2005-06-03T15:35:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Asım</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk'tım Vazgeçtim...</title>
<description>Aşk’tım Aşık’tım (vaz)  gecebilirdim Gectim. Gitmelere dönüyordum, Nice seller götürüyordu </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-tim-vazgectim-siiri/</link>
<guid>258305</guid>
<pubDate>2005-05-05T22:12:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Asım</author>
</item>
 <item>
<title>Ağıdımı Kent Sevdalıları Tutsun...</title>
<description>Katar Katar gelirken ağrılar  Bir zaman keser Sancılarımı... Ağıdın en acıklı nakaratın da Hayat susar. Doruğunda dalgalanırken, </description>
<link>https://www.antoloji.com/agidimi-kent-sevdalilari-tutsun-siiri/</link>
<guid>257512</guid>
<pubDate>2005-05-03T23:05:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Asım</author>
</item>
 <item>
<title>Uyak Oldum Uykusuzluğa...</title>
<description>Uyak Oldum Uykusuzluğa...     İşte şimdi anlıyorum Züleyha'nın derdini... </description>
<link>https://www.antoloji.com/uyak-oldum-uykusuzluga-siiri/</link>
<guid>253617</guid>
<pubDate>2005-04-25T21:30:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Asım</author>
</item>
 <item>
<title>Susarken Yitirdiğim</title>
<description>Yitiğim...  Kaybolan yıllar ardı Kesildi sesim, Ardınca soluğum... Sus geldi bana zaman, Dorukların sevdası çökünce... </description>
<link>https://www.antoloji.com/susarken-yitirdigim-siiri/</link>
<guid>251850</guid>
<pubDate>2005-04-21T22:19:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Asım</author>
</item>
 <item>
<title>Gölgesiz Sayıklamalar...</title>
<description>Kentler Tünüyor Usumun gölgesine Sayıklamalarımda, Yanan bir ağaç konuşuyor. Gölgemi kovaladığımdan beri Gölgesiz yaşamlara yatkınım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/golgesiz-sayiklamalar-siiri/</link>
<guid>243185</guid>
<pubDate>2005-03-23T21:03:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Asım</author>
</item>
 <item>
<title>Çalıntı Soluklamalar...</title>
<description>Yoğrulan Minarelerde Kısık Ezanlar. Kubbede ki canlar, Savruk-uçuşkan, yaşamlar. Ölüm(hayat)   an kadar yakınken, Son nefeste ki </description>
<link>https://www.antoloji.com/calinti-soluklamalar-siiri/</link>
<guid>243178</guid>
<pubDate>2005-03-23T20:45:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Asım</author>
</item>
 </channel>
</rss>
