<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Mehdi &#214;zt&#252;rk Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Dönme Dolap Ve Antonia</title>
<description>kollarını kaldır ve uç antonia kocaman dönme dolabın üzerinden - taşıdı son dileğini, unuttun mu - karış oradan da pamuk dedenin gamsız bulutlarına </description>
<link>https://www.antoloji.com/donme-dolap-ve-antonia-siiri/</link>
<guid>1669740</guid>
<pubDate>2012-01-24T23:38:00+03:00</pubDate>
<author>Mehdi Öztürk</author>
</item>
 <item>
<title>Çile Örgülü</title>
<description>çilekeşim altın saçların neden çile örgülü  ve nereden alıyor yüzün bu efsunu </description>
<link>https://www.antoloji.com/cile-orgulu-siiri/</link>
<guid>1669735</guid>
<pubDate>2012-01-24T23:32:00+03:00</pubDate>
<author>Mehdi Öztürk</author>
</item>
 <item>
<title>Kendine</title>
<description>(bir adam’a…) 

kendine

I

başkasına değil

kendine ölümü

bir adamın

 
urgana düğüm atışı kendine

adamın

 

II

güzel kıyısında uyanamadım

hayal ettiğim bir sahilin hâlâ

odamdaki çiçekler

şiir defterimde kuruyakaldı

 

her sabah pencereden uzatıyorum

ya bahar kokusunu duyursun

ya alsın artık diye

boynumu

 

III

meleşen kuzularım olacak

biliyorum

menekeşelerden başına taç yapan

bir sevdiceğim de

 

IV

katrandan bir gömlek sırtımda

yadigar değil

kendime

 

V

olsun… bir adam,

koşuyorum yine de

usanmadan

hayal ettiğim bir sahile

güzel kıyısında uyanmak için

 

şehir ıslanınca gece

bilesin, ağlayan benim, bir adam

başımı uzatıyorum hâlâ aynı pencereden

 

ya baharı koklayacağım

ya boynumu bırakacağım

 

şehre kar yağınca, günün bir vakti

bilesin, yaşlanan benim, bir adam

 

urganın düğümü çözülecek, gör bak

kuyudan su çekeceğim onunla kuzuma

taç olacak menekşelerini sulayacağım

sevdiceğimin



güneşi batarken şehrin akşam

aklında bulunsun,

kendine ölümü

başkasına değil

bir adam </description>
<link>https://www.antoloji.com/kendine-11-siiri/</link>
<guid>1669353</guid>
<pubDate>2012-01-23T23:24:00+03:00</pubDate>
<author>Mehdi Öztürk</author>
</item>
 <item>
<title>Düşlerimde Bıraktığım…</title>
<description>güneşin doğuşunu seyreyliyorum her sabah.
 
herşey uyuyor. hayat dahi…
 
uzaktan bir martı sesi duymak arzusu şiddetle sarıyor bedenimi… deniz kokusunu anımsatan sesler bir bez, bir paçavra olsun istiyorum, dilek ağacıma bağlayacağım…
 
güneş doğuyor.
 
bu benim güneşim değil. bu, bir başka ufkun sabahı.
 
üzerimdeki gölge kalkmıyor.
 
kaygıdan irice, umuttun yoksunca gözlerle bakınıyorum bir o yöne, bir diğerine…
 
anlıyorum ki bir daha, gölgelerin uzadığı bir yerde, güneş batıyor demek…
 
başım öne düşüyor.
 
başı önünde olmak, geceyi sevmeyi gerektirir.
 
gariptir, güneşe uzanan yola yine bir gece şiiri ile çıkmıştım.
 
gece, seyyahın zincirlerini dişleyen fare.
 
kimseye itimat etmedim onun kadar… düşlerimi sımsıkı denkleştirip, yelken açarken uzak bir sahile, arkamda bıraktığım düşlerle avundum hep.
 
gün de döndü. ve sonra gece…
 
gece, ahistenin ateşten nefesi gibi. ahiste, cehennemi yutan yılan.
 
güneşi örttü, amma burguyu da kırdı bir kaç yerinden; sabahına yeniden dirilene dek… naftalin düşlerimi sakladığım sandukamı da örttü gece; kim bile hangi Yakubun gözlerini açacak, sırtımdaki vefakâr gömleğim gibi…
 
yıllar evvel, yahut yıllar ahir.
 
bir masa etrafında. uzun uzun bakıyorum güneşe… kanmak istiyorum, ab-ı hayattan içer gibi, doyarak her renginin tadına… gözlerimi alır korkusu bilmeden.
 
Meriç’in dizginlenmez ruhunu aleme açan pencerelerini yitirişi gibi, en verimli çağımda yitirdim düşlerimi…
 
şimdi, ancak yitik düşleri toplayan bir hurdacıyım.
 
ve ağlıyorum bazen, Meriç gibi.
 
zavallı yüreğim, artık yalnızca çarpıyor.
 
„düşlerimde bıraktığım gibi kalmışsın.
 
bir çaput iliştir sende ağaca.
 
vakta ki dileğin işitilir de,
 
düşlerinde kaldığım gibi bırakırsın beni…” </description>
<link>https://www.antoloji.com/duslerimde-biraktigim-siiri/</link>
<guid>1666181</guid>
<pubDate>2012-01-18T15:09:00+03:00</pubDate>
<author>Mehdi Öztürk</author>
</item>
 <item>
<title>Ön Söz</title>
<description>„fikir ona derler ki bir yol açsın,
 
yol ona derler ki, bir gerçeğe ulaşsın”
 
ilk söz ile başladı değil mi herşey…
 
ilk söz ile aşk, ilk söz ile hayat, ilk söz ile umut…
 
ilk söz ile başlıyorum öyleyse.
 
merhaba ziyaretçi.
 
hoşgeldin! 
 
tanımasam da seni, misafirim olmakla muhabbetimi celbettin.
 
en değerli olanı; zamanı paylaştın benimle.
 
bu mütevazi mekana düş/düşünce dünyamın küçük, perdeli penceresinden süzülecek hüzmeleri toplamayı murad ettim.
 
geç mi kaldım… belki.
 
nicedir mütereddit şekilde mesafeli durduğum şeyi, fikrî paylaşmayı arzuladım.
 
Halil İbrahim meselindeki gibi, dileyene yer var bu sofrada.
 
bahar fermanı ulaşmayınca Haktan, toprak sırrın açmaz imiş; 
 
… öyleyse yazmanın vakti şimdi girmiş demektir.
 
muhabbet ile
 
mehdi </description>
<link>https://www.antoloji.com/on-soz-7-siiri/</link>
<guid>1666177</guid>
<pubDate>2012-01-18T15:06:00+03:00</pubDate>
<author>Mehdi Öztürk</author>
</item>
 </channel>
</rss>
