<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Maraşlı Osman Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Alay'ına Şiir Alay'ına İsyan</title>
<description>Eski defterleri açıp hatrına soluk sarı yapraklarını kokladım bu sabah, Nâzım’ın mavi limanlarından, Ahmed Arif’in hasret rüzgarlarından geçerek, Geçmişin o asil, o demir leblebi edebiyatını yad ettim bugün senin için... Turgut’un güvercinleri kondu parmak uçlarıma, Cemal Süreya’nın yazılmamış mısralarını aradım köşe bucak gözlerinin kahvesinde. Çünkü sevda dediğin, eskimeyen tek lisanıydı bu yorgun toprağın; </description>
<link>https://www.antoloji.com/alay-ina-siir-alay-ina-isyan-siiri/</link>
<guid>3888849</guid>
<pubDate>2026-10-05T22:54:00+03:00</pubDate>
<author>Maraşlı Osman</author>
</item>
 <item>
<title>Bekleme Sokağı</title>
<description>"Beklemek, zamanın ruhuna çenti atılmış en sessiz intihardır; aslında beklenen değil insanın kendi içindeki boşluğudur ve var olmanın en ağır cezası olarak, kendi ellerinle kazdığın mezara her gün bizzat katilinin adını fısıldamaktır."  Gözüm kapıda, kulağım nefeste, Beklemek neymiş, anladım nihayet seninle. Bir takvim yaprağına ömür sığdırmak... Ya da bir kapı gıcırtısına kalbini bağlamak mı? </description>
<link>https://www.antoloji.com/bekleme-sokagi-siiri/</link>
<guid>3888310</guid>
<pubDate>2026-10-04T18:31:00+03:00</pubDate>
<author>Maraşlı Osman</author>
</item>
 <item>
<title>Usulca Giden Eylülün Ardından</title>
<description>Bir cam kırığından sızıyor Ekim'in artığı, Eylül, tenhalığını toplayıp gitti parmak uçlarımdan zaten..  Şehir, kendi gri aynasına bakmaktan yorgun; Kuşlar, gönlümde adı konmamış bir coğrafyaya düşüyor. ​Sokaklarda paslanan o eski ses, o fısıltı... </description>
<link>https://www.antoloji.com/usulca-giden-eylulun-ardindan-siiri/</link>
<guid>3888004</guid>
<pubDate>2026-10-03T21:50:00+03:00</pubDate>
<author>Maraşlı Osman</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Mesafe Kadar Yakın mıyım Sana</title>
<description>İçimde "taç utangaçlığı" gibi duran, adını koyamadığım ama her nefeste hissettiğim bir mesafe var seninle aramızda. Ne dallarım dalına değiyor ne de gökyüzümüz ayrı seninle; aynı mavinin altında, aynı hasretin külüyle uyanıyorum sensiz bir güne daha... Yağmur, caddelerimi gri bir aynaya çevirdi yokluğunda. Sokak lambalarının titrek sarısıyla aydınlandığı bir eylül akşamında, biliyorum ki adımlarımız yine aynı şehrin ıslak kaldırımlarında kesişecek. Ve gözlerinin koyu kahvesini içime çekeceğim.  Kaldırımlar ki, kaç yorgun cümlenin, kaç sessiz vuslatın ve o bitmek bilmeyen bekleyişlerin şahidi... ​Yağmur yağıyor yağmasına ama her damlası göğsümün en kuytu, en saklı yerine değiyor. Sen şehrin diğer ucunda, bir kahve buğusunun ardında, zamana direnirken; Ben aynı göğün altında, kahve gözlerinin kokusunu içime çekmekle meşgul olacağım. Aramızdaki o ince çizgiler, o gökyüzü boşlukları hırpalamıyor da artık beni... Aksine, sana duyduğum özlemin hudutlarını çiziyor.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-mesafe-kadar-yakin-miyim-sana-siiri/</link>
<guid>3886792</guid>
<pubDate>2026-09-30T17:22:00+03:00</pubDate>
<author>Maraşlı Osman</author>
</item>
 <item>
<title>Boşa Bir Ömrün Kıyısından Geçen Cümleler II</title>
<description>I. Her adımda biraz daha ağırlaşır bedenimde ki bu hasret, Her saniye, Biraz daha keskinleşir yokluğun.  II. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bosa-bir-omrun-kiyisindan-gecen-cumleler-ii-siiri/</link>
<guid>3886011</guid>
<pubDate>2026-09-28T17:40:00+03:00</pubDate>
<author>Maraşlı Osman</author>
</item>
 <item>
<title>Boşa Bir Ömrün Kıyısından Geçen Cümleler</title>
<description>I. Sararan yapraklar dökülürken takvimden, Beyhûde bir çırpınıştır rüzgâra karşı direnmek... Bu bedende.  II. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bosa-bir-omrun-kiyisindan-gecen-cumleler-siiri/</link>
<guid>3885936</guid>
<pubDate>2026-09-28T14:19:00+03:00</pubDate>
<author>Maraşlı Osman</author>
</item>
 <item>
<title>İki Kelime Arasında</title>
<description>"Bir yangının orta yerinde kül olup savrulsam, kimin umurunda? Kırık dökük iki kelimenin sığınağında üşüyen ellerime cemre düşer gibi ısınıyor hayat. Göğsümün kafesinde can çekişen kor halindeki aşka sarılıyorum sımsıkı... Ve zamanın dışına bıraktığım dünyayı susturup, sessizliğin ipinden öper gibi uyutuyorum içimdeki o solgun sevgiliyi."  İçimde yine yılların yorgunluğu, tende bir sızı, Toprak küsmüş suya, gökler bekliyor yıldızını. Hangi kapıyı çalsak, hangi yola baş koysak ki, Gönlümün yarısı buğulu, bir yarısı hicran sızısı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/iki-kelime-arasinda-siiri/</link>
<guid>3885665</guid>
<pubDate>2026-09-27T20:28:00+03:00</pubDate>
<author>Maraşlı Osman</author>
</item>
 <item>
<title>Herkeste Biraz Seni Aradım</title>
<description>Gözlerinin değdiği her sokaktan geçtim, Gecenin en sarp, En yokuş caddelerinde, Adımlarımın sesini yalnızlığıma saya saya yürüdüm.  Bilir misin? </description>
<link>https://www.antoloji.com/herkeste-biraz-seni-aradim-siiri/</link>
<guid>3885373</guid>
<pubDate>2026-09-26T23:56:00+03:00</pubDate>
<author>Maraşlı Osman</author>
</item>
 <item>
<title>Divâneden Beyhûde Sözler</title>
<description>I. Bu gece, camın arkasında ağır bir tül oynar; Azizim Sokaklar tenhâ, Zaman eski bir defterin yaprağında unutulmuş gibi. İçimde biten sevgiye ne bir heves kaldı ne bir korku, Sadece adını koyamadığım şu derin sükûnetimde </description>
<link>https://www.antoloji.com/divaneden-beyhude-sozler-siiri/</link>
<guid>3885128</guid>
<pubDate>2026-09-26T10:44:00+03:00</pubDate>
<author>Maraşlı Osman</author>
</item>
 <item>
<title>Zırhın Altındaki Sükunet (kaplumbağa Zarafeti)</title>
<description>Zaman, modern dünyanın ellerinde koşturan, nefes nefese kalmış bir kurbandır. Herkes bir yere yetişme telaşındayken, tabiatın en kadim köşesinde saatler başka türlü akar. Orada, gürültünün ve hızın hükmü geçmez; orada kaplumbağanın zarafeti vardır.  Toprakla hemhal olmuş ayaklar, yeryüzünün en kadim ritmini tutturur. Her adım, acele etmeyen bir iradenin, hayatla yapılan sessiz bir anlaşmanın mührüdür... Sırtındaki o kubbeli saray, sadece dış dünyanın keskin rüzgarlarına karşı bir kalkan değil; ruhun dışarıdaki gürültüden sığınıp kendi iç sesini dinlediği en zarif sığınaktır. Ne bir yere geç kalma korkusu vardır gözlerinde ne de başkalarıyla yarışma hırsı. O, sadece var olmanın o ağır ama kusursuz ahengini taşır.  Bir kaplumbağanın yürüyüşünde dervişane bir eda saklıdır. Başını yavaşça uzatıp etrafı süzüşü, hayatı anlamaya çalışan merhametli bir filozofun bakışını andırır gibi... Kabuğunun altındaki o dingin evren, dışarıdaki fırtınalara inat sarsılmaz bir sabırla örülmüştür. O, bize hızın değil, derinleşmenin asil olduğunu hatırlatır; çünkü en kalıcı izler, gürültüyle atılan adımlarla değil, toprağa sabırla basılan izlerle bırakılır. </description>
<link>https://www.antoloji.com/zirhin-altindaki-sukunet-kaplumbaga-zarafeti-siiri/</link>
<guid>3885004</guid>
<pubDate>2026-09-25T22:45:00+03:00</pubDate>
<author>Maraşlı Osman</author>
</item>
 <item>
<title>Beyhûdesel Mısralar</title>
<description>I. Ey gönül, derd ile nâlân olmağın mâhı nedir? Gözyaşı seylâbı seyreyle ki, billâhı nedir?  (Ey gönül, dertle ve iniltiyle dolup taşmanın sebebi nedir? Gözyaşı selini seyret de Allah aşkına bunun hikmeti nedir?) </description>
<link>https://www.antoloji.com/beyhudesel-misralar-siiri/</link>
<guid>3884542</guid>
<pubDate>2026-09-24T15:43:00+03:00</pubDate>
<author>Maraşlı Osman</author>
</item>
 <item>
<title>Özgesel Birikmiş Satırlar</title>
<description>Ey gönlümün sultanı, canımın cânânı sen gidince bimehâl kaldı bu deli gönül, neyleyim ki bilmiyorum..?  ​I. Özgesel Hicran  Dilum bî-karar, gözlerüm pür-nem, Cân mülkü virân,sensiz bu âlem. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ozgesel-birikmis-satirlar-siiri/</link>
<guid>3883764</guid>
<pubDate>2026-09-22T18:13:00+03:00</pubDate>
<author>Maraşlı Osman</author>
</item>
 <item>
<title>Yalnızlığın Sarı Tonu</title>
<description>Bir renk dökülür ecelsiz akşamın ortasına, Gözlerimde mor bir sükût, Dudaklarımda adı konmamış bir sancı... ​Ne heves kaldı kışa direnecek, Ne de yazın o deli neşesinden bir eser. Biz şairler, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalnizligin-sari-tonu-siiri/</link>
<guid>3883567</guid>
<pubDate>2026-09-22T01:19:00+03:00</pubDate>
<author>Maraşlı Osman</author>
</item>
 <item>
<title>Afitap III</title>
<description>Gönlümün en sakin limanına, Senin dalgaların yakışır... Afitap Ne zaman baksam gözlerine, Aklımın bütün düzlükleri, kıvrımları birbirine karışıyor. Düzü de kıvrımı da bahane belki de... En çok senin rüzgarın yakışıyor ömrüme. </description>
<link>https://www.antoloji.com/afitap-iii-siiri/</link>
<guid>3883229</guid>
<pubDate>2026-09-21T13:05:00+03:00</pubDate>
<author>Maraşlı Osman</author>
</item>
 <item>
<title>Özgesel ve Özgecilik: İnsanın İçindeki İki Benlikli Yolculuğu</title>
<description>İnsanoğlu var olduğu günden bu yana iki temel pusula arasında gidip gelir: Biri benliği, diğeri ise ötekini işaret eder. Bu ikilem, felsefenin, edebiyatın ve bilimin en derin köklerini besleyen özgesel (egoist/bencil olmaktan ziyade özün merkezde olduğu) ve özgecilik (Altruizm/Diğerkamlık) kavramlarında hayat bulur. Bir yanda bireyin kendi iç sesini, potansiyelini ve benlik sınırlarını keşfetme çabası; diğer yanda ise bu sınırları aşarak başkasının acısına, sevincine ve varlığına ortak olma arzusu yer alır.  ​I. Ben’in Sığınakları: Özgesel Yolculuk  ​Özgesel yaklaşım, sıklıkla bencilce bir kapanma olarak yanlış anlaşılır. Oysa kökenine inildiğinde, kişinin kendi özüyle bağ kurması, içsel dünyasını aydınlatması ve kendi ayakları üzerinde durabilmesi anlamına gelir. İnsan, ötekine faydalı olabilmek için önce kendi ruhsal coğrafyasını tanımalıdır. Toplumsal kabullerin ötesine geçerek özgün bir kimlik inşa etmek özgesel bir çabadır. ​Kişi kendi merkezini sağlamlaştırmadan dış dünyaya uzandığında, attığı adımlar temelsiz kalır. Özgesel olmak, yalnızlaşmak değil; kendi özünü anlamlı kılmaktır. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ozgesel-ve-ozgecilik-insanin-icindeki-iki-benlikli-yolculugu-siiri/</link>
<guid>3883111</guid>
<pubDate>2026-09-21T10:38:00+03:00</pubDate>
<author>Maraşlı Osman</author>
</item>
 <item>
<title>Gönül Sızısı</title>
<description>Uzaktasın;  Bir limanın sisli mavisi kadar uzaktasın, Ve buradasın hâlâ, Biliyorum... Gönlümün en derin sızısındasın.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gonul-sizisi-15-siiri/</link>
<guid>3882265</guid>
<pubDate>2026-09-18T10:07:00+03:00</pubDate>
<author>Maraşlı Osman</author>
</item>
 <item>
<title>Vardı Bir Zamanlar Bir Sevdiğim</title>
<description>I. Sokak lambasının sarı ışığına asılı kalmıştı sesin, "Üşüyor musun?" dedim. "Yalnızlıktan" dedin, Gözlerin bir sahil kasabasının son trenini bekliyordu sanki. Geç kalmıştık her şeyi konuşmaya, </description>
<link>https://www.antoloji.com/vardi-bir-zamanlar-bir-sevdigim-siiri/</link>
<guid>3881670</guid>
<pubDate>2026-09-16T20:26:00+03:00</pubDate>
<author>Maraşlı Osman</author>
</item>
 <item>
<title>Afitap II</title>
<description>Gözlerinin değdiği her yer,  Dünyadan bir parça kopup da Bana sığınmak ister... Afitap. Bir Aşk arardı ruhum; Sadece bir Aşk, Şu yorgun coğrafyalarda, şu yorgun semalarda, </description>
<link>https://www.antoloji.com/afitap-ii-siiri/</link>
<guid>3880571</guid>
<pubDate>2026-09-14T08:12:00+03:00</pubDate>
<author>Maraşlı Osman</author>
</item>
 <item>
<title>Edebiyat Mevsimi</title>
<description>Biraz Özdemir Asaf gibiyim bu sıralar, Sana gitme demem ama gitme dersen de, duyamam. Sonra bir Turgut oturur masama, Göğe bakma durağında bekletir zamanı. Bilmezsin kaç Edip geçer içimdeki karanfilden, Yerçekimli bir sevdaya, </description>
<link>https://www.antoloji.com/edebiyat-mevsimi-siiri/</link>
<guid>3878774</guid>
<pubDate>2026-09-10T12:37:00+03:00</pubDate>
<author>Maraşlı Osman</author>
</item>
 <item>
<title>Ayakta Kalmış Bir Harâbe</title>
<description>İçimde yılların yorgunluğu var; akşamı erken inen bir şehrin sokakları gibi tenhayım, kendi sesime sağır, kendi gölgeme yorgun...  Geçtiğim bütün yollar </description>
<link>https://www.antoloji.com/ayakta-kalmis-bir-harabe-siiri/</link>
<guid>3878502</guid>
<pubDate>2026-09-09T16:21:00+03:00</pubDate>
<author>Maraşlı Osman</author>
</item>
 </channel>
</rss>
