<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Mahmut Tuğrul Ağsu Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Hayat</title>
<description>Ademoğlu’nun dalından koparılmış ümidin son nefesinde, bir nefistir bu hayat. Yokluk, imkânsızlık, çaresizlik; fukara bir serkeşliğin derdestliği… Eli kolu bağlı, ayakları kanlı; gözleri çaresizce Uzanacak bir yardım eline muhtaç. Bağıramaz; bağırsan ne yazar, duyan olmaz. Herkes kendi halinde. Ama o yinede, iyi bir baba olma yolunda gayretkar Hep mücadele, hep mücadele… </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayat-2297-siiri/</link>
<guid>3739058</guid>
<pubDate>2025-09-24T09:55:00+03:00</pubDate>
<author>Mahmut Tuğrul Ağsu</author>
</item>
 <item>
<title>Insan olmak</title>
<description>İnsan Olmak   İnsan hayatı, büyük bir bahçe gibidir. Herkesin kendi köşesinde ektiği bir fidan vardır. O fidana su verip gölge sağlayacak olan, onun kendi sahibidir. Ama bazı insanlar kendi fidanına bakmayı bırakıp başkasının ağacına yönelir: “Senin ağacın meyve verdi mi? Dalları düzgün mü? Çiçek açtın mı?” diye sorar. Halbuki esas sorması gereken şudur: “Susuz kaldın mı? Rüzgâr seni yordu mu? Sana destek olmamı ister misin?” </description>
<link>https://www.antoloji.com/insan-olmak-173-siiri/</link>
<guid>3737573</guid>
<pubDate>2025-09-20T07:52:00+03:00</pubDate>
<author>Mahmut Tuğrul Ağsu</author>
</item>
 <item>
<title>Gozyasi</title>
<description>Gözyaşı, kalbin en derin yerinde açılan yaralara sürülen görünmez bir merhemdir. İnsan bazen kelimelerle anlatamaz derdini; boğazına düğümlenir, nefesi yetmez, sözcükler dağılır. İşte o an gözyaşı devreye girer. Dili sustuğunda kalbin dili olur, sessizce akarak insanın yükünü hafifletir. Yüzden süzülen her damla aslında içteki fırtınaların habercisidir. Gözyaşı, kalbin karanlık odalarına düşen bir ışık gibidir; acıyı söndürür, ruhu yumuşatır. Yüzün kıvrımlarında gezen o damlalar, kirleri değil; kibri, kini ve kırgınlığı temizler. Yüzdeki her damla, kalbin “ben hâlâ insanım” diye haykırışıdır. Gözyaşıyla yıkanan yüz, çölün ortasında yeşeren bir çiçek gibidir. Ne kadar hırpalanmış olursa olsun, damlanın değdiği yerde umut filizlenir. Çünkü gözyaşı acıdan doğar ama ardında arınmışlık bırakır. Bir annenin evladına ettiği dua gibi, bir sevgilinin vuslata kavuşma arzusu gibi saf ve içtendir. Bazen gözyaşı, en derin duaların taşıyıcısıdır. İnsan ellerini açamaz, kelimelerle dua edemez belki, ama bir damla gözyaşıyla bütün kalbini Rabbin huzuruna sunar. O an gözyaşı, hem kalbin merhemi olur hem de yüzün temizleyicisi… Gözyaşını akıtabilen insan, kaybetmemiştir; aksine kazanmıştır. Çünkü gözyaşı dökmek, zayıflık değil; kalbin hâlâ canlı, hâlâ sevebilen, hâlâ umut edebilen bir kalp olduğunu gösterir. Ve işte o yüzden, gözyaşıyla yıkanan yüz, her zaman en temiz, en duru, en insanca kalan yüzdür.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gozyasi-356-siiri/</link>
<guid>3737571</guid>
<pubDate>2025-09-20T07:51:00+03:00</pubDate>
<author>Mahmut Tuğrul Ağsu</author>
</item>
 <item>
<title>Yürüyorum</title>
<description>Yürüyorum  Çıplak geceyi omzumda taşırım, adetli bir yalnızlık gibi ağır, usul usul. Her adımım çıngıraklı bir şeyin son sesi, ayaklarım kanayan tellere dokunur gibi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yuruyorum-181-siiri/</link>
<guid>3737570</guid>
<pubDate>2025-09-20T07:50:00+03:00</pubDate>
<author>Mahmut Tuğrul Ağsu</author>
</item>
 <item>
<title>Memleketime Ait Bir Kentteyim</title>
<description>   memleketime ait bir kentteyim evimden uzakta, bir durakta beklerken düşüyorum içine geçmişin çocukluğumun geçtiği yokuşa benzer buralar </description>
<link>https://www.antoloji.com/memleketime-ait-bir-kentteyim-siiri/</link>
<guid>3701522</guid>
<pubDate>2025-06-13T08:40:00+03:00</pubDate>
<author>Mahmut Tuğrul Ağsu</author>
</item>
 <item>
<title>Deprem Sessizliği</title>
<description>Deprem Sessizliği  Ölümün sarsıntılarında Dört duvarın, beton kenar arasında sıkışan vücudun yüküyle Bir zaman gidip geldik — İçimize çöken bir yankıydı sessizlik. </description>
<link>https://www.antoloji.com/deprem-sessizligi-siiri/</link>
<guid>3681895</guid>
<pubDate>2025-04-24T09:19:00+03:00</pubDate>
<author>Mahmut Tuğrul Ağsu</author>
</item>
 <item>
<title>Yolculuk</title>
<description>Bir yolculuğa çıktım.   Yanıma suskunluktan örülmüş, kimsesizliğimi yoldaş edindim Gideceğim yeri mechul, Annemin içime serptiği dua, hâlâ montumun sol göğüs cebinde... </description>
<link>https://www.antoloji.com/yolculuk-591-siiri/</link>
<guid>3680898</guid>
<pubDate>2025-04-21T04:45:00+03:00</pubDate>
<author>Mahmut Tuğrul Ağsu</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Arayış</title>
<description>Bir Arayış   Hayat bazen sessizce büyüyen bir mucizedir, Dinmeyen bir arayış olsa bile… Aşka, sevgiye, bir tek kelimenin sıcaklığına hasret bir arayış. Bir gülüşe kapılmak ne çok ister insan, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-arayis-6-siiri/</link>
<guid>3669891</guid>
<pubDate>2025-03-13T07:50:00+03:00</pubDate>
<author>Mahmut Tuğrul Ağsu</author>
</item>
 <item>
<title>Yanlızlığın Frekansı</title>
<description>Yalnızlığın Frekansı  Düşüncelerim, eski bir radyo frekansı gibi, Cızırtılı bir sesle beynimi deliyor. Kulaklarımda geçmişin uğultuları, Unutmaya çalıştıkça daha da derinleşiyor. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yanlizligin-frekansi-siiri/</link>
<guid>3668580</guid>
<pubDate>2025-03-08T22:06:00+03:00</pubDate>
<author>Mahmut Tuğrul Ağsu</author>
</item>
 <item>
<title>Bir adam bir millet bir kader</title>
<description>BİR ADAM, BİR MİLLET, BİR KADER  Gök mavi, toprak kızıl, deniz hırçındı. Millet suskundu… Gözyaşını içine akıtan, kederini yüreğine gömen bir millet… Toprak, üstüne basan düşman postallarından utanır gibi susmuştu. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-adam-bir-millet-bir-kader-siiri/</link>
<guid>3668413</guid>
<pubDate>2025-03-08T09:53:00+03:00</pubDate>
<author>Mahmut Tuğrul Ağsu</author>
</item>
 <item>
<title>Kadının Adı Vatan</title>
<description>Kadının Adı: Vatan  Kimi zaman dağ başında mermi taşıyan bir ana, kimi zaman erkeğinin arkasında dimdik duran bir eş, kimi zaman da tarlasında evladına ekmek yetiştiren bir emekçidir Türk kadını… O, bazen Nene Hatun olup Erzurum’un buz gibi ayazında düşmana karşı taşla sopayla savaşan, bazen Halide Edib olup meydanlarda haykıran, bazen de Kara Fatma olup cepheye silah kuşanandır.  Yıl 1919… Anadolu yanıyor, yüreklere düşman postalı basıyordu. Erkekler cephedeydi ama geride kalan ocakların dumanı dağılmamıştı. O ocakların içinde dimdik duran, gözünü budaktan esirgemeyen kadınlar vardı. Onlar, vatanı sadece bir toprak parçası değil, bir ana rahmi gibi kutsal bilenlerdi.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kadinin-adi-vatan-siiri/</link>
<guid>3668412</guid>
<pubDate>2025-03-08T09:49:00+03:00</pubDate>
<author>Mahmut Tuğrul Ağsu</author>
</item>
 <item>
<title>Geceye sığmayan beden</title>
<description>   Koltuk dar, gece suskun, Sığmayan bir uyku var üzerimde, serseri, Bedenim yamuk bir cümle, eksik, tarumar, </description>
<link>https://www.antoloji.com/geceye-sigmayan-beden-siiri/</link>
<guid>3663283</guid>
<pubDate>2025-02-21T07:07:00+03:00</pubDate>
<author>Mahmut Tuğrul Ağsu</author>
</item>
 <item>
<title>Islık</title>
<description>Islık   Derinden derine bir ıslık çal, Hüznün melodisi olsun dudaklarında, Mahalle aralarında yankılanan eski bir türkü gibi, Yarım kalmış cümleler, unutulmuş notalar gibi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/islik-57-siiri/</link>
<guid>3662844</guid>
<pubDate>2025-02-20T11:12:00+03:00</pubDate>
<author>Mahmut Tuğrul Ağsu</author>
</item>
 <item>
<title>Ayni denizin çocukları</title>
<description>Aynı Denizin Çocukları    Ayaklarımın altında deniz, Mavi mi mavi, derin mi derin, Ne bayrak sorar, ne sınır tanır, Bir çocuğun gülüşü kadar sahici, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ayni-denizin-cocuklari-siiri/</link>
<guid>3662000</guid>
<pubDate>2025-02-17T20:56:00+03:00</pubDate>
<author>Mahmut Tuğrul Ağsu</author>
</item>
 <item>
<title>Karın Fısıltısı</title>
<description>Karın Fısıltısı  Kış, kentin sırtına beyaz bir ceket giydirir; Eski bir masaldan düşmüş gibi, her sokak köşesi bir kartpostal olur. Üşüyen sokak lambaları, titrek bir şiir okur karanlığa; Işıkları, rüzgârın ellerinde titreyen bir mum gibi dalgalanır. </description>
<link>https://www.antoloji.com/karin-fisiltisi-siiri/</link>
<guid>3661374</guid>
<pubDate>2025-02-15T21:20:00+03:00</pubDate>
<author>Mahmut Tuğrul Ağsu</author>
</item>
 <item>
<title>Hızır vakti</title>
<description>Hızır Saati  Gece, üç zifiri karanlık, Bir rüyanın kıyısında sallanıyor saat. Zaman, küflü bir ekmek gibi ufalanıyor avuçta, Ya da paslı bir musluktan damlayan su gibi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/hizir-vakti-siiri/</link>
<guid>3656836</guid>
<pubDate>2025-02-04T05:14:00+03:00</pubDate>
<author>Mahmut Tuğrul Ağsu</author>
</item>
 <item>
<title>Gece</title>
<description>Gece  Bu gece, Sol kolumda bir karıncalanma, İnce bir sızı, derinde bir uyuşma... Sanki yıldırımlar düştü damarlarıma, </description>
<link>https://www.antoloji.com/gece-1427-siiri/</link>
<guid>3656572</guid>
<pubDate>2025-02-03T02:56:00+03:00</pubDate>
<author>Mahmut Tuğrul Ağsu</author>
</item>
 <item>
<title>Buğday destani</title>
<description>Buğday Destanı  Bir buğday tanesi düşer toprağa, Gökyüzünden kopmuş bir yıldız gibi. Alırız yerden, öper;yükseğe koyarız Bu, toprağa edilen bir yemin, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bugday-destani-siiri/</link>
<guid>3656053</guid>
<pubDate>2025-02-01T09:08:00+03:00</pubDate>
<author>Mahmut Tuğrul Ağsu</author>
</item>
 <item>
<title>Sarhos</title>
<description>Rakı bardağını uzatırken,   ellerimde bir zelzele titrekliği sanki dökülen ben oluyorum, dudaklarımın arasından süzülen bir "of" gibi. Titrek ellerim, bir ağıt taşır, bütün geçmişim,  o ince camda yankılanır, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sarhos-290-siiri/</link>
<guid>3656052</guid>
<pubDate>2025-02-01T09:02:00+03:00</pubDate>
<author>Mahmut Tuğrul Ağsu</author>
</item>
 <item>
<title>Yilbasi umudu</title>
<description>Yılbaşı Umudu    Gece yarısı, saat eski bir masal anlatır, Bir yıl dökülürken; düşer umutla sabır. Sobalı evlerde üşüyen eller, Bir tas çorbanın buğusuna hayal ekler. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yilbasi-umudu-siiri/</link>
<guid>3656050</guid>
<pubDate>2025-02-01T08:59:00+03:00</pubDate>
<author>Mahmut Tuğrul Ağsu</author>
</item>
 </channel>
</rss>
