<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Mahmut &#214;zen Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Sayın Sevgili</title>
<description>Karşımda durmayacaksın belli isteme gitmemi
Kendi halinde bırak beni dört bacaklı el öpeni

Kızmayacaksın sayın sevgili alnından öpmemi
Alnında saçının çizgisi  kaderimin benzeridir

Dudağımda kuruluğun sebebi sonsuzluğun zehridir
Son nefesim gibi sevgi öyle imkansız öyle zemheridir

İzlememe izin vermeyeceksin demek ki sayın sevgili
Gitme! uzak yolların kertenkele sırtı gibi düz ve çizgili

Demek karşımda durmayacaksın ha sayın sevgili
Kapatma gözlerini lütfen alma benden cennetimi

Bir göze vurulacaksan onlar kesin renklidir
Bir gözde kaybolacaksan kesin kahverengidir

Kayboldum sevgili yoksa gözlerin kahverengi mi? 
Gerçek bir aşk varsa o da imkansıza olan sevgidir

Derler ki sevgili senin duruşun bile nasıl şehvetli
Koynumda aşkın sanki bir canlı kemikten ve etli

Yokluğun derler bilemem kaç bin derece ve kasvetli
Ben bilmem sayın sevgili kimisi der ece ve de kudretli

Derler ki ecelerin alnı ancak bir taç ile süslenir
Saçlarına dokunmanın günahını ancak Elif üslenir

Demek istemeyeceksin ha sayın sevgili seni sevmemi
Göz yumacaksın demek cennetimden gitmeme öyle mi? 

Kapatacaksın gözlerini ve bana reva göreceksin cehennemi
Bu hayat esprisi, bu da sevmenin bir gereği midir? 

Bir gün seveceksin sevgili derlerse bu bana espridir
Ayrılık kalmaya göre tüm gitmelerin piridir. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sayin-sevgili-siiri/</link>
<guid>1588252</guid>
<pubDate>2011-07-22T23:57:00+03:00</pubDate>
<author>Mahmut Özen</author>
</item>
 <item>
<title> 	bilirim Seni</title>
<description>Kalbinden kopmadığını bildiğim bir selam gönder Sen ayrıntıyı seversin bilirim, şeytan ayrıntıda gizlidir. Bana herkesin isteyip cesaret edemediği aşkı ver Sen imkansızlara bayılırsın bilirim,aşk ayışığında gizlidir. Cismin üç harfli nurani yaradılanlara benzer Hepsini inkar edersin bilirim, senin gözlerin kahverengidir. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bilirim-seni-4-siiri/</link>
<guid>1415034</guid>
<pubDate>2010-06-29T01:44:00+03:00</pubDate>
<author>Mahmut Özen</author>
</item>
 <item>
<title> Yer Ver</title>
<description>Solarcasına gittin ılıman iklimlere Şimdi yeşil ormanları solmaya mı başladı? Her nefeste soluduğun hava boğmaya mı başladı? Yalnızlığına ortak çiçek… Koklarken ağlatmaya mı çalıştı? Ağlatan çiçek miydi yoksa iklim mi yanlıştı? </description>
<link>https://www.antoloji.com/yer-ver-siiri/</link>
<guid>1413618</guid>
<pubDate>2010-06-25T18:54:00+03:00</pubDate>
<author>Mahmut Özen</author>
</item>
 <item>
<title> Şehit</title>
<description>Zerreden daha küçüğüm, Dağlar kadar büyüğüm.. Kurşun sesleri rahatsız etmez, Nabzımın rahatsız ettiği kadar.. O kadar yakınken uzak görünen Bu ölüm illüzyonu, ihsanı unutturan </description>
<link>https://www.antoloji.com/sehit-87-siiri/</link>
<guid>1413617</guid>
<pubDate>2010-06-25T18:49:00+03:00</pubDate>
<author>Mahmut Özen</author>
</item>
 <item>
<title> Şehid</title>
<description>Zerreden daha küçüğüm, Dağlar kadar büyüğüm.. Kurşun sesleri rahatsız etmez, Nabzımın rahatsız ettiği kadar.. O kadar yakınken uzak görünen Bu ölüm illüzyonu, ihsanı unutturan </description>
<link>https://www.antoloji.com/sehid-9-siiri/</link>
<guid>1413615</guid>
<pubDate>2010-06-25T18:47:00+03:00</pubDate>
<author>Mahmut Özen</author>
</item>
 <item>
<title> Zaman</title>
<description>Akıp giden zamanla değişir, Değişti mi duyularımız, duygularımız Tadını aldığımız yemeklerimiz.. Kokladığımız çiçeklerimiz. Yokluğunda özlediklerimiz.. Kızınca affettiklerimiz. </description>
<link>https://www.antoloji.com/zaman-1055-siiri/</link>
<guid>1413608</guid>
<pubDate>2010-06-25T18:36:00+03:00</pubDate>
<author>Mahmut Özen</author>
</item>
 <item>
<title> Su</title>
<description>Suda durulanmış kirlerinden arınmış Bir çakıl taşı… Sulanmış toprağının kokusuyla uyanmış Bir çöl ortası… Suyun sesiyle sarhoş, hoş sesine kanmış Bir insan başı… </description>
<link>https://www.antoloji.com/su-248-siiri/</link>
<guid>1413603</guid>
<pubDate>2010-06-25T18:22:00+03:00</pubDate>
<author>Mahmut Özen</author>
</item>
 <item>
<title> İstanbul</title>
<description>Tezek kokulu köyüm uzakta kaldı. Ben beton kokulu şehirde kaldım. Gideceğim yer geçen sapaktaydı. Ben yanlış şehirde: Ankara’daydım.  Alabildiğine insan kalabalığıydı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/istanbul-1273-siiri/</link>
<guid>1413590</guid>
<pubDate>2010-06-25T17:58:00+03:00</pubDate>
<author>Mahmut Özen</author>
</item>
 <item>
<title> Şapkalı Adam</title>
<description>Asfalt yollarda nostalji yaşanmaz ki Şaşkın arılar karanfile konmaz ki Karanfil karamsar… Karanfil sefil… Samyeli estikçe hoş efil efil…  Kötümser zihinli evlere kim ola kefil </description>
<link>https://www.antoloji.com/sapkali-adam-2-siiri/</link>
<guid>1413551</guid>
<pubDate>2010-06-25T17:22:00+03:00</pubDate>
<author>Mahmut Özen</author>
</item>
 </channel>
</rss>
