<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Mahir Celik Şiirleri
</description>
 <item>
<title>ALL Kiss'em(arzuma)</title>
<description>değil mi ki öpüşmek  dudakların tokalaşması  paylaşımcı ekonominin çenesinde başka türlü yüzleşir ağızlarımız  </description>
<link>https://www.antoloji.com/all-kiss-em-arzuma-siiri/</link>
<guid>389460</guid>
<pubDate>2006-02-22T15:39:00+03:00</pubDate>
<author>Mahir Celik</author>
</item>
 <item>
<title>Göğercin(arzuma)</title>
<description>göğercin kanadında inci  yalandır leylek gagasında gelişim  yedi dakika gerideyim haliç haliç bakar ekmek arası muhabbet sararım </description>
<link>https://www.antoloji.com/gogercin-arzuma-siiri/</link>
<guid>389457</guid>
<pubDate>2006-02-22T15:25:00+03:00</pubDate>
<author>Mahir Celik</author>
</item>
 <item>
<title>Semah(arzuma)</title>
<description>Gözlerinden gelen ışığa semah dönecek yüreğim  Ellerin ne kadar eski bildik ama bu tat yeni Bir dokunuşun semazeni olmak varmış kaderde Ellerim ellerine hasret kalırcasına deli  Masum duruşunda saklı selenin yeri </description>
<link>https://www.antoloji.com/semah-arzuma-siiri/</link>
<guid>389450</guid>
<pubDate>2006-02-22T15:14:00+03:00</pubDate>
<author>Mahir Celik</author>
</item>
 <item>
<title>Aşkının Derdindeyim(arzuma)</title>
<description>Öğrenemiyorum sensiz ayakta durmayı  İki gizemli perdeyi sarmışlar yüreğime İçimdeki acıyı kanatıyor üzerindeki iğneler Aklıma geldiğince acıyorum Gerisi boş bir nefes alış  </description>
<link>https://www.antoloji.com/askinin-derdindeyim-arzuma-siiri/</link>
<guid>389444</guid>
<pubDate>2006-02-22T15:03:00+03:00</pubDate>
<author>Mahir Celik</author>
</item>
 <item>
<title>Kadınım'a Mektup (?)</title>
<description>kadınım  günlerini kurşun rengi ..................gölgelere ekerdin rüzgarında yıldızları ..................biçerdim geceleri bir damla konsa yanağıma </description>
<link>https://www.antoloji.com/kadinim-a-mektup-siiri/</link>
<guid>279829</guid>
<pubDate>2005-07-10T16:57:00+03:00</pubDate>
<author>Mahir Celik</author>
</item>
 <item>
<title>Bir İstanbul Masalı (Uçmanın da Bir Makamı Var)</title>
<description>Bir İstanbul Masalı (Uçmanın da Bir Makamı Var)      ...........................................Hezarfen Ahmet ve Kazım Koyuncu Çelebi'ye  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-istanbul-masali-ucmanin-da-bir-makami-var-siiri/</link>
<guid>279825</guid>
<pubDate>2005-07-10T16:52:00+03:00</pubDate>
<author>Mahir Celik</author>
</item>
 <item>
<title>Birazda isa</title>
<description>çan sırtındayım  raylar üzerinde -seyirde sapmak lüks oysa İsa gibi biri kısa biri uzun çıtalarla </description>
<link>https://www.antoloji.com/birazda-isa-siiri/</link>
<guid>244894</guid>
<pubDate>2005-03-30T04:08:00+03:00</pubDate>
<author>Mahir Celik</author>
</item>
 <item>
<title>Golgem</title>
<description>Konuş da  susacak bir ölüm bulamayayım bu kentte. Konuş da susasın gül suskunluğunun susuzluk olduğunu öğrene öğrene.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/golgem-15-siiri/</link>
<guid>244893</guid>
<pubDate>2005-03-30T04:06:00+03:00</pubDate>
<author>Mahir Celik</author>
</item>
 <item>
<title>Firari hayalim</title>
<description>Yollarda yetim yıldızların bıraktığı bir sızı  ve yüreği kan kırmızı bir kadın, serseri mevsimleri peşinden sürükler gibi adımladı yorgun bacaklarıyla yazgıyı.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/firari-hayalim-siiri/</link>
<guid>244892</guid>
<pubDate>2005-03-30T04:05:00+03:00</pubDate>
<author>Mahir Celik</author>
</item>
 <item>
<title>Enkazlara siir</title>
<description>kendince tükenen cigara  yalın kalmış metanet basiretsiz akşamlara okundu lanet faydasız gözyaşıyla aynamda yalnızlık felaket </description>
<link>https://www.antoloji.com/enkazlara-siir-siiri/</link>
<guid>244891</guid>
<pubDate>2005-03-30T04:03:00+03:00</pubDate>
<author>Mahir Celik</author>
</item>
 <item>
<title>Cerosa</title>
<description>hatasıyla hayat bulmuşsun  olmaması gerekenin olmayacağı herhangi yıkıntısında dizelerimin  çabalarımda nakkaş edası </description>
<link>https://www.antoloji.com/cerosa-siiri/</link>
<guid>244890</guid>
<pubDate>2005-03-30T04:01:00+03:00</pubDate>
<author>Mahir Celik</author>
</item>
 <item>
<title>Birazda masalsi</title>
<description>-eski bir şiir benimkisi, masal değil  belki de bir masaldır, şiir hiç değil! ...-  bir tuğba masalı  yaz günlerinde başlamış </description>
<link>https://www.antoloji.com/birazda-masalsi-siiri/</link>
<guid>244889</guid>
<pubDate>2005-03-30T03:59:00+03:00</pubDate>
<author>Mahir Celik</author>
</item>
 <item>
<title>Siirim (Canele)</title>
<description>Şiir bir kadın ürkekliğindeydi benim için.  İlham geldi mi yatağıma yatardım. İlla ki sevişirdim her şiirimle uzun uzadıya. Mısraları okşardım. Yeni yeni şiirler doğardı. Şiirlerle ben doğardım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/siirim-canele-siiri/</link>
<guid>244888</guid>
<pubDate>2005-03-30T03:57:00+03:00</pubDate>
<author>Mahir Celik</author>
</item>
 <item>
<title>Tamamlanmamis siir</title>
<description>Konuş da  susacak bir ölüm bulamayayım bu kentte. Konuş da susasın gül suskunluğunun susuzluk olduğunu öğrene öğrene.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/tamamlanmamis-siir-2-siiri/</link>
<guid>244887</guid>
<pubDate>2005-03-30T03:55:00+03:00</pubDate>
<author>Mahir Celik</author>
</item>
 <item>
<title>İsyanlar</title>
<description>Insanları birkez daha tanıyamadığımı anladım, halbuki bir çift gözün herşeyi anlatacağını düşünenlerdendim. Yanılmak ve hayal kırıklığına uğramak, demek ki bunlarıda yaşamak gerekiyor. Aslında bir çift güzel göz değilmiş herşeyi anlatan. Güvenmek, insan olduğu için inanmak ve kalbinin bir köşesinde mutlaka iyi biri vardır diye düşünmek… Saçmalıkmış. Büyük bir pazarın içinde herşey satılığa çıkarılmış güven,sadakat,onur ve en önemlisi insanlık. Paranız ne kadarını almaya yetiyorsa alıyorsunuz; biraz güven, biraz sadakat,biraz insanlık ve işte karşınızda insan görünümünde bir ucube. Belki çok karamsar olmaya başladım belki de bende bu koca pazarın ürünlerinden biriyim kim bilebilir belki de aynı şeyler benim içinde düşünülüyor. Böylemiydi eskiden, yoksa insan=insan mıydı öyle olduğunu düşünmek istiyorum ve belki de o günlerden bugüne gelen sürgünler vardır diye ümit etmek istiyorum. Birden dank ediyor kafam ve “Umut asla bir yöntem olamaz” cümlesi geliyor aklıma bu söz bile belki de birçok şeyi çok güzel anlatıyor. Yöntem zart zurt bir mekaniğin parçası,bir robotun besin kaynağı. Nedir yöntem, artık duyguların ismi yöntem oldu sanırım. Ne demeli bilmiyorum sanırım ben artık ölmeliyim ve sonsuzluğa karışmalıyım. Çirkinlikler o kadar fazlalaştı ki artık doğru olan ve güzel olan davranışlar ve duygular bile herkes tarafından onarmal karşılanır oldu. Birine yardım etmek saçmalık, bulduğumuz bir para yada bize ait olmayan bir eşyanın sahibini aramak ahmaklık ve delicesine sevmek duygularını göstermek sonuna kadar yaşamak ve hatta elini tutmak için haftalarca hatta aylarca acı çekmek şiirler yazmak bir aptallık sayılır oldu. Eskiler böyle değildi değil mi lütfen evet deyin lütfen… Yoksa boğulacağım, nefes alamıyorum ve yaşamaktan tiksiniyorum. Hadi haksızlık etmeyelim belki bir yerlerde, kuytularda,karanlıkta yada kafdağında bir yerlerde insanın müsveddesi değil aslı vardır. Ben artık onu arayacağım hayatımın bundan sonraki akışında. Belki nehir bir göle, bir denize yada bir okyanusa akacak ve işte ait olduğum yer diyeceğim. Yada hiç bir zaman bir yere varamayan umutsuzca akan bir nehir olacağım. Bir o kadar karmaşık, bir o kadar üzgün ve bir o kadar insan.    Gece uyanmaya başladı, o koştura dursun güneşine ben hala düşünmekteyim neye koştuğumu, kime koştuğumu ve niçin koştuğumu. Bunları düşünmek sanırım delilik belki de herkes normaldirde benimdir normların dışında olan. Sanırım bir gerçek çıkıyor orataya bunca karmaşadan ve çelişkiden buraya ait olmadığım. Bir ağaç olmalıydım ben bir deniz kıyısında ve denize sevdalı. Kocaman bir gövdem ve milyonlarca yaprağımla sevecektim onu ama ulaşamayacaktım belki kışın sert rüzgarları kurumuş yapraklarımı saracaktı ona ama hiç bir zaman kavuşamayacaktım. Yada bir bulut olmalıydım sürekli ağlayan gözyaşları ve acısını kocaman bir dünya ile paylaşan. Yada bir ipek böceği olmalıydım kozamdan çıktığım ve özgürlüğe uçtuğum ilk heyecan sonum olmalıydı. Ama olmadı insan oldum veya insanlıktan çıkmış bir müsvedde.  Kalbimi dökyorum size, işte buyum ben haykırıcasına bağırmak istiyordum bunları ama yapamadım yıllar yılı ama bakarmısınız yazı gecenin bir vakti çıkıyor ortaya ve bu saatte ancak kelimeler duyabilirdi haykırışımı. Siz okurken ne hissedeceksiniz bilemem belki gülüp geçecek, belki amma saçmalamış diyeceksiniz ama benimle karanlığı yaşamadığınız için size kızmayacağım. Hepinizin bu satırları yazdığım anda yanımda olmanızı isterdim haykırışlarımı ve geceye müsvedde olmaya meydan okuyuşumu görmenizi isterdim. Ne çok şey istiyorum değil mi? Hayır demenizi çok isterdim ama bende müsveddeyim hala hemde sizin gibi insan müsveddesi o yüzden evet demenizi beklemiyorum. Kelimelerde olmasa belki haykıramayacağım içimi, akıtamayacağım bembeyaz bir sayfaya </description>
<link>https://www.antoloji.com/isyanlar-siiri/</link>
<guid>242749</guid>
<pubDate>2005-03-22T03:21:00+03:00</pubDate>
<author>Mahir Celik</author>
</item>
 <item>
<title>İsyan</title>
<description>Insanları birkez daha tanıyamadığımı anladım, halbuki bir çift gözün herşeyi anlatacağını düşünenlerdendim. Yanılmak ve hayal kırıklığına uğramak, demek ki bunlarıda yaşamak gerekiyor. Aslında bir çift güzel göz değilmiş herşeyi anlatan. Güvenmek, insan olduğu için inanmak ve kalbinin bir köşesinde mutlaka iyi biri vardır diye düşünmek… Saçmalıkmış. Büyük bir pazarın içinde herşey satılığa çıkarılmış güven,sadakat,onur ve en önemlisi insanlık. Paranız ne kadarını almaya yetiyorsa alıyorsunuz; biraz güven, biraz sadakat,biraz insanlık ve işte karşınızda insan görünümünde bir ucube. Belki çok karamsar olmaya başladım belki de bende bu koca pazarın ürünlerinden biriyim kim bilebilir belki de aynı şeyler benim içinde düşünülüyor. Böylemiydi eskiden, yoksa insan=insan mıydı öyle olduğunu düşünmek istiyorum ve belki de o günlerden bugüne gelen sürgünler vardır diye ümit etmek istiyorum. Birden dank ediyor kafam ve “Umut asla bir yöntem olamaz” cümlesi geliyor aklıma bu söz bile belki de birçok şeyi çok güzel anlatıyor. Yöntem zart zurt bir mekaniğin parçası,bir robotun besin kaynağı. Nedir yöntem, artık duyguların ismi yöntem oldu sanırım. Ne demeli bilmiyorum sanırım ben artık ölmeliyim ve sonsuzluğa karışmalıyım. Çirkinlikler o kadar fazlalaştı ki artık doğru olan ve güzel olan davranışlar ve duygular bile herkes tarafından onarmal karşılanır oldu. Birine yardım etmek saçmalık, bulduğumuz bir para yada bize ait olmayan bir eşyanın sahibini aramak ahmaklık ve delicesine sevmek duygularını göstermek sonuna kadar yaşamak ve hatta elini tutmak için haftalarca hatta aylarca acı çekmek şiirler yazmak bir aptallık sayılır oldu. Eskiler böyle değildi değil mi lütfen evet deyin lütfen… Yoksa boğulacağım, nefes alamıyorum ve yaşamaktan tiksiniyorum. Hadi haksızlık etmeyelim belki bir yerlerde, kuytularda,karanlıkta yada kafdağında bir yerlerde insanın müsveddesi değil aslı vardır. Ben artık onu arayacağım hayatımın bundan sonraki akışında. Belki nehir bir göle, bir denize yada bir okyanusa akacak ve işte ait olduğum yer diyeceğim. Yada hiç bir zaman bir yere varamayan umutsuzca akan bir nehir olacağım. Bir o kadar karmaşık, bir o kadar üzgün ve bir o kadar insan.    Gece uyanmaya başladı, o koştura dursun güneşine ben hala düşünmekteyim neye koştuğumu, kime koştuğumu ve niçin koştuğumu. Bunları düşünmek sanırım delilik belki de herkes normaldirde benimdir normların dışında olan. Sanırım bir gerçek çıkıyor orataya bunca karmaşadan ve çelişkiden buraya ait olmadığım. Bir ağaç olmalıydım ben bir deniz kıyısında ve denize sevdalı. Kocaman bir gövdem ve milyonlarca yaprağımla sevecektim onu ama ulaşamayacaktım belki kışın sert rüzgarları kurumuş yapraklarımı saracaktı ona ama hiç bir zaman kavuşamayacaktım. Yada bir bulut olmalıydım sürekli ağlayan gözyaşları ve acısını kocaman bir dünya ile paylaşan. Yada bir ipek böceği olmalıydım kozamdan çıktığım ve özgürlüğe uçtuğum ilk heyecan sonum olmalıydı. Ama olmadı insan oldum veya insanlıktan çıkmış bir müsvedde.  Kalbimi dökyorum size, işte buyum ben haykırıcasına bağırmak istiyordum bunları ama yapamadım yıllar yılı ama bakarmısınız yazı gecenin bir vakti çıkıyor ortaya ve bu saatte ancak kelimeler duyabilirdi haykırışımı. Siz okurken ne hissedeceksiniz bilemem belki gülüp geçecek, belki amma saçmalamış diyeceksiniz ama benimle karanlığı yaşamadığınız için size kızmayacağım. Hepinizin bu satırları yazdığım anda yanımda olmanızı isterdim haykırışlarımı ve geceye müsvedde olmaya meydan okuyuşumu görmenizi isterdim. Ne çok şey istiyorum değil mi? Hayır demenizi çok isterdim ama bende müsveddeyim hala hemde sizin gibi insan müsveddesi o yüzden evet demenizi beklemiyorum. Kelimelerde olmasa belki haykıramayacağım içimi, akıtamayacağım bembeyaz bir sayfaya </description>
<link>https://www.antoloji.com/isyan-82-siiri/</link>
<guid>242748</guid>
<pubDate>2005-03-22T03:19:00+03:00</pubDate>
<author>Mahir Celik</author>
</item>
 <item>
<title>Düz Yazı</title>
<description>Ve işte gene kaleme sarıldım her üzümtümde olduğu gibi. Benim sadık yoldaşım, yalnızlığımın tek şahidi. Bir çok şey paylaştık kelimeler arasında seninle: acıyı,hüznü ve çok kısada olsa mutluluğu. Belkide mutluluğu az paylaşmamızın nedeni gerçek mutluluğun hep elde edilemiyor olmasıdır ve bu nedenle sanırım hiç mutlu olamıyorum. Bir tercih yapılmış bizler adına kimin yaptığını belki şuan bilmiyoruz,belki günün birinde öğreneceğiz ama şu bir gerçek ki yaşan biz değiliz aslında yaşayan bir müsvette; acıları çeken ve onlarla yüzleşen biziz.   Çok farklı yererden çok farlı şekillerde gelyor mutsuzluk ve acı,ne zaman ne yapacağı belli olmayan girift bir denklem hayat. Çözümü yok bu denklemin olsaydı bir çözümü insanlar sevgileri ile öldürülürmüydü? Beni sevgimle öldürdü hayat,sırf sevdiğim ve değer verdiğim için,belki bu yüzden çok acı çekiyorum ve ağlıyorum geceler boyu. Sevgi nedir, mutluluk nedir diye sormaya başladım kendime bu iki sorunun da cevabına ölüm demek geliyor içimden. Ölümdür aslında mutluluk, ölümdür aslında sonsuzluk ve ölümdür aslında varoluş. Bildiğimiz tüm mutluluk tanımları yanlış bunu çok daha iyi anlıyorum artık öyle olmasaydı ölürmüydüm sevgim yüzünden.  Çok fazla ürkütmüyor artık beni hayat ve getirdikleri. Biliyorumki artık bana yapabileceği hiç birşey kalmadı son kartınıda açtı ve bundan sonra ben oynayacağım o izleyecek. Diyeceksiniz ki senden birşey kaldıysa tabi. Sizde haklısınız ben artık ne olurum bilmiyorum belkide ölümü beklerim yalnızlığımla.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/duz-yazi-2-siiri/</link>
<guid>242747</guid>
<pubDate>2005-03-22T03:13:00+03:00</pubDate>
<author>Mahir Celik</author>
</item>
 <item>
<title>Giden Bir Adamın Gölgesinde</title>
<description>Konuş da  susacak bir ölüm bulamayayım bu kentte. Konuş da susasın gül suskunluğunun susuzluk olduğunu öğrene öğrene.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/giden-bir-adamin-golgesinde-siiri/</link>
<guid>242742</guid>
<pubDate>2005-03-22T02:31:00+03:00</pubDate>
<author>Mahir Celik</author>
</item>
 <item>
<title>Bir kadindi Siir (Canele)</title>
<description>Şiir bir kadın ürkekliğindeydi benim için.  İlham geldi mi yatağıma yatardım. İlla ki sevişirdim her şiirimle uzun uzadıya. Mısraları okşardım. Yeni yeni şiirler doğardı. Şiirlerle ben doğardım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-kadindi-siir-canele-siiri/</link>
<guid>242741</guid>
<pubDate>2005-03-22T02:27:00+03:00</pubDate>
<author>Mahir Celik</author>
</item>
 <item>
<title>Isa</title>
<description>çan sırtındayım  raylar üzerinde -seyirde sapmak lüks oysa İsa gibi biri kısa biri uzun çıtalarla </description>
<link>https://www.antoloji.com/isa-siiri/</link>
<guid>240619</guid>
<pubDate>2005-03-14T15:13:00+03:00</pubDate>
<author>Mahir Celik</author>
</item>
 </channel>
</rss>
