<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Mahi Afif Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Yeyin Efendiler Yeyin</title>
<description>Yiyin efendiler yiyin Oturuncaya kadar yiyin Çatlasın mide, patlasın Ötürünceye kadar yiyin.  Kurtardınız gününüzü </description>
<link>https://www.antoloji.com/yeyin-efendiler-yeyin-siiri/</link>
<guid>1761141</guid>
<pubDate>2012-09-02T00:44:00+03:00</pubDate>
<author>Mahi Afif</author>
</item>
 <item>
<title>Yatanları Bir Düşün</title>
<description>Sen coşarken ikinci bir eş için Ağrımayan, sıhhatli bir baş için Kaynayacak bir sıcacık aş için Yüzüğünü satanları bir düşün.  Bizler zaman harcar iken avlarda </description>
<link>https://www.antoloji.com/yatanlari-bir-dusun-siiri/</link>
<guid>1761140</guid>
<pubDate>2012-09-02T00:40:00+03:00</pubDate>
<author>Mahi Afif</author>
</item>
 <item>
<title>Bu Kadın Benim Anam</title>
<description>Başında kırk akçeli başlığı
Sırtında üç peşli işliği vardı.
Küpleri güzden doldururdu,
İçlerinde; 
Pekmez, un, dövme, aşlığı vardı.
Cebi olmadı gençliğinde, parasızdı
Odaları açık, gorasızdı.
Bilmezdi saat, salı, pazartesi
Günlüğünde kullandığı; 
Er, şafak, önceki ve ertesi.
Başında oyasız yazması,
Elinde küreği, kazması,
Belinde darabulus kuşağıyla
Bu kadın benim anam.

Beş yetim büyütmüş,
Evlat, oğul, uşağıyla.
O kadın benim anam

Kaybettiğini bulmak için
İki besmele çekerdi
İki kile unluk için
Koyakları ekerdi.
Hiç ihmal etmez,
Günde beş kez
Allaha diz çökerdi.
Muhannete muhtaç olmamacasına
Tarladan tarlaya sekerdi.
Ahırdakilere kışlık olsun diye
Burma yolar, geven sökerdi.
Bu kadın benim anam.

 
Ayağında kara lastik,
Üzerinde satıraç zıbını vardı.
Yün eğirirdi eğişmeçle
Parmağının ucunda,
Çocuğunun biri yanında
Biri sırtında, hopucunda.
İyi bilirim, iki yırtık vardı
Bir tek pabucunda.
Çayını kırlardan toplar
Şekerini kuru duttan yapardı.
İşler iyi gitmediğinde
Allah minessabirin derdi,
Canı daraldığında
Kimseyi ne döver ne söverdi
O sadece dizlerini ve 
İman tahtasını döverdi.
Bu kadın “Anadolu” da ki anaydı.
Daima haklıdan yanaydı.
O kadın benim anamdır.

 Anamın yarını bugünden başlardı
İşi hep erden ve şafak ileydi onun
Bir katır, iki öküzdü hayali
Bununla harman hasat düşlerdi.
İki dana iki ineği oldu hep
Sarı ineği kara inekle eşlerdi
Tarlaları onlarla işlerdi.
Yağını cevizden çıkarırdı,
Kokusunu kekikten,
Urbasını kendi dokurdu
Tezgâhında mekikten.
Gelin anam güzel anam
Bu kadın benim anam.

 Bilmezdi ömründe yok demeği
Don yağıyla olurdu yemeği
Yediği içtiği hep el emeği
Yanında eğişmeç ve sümeği
İsli tencere olurdu küresinde 
Bir eli çalışırken süresinde 
Öbürü patates püresinde

Elde elektrik varken onda lamba olurdu
Lamba varken, idare
İdare varken çırayla ederdi idare.
Kadın anam, gelin anam
Günyüzü görmeyen ay yüzlü anam

Bu kadın benim anam. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bu-kadin-benim-anam-siiri/</link>
<guid>1674588</guid>
<pubDate>2012-02-04T11:36:00+03:00</pubDate>
<author>Mahi Afif</author>
</item>
 <item>
<title>Güller Beni Tanımadı</title>
<description> İhmal ettim vatanımı
 Yollar beni tanımadı.
 Kabristanda yatanımı
 Öl’ler beni tanımadı.
 
 Uzun yıllar tırmandığım
 Bu kesin tanır sandığım
 Her defasında andığım
 Bel’ler beni tanımadı.
 
 Kartallar kovdum içinde
 Keklikler vardı öcünde
 Bir defa vardım gecinde
 Çal’lar beni tanımadı.
 
 İneklerimi sağdığım
 Yamaçlarına ağdığım
 Bir bucağında doğduğum
 Tol’lar beni tanımadı.
 
 Beş sene her dersin sonu
 Çaldım ve dinledim onu
 Şimdi bana geldi konu
 Ziller beni tanımadı.
 
 Noldu gürledin estin de
 Sende kaybettin bestinde
 On üç yıl yattım üstünde
 Çul’lar beni tanımadı.
 
 Bizzat ağacını diktim
 Odunu Ocakta yaktım
 Kovayla dışarı döktüm
 Küller beni tanımadı.

 Yağmur yağdı gök çatladı
 Gök’ün damarı patladı
 Üstümden on kez atladı
 Seller beni tanımadı.
 
 Gördüm geldiği ocağı
 Binlerce giren böceği
 Polenle dolu bacağı
 Ballar beni tanımadı.

 Babamı götürmüş kaçında
 Anamı götürdüm içinde 
 Bin kez elim var ucunda
 Sallar beni tanımadı.

 İpliğini İğle büktüm
 Bizzat ellerimle diktim
 Akşam çektim sabah çektim
 Tüller beni tanımadı.

 Iltar yaptım sapanıma
 Bağladım hep sağ yanıma
 Şimdi dokundu kanıma
 Kıllar beni tanımadı.
 
 En neşeli çağlarında
 Bozum yaptım bağlarında
 Tapırdadım dağlarında
 İller beni tanımadı.

 Ağladığında üşüdüm
 Beş yıl sırtını kaşıdım
 Hortumunda su taşıdım
 Filler beni tanımadı.

 Oynayıp güldüm Onu’nda
 Havlusunda balkonunda
 Harcadı bizi sonunda
 Yıllar beni tanımadı.

 Tülbent’ime işlediğim
 Başlığımla eşlediğim
 Liste liste fişlediğim 
 Pullar beni tanımadı.

 Dolaştım cihanı, hanı
 Geçtim cananı canı
 Çekmez olmuş gayrı kanı
 Kullar beni tanımadı.

 Bekle dedi, gelsin sıran
 Her an benden önce varan
 Boynumu sıkıca saran
 Kollar beni tanımadı.

 Şimdi yukarılarda başı
 Dikeniyle tenin kaşı
 İtburnu’dan yaptım aşı
 Güller beni tanımadı </description>
<link>https://www.antoloji.com/guller-beni-tanimadi-siiri/</link>
<guid>1669688</guid>
<pubDate>2012-01-24T22:02:00+03:00</pubDate>
<author>Mahi Afif</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Babalar Günü Şiiri</title>
<description>Hatırlamam şemalini, yüzünü Bir defa göreyim nerdesin baba? Bilmem ne bir kelam, ne bir sözünü Bilirim gelinmez yerdesin baba.  Şimdi bile bize umut eserin </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-babalar-gunu-siiri-siiri/</link>
<guid>1656205</guid>
<pubDate>2011-12-30T16:32:00+03:00</pubDate>
<author>Mahi Afif</author>
</item>
 <item>
<title>Anadolu</title>
<description>Gez Anadoluyu Yollardan geç te Heybesinden Tohum saçanları gör Teheccüde kalkıp taa saat üç te Meleklerle bile uçanları gör.  Vefat edip dostlarından sinerek </description>
<link>https://www.antoloji.com/anadolu-34-siiri/</link>
<guid>1656201</guid>
<pubDate>2011-12-30T16:24:00+03:00</pubDate>
<author>Mahi Afif</author>
</item>
 <item>
<title>Bilemezsin Bu Yurdu!</title>
<description>Gördün mü sen iki büklüm monayı

Tohumluğa ayırdın mı? Manayı
 
Çördüklerin üstüne tarhanayı
 
Sermediysen bilemezsin bu yurdu.

Yan yanadır kara inler ak inler
 
Yıllardır susarlar sakin sakinler
 
Bol çakıllı koyaklarda ekinler
 
Dermediysen bilemezsin bu yurdu.

Bilmezdik iğneyi yutmazdık hapı
 
Evimiz taşlardan, kıl çuldan kapı
 
Harmanın üstünde düğenle sapı 

Sürmediysen bilemezsin bu yurdu.

Töremizde ölmez ana ve yarı
 
İp ile çekerdik kıştan baharı
 
Ağaçtan kürekle damlardan karı
 
Kür’mediysen bilemezsin bu yurdu.

Tanımaz olmuşlar kardeş kardeşi
 
Kuzgun bile beğenmiyor her leşi
 
Üç öğün yemekte kuru ham keşi 

Dürmediysen bilemezsin bu yurdu.
 
Topladın mı kütüklerden odunu
 
Aldın mı hiç Böğürtlenin tadını
 
Kuyu bucağında ılkı südünü
 
Sağmadıysan bilemezsin bu yurdu.

İleri giderken düşün gerini
 
Unutma haddini öğren yerini
 
Elindeki ik’ekmekten birini
 
Vermediysen bilemezsin bu yurdu.
 
Öğren belde, ilçe, köy ve ilini
 
Gıybetlerden uzaklaştır dilini
 
Eğiçmeşle depme şalvar kılını
 
Örmediysen bilemezsin bu yurdu.

Tanıdın mı tapırı ve kepiri
 
Her nisanda aldereler köpürü
 
Yapraklı çukuru, kızılçukuru
 
Görmediysen bilemezsin bu yurdu. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bilemezsin-bu-yurdu-siiri/</link>
<guid>1656200</guid>
<pubDate>2011-12-30T16:19:00+03:00</pubDate>
<author>Mahi Afif</author>
</item>
 <item>
<title>Sıdkım Sıyrıldı</title>
<description>Dedikleri hep laf olmuş Karşı tarafta saf olmuş Gücü biterek kof olmuş Pillerden sıdkım sıyrıldı.  Hep yalancıktan özleyen </description>
<link>https://www.antoloji.com/sidkim-siyrildi-siiri/</link>
<guid>1656198</guid>
<pubDate>2011-12-30T16:04:00+03:00</pubDate>
<author>Mahi Afif</author>
</item>
 </channel>
</rss>
