<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Macide &#214;zcan Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Uğraşma</title>
<description>Koptu artık gönül teli Bağlamaya hiç uğraşma Kuru artık selin çayın Çağlamaya hiç uğraşma  Herşeyini alıp gittin </description>
<link>https://www.antoloji.com/ugrasma-7-siiri/</link>
<guid>1447158</guid>
<pubDate>2010-08-31T22:52:00+03:00</pubDate>
<author>Macide Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Şehir ve Aşk</title>
<description>   Her şehrin kendisine has bir elbisesi vardır.Kimi şehrin elbisesi dallı güllü,kiminki sade ve bol cepli,bazısı bol dekolteli,bazısın ki simsiyah….Velhasıl, her şehir zamanla dikiş atacak bir elbiseye sahiptir.Ancak böyle mutlu edebilir kendini.Hiçbir zaman çıkarmaz şehir elbisesini.Çıplak kalmaktan ve sırlarını bilyeler gibi ortalığa saçmaktan korkar.Her şehrin kendine has bir  kokusu vardır.Bazı şehirler,kavrulmuş yağ ve salça,bazı şehirler terle karışık parfüm,bazıları çürümüş yumurta veya tuz, bazıları vişne reçeli,bazıları çürümüş muz kokar.Şehrin sınırlarına girer girmez, bu koku üzerinize ikinci bir deri gibi yapışır.Kırk hamamda kırk kalıp suyla yıkansanız nafile.Bu kokudan arınmak mümkün değildir,şehir sizi kendinden saymıştır artık.Şehrin elbisesinde ufacık bir nokta halini almışsınızdır. Her şehrin kaldırımlarında adım başına düşen balgamlı tükürük sayısı değişir. Keşkül kıvamındaki bu küçük öbekler, bazı şehirlerde 20-30 adımda bir  karşınıza çıkarken kimi şehirlerde 5-10 adımda bir karşınıza çıkabilir. Görmek istemeseniz bile, her birini bir radar titizliğinde yakalar gözleriniz. Üzerine basmamak için ya sağa sola kayarsınız ya da üzerinden atlarsınız. Aşk öyle illet bir şeydir ki, tüm canlı neslini ağına düşürüp onların kıvranmasından sonsuz bir haz duyar, acıyla beslenip acı dışkılar. Ama aşk, yine de yaşam seramonisinin en vazgeçilmez unsurudur. Ne statü ne zeka ne de ekonomik gelir düzeyi aşkı belirli bir kalıba hapsedemez. Aşk, ne mekan ne de zaman sınırlarına uyar. Akışkan bir kıvamda, sıçan kuyruğunun geçebileceği her aralıktan her yüreğe sızabilir. Her aşk, kavuşmanın ateşiyle yavaş yavaş erir,yürek tarlasında pişmanlık tohumlarından yeni aşk  mantarları türer. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sehir-ve-ask-2-siiri/</link>
<guid>1235732</guid>
<pubDate>2009-08-11T11:52:00+03:00</pubDate>
<author>Macide Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Gemiler</title>
<description>     -I- </description>
<link>https://www.antoloji.com/gemiler-45-siiri/</link>
<guid>1232591</guid>
<pubDate>2009-08-05T16:03:00+03:00</pubDate>
<author>Macide Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Çocuk(tum)</title>
<description>     Tek suçumun eve geç kalmak olduğu yıllardı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/cocuk-tum-siiri/</link>
<guid>1134763</guid>
<pubDate>2009-03-02T15:46:00+03:00</pubDate>
<author>Macide Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Mum</title>
<description>  Bir mum alevine çiziyorum seni sevi masallarını anımsıyorum başı mutlu sonu gelmez.... </description>
<link>https://www.antoloji.com/mum-47-siiri/</link>
<guid>903049</guid>
<pubDate>2008-02-18T10:20:00+03:00</pubDate>
<author>Macide Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Kötü Adam</title>
<description>  Kötü kokuyor artık evim Lavabomda birikmiş bulaşıklar Balkonumda, askerler gibi dizilmiş boş şarap şişeleri İçimden irin gibi akıyor gözlerin </description>
<link>https://www.antoloji.com/kotu-adam-2-siiri/</link>
<guid>898868</guid>
<pubDate>2008-02-12T10:20:00+03:00</pubDate>
<author>Macide Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Nefti Sevda</title>
<description>Hasırdandı şapkan güneşe inat takardın. Boyunu aşmış başakların arasından bir Don Kişot gibi bakardın. Tenin mi daha esmerdi yoksa buğdaylar mı? Alnından toprağa damlayan her bir ter damlası </description>
<link>https://www.antoloji.com/nefti-sevda-siiri/</link>
<guid>877250</guid>
<pubDate>2008-01-06T12:53:00+03:00</pubDate>
<author>Macide Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Ankara</title>
<description>   Güven parkın her kumrusu ''sen'' oluyorsun ve karanfil pasajında gümüşe kesiyor aşk. Dikmen Vadisinde yakalıyorum gözlerinin aksini </description>
<link>https://www.antoloji.com/ankara-133-siiri/</link>
<guid>848790</guid>
<pubDate>2007-11-16T17:21:00+03:00</pubDate>
<author>Macide Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Unut</title>
<description>      </description>
<link>https://www.antoloji.com/unut-47-siiri/</link>
<guid>841802</guid>
<pubDate>2007-11-04T15:59:00+03:00</pubDate>
<author>Macide Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Delirme Mevsimi</title>
<description>Kararır evren,biter firarlar Ametist gözlerin,gözlerimi yakalar. Kaldırımlar ökse otu koklarım seni sayrı bir tabaka içinde. Kan kaçırır yüreğim ince bir sızı ile. Şimdi,delirme mevsimi </description>
<link>https://www.antoloji.com/delirme-mevsimi-siiri/</link>
<guid>836455</guid>
<pubDate>2007-10-26T08:42:00+03:00</pubDate>
<author>Macide Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>İntihar Sabahları</title>
<description>Tabanlarım topuk dikenleriyle sancılı Sol yanımda ucu çatal bir hançer. Kaparım gözlerimi gözlerim intihar sabahları. Bir salyangoz gibi iz bırakırım geçtiğim sokaklarda. Deccal suretini sıyırır yüzünden </description>
<link>https://www.antoloji.com/intihar-sabahlari-siiri/</link>
<guid>830376</guid>
<pubDate>2007-10-15T11:38:00+03:00</pubDate>
<author>Macide Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Oğlum</title>
<description>Oğlum, Bir marangoz gibi maharetli olsun ellerin her türlü gönül kapısını yapabilen cinsten. Çok yaşayanlardan değil tok yaşayanlardan ol. Canımla kanımla besledim seni Canla kanla besleyenlerden ol. </description>
<link>https://www.antoloji.com/oglum-75-siiri/</link>
<guid>824324</guid>
<pubDate>2007-10-04T11:11:00+03:00</pubDate>
<author>Macide Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Hüseyin</title>
<description>    Sıradan bir insandı. Sıradanlıkların içinde yitip gitmemek için,bir paragrafın içine hapsetmişti kendini. </description>
<link>https://www.antoloji.com/huseyin-7-siiri/</link>
<guid>822695</guid>
<pubDate>2007-10-01T17:14:00+03:00</pubDate>
<author>Macide Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Karanfil Şehri</title>
<description>     Hani,hani o son görüştüğümüz köşe başında </description>
<link>https://www.antoloji.com/karanfil-sehri-siiri/</link>
<guid>822044</guid>
<pubDate>2007-09-30T16:06:00+03:00</pubDate>
<author>Macide Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Kadavra</title>
<description>    Şimdi bir kadavra gibisin yalnızlık. Eter kokuları döndürür başımı bir yandan </description>
<link>https://www.antoloji.com/kadavra-11-siiri/</link>
<guid>821786</guid>
<pubDate>2007-09-30T00:23:00+03:00</pubDate>
<author>Macide Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Tuz Ruhu</title>
<description>     Sevmedim de. </description>
<link>https://www.antoloji.com/tuz-ruhu-2-siiri/</link>
<guid>821773</guid>
<pubDate>2007-09-30T00:06:00+03:00</pubDate>
<author>Macide Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Hijyenik</title>
<description>    Sevmedim de. Özlemedim de. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hijyenik-siiri/</link>
<guid>821759</guid>
<pubDate>2007-09-29T23:48:00+03:00</pubDate>
<author>Macide Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Düşünen Adam Heykeli</title>
<description>     Hep kaç hep kaçır seni sevenleri </description>
<link>https://www.antoloji.com/dusunen-adam-heykeli-2-siiri/</link>
<guid>821742</guid>
<pubDate>2007-09-29T23:23:00+03:00</pubDate>
<author>Macide Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Eşyalar</title>
<description>Kireç akıtır duvarlar gözlerinden. Koltuklar,henüz soğumamış cesetler olur. Halılar, bıçak sırtı.. Telefon, eli kanlı bir zanlı. Radyo,siyanür içirmek ister her gece. Kalemler,birleşir ok  olur atılır üzerime. </description>
<link>https://www.antoloji.com/esyalar-2-siiri/</link>
<guid>821696</guid>
<pubDate>2007-09-29T22:22:00+03:00</pubDate>
<author>Macide Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Suçlu</title>
<description>Fırçalar sana ait bir resim çizemiyorsa Bunun suçunu ne tuvalde ne paletde arama. Tüplere umut doldursan da tıka basa, renkler bildiğini kusacaktır sayfalara. Ancak yaşayabileceğin kadarını yaşarsın. Bir mahkeme kurulmuşsa tüm bedeninde,hakettiğinden fazla ceza alırsın. </description>
<link>https://www.antoloji.com/suclu-52-siiri/</link>
<guid>821690</guid>
<pubDate>2007-09-29T22:17:00+03:00</pubDate>
<author>Macide Özcan</author>
</item>
 </channel>
</rss>
