<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Lokman Daştan Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Himara</title>
<description>Üstünde kuş durmaz dikenli dalın, Neden böyle yaptın; işte bu yüzden. Her koyun dilini bilmez kavalın, Neden böyle yaptın; işte bu yüzden.  Her çeşidi meyva vermez ağacın, </description>
<link>https://www.antoloji.com/himara-siiri/</link>
<guid>1851238</guid>
<pubDate>2013-04-03T19:28:00+03:00</pubDate>
<author>Lokman Daştan</author>
</item>
 <item>
<title>Elveda Gibi</title>
<description>Kapının ardında sanki hep vardın, Gördüğüm âleme maverâ  gibi. Rüyadan geçip de içimi sardın, Kaderden lâhutî  bir yara gibi.  Doğdun da dünyama bir çift göz ile, </description>
<link>https://www.antoloji.com/elveda-gibi-siiri/</link>
<guid>1850726</guid>
<pubDate>2013-04-02T16:25:00+03:00</pubDate>
<author>Lokman Daştan</author>
</item>
 <item>
<title>Vuslata Çağrı</title>
<description>Meramım gönlümde sır oldu kaldı, Çözmeye vuslatın kendisi gelsin. İntizar, gönlüme bir ateş saldı, Sezmeye vuslatın kendisi gelsin.  Otağım sılanın çok uzağında. </description>
<link>https://www.antoloji.com/vuslata-cagri-4-siiri/</link>
<guid>1846473</guid>
<pubDate>2013-03-24T16:41:00+03:00</pubDate>
<author>Lokman Daştan</author>
</item>
 <item>
<title>Can Yangını</title>
<description>Dolandı boynuma buluttan bir ip, Sıktıkça yanıyor canım içerden. Bedenim ateşten dağlara girip, Çıktıkça yanıyor canım içerden.  Ezelden ebede ince bir kiriş, </description>
<link>https://www.antoloji.com/can-yangini-3-siiri/</link>
<guid>1840907</guid>
<pubDate>2013-03-12T19:53:00+03:00</pubDate>
<author>Lokman Daştan</author>
</item>
 <item>
<title>Evrensel Misyon</title>
<description>Aynalar paramparça, ışıklar sönük, Kapılarda tel örgü, pencere küçük… Çıkmazın başındasın, yolun sonunda, Kaybolduğun karanlık Güneş’ten büyük…  Devlerin çığlığıyla kısılmış sesin, </description>
<link>https://www.antoloji.com/evrensel-misyon-siiri/</link>
<guid>1468474</guid>
<pubDate>2010-10-21T12:15:00+03:00</pubDate>
<author>Lokman Daştan</author>
</item>
 <item>
<title>Geceye...</title>
<description>Ne olur başımda biraz daha dur, Beni sabahlara bırakma gece! Şu yorgun kalbimi ölümlere kur, Ağlatan ahlara bırakma gece! Beni sabahlara bırakma gece!  </description>
<link>https://www.antoloji.com/geceye-24-siiri/</link>
<guid>1450173</guid>
<pubDate>2010-09-08T15:08:00+03:00</pubDate>
<author>Lokman Daştan</author>
</item>
 <item>
<title>Arzuhal</title>
<description>Düşmüşüm narına yar, halimi bilmez ağyar. Derûna rücû ettim her saniyem bir tekrar…  Hayallere dürüldüm görülmez içte ne var. Dürüldüm ve sürüldüm yurdumdan apar topar.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/arzuhal-65-siiri/</link>
<guid>1446586</guid>
<pubDate>2010-08-30T15:51:00+03:00</pubDate>
<author>Lokman Daştan</author>
</item>
 <item>
<title>Şeref Sizsiniz</title>
<description>Doğrudur Padişahım, şeref bizde ne gezer... Mabeyni hümayunla gökte divane gezer. Eşrefi mahlukatten, belli habersizsiniz, Bizlere ulaşmayan büyük şeref sizsiniz. </description>
<link>https://www.antoloji.com/seref-sizsiniz-2-siiri/</link>
<guid>1444387</guid>
<pubDate>2010-08-25T15:38:00+03:00</pubDate>
<author>Lokman Daştan</author>
</item>
 <item>
<title>Kuaför  Tuncay</title>
<description>Çekmeceye oyuncak bırakmış oğlu için, Usturanın, fırçanın, makasların yanına… Kıl toplamış hırkası; cilvesi ya bu işin… Akşam dırdır edecek. Ne demeli kadına?  On yaşında başlamış çıraklığa bir heves, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kuafor-tuncay-siiri/</link>
<guid>1406223</guid>
<pubDate>2010-06-09T17:37:00+03:00</pubDate>
<author>Lokman Daştan</author>
</item>
 <item>
<title>İmdat Freni</title>
<description>Acı kalırsa geriye yaşadığın hayattan, Yaşam sızlatır seni soludukça havadan. Lanet taşarken dışa büründüğün tezattan, Bin maraz doğurursun içtiğin her devadan.  Bırakmış gibi işi koskoca şu kâinat, </description>
<link>https://www.antoloji.com/imdat-freni-siiri/</link>
<guid>1400726</guid>
<pubDate>2010-05-30T16:56:00+03:00</pubDate>
<author>Lokman Daştan</author>
</item>
 <item>
<title>Baykal' ın Şeyi</title>
<description>Soğanı, salçası, tuzu, biberi, Suyunda et diye, kokuşmuş deri… Siyaset çorbası her zaman yeni, Şimdi de içinde, Baykal’ın şeyi… ………… Ne yasası kaldı ne anayasa, </description>
<link>https://www.antoloji.com/baykal-in-seyi-siiri/</link>
<guid>1392534</guid>
<pubDate>2010-05-13T16:46:00+03:00</pubDate>
<author>Lokman Daştan</author>
</item>
 <item>
<title>Sarrm/aşık</title>
<description>İki kere kırılmış,ışıklar gökkuşağında, Renkler pek bir dolaşmış,birbirinden seçilmiyor. Her dalda bin yaprak var, gönlümün sarmaşığında, Kök gövdeye karışmış, meyvelere geçilmiyor.  Hayallere saklanmış, adın gizli bir heyula, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sarrm-asik-siiri/</link>
<guid>1390840</guid>
<pubDate>2010-05-10T09:34:00+03:00</pubDate>
<author>Lokman Daştan</author>
</item>
 <item>
<title>Islak Mezarlar</title>
<description>Yağmurların altında mezarlar ıslanıyor, Üşümez mi ölüler? Hava oldukça soğuk… Soyunmuş yatıyorken ısınmak bir hayli zor, Hele bir de çürürken, üstelik te hava yok… Yıldırımlar amansız öpüp duruyor yeri, Arsız dudaklarında kim bilir kaç cehennem… </description>
<link>https://www.antoloji.com/islak-mezarlar-siiri/</link>
<guid>1388066</guid>
<pubDate>2010-05-04T15:02:00+03:00</pubDate>
<author>Lokman Daştan</author>
</item>
 <item>
<title>Eşsiz Kadın</title>
<description>Gönül mahzenimin eşsiz kadını, Zamanla büyürmüş aşkın yalını. Sanma ki unuttum artık adını, Bir daha diyemem, dillerim mahkûm…  Çeksem de hasreti, cezamdır diye, </description>
<link>https://www.antoloji.com/essiz-kadin-siiri/</link>
<guid>1386378</guid>
<pubDate>2010-05-01T09:14:00+03:00</pubDate>
<author>Lokman Daştan</author>
</item>
 <item>
<title>Param, Parçam...</title>
<description>(Paraya...)   Renkler yanılgı, şekil hayal, kütleler vehim…  Şeytan'ın fiziğinde, sensin her nesneye iç.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/param-parcam-siiri/</link>
<guid>1386028</guid>
<pubDate>2010-04-30T14:34:00+03:00</pubDate>
<author>Lokman Daştan</author>
</item>
 <item>
<title>Sahiplerine...</title>
<description>Asırlar ötesinden, uzanan kahpe emek, Kimler var etti seni, ihanet bileyerek. Adanmış o rahmine, dilediğince döl ek! Ne kadar doğursa da, sürü kuramaz köpek.  Aldatan yataklarda, yaratıldın nevzuhur, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sahiplerine-siiri/</link>
<guid>1385083</guid>
<pubDate>2010-04-28T21:57:00+03:00</pubDate>
<author>Lokman Daştan</author>
</item>
 <item>
<title>Yetimin Nirvanası</title>
<description>Hayatın şu konağında adım şimdi “sığınma”. Yerim eski yerim değil, tavan arası oda... Bıraktığın bu dünyada, sağım diye avunma, Yokluğunun garibiyim, yetim kaldım ardında, Hayat ise sensizliği, hep yüzüme vurmakta...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yetimin-nirvanasi-siiri/</link>
<guid>1382556</guid>
<pubDate>2010-04-24T13:12:00+03:00</pubDate>
<author>Lokman Daştan</author>
</item>
 <item>
<title>Kader Denen Dantela</title>
<description>Söküldükçe örülür, kader denen dantelâ, Bir başından söktüğün, dokunur öbür başa. Motifler seçilmiyor, şekil sır, iplik kara… Sürüyor gece vakti, garipten bir temaşa.  Gizlenmiş sandık sandık,âlemde bir kördüğüm, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kader-denen-dantela-siiri/</link>
<guid>1382554</guid>
<pubDate>2010-04-24T13:08:00+03:00</pubDate>
<author>Lokman Daştan</author>
</item>
 <item>
<title>Affına Geldim</title>
<description>Yüzüm yerde, ellerim kirli, ameller zulmet... Yüreğimde nisyanlarımla, kapına geldim. Yüzüm yok dilenmeye, katından bir adalet, Yüz ömürlük isyanlarımla, affına geldim...  Ateşlerde yıkanmak, revadır bana elbet, </description>
<link>https://www.antoloji.com/affina-geldim-4-siiri/</link>
<guid>1381496</guid>
<pubDate>2010-04-22T16:43:00+03:00</pubDate>
<author>Lokman Daştan</author>
</item>
 <item>
<title>Sükutun Dili</title>
<description>Ölüm mü tıkamış, damarlarımı?  Çırpınan yüreğin sesi pek sükût… Beynimde uğultu, yoksa çığlık mı? Susmayan bu şeyi, dinlemek sükût…  Kopmuş en dibinden, seslerin dili, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sukutun-dili-siiri/</link>
<guid>1381492</guid>
<pubDate>2010-04-22T16:39:00+03:00</pubDate>
<author>Lokman Daştan</author>
</item>
 </channel>
</rss>
