<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Leyla Işık Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Geç Kaldın</title>
<description> Ağlamadan gözyaşlarımı içime akıtmam, Suskunluğum, yenilgim değildi… Yüreğin kopup gitmişse önceden. Neyleyim? Neyleyim gözlerin gözlerime değmemiş, bu eller ellerini tutmamış, yüreğinin sesini duymamışsam derinden. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gec-kaldin-63-siiri/</link>
<guid>2501442</guid>
<pubDate>2018-06-03T19:43:00+03:00</pubDate>
<author>Leyla Işık</author>
</item>
 <item>
<title>BaŞkA ZamAnLaRa YoLcuLuĞuMuz</title>
<description>*Ne kadar zaman oldu anımsayabiliyor musun, kum saati kaç kez devretti sensiz anlarımı? "  Bilmiyorsun belki...  Köhne yalnızlığın ortasında, dağınık eski fotoğraflar gibi Usumdaki her şey. Hangisine uzansa elim, </description>
<link>https://www.antoloji.com/baska-zamanlara-yolculugumuz-siiri/</link>
<guid>1854920</guid>
<pubDate>2013-04-13T15:38:00+03:00</pubDate>
<author>Leyla Işık</author>
</item>
 <item>
<title>Geç Kaldın…</title>
<description>Ağlamadan gözyaşlarımı içime akıtmam, Suskunluğum, yenilgim değildi… Yüreğin kopup gitmişse önceden. Neyleyim?  Neyleyim gözlerin gözlerime değmemiş, bu eller ellerini tutmamış, yüreğinin sesini duymamışsam derinden. Ne değişirdi “gitme kal “desem. Bu kaçıncı göçüydü sevdanın, kaçıncı vurgun yiyişimdi senden… Şimdi düşünüyorum, önümde bir defterin darmadağınık sayfaları gibi, bir oyana bir bu yana vuran zamanın sarkacında anlar. Kış mı,? Yaz mı,? </description>
<link>https://www.antoloji.com/gec-kaldin-22-siiri/</link>
<guid>1755784</guid>
<pubDate>2012-08-15T16:17:00+03:00</pubDate>
<author>Leyla Işık</author>
</item>
 <item>
<title>“KEŞKE …dedim duymadın mı? ”</title>
<description>“KEŞKE …dedim duymadın mı? ”  Bilebilir miydik gelecek bir zamanda “keşke” diyeceğimiz onca yaşanmışlıklarda, dilimizde sevdamızdan kalan kırık- dökük, iç sızlatan sözcüklerle yeniden yaşamak isteyeceğimizi. Her gece; Yaşama kırgın yanımla,kırılgan bakışlarla bakıp aynaya içimde yeşerttiğim boynu bükük çiçekleri erteliyorum gelecek bahara.Yüreğime dökülen birkaç umut kırıntısı da olmasa… Anla! </description>
<link>https://www.antoloji.com/keske-dedim-duymadin-mi-siiri/</link>
<guid>1749371</guid>
<pubDate>2012-07-31T11:39:00+03:00</pubDate>
<author>Leyla Işık</author>
</item>
 <item>
<title>BeDeNsİz</title>
<description>*Tam yüreğinde gecenin çırpınır yüreğim. Eski bir masalı anlatır gibi dili çözülür,  Yadsınamaz varlığını, en güzel renkleriyle duvarlara resmederim.*  Hani gecenin çekildiği yerde Hani Ay, ışığıyla sarmalarken sensiz kumsalı Hani fısıltılarında rüzgârın </description>
<link>https://www.antoloji.com/bedensiz-5-siiri/</link>
<guid>1749357</guid>
<pubDate>2012-07-31T11:22:00+03:00</pubDate>
<author>Leyla Işık</author>
</item>
 <item>
<title>PaZaRLaRI HİÇ SEVMEDİM.</title>
<description>Günü müjdeleyen kumru sesleriyle uyandı sensiz yanım.  Bu gün pazarmış… Pazarları hiç sevmedim. Duvarda yüzsüz bir resim Kırık boz bulanık bir ayna… Yarısı içilmiş çay, </description>
<link>https://www.antoloji.com/pazarlari-hic-sevmedim-siiri/</link>
<guid>1748402</guid>
<pubDate>2012-07-29T12:11:00+03:00</pubDate>
<author>Leyla Işık</author>
</item>
 <item>
<title>Ne ZaMan YiTiP GiTsEm....</title>
<description>Ne zaman yitip gitsem senli anlarda…  Gök kararır, bulutlar telaşlanır. Boşaltır yağmur yüklerini. Sensizliğin denizinde Kendimi derin sulara gömerim.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ne-zaman-yitip-gitsem-2-siiri/</link>
<guid>1747677</guid>
<pubDate>2012-07-27T18:20:00+03:00</pubDate>
<author>Leyla Işık</author>
</item>
 <item>
<title>AsYa....</title>
<description>Bir o yana bir bu yana savrulurken, gecenin karanlığına demir atmış esrik zamanla sevişirdi çıplak bedeni. Uçsuz bucaksız tepelerinde at sürerdi hoyrat biniciler, bir baştan bir başa zafer kazanmışçasına... </description>
<link>https://www.antoloji.com/asya-21-siiri/</link>
<guid>1739532</guid>
<pubDate>2012-07-08T21:40:00+03:00</pubDate>
<author>Leyla Işık</author>
</item>
 <item>
<title>O GüNLeR…</title>
<description>Yayından çıkmış ok gibiydi o günler. Işıyan günle açardık gözlerimizi koşmak için sahile.  Martıları beslerdik kocaman yüreklerimizin minik elleriyle. Maviliklerde karın doyurma pahasına yarışlarını izlerdik. Öylesine alışmışlardı ki varlıklarımıza; önce halkalar çizer, döne döne dans ederlerdi başımızın üstünde. En güzel sesleriyleydi sevinç çığlıkları. Onlarla bir kanatlanırdı düşlerim gökyüzünün maviliklerine… Denizi onların gözlerinden seyrederdim gün boyu. Geçip giden gemilerde ne yüklüydü merak ederdim. “Yani çocukken. ”renkliydi her şey, şimdi eskimiş solmuş bir fotoğraf gözlerimde.  Yine denizi izliyorum yeniden. Bam başka bir yaşamın penceresinden. Yaşanmışları aralayıp yüzlerini bulmaya çalışarak bakıyorum. Umutlarına olta atanları görüyorum, çiçek satanları… Sarmaş dolaş gezinenleri… Ne güzel görünüyor değil mi her şey dışarıdan? Bilebilir miyiz olta atanın düşlerini, oltasına gelecek balığı neyle yemlediğini… Çiçekçi kadının elindeki çiçekleri uzatırken paranın dışında gözlerinizdeki sevgi ışıltısını almak istediğini… Bile bilir miyiz sarmaş dolaş gezinenlerin her birinin ayrı düşlerde gezinmediğini… Ya bankta oturmuş yaşlı teyze? Omuzları düşük başı eğik hafifçe, bastonunu yana bırakmış “ona artık gereksinimim yok! ” dercesine. Zakkumun dibinde sızmış, sarhoşun görmek istedikleri neydi acaba şişelerin dibinde neyi bahane edip tutunmuştu alkole? </description>
<link>https://www.antoloji.com/o-gunler-22-siiri/</link>
<guid>1736662</guid>
<pubDate>2012-07-01T22:48:00+03:00</pubDate>
<author>Leyla Işık</author>
</item>
 <item>
<title>İzmir'de tiyatronun kalbi gümbür gümbür attı</title>
<description>Hepimiz biliyoruz ki yaygın Hümanist bir deyişle  tiyatro; insanı, insana, insanla, insanca anlatma sanatı olarak ifade ediliyor. Dün gece, Sahne Tozu Tiyatrosunun sezonun son oyunu olarak sahnelediği Turgut Özakman’ın yazdığı,M.Çağlar İşgörenin yönettiği “BİR ŞEHNAZ OYUN”-(iki perde tarihsel komedi)  çok güzeldi.  Öncelikle güzel İzmir’imize bu özel ve güzel tiyatroyu kazandıran Genç Yönetmen Sevgili M.Çağlar İşgören’i kutluyor ve ç...ok teşekkür ediyorum. Salonun tiyatroyu seven ve tiyatroya gönül vermiş gençlerle dolu olması İzmir’de tiyatronun geleceği açısından beni umutlandırdı. Son dönemlerde tiyatro üzerine yapılan söylem ve tartışmalardan sonra “tiyatro” üzerine endişelerim vardı. Ama görüyorum ki “tiyatro” yapıyorum diye “müsamere” sunanların olduğu bir dönemde SAHNE TOZU Tiyatrosu’nun genç oyuncuları aldıkları disiplinli eğitimleriyle bu inanışın dışında bir performans sergilediler. </description>
<link>https://www.antoloji.com/izmir-de-tiyatronun-kalbi-gumbur-gumbur-atti-siiri/</link>
<guid>1736502</guid>
<pubDate>2012-07-01T16:43:00+03:00</pubDate>
<author>Leyla Işık</author>
</item>
 <item>
<title>BeN LeYLâ!</title>
<description>Uykunun gözlerinden döküldü.  İpe çekilen sözcükler. Vuslata sarmalanmış sevdam, Yüz gösterdi göğün aralanan perdesinden. Dile geldi dilsiz nefesim Bir ney’le </description>
<link>https://www.antoloji.com/ben-leyla-siiri/</link>
<guid>1735866</guid>
<pubDate>2012-06-30T10:28:00+03:00</pubDate>
<author>Leyla Işık</author>
</item>
 <item>
<title>Bir başına salınıyor salıncak,</title>
<description>Şimdi uzak o günler.  Bir başına salınan salıncak yalnızlığında kayboluyor uğultularında rüzgârların.  Her yer yemyeşil, gökyüzü masmavi olsa ne anlamı var? Savrulmuşken başıboş yaşamın içinde örselenir sensiz yanım. Sen duymaz, duyumsayamazken beni… Çocukça düşlerdi günbe gün yüreğimizde büyüyen, sen ve ben tutunup ipine salıncağın gökyüzüne yükselirken. Sevinç yüklüydü kahkahalarımız, gülmekten süzülürdü gözlerimizden yaş. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-basina-saliniyor-salincak-siiri/</link>
<guid>1735275</guid>
<pubDate>2012-06-28T18:16:00+03:00</pubDate>
<author>Leyla Işık</author>
</item>
 <item>
<title>SeVGi ÖyLe bir şey ki…</title>
<description>Günün aydınlanan yüzüne eşlik ediyordu ötüşleriyle kumrular. Yağmur önce kokusunu, sonrasında sesini duyurdu bir melodi gibi. Gecenin pası ağzımda, yarıaçık gözlerimle sevgi denizinde kulaç atıyordum yine. Güne karışan onca sesin içinde son sözlerindi kulaklarımda yankılanan.”SENİ SEVİYORUM”… Ne kadar zamandı duymayalı bu iki sözcüğü…  Suskundu yüreğim, Tel örgülerinde sevmenin yasağına dolanan, asmanın filizi gibi sarıp sarmalasa da sevgim “Ben de” diyemedim… Biliyorum sevmenin kuralı yok! Yüreğe “dur” demenin,“Sus” demenin yararı… Hep uzanır kolları, tutunacak bir yürek bulduğunda içine sığar mı düşünmeden, hesabını yapmadan bazen. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevgi-oyle-bir-sey-ki-2-siiri/</link>
<guid>1735212</guid>
<pubDate>2012-06-28T15:39:00+03:00</pubDate>
<author>Leyla Işık</author>
</item>
 <item>
<title>“TuT eLLeRiMi “ DeSeM</title>
<description>…  “Gelişinle Dudağını uzatır zaman dudaklarıma Mührü çözülür özlemişliğin. Gözlerim gözlerinin haresinde aydınlanır </description>
<link>https://www.antoloji.com/tut-ellerimi-desem-siiri/</link>
<guid>1735123</guid>
<pubDate>2012-06-28T14:01:00+03:00</pubDate>
<author>Leyla Işık</author>
</item>
 <item>
<title>Ah şu zamansızlık…</title>
<description>Ah şu zamansızlık… Nasıl sığdıramadım onca yaşam kaygısının arasına “güle güle “diyecek kadar kısaca iki sözcük. Çünkü lal olmuş şimdi yüreğim. Sen bu limandan ayrılınca. Günlerce yolunu gözledim. Derin maviliklerde gökyüzüyle denizin birleştiği yerdeydin hep, uzanmak istediğimde kendimce. Yalnızlık ve özlemdi ardında bıraktığın. Rüzgârların aniden fırtınaya dönüşleriydi bırakıp bırakıp gitmelerin. Yüreğimde tüy bitirmişti onca içsel söylence. Martılar sırdaşım olmuştu kumsalda, dertleşiyorduk çığlık çığlığa,günlerce.  Ufkunda ne gemiler batırdı belki bu enginlik ve beklide nice adı konmamış sevdaların gömüsü oldu derinliklerde. Ya da Geceler boyu Ay’ın aydınlığında “yanaşacak bir kıyı bulunca” sığındı. Rotasız bu sevda.  Nerden bile bilirdim ki?  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ah-su-zamansizlik-siiri/</link>
<guid>1735120</guid>
<pubDate>2012-06-28T13:55:00+03:00</pubDate>
<author>Leyla Işık</author>
</item>
 <item>
<title>TüM GüNaHLaRıMı SoYuNdUm...</title>
<description>.  Sıyırıp tenini tenimden, Koparıp ellerini ellerimden giderken sen. Masum bir çocuktum.Çır çıplaktı düşlerim.İsyana durmak nedir bilmezken…  Şimdi içimdeki sensizliğin İki ucu keskin bıçağıyla yaralıyorum düşlerimi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/tum-gunahlarimi-soyundum-siiri/</link>
<guid>1734896</guid>
<pubDate>2012-06-27T19:52:00+03:00</pubDate>
<author>Leyla Işık</author>
</item>
 <item>
<title>Ah CANIM, Ah! .</title>
<description>Kapıdaki gözlerim hüzün dokumuş günlerdir.  Aynaya bakıyorum hiç görmediğim bir fotoğraf bu. Yüzümü yüzünle kapatıyorum, yaktığın gençliğimin külünü arıyorum saçlarımda… Yağmurları anımsatıyor yaşlarım, sayfalar arasında kurutulmuş bir gülü yeniden yeşertme sevdasında. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ah-canim-ah-2-siiri/</link>
<guid>1734894</guid>
<pubDate>2012-06-27T19:28:00+03:00</pubDate>
<author>Leyla Işık</author>
</item>
 <item>
<title>Ah  SONİA!</title>
<description>Istırabı öpüp gözlerinden, sevişmeden artakalan anları al da git!  Git! Tende tenin susamışlığıyla Mum alevi gibi titrerken bedenin. İniltilerinde gecenin tükenmeden, usulca süzülerek git! Al bende kalmasın izi </description>
<link>https://www.antoloji.com/ah-sonia-siiri/</link>
<guid>1734852</guid>
<pubDate>2012-06-27T16:43:00+03:00</pubDate>
<author>Leyla Işık</author>
</item>
 <item>
<title>Ne zaman yitip gitsem...</title>
<description>…/… Ne zaman yitip gitsem senli anlarda… Gök kararır, bulutlar telaşlanır. Boşaltır yağmur yüklerini. Sensizliğin denizinde Kendimi derin sulara gömerim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ne-zaman-yitip-gitsem-siiri/</link>
<guid>1734782</guid>
<pubDate>2012-06-27T13:12:00+03:00</pubDate>
<author>Leyla Işık</author>
</item>
 <item>
<title>Git!</title>
<description>Sakın dönme geri!  Gidişinle buldun layık olduğun o yeri Dostluk, Arkadaşlık, Kardeşlik, Sevgili adına </description>
<link>https://www.antoloji.com/git-637-siiri/</link>
<guid>1734781</guid>
<pubDate>2012-06-27T13:08:00+03:00</pubDate>
<author>Leyla Işık</author>
</item>
 </channel>
</rss>
