<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Latif &#214;z Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Balya Dağlarında</title>
<description> Balya dağlarında bir koca meşe Çağırın yarimi mezarım eşe Benim sevdiceğim gök gözlü Ayşe  Ağla bulut ağla öldüm öleli </description>
<link>https://www.antoloji.com/balya-daglarinda-siiri/</link>
<guid>2373086</guid>
<pubDate>2017-07-17T18:55:00+03:00</pubDate>
<author>Latif Öz</author>
</item>
 <item>
<title>Canım Muncusun</title>
<description>Akpın'ın alt yanı çayırın başı Salur yollarında sınırın taşı Sordum sual ettim bilinmez yaşı  Çok kimseler geçti sen bir hancısın Şimdi sıra bizde canım Muncusun </description>
<link>https://www.antoloji.com/canim-muncusun-siiri/</link>
<guid>1296183</guid>
<pubDate>2009-12-01T18:47:00+03:00</pubDate>
<author>Latif Öz</author>
</item>
 <item>
<title>Ney Neye Söyler Ne Der?</title>
<description>Daire semai dönerek ney neye söyler ne der?   İki mısraını serlevha yaptığım Tab'î Mustafa Efendi'nin 'Gül yüzlülerin şevkine gel' diye başlayan bayatî şarkısında da olduğu gibi ney, kendisine sır sunulmuş bir müzik aletidir. Hassaten Mevlana Celâleddin Rumî'nin mesnevisinde meşhur ilk on sekiz beytin mevzuu olmakla musikinin sınırlarını aşıp bizatihi tasavvuf konularının izahı için imtisal edilmiş, özellikle Mevlevî tarikatı ile bütünleşmiştir. Müşahhas hali ile kamıştan öte bir şey bulamayacağımız ney, mücerredde insanın manası ile örtüşür. Zayıf tarik ile anlatılan bir hikâyecikte Allah'ın peygamberi tarafından 'ilmin kapısı' diye taltif edilen Hz. Ali (R.A) 'nin, sahip olduğu ilim sırrını bir kuyuya fısıldadığı, sonraları kuyunun suyu ile yeşeren kamışlardan bir çobanın ney yaptığı, neyden çıkan avazın da ilim sırrını ifşa ettiğinden bahsedilir. Muteber olmayan bu hikâyecik ile neye, mana âleminden üns esintisi sunan bir nefes nazarıyla bakılmış, neyzenler de ney üflerken umumiyetle gözlerini kapatıp gaybdan haber alırcasına bir edaya bürünmüşlerdir. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ney-neye-soyler-ne-der-siiri/</link>
<guid>1249245</guid>
<pubDate>2009-09-04T19:31:00+03:00</pubDate>
<author>Latif Öz</author>
</item>
 <item>
<title>Seyrin Seyri</title>
<description>Marifet yolun yolcusu Dinle sana bir sözüm var Arif olan gaflet bilmez Tesbihinde üç düzüm var  Bulmayanın yüzü kara </description>
<link>https://www.antoloji.com/seyrin-seyri-siiri/</link>
<guid>1003928</guid>
<pubDate>2008-08-15T01:44:00+03:00</pubDate>
<author>Latif Öz</author>
</item>
 <item>
<title>Zakir Alem</title>
<description>Sabaha ulaşır yanar geceler İrşadı çağlayan ezanla tadar Yıldızlar bir bir virdin heceler Toplanır ulaşır Allah'a kadar  Kevn ü mekan döner adını anar </description>
<link>https://www.antoloji.com/zakir-alem-siiri/</link>
<guid>1003927</guid>
<pubDate>2008-08-15T01:39:00+03:00</pubDate>
<author>Latif Öz</author>
</item>
 <item>
<title>Hiç Olur Dünya</title>
<description>Kar ile bir tutulunca başımdaki saçlarım Akar gözlerimden elvan elvan yaş yavrucuk Sırtımda yük müdür canım bilmem ki Feri giden gözler kirden azade  Bilmeceler yumağı ömür dediğin </description>
<link>https://www.antoloji.com/hic-olur-dunya-siiri/</link>
<guid>982851</guid>
<pubDate>2008-07-10T15:38:00+03:00</pubDate>
<author>Latif Öz</author>
</item>
 <item>
<title>Sohbet-i Canan</title>
<description>Bir sende buldum nasihatı Sendeydi özü samimiyetin Aynada kalbinin ışığı parlak Gülümü hasrete kesmedi bülbül.  Ufunetli evlerde bulur birbirini </description>
<link>https://www.antoloji.com/sohbet-i-canan-siiri/</link>
<guid>925967</guid>
<pubDate>2008-03-26T20:19:00+03:00</pubDate>
<author>Latif Öz</author>
</item>
 <item>
<title>Hımırkat Tarla</title>
<description>Hımırkat tarlanın alt başı kavak Gömeç yerlerinin üst başı savak Yarimin başında salınır duvak  Bekle sevdiceğim alırım seni Yad ellere gitsen bulurum seni </description>
<link>https://www.antoloji.com/himirkat-tarla-siiri/</link>
<guid>880914</guid>
<pubDate>2008-01-13T14:25:00+03:00</pubDate>
<author>Latif Öz</author>
</item>
 <item>
<title>Muncusun Eğleği</title>
<description>Zor güç ile çıktım burcun başına Çiviyle yazmışlar çeşme taşına Vuruldum gözüne çekme kaşına  Yürü dilber yürü kalmam dizinde Bir ombul üzüm var heybe gözünde </description>
<link>https://www.antoloji.com/muncusun-eglegi-siiri/</link>
<guid>835129</guid>
<pubDate>2007-10-23T16:43:00+03:00</pubDate>
<author>Latif Öz</author>
</item>
 <item>
<title>Kerkük’e Ateş Düştü</title>
<description>Kan düştü toprağa, can düştü Ufka dalan fersiz gözlerden Yaş düştü bağırlara sellercesine Ana doluydu Anadolu.. Ciğerlerinden bir parça vardı cephede.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kerkuk-e-ates-dustu-siiri/</link>
<guid>828367</guid>
<pubDate>2007-10-10T18:16:00+03:00</pubDate>
<author>Latif Öz</author>
</item>
 <item>
<title>Canım İzmir</title>
<description>Göğsümde nefessin İzmir Gözümde güneşsin İzmir Aşkların en güzelini Bulduğum yersin sen İzmir  Canım İzmir güzel İzmir </description>
<link>https://www.antoloji.com/canim-izmir-2-siiri/</link>
<guid>814636</guid>
<pubDate>2007-09-18T18:35:00+03:00</pubDate>
<author>Latif Öz</author>
</item>
 <item>
<title>Çiğli Güzeli</title>
<description>Karagöl'de yağıyor kar Çiğli'de bir esmer kız var Buca Konak bir olsa da O kız bana olacak yar  Kaçma gel beri </description>
<link>https://www.antoloji.com/cigli-guzeli-siiri/</link>
<guid>789558</guid>
<pubDate>2007-08-07T17:12:00+03:00</pubDate>
<author>Latif Öz</author>
</item>
 <item>
<title>İzmir Güzeli Kadın</title>
<description>Gözleri İzmir mavisi İzmir güzeli kadın Meltemle imbat her seher bana fısıldar adın Bu fasıl Hisarönünde ruhuma doldu tadın Gözleri İzmir mavisi İzmir güzeli kadın </description>
<link>https://www.antoloji.com/izmir-guzeli-kadin-siiri/</link>
<guid>786451</guid>
<pubDate>2007-08-02T16:54:00+03:00</pubDate>
<author>Latif Öz</author>
</item>
 <item>
<title>İlk Nokta</title>
<description>Gözlerine gizlenerek geldim mahremine Gizli bir heyecan mestur afacanlıkla Yanağında çağlarken zülfün telleri Tutuk kuşlar misali dalında kaldım Gözlerinin ağında satır satır işlenmiş Derunundaki şiir tonlanır mı ki bilmem </description>
<link>https://www.antoloji.com/ilk-nokta-siiri/</link>
<guid>758180</guid>
<pubDate>2007-06-13T16:09:00+03:00</pubDate>
<author>Latif Öz</author>
</item>
 <item>
<title>Çalıkuşundan Kaçan Mektup</title>
<description>Vatanî görevim boyunca sesi güzelliğinin aks-i sedâsı gibi kulaklarımda çınlayan bir tanecik sevgilim Sedâ,  Uzun zaman oldu ki sana karşı olan duygularımı layıkıyla ifade edemedim.Günlerdir derin derin düşünüyorum; yüzyıllar boyunca aşıkların mekan tuttuğu,şairlerin ilham aradığı koca İstanbul da en şanslı aşık benim galiba.Zira talih seni benim için asırlar boyunca zümrüt ve elmas mahfazalar içinde saklamış.Eğer Mecnun Leyla’yı değil seni görse çöllere düşmekle kalmayıp deryalara salardı kendini.Kerem Aslıyla değil seninle karşılaşmış olsa yalnızca ciğeri yanmaz külleri havaya savrulurdu.Şairler sana şiir yazmak için yarışırlardı.Fakat senin şu şanssızlığına bak ki layık olduğun onca güzellik varken benim gibi sade bir insanda mutluluğu yakalamaya çalışıyorsun. Senden kilometrelerce uzakta,sensiz bomboş kalan hayatımda hayal dünyamı tezyin eden yine senin hayalin.Sarmaşıklarda saçlarını,manolyalarda kokunu,kirazlarda dudaklarını buluyorum.Gözümü her kapayışta gördüğüm yalnız sensin.Rüyamda senden öncesi ve senden sonrası yok.Bu büyük sevgi kaybetme vehmini getiriyor bazen; acaba diyorum o da beni gerçekten seviyor mu? . Papatya yapraklarına soruyorum..seviyor,sevmiyor,seviyor,sevmiyor,…sonra teselli ediyorum kendimi..bu büyük sevginin karşılıksız kalmasına imkan var mı diyorum? . Ümit Yaşar’ın Ayten de yaşadığı gibi yaşıyorum sende; saatim her zaman ya Seda’ya beş var, ya Seda’yı beş geçiyor.Günlerden Sedaertesi, mevsimlerden Seda. ‘Şimdi İstanbul’da olmak vardı anasını satayım’, seni bağrıma basıp Galata Kulesinden Hazerfen Ahmet Çelebi gibi Üsküdar’a uçmalı, Çamlıca tepesinde çaylarımızı yudumlarken gözlerim gözlerinin derinliğinde Adalarla Bostancı arasında demir atmış gemiler gibi demir atmalı, Eyüp’te iki nefes maneviyat solukladıktan sonra bakışlarımız Haliç’e dalıp eski Altınboynuz güzelliğini kaybedişine üzülmeli, Nedim’in aşklarının Sadabad’daki akislerini bulamayışımıza esef etmeli idik.Ama gel gör ki sen bidayetini yaşadığımız ve istikbalini yaşamayı ümit ettiğimiz o güzel beldedesin, ben ise sazlığından koparılmış bir kamış misali Ağrı’da ayrılıklardan dem vurup ney gibi inlemekteyim.Vatanı müdafaa aşkıyla sınırda nöbet beklediğim demlerde mehtabı İstanbul’un yedi tepesinde süzüldüğü kadar sıcak bulmuyorum.Ay, doğunun soğuğundan halesi kırılıp düşmüş, bütün çıplaklığı ile karşımda duruyor.Bu zifiri soğukta içimi Seylan çayı gibi yudum yudum ısıtan yalnız sensin.İhtimal ki sılaya vazifenin zorluğu,ağırlığı ve bir de senin aşkının içimdeki yangınıyla pişmiş olarak döneceğim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/calikusundan-kacan-mektup-siiri/</link>
<guid>570594</guid>
<pubDate>2006-10-31T13:03:00+03:00</pubDate>
<author>Latif Öz</author>
</item>
 <item>
<title>Asker Soluğu</title>
<description>Gönül hasret ile bekliyor iken Eser seher yeli ıtır getirir Itır sevdiğimin hoş kokusudur Ümit dolu üç beş satır getirir  Kırmış ten kafesin kanat açıyor </description>
<link>https://www.antoloji.com/asker-solugu-siiri/</link>
<guid>545810</guid>
<pubDate>2006-09-25T12:02:00+03:00</pubDate>
<author>Latif Öz</author>
</item>
 <item>
<title>Bilesin Güzel</title>
<description>Kaşın eğilmesin kıyamam dedim Sözümün eriyim bilesin güzel Yüzün öne yıkıp gönlünü üzme Duam var ömrünce gülesin güzel  Benimle yollara çıktın yürüdün </description>
<link>https://www.antoloji.com/bilesin-guzel-siiri/</link>
<guid>487023</guid>
<pubDate>2006-06-28T20:11:00+03:00</pubDate>
<author>Latif Öz</author>
</item>
 <item>
<title>Kır Çiçeği</title>
<description>Boynu bükük bir çiçek açmış gözünü Seher vakti tan yerine dikmiş gözünü Güneş doğup gül çiçeğe vermiş özünü Sen güneşsin ben zavallı çiçek misali  Bülbül güle hasret imiş kavuşmuş </description>
<link>https://www.antoloji.com/kir-cicegi-20-siiri/</link>
<guid>456854</guid>
<pubDate>2006-05-18T14:24:00+03:00</pubDate>
<author>Latif Öz</author>
</item>
 <item>
<title>Bahar Şarkısı</title>
<description>Bahar gonca gonca dal ile geldi Arı petek petek bal ile geldi Bülbül güle aşık dil ile geldi Benim nazlı gülüm nerdesin nerde  Nisan yağmuruyla ağladı bahar </description>
<link>https://www.antoloji.com/bahar-sarkisi-4-siiri/</link>
<guid>443515</guid>
<pubDate>2006-05-02T15:25:00+03:00</pubDate>
<author>Latif Öz</author>
</item>
 <item>
<title>Ömr ü Sani</title>
<description>Gurbet elde per perişan olalı Karardıkça karardı bu bahtımız Ana baba bacı gardaş bulunmaz Çöktü saray yıkıldı şu tahtımız  Dünya geçiremem sana nazımı </description>
<link>https://www.antoloji.com/omr-u-sani-siiri/</link>
<guid>438228</guid>
<pubDate>2006-04-26T17:36:00+03:00</pubDate>
<author>Latif Öz</author>
</item>
 </channel>
</rss>
