<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. K&#252;bra G&#252;lbahar Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Tanıdığım İlk Adam</title>
<description>Günlerden hiçbir gündü  Aylardan takvimsiz… Nedense hep duygularımın devrikliğinde çıkardın karşıma Cümlelerimin içindeki eksik kelimeydin Doyduktan sonra tabakta kalan son lokmam Sen benim için ya bir fazla </description>
<link>https://www.antoloji.com/tanidigim-ilk-adam-siiri/</link>
<guid>1269456</guid>
<pubDate>2009-10-14T18:39:00+03:00</pubDate>
<author>Kübra Gülbahar</author>
</item>
 <item>
<title>Düşleri Gerçekleştiren Adam</title>
<description>Bazen yokluğunu düşünüyorum üstü kapalı Varlığı keyiflendiren adamın, Yokluğunun ne denli kıyımlar yaratacağını şekillendiriyorum Beynimde… Uğultu uğultu uğultu Sesler netleşmek bilmiyor… </description>
<link>https://www.antoloji.com/dusleri-gerceklestiren-adam-siiri/</link>
<guid>1070470</guid>
<pubDate>2008-11-26T09:42:00+03:00</pubDate>
<author>Kübra Gülbahar</author>
</item>
 <item>
<title>Çağrışım...</title>
<description>Onlar kim?  Onlar benim seslerim, hecelerim... Tüm cümleler bir bavula toplanmış Dökülecekleri sayfalardan yoksun...  Başımı ne zaman gökyüzüne kaldırsam </description>
<link>https://www.antoloji.com/cagrisim-14-siiri/</link>
<guid>950752</guid>
<pubDate>2008-05-12T08:29:00+03:00</pubDate>
<author>Kübra Gülbahar</author>
</item>
 <item>
<title>Öylesine...</title>
<description>Öylesine sevdim seni Gözlerim gözlerine çarptığında, gündüzlerime perde inerdi Güneşli gecelerim başlar, senli uykularda sesli sevişmelerime soluksuz fısıltılar doğururdum!  Öylesine işledim içime seni Kime neye baksam, hep bir adım öndeydi anlamın </description>
<link>https://www.antoloji.com/oylesine-152-siiri/</link>
<guid>928905</guid>
<pubDate>2008-04-01T12:26:00+03:00</pubDate>
<author>Kübra Gülbahar</author>
</item>
 <item>
<title>Benli Bencillik</title>
<description>Neye dokunuyorsam kirlenmiyor artık... Ya da bana öyle geliyor! Her şey değişti şu kısacık zamanda... En çokta ben! Şimdilerde daha fazla içiyorum.! Dertten değil, inan bana... Alkolün beynimi uyuşturduğu anlardaki sarhoş durumlarım daha bir insani yapıdaymış... Daha bir suskun oluyormuşum..! Daha bir korunmaya muhtaç! Kelimelerimin sessizliğinde mana arıyor eşim, dostum... Bir cümle daha fazla bir şey duymak adına dudaklarıma kadar eğilen kulakları hayal kırıklığına uğratıyorum isteyerek..! Elbette ki hakkım yok buna..! Yaptığım tek şey birinin bağlılığını, diğerinin cesaretine düğümlüyorum, her şey çözülüyor!   Ve daha az yazıyorum... Oysaki severdim satırları! Artık sevmiyorum... İnançlarım değişiyor, bilerek yapıyorum bilmezden geldiklerimi... Hangi yolu seçsem haddinden fazla istekli duruyor, hangi buluta baksam istediğim şekil, hangi selama sarılsam içten bir karşılama, hangi geceye gitsem durumundan fazla yıldızlı... Hayat hiç bu kadar eğilmemişti karşımda!  Seni gözlerimden düşürdükten sonra korkuluklarını açık bırakmışım bakışlarımın... Neyi görürsem onlarda düşüyor inançsızlığımda... Önceleri bakmaya korkardım... Şimdi düşürmeleri seviyorum hak etmişçesine...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/benli-bencillik-siiri/</link>
<guid>760795</guid>
<pubDate>2007-06-17T18:29:00+03:00</pubDate>
<author>Kübra Gülbahar</author>
</item>
 <item>
<title>Hüküm Böyle Vurulmuş...</title>
<description>Zaman ölüp gitme zamanlarıydı İçinde başlattığı göçün adını fısıldıyordu sağır kulaklara... Bir bilinmezin sahibesiydi artık İsyansız kabullenmelerin aitlik eklerine bakan kısımlarında yaşıyordu Hiçbir ölüme yakışmayacak kadar lanetlemişti kendini Vakitsizdi... </description>
<link>https://www.antoloji.com/hukum-boyle-vurulmus-siiri/</link>
<guid>729103</guid>
<pubDate>2007-05-01T10:22:00+03:00</pubDate>
<author>Kübra Gülbahar</author>
</item>
 <item>
<title>Üçüncü Tekil Şahış</title>
<description>Alışmalıyım... Yokluğun bıçak gibi keserken tüm hücrelerimi Kendime üç beş yalan anlatmalıyım... Artık yoksun... Bir yetimin çilesi yıkılmış ayaklarıma Bir dalga ölmüş sanki </description>
<link>https://www.antoloji.com/ucuncu-tekil-sahis-siiri/</link>
<guid>727240</guid>
<pubDate>2007-04-28T15:39:00+03:00</pubDate>
<author>Kübra Gülbahar</author>
</item>
 <item>
<title>Ehlileşmeyen Duygular...</title>
<description>Git… Gururu kaybedilmemiş fikirlerin özgürlüğünde yalnız bırak beni… Yapacaklarım var benim Hayata karşı sorumluluklarım Rakamlarım bekler beni Buna bağlı olan insanlarda </description>
<link>https://www.antoloji.com/ehlilesmeyen-duygular-siiri/</link>
<guid>723515</guid>
<pubDate>2007-04-22T12:26:00+03:00</pubDate>
<author>Kübra Gülbahar</author>
</item>
 <item>
<title>Sevmeye Yeteneksizlik</title>
<description>Biliyor musun satırlar hiç değişmemiş!  Yine enine ayrı bir mütevaziler... Biliyor musun aslında hiç değişmedim! Yine tanımlayamadığım ayrı bir biçimdeyim...  Bir de dışardan geldim... </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevmeye-yeteneksizlik-siiri/</link>
<guid>675612</guid>
<pubDate>2007-03-02T19:21:00+03:00</pubDate>
<author>Kübra Gülbahar</author>
</item>
 <item>
<title>Sahipsiz Hikaye</title>
<description>Ölü bir denizin dalgalara açlığından bahsettiler mi sana! Üzerinde yüzdürmeye tahammül edemediği gemilerin iç çekişlerinde ki vebali dibine gömüp, hiçbir manzaraya konukluk etmek istemeyecek bir su yığınının isyanını anlattılar mı! Ne bir mendil sallaması uğurlayanlar adına, ne de bir olta sesi kıyıya çarpan balıkların gürültüsünde, o deniz ki hiçbir intiharı gizemli kılmadı insan gözünde... Asla soğuk bir ceset yaşatmak istememişti derinliklerinde! Günahsız bir annenin gözyaşlarını taşıyacak kadar vefasız... ve vurdumduymaz bir babanın beddualarını çekecek kadar da güçlü değildi, kendi bencilliğinde yaşayan bu umman...    Onca davetsizliğine tüm hikayeler hayretle bakıyordu... Bekleyen mutlu sonların, acı yakarışların, devrik düşüncelerin ve yakılmış hayallerin umutla bağlanacağı çareci görkem olarak adlandırılıyordu bu fırtınasız deniz... fakat bilmiyorlardı sağır sessizliğinde yaşattığı tüm anılarını sahipsiz bırakarak bir bilinmezin adı olmuştu... Artık çok geçti! Yapılacak tüm vefaların üzerini merhametsizlikle örtmüştü... Yıkımla, özlemle, susmalarla, dipsiz bir suret çizerken kendine, ölümü güzelleştiriyordu farkında olmadan kendi ölümsüzlüğünde... </description>
<link>https://www.antoloji.com/sahipsiz-hikaye-siiri/</link>
<guid>647342</guid>
<pubDate>2007-01-31T11:15:00+03:00</pubDate>
<author>Kübra Gülbahar</author>
</item>
 <item>
<title>Kuruntu</title>
<description>Unutulmuş bir şehrin güneşini yakıyordu ellerim... Gökyüzüm sarıyı üzerinde taşıyamayacak kadar solgundu halbuki... Bana ait olmayan bir rüzgar düşmüştü içime... Estikçe esiyor, bende bir yaprak dahi kımıldatmıyordu... Olumsuzluklara alışmıştım! Dağınık bakardım etrafa... Nereye elimi atsam bir telaş vardı... Yokluğa takılırdı ayaklarım... Düşerdim, kalkardım, ağlardım, söverdim...   Fincanımda kururdu kahve içemezdim... Kül tabağımla barışık izmarit yığınlarım vardı dökmeye üşendiğim... Bir ısırmalık kurtlu elma saklardım kanepe aralarında... Dergilerim vardı okunmaktan sıkılmış... Kapı hiç çalmazdı, gocunmazdım... Biraz ekmek, biraz şarap yeterdi... İki kişilik mum ışığı saçmalığı neymiş bilmezdim... Öyle pek öğrenme sevdalısı da değildim!  Ben herkesten habersiz yaşardım kendi eskilerimde... Kirliydi belki ama severdim... Bende pek öyle temiz değildim zaten... İsyan değil bu sadece bir soru! Söyle neden çıktın karşıma? Onca düzensizliğimde nereye koysam eğreti duruyorsun..! Söyle neden? Akıl almaz yalnızlığımdan ben bile usanıp, kendimden gitmişken sen niye geldin! !  Şaşırma, arada saçmalarım..! Bendeki de laf işte... Geldin iyi ettin..! ! </description>
<link>https://www.antoloji.com/kuruntu-7-siiri/</link>
<guid>510306</guid>
<pubDate>2006-08-02T21:03:00+03:00</pubDate>
<author>Kübra Gülbahar</author>
</item>
 <item>
<title>Özelti</title>
<description>Teke düşürmek heceleri Her harfe bir anlam yüklemek Yeniden demek... Yeniden senle! !  Aşkın yüzüne giydirmek </description>
<link>https://www.antoloji.com/ozelti-siiri/</link>
<guid>470749</guid>
<pubDate>2006-06-05T20:21:00+03:00</pubDate>
<author>Kübra Gülbahar</author>
</item>
 <item>
<title>Kabul Görmeyen İnsan Portresi! !</title>
<description>Belirsizlik adına son çırpınışlarını yaşıyordu... Sanki diline yapışmış o günahkar kelimeler onun değildi... Baktıkça gördüğü nesneler acizleşiyordu karşısında... Bir şişenin içine sıkıştırıp tüm yaşanmışlıklarını denize döktü... İsyansız eylem olmazdı. Bunun bilincindeydi ama isyanını anlatacak bir tek insan dahi kalmamıştı etrafında...  Hiç olmadığı kadar yalnızdı... Yalnızlığı ile kendisi arasında bile adam boyu mesafeler bırakmıştı. Düşünüyordu... “şu şehri ucundan azıcık yaksam, kaç sarı yaşam eklenecek ki hayatıma? ” diye cevabı olmayan sorulara kapılıyordu benliği... Bir şeylere yetişme telaşının doğurduğu anlamsız aceleciliği kendisinden çok uzun zaman önce uğurlamıştı.  Sırrına vardığı her varlık, amacının şeklini alıyordu. Sevgiyse beklediği, dokunduğu kadın aşk oluyordu. Geleceği tutmaksa bütün niyeti, net olamama duygusu anlam pekiştiriyordu. Adı koyulmamış nesnelerin hırsı ise tüm ulaşmak istedikleri, koşuyor... yoruluyor... sonrada tükendiği noktada düşüyordu. Düştüğü yerden kalkmaksa amacı, öğreniyor... alışıyor ve alıştıkça yaşadığını fark ediyordu.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kabul-gormeyen-insan-portresi-siiri/</link>
<guid>436382</guid>
<pubDate>2006-04-24T18:16:00+03:00</pubDate>
<author>Kübra Gülbahar</author>
</item>
 <item>
<title>Mecburiyete Yazılan Son Mektup</title>
<description>Sana bu şehrin yaramaz çocuğunun içindeki  sıcaklardan kocaman  selamlar gönderiyorum...  Aslında şöyle bir geçmişe baktığımda iyiye ve güzele dair sana pek bir şey hediye edemediğimi görüyorum... Yüreğine gelişlerimde kendimi tanımlarken, araya sıkıştırdığım anlamsız çocukluklarımı ve gereksiz kaprislerimi olgunlukla karşılamanın şimdilerde bende uyandırdığı utancı taşıyorum... Hani o hep kimseye ihtiyacı olmayan edalarına bürünmüş benlerimi bir araya topladığımda, unutmaya çalıştığım keşkelerim çarpıyor yüzüme... Yeni baştan bana hediye edilecek bir hayat olsaydı, şimdi ki benle çıkmak isterdim karşına... Daha bir yalın kullanırdım kelimelerimi, sana gelmek için hep en kısa yolları tercih ederdim, bencilliğimle değilde huzurumla karşılardım seni... Söylediklerine, istediklerim doğrultusunda farklı anlamlar yakıştırmazdım... 'Daha farklı kurmak isteseydi cümlelerini bunu zaten yapardı' düşüncesini yüklerdim benliğime...  Hatalıyım... Olaylara bakmak istediğim açıdan baktım... Kendime geldiğimde, kendimi olmak istemediğim bir yerde unuttuğumu farkettim... Şimdiyse içimde deli bir temizlik başlattım... Bana sunulanlara ağırlıklarınca kaplar hazırladım, dolmak istedikleri kadar dolsunlar diye... Geç mi kaldım sence? Hiç birşeye yetişemeyen bir kişinin henüz kaybettiği birşey yoktur... Kendime biriktirdiğim güzaf işkencelerime bir son verme dönemindeyim... Hazırım... Buna anca hazırlayabildim kendimi...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/mecburiyete-yazilan-son-mektup-siiri/</link>
<guid>400058</guid>
<pubDate>2006-03-11T18:00:00+03:00</pubDate>
<author>Kübra Gülbahar</author>
</item>
 <item>
<title>Gözyaşlarımla Yıkadım Seni</title>
<description>Ezberimde tek satır kalmadı yaşadıklarımdan Dudakların nasıl öperdi hatırlamıyorum Hayalin gelmiyor artık gözümün önüne Eskidendi diyor içimdeki ses çok eskiden… Şimdi içimde kalan sancının adı yorgunluk Hâlbuki ne deli uğraşlar vermiştim sevdamda </description>
<link>https://www.antoloji.com/gozyaslarimla-yikadim-seni-siiri/</link>
<guid>382207</guid>
<pubDate>2006-02-11T11:34:00+03:00</pubDate>
<author>Kübra Gülbahar</author>
</item>
 <item>
<title>Bu Avunuşlar Çocukça</title>
<description>Her şeyin çocukluğu güzelmiş Sevdanın da… Aslında büyütülmemeli umutlar Uzun zamanlarda yaşamayı bilmeliyiz Beklentiler yaşını hiç doldurmamalı Yetişmemeli kollarımız </description>
<link>https://www.antoloji.com/bu-avunuslar-cocukca-siiri/</link>
<guid>377696</guid>
<pubDate>2006-02-04T13:15:00+03:00</pubDate>
<author>Kübra Gülbahar</author>
</item>
 <item>
<title>Çıplak Günahlar</title>
<description>Bazen bir imkânsız örter tüm yaşamı Çıplak kalır düşler soyunur yalnızlığa Yürekler kentleşir en kirlileri çalarak Bir zenne gibi görülür her şey Güzel…  Alımlı… Biraz korunmaya muhtaç… Oysaki gecede kalmıştır en süslü yalanlar </description>
<link>https://www.antoloji.com/ciplak-gunahlar-siiri/</link>
<guid>375270</guid>
<pubDate>2006-01-31T14:11:00+03:00</pubDate>
<author>Kübra Gülbahar</author>
</item>
 <item>
<title>Yenilme!</title>
<description>Devir beynimde ihtilaller koparma devri Sağım sen… Solum sen… Duygular savunmasız Çek şu düşman bakışlarını üstümden Gözlerim esir alınmış adeta Gördüğüm her yer mahzen </description>
<link>https://www.antoloji.com/yenilme-siiri/</link>
<guid>375102</guid>
<pubDate>2006-01-31T10:33:00+03:00</pubDate>
<author>Kübra Gülbahar</author>
</item>
 <item>
<title>Daha Ne Kadar Sürer Bilmem Bu Sancı!</title>
<description>Sarıya dönmüş her şeyin yüzü Ne varsa ayrılık kokuyor “Kim o” seslerinden uzak kapılar yıkılmış önüme Bilindik sedaları anlamsızlaştırıyorum Bu sensiz geçirdiğim ilk Şubat değil ki Yokluğunun bıraktığı kokuya alıştım </description>
<link>https://www.antoloji.com/daha-ne-kadar-surer-bilmem-bu-sanci-siiri/</link>
<guid>373506</guid>
<pubDate>2006-01-28T15:46:00+03:00</pubDate>
<author>Kübra Gülbahar</author>
</item>
 <item>
<title>Deli</title>
<description>Henüz 25 yaşındaydı… Gözleri, hayat benim tüm güzelliğimi kirletti der gibi bakıyordu… Yollar yırmıştı sanki üzerinde ki elbiseyi… Adı koyulmamış o sokağın delisiydi. Kimse yanına uğramıyor, senin derdin nedir diye bir soranı dahi olmuyordu! İnsanlar ona alışmıştı. O ise yaşam dâhil kimseden bir anlayış beklemiyordu. Hayatta ki tüm serveti, akşamları üzerinde uyuduğu ıslak bir karton kâğıttı.   Neyi sığdırabilirdi ki bu kısa yaşanmışlığa! Ansızın gelen bir günün tüm ağırlığı mı çökertmişti o masum yüreği? Dudakları unutulmaya yüz tutmuş bir hüznün kırıntılarını seslendiriyordu. Duyabiliyordu herkes ama ne demek istediğini ondan başka kimse anlamıyordu. Bir ailesi yok muydu? Bir sevdiği! Gitmek istediği bir şehir! Olmak istediği bir yerde miydi? Eğer öyleyse… nasıl katlanabilirdi ki insan bu garip yalnızlığa! Hangi evin kapıları kapanmıştı üzerine acımasızca! Hangi varlık onu bu taşınması ağır yokluğa sürüklemişti?  … Baktıkça içim parçalanıyordu. İlk kez geçiyordum o sokaktan… İlk kez bir insanı bu kadar koyu ve derinlemesine değerlendiriyordum. İçimde engelleyemediğim bir istekle izliyordum onu… Kendimde biriktirdiğim tüm duygular ağlıyordu sanki… Gariptim… Onca sıkıntımı unutup, onu düşünmem bana şaşırtıcı geliyordu…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/deli-38-siiri/</link>
<guid>372977</guid>
<pubDate>2006-01-27T19:07:00+03:00</pubDate>
<author>Kübra Gülbahar</author>
</item>
 </channel>
</rss>
