<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. K&#252;bra Bozan Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Son İkindi</title>
<description>Bu son ikindi sevgili... Birazdan kalemle mürekkep arasında asırlar boyu hiç bitmeyecek olan o zorlu ve bir o kadar da acı kelime yarışları başlayacak. Aşktan yana iki çift kelam etmek isteyen her kul sarılacak kağıda kaleme apansız... Ve güneş bir daha hiç ilk ve de son doğduğu yerden doğmayacak... Önce kalem küsecek kağıda... Sonra mürekkep içecek andı, bir daha hiç anlatmamaya böylesine aşkı,nazenin-i ömrü... Sevgili, </description>
<link>https://www.antoloji.com/son-ikindi-3-siiri/</link>
<guid>2140569</guid>
<pubDate>2015-06-18T15:44:00+03:00</pubDate>
<author>Kübra Bozan</author>
</item>
 <item>
<title>Gecenin Tiz Çığlıkları</title>
<description>Gece bir iki suları. Yine göz çukurlarımda uyuyakalmış, bir yalnızlık şarkısı çalıyor, çalıyor, çalıyor… Bitince yine başa sarıyorum. Bu gece her şarkı sana yazılacak, Neye, kime, ne diye yazıldığını bilmeyen notalar savrulacak kâğıda kaleme. Sonra saat dördü beş'i gösterecek. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gecenin-tiz-cigliklari-siiri/</link>
<guid>2140568</guid>
<pubDate>2015-06-18T15:39:00+03:00</pubDate>
<author>Kübra Bozan</author>
</item>
 <item>
<title>Felaket Kıvılcımları</title>
<description>Düşününce bir an, O kadar da kolay değilmiş aslında. Bir şeyleri elinin tersiyle itip, Şiire adamak kendini. Aldanmışlık,yorulmuşluk gerektirir. Çünkü vardır her bırakmışlıkta bir felaket kıvılcımı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/felaket-kivilcimlari-siiri/</link>
<guid>2131759</guid>
<pubDate>2015-05-28T16:08:00+03:00</pubDate>
<author>Kübra Bozan</author>
</item>
 <item>
<title>Barbara</title>
<description>Topu üç dirhem çorak topraktı, Yeşerip büyüdü, değdi kökleri arşa değin. Oysa iki parça börtü böcekle hemhâl idi, Bir kara parçası bile değildi barbara! Kusa-er ve Mariaka'nın dağınık aruzları gibi şimdi barbara! Ah barbara! </description>
<link>https://www.antoloji.com/barbara-2-siiri/</link>
<guid>2125702</guid>
<pubDate>2015-05-13T12:10:00+03:00</pubDate>
<author>Kübra Bozan</author>
</item>
 <item>
<title>Derviş</title>
<description>Derviş aşkı yazmaya niyetlenmişti. Her dilde sevmiş lakin hiçbir dilde yazamamıştı aşkı. Öyle ya tarifi mi olurmuş aşkın?  Yazamamıştı da zaten. Sahi neydi aşk? Bir zamanlar adını bile anmaktan utandıran bir şey miydi  ya da gecenin en mahrem anında sevgilinin açılmamış çeyiz sandığı dudaklarındaki sessiz yakarışlarından mı ibaretti, bir dua misali içli içli isteten? Ya da boz bulanık sellere kapılmış ömrün mabedinde usulca edilmiş bir yakarış mıydı, mahcubiyetin simasındaki gizli susmalar misali? Belki de yoklukların sevilenin varlığına armağan edildiği çaresiz bir veda idi aşk. Matemin yüreğe diz boyu aktığı bir gecede ansızın dökülüveren bir avuç gözyaşıydı. Ya da bulutların buğulu bakışlarını tenine duvak eylemiş bir garip Şems’ti ask. Ayın geceye tutuk olduğu bir gecede sırılsıklam bir zikir idi, fazilet mabedine sığınmış bir zavallının yaradan karşısındaki ısrarıydı ya da... Derviş de bilememişti, çünkü aşk öyle durağan ve sabit bir şey değildi. Ölüme bile bile yatmak gibi bir şeydi aşk. Kelimelere sığdıramayışıda bundandı beklide. </description>
<link>https://www.antoloji.com/dervis-67-siiri/</link>
<guid>2123580</guid>
<pubDate>2015-05-08T10:06:00+03:00</pubDate>
<author>Kübra Bozan</author>
</item>
 <item>
<title>Sönmeyi Bekleyen Işıklar</title>
<description>Neden hüznün yürege diz boyu aktigi bir gecede tutuk kaldi ki gozlerim gozlerine.. Daha vakit bunca erkenken,edilmeyi bekleyen sessiz yakarışlar varken henüz dilimde.. Satirlarimi hüznün esaretinden kurtarmadan,düze cikarmadan hislerimi neden gormez oldu ki gözlerim gözlerinden baskasini? ... Ve simdi ardarda sönerken ışıklarım,batmayı bekler son günes satirlarimda... Sevgiliyi kurak,ot bitmeyen, bir avuc toprakta Allaha emanet deyip giden bir garip ibrahim(a.s)  misali... </description>
<link>https://www.antoloji.com/sonmeeyi-bekleyen-isiklar-siiri/</link>
<guid>2123576</guid>
<pubDate>2015-05-08T09:51:00+03:00</pubDate>
<author>Kübra Bozan</author>
</item>
 <item>
<title>Mehmet Akif</title>
<description>Ben donuk satırlarda bir garip M.Akif;  Karanlıklardayım,cinnetin sesi yüzümü kamçılıyor.Miadını doldurmuş müphem hayallerin karanlığına sığınmış bir garip M.Akifim ben.Ben ki her hecenin tınısında hakkı arayanım,hakkın yokluğunda eza ve cefa ile kahrolanım.Gözlerini usulca tavana mıhlayanım tenhalarda.  Ben donuk satırlarda bir garip M.Akif;  Sinemde yumru yumru yutkunamadığım elemler..Elemimle paragrafları azar azar talan edenim ben.Sığamayışım bundandır satırlara.Dönüp duruyorum hakkın düğümlü tılsımında boğulurken.arıyorum,içimdeki mesafeleri,uzakları arıyorum,uzağımdaki yakını yakınımdaki uzağı arıyorum.İçimde aradığım el-hak,ararken bulamamaktan teslim oluşum da el-hak.Arıyorum işte,bıkmadan usanmadan.Bir teslimiyet,bir yok oluş,bir bayrak uğruna binlerce kurban olunmuş bir vatan...Evet,arayanım,ararken yanış,araken dönüş,ararken pare pare sönüşüm ben.... </description>
<link>https://www.antoloji.com/mehmet-akif-10-siiri/</link>
<guid>2123378</guid>
<pubDate>2015-05-07T15:14:00+03:00</pubDate>
<author>Kübra Bozan</author>
</item>
 <item>
<title>İmkansızdan Tohumlar</title>
<description>Bir gece apansız,  Yalvarırken Rabbime;  Bir imkansızlığın tohumu  </description>
<link>https://www.antoloji.com/imkansizdan-tohumlar-siiri/</link>
<guid>2123376</guid>
<pubDate>2015-05-07T15:11:00+03:00</pubDate>
<author>Kübra Bozan</author>
</item>
 <item>
<title>Hüzün Rengi</title>
<description>Hüznün karasına çaliyor bu gece tum renkler.Ahenksizce ettileri rakslara şahit bu gece gökyüzü.Rahmet rahmet yagdiriyor yine yaradan unutuş kuyularinda sakladigi gozyaslarini.Düsen her damla umarsiz izler birakiyor toprakta,toprakla aci sevismelerine sahit bu gece ay.Herkeste istirap dolu bir emsalsiz şahitlik var bu gece.Ve şahitlerin şahidi de şahit bu selzenişlerin islerine.Anlamina yetisemedikleri cümlelerin pesinden koşmakla meşgul bu gece tüm misralar.Ve anlamsizlik yüklü,her kelimeye adinin harfleri yerlestirilmis,ben Şahidim ben,Ey Şahidlerin şahidi... Tüm kagitlar gelmelerdeki gizli gidisleri karaliyor bu gece naçizane bedenlerine.Sessiz bir infazin esigindeymis gibi kelimeler,kalemler durgun cinnetler biriktiriyor esiklerinde.Ama ne bir ses geliyor bu yangina uzaklardan ne bir nefes.Her sey  hüznün karasina çalinmis bu kara mi kara renklerin aci senfonisinden ibaret bu gece.Ve ne aci bir selzenistir ki o ne duyani vardir onun ne  yetiseni... Sözün bittigi yer kadardir aldigi yol gecenin,yol sen,arayan sen,aranan sen.Şahidsin ey şahid,seni sigdirmak isterken bunca süslü cümleye sigamayip merhametinde israr eden sensin ey Şahid.Karanliklar dolusu çığlıklara şahidsin bu gece,feryadlara,bagirislara ama bir o kadar da susuşlar dolu yakarislara gebesin bu gece ey Şahid! Yükün agir bu gece,kaldirmaya gücünün yetmedigi yüklere mi sevdalandin ey Şahid! Yapamayacagini bile bile ne diye gonul verdin ki bunca sanciya Şahid'im? Bak,vefa yüklü sandigin kelimeler kustu once doyumsuzlugunu,imkansizligini.Haydi anlat geceye yalnizligini,zayifligini anlat.Nasilsa huznun karasina calinmis bu renkler bir daha konusturmayacak seni boyle.Sen konus Şahid'im...Ben şahidim yalnizligina,ay şahid,gece şahid,güneş şahid..Ben şahidim ben... </description>
<link>https://www.antoloji.com/huzun-rengi-2-siiri/</link>
<guid>2123375</guid>
<pubDate>2015-05-07T15:09:00+03:00</pubDate>
<author>Kübra Bozan</author>
</item>
 <item>
<title>Cantanem</title>
<description>Can tanem... Metanetin raksIna çağırıyor yine ruhum yüreğimi.Kıyamadım duvak eyledim bulutların buğulu bakışlarını tenime..Mabedimde çığlıklar koptuğu an arz-ı haline sığınışım tamamlıyor eksik yanlarımı..Şimdi yine göğüme yanaşıyor üşüyen ruhumun ateş doğuran yağmurları.Yürek yangınıma attığım her odun beni karanlıkta parıldayan ışıklar demetine çeviriyor sanki.Bilmem ki sen yoksun diye mi gamlı bunca kelime o yüzden mi gam keder kusuyor her dizem can tanem.. Ah can tanem.. Sol yanımda gizli tutamadiğim şemalimin sert kaldırımlarında bitiyor simdi düşlerim.YangınlarIm vuslatIm ruhumun saklı bahcelerinde ümidimi de bertaraf ediyor simdi.Hangi tarafa dönsem meçhul gidişlerin prangalı sessizliklerim.Aya yıldızlara gecenin ayazını anlatırken sabahlar doğuruyor ellerime zifiri karanliklar...Ne zaman tebessümlerin değse gamzelerime gündüzlerin soluk teni yakıyor arşa değen bakışlarımı can tanem.. Can tanem...Ay da tutuk bu gece güneşe..Nakış nakış işlediğim adini yüreğime kaç bileni kaç seyreyleyeni var ki gecenin sabaha el verdigi şu saatlerde.Sen gittin diye mi bunca sessiz Çiglık sen yoksun diye mi gece kararip küçülüyor yıldızlar misali.Buharlaşıp acılarımınn kederlerimin birikmiş tortularımıydı yüreğimi acıtan hatta yakan..Onlar mıydı bunca yangını söndüremeyen ateşin sahibi... Can tanem..Ask hanem..Atesler saçan gözlerime aşkı malik kılan canım..Bir bakisinla yeniden yaratmalisin beni,ey canimda aski vuslati arsinlayan can..simdi yuregimin anbean yanan yanginlarina verdim gozlerini..issiz efkarini da sakaklarima alip da gidiyorum topragin tek mevsimlik sevgilisini -gunesi-kucaklayan safaklara... </description>
<link>https://www.antoloji.com/cantanem-24-siiri/</link>
<guid>2123374</guid>
<pubDate>2015-05-07T15:08:00+03:00</pubDate>
<author>Kübra Bozan</author>
</item>
 <item>
<title>Gelinciğin Hüznü</title>
<description>Ben bir gelincik çiçeğiyim;  Peygamberlerin sevdiği yeşildendir dalım, Yapraklarım ateş kırmızısı, Baharın müjdelerini taşırım dört bir yana. Yeter ki tohumlarımı taşıyan rüzgârlarım olsun. Ben bir gelincik çiçeğiyim, </description>
<link>https://www.antoloji.com/gelincigin-huznu-3-siiri/</link>
<guid>2123373</guid>
<pubDate>2015-05-07T15:05:00+03:00</pubDate>
<author>Kübra Bozan</author>
</item>
 <item>
<title>İsimsizce</title>
<description>Ne Zaman yetiyor Seni Unutmaya.. Ne de Susarak </description>
<link>https://www.antoloji.com/isimsizce-siiri/</link>
<guid>2123314</guid>
<pubDate>2015-05-07T11:41:00+03:00</pubDate>
<author>Kübra Bozan</author>
</item>
 <item>
<title>Yusuf'ça Sevmek</title>
<description>Yusuf olmak zor, Ama bil ki Züleyha olmak daha da zor... Günah dolu bir kalpte aşkın yeşermesi, Nefsin pes edip, Bataklıkta gülün filiz vermesi Nefretin aska gebe kalıp </description>
<link>https://www.antoloji.com/yusuf-ca-sevmek-siiri/</link>
<guid>2123313</guid>
<pubDate>2015-05-07T11:37:00+03:00</pubDate>
<author>Kübra Bozan</author>
</item>
 </channel>
</rss>
