<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Kenan Taron Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Kırmızı kanatlı palyaço</title>
<description>  Yüzünde kireçten beyaz bir keder, Gözlerinde sönmüş bayram mumları. Herkes ondan bir kahkaha bekler, Bilmezler sırtındaki saklı uçurumları. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirmizi-kanatli-palyaco-siiri/</link>
<guid>3827992</guid>
<pubDate>2026-05-09T21:09:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Taron</author>
</item>
 <item>
<title>Tütün çiçeği</title>
<description>Tütün çiçekleri açarken Murat kıyısında, Ağustos sıcağında aileler tarlalara yürürdü; emek için, ekmek için...  Uzak köylerin türkülerini sararak dumanına, trenler gelir geçerdi Muş ovasından, elinde kırık bir umutla bir ihtiyar kadın, tütün yaprağı gibi sarıyordu zamanı ince ince...  Her geçen trenle biraz daha eksilerek bekliyordu gideni, gelmeyeni... </description>
<link>https://www.antoloji.com/tutun-cicegi-3-siiri/</link>
<guid>3817396</guid>
<pubDate>2026-04-15T00:35:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Taron</author>
</item>
 <item>
<title>Orhan Veli anısına</title>
<description>Ben Orhan Veli Kanık, Yüz on yaşındayım. Beni görmek isterseniz Sırtım ceketsiz, soğuk kış günlerinde Gelip geçerim aranızdan. Şiir okursanız görürsünüz beni.  Yaz günlerinde de görünürüm elbet, İstanbul'un bir yakasından Öte yakasını izlerken. Nereden mi? Her yerden.  Geçen gün mezarlığa uğradım, Süleyman Efendi'yi sordum bekçiye, "Çok oldu," dedi, "Hatırlayanı da kalmadı." Ben yine de selam verdim içimden, İnsan dediğin, ölse de tanıdık kalıyor.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/orhan-veli-anisina-2-siiri/</link>
<guid>3817392</guid>
<pubDate>2026-04-15T00:34:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Taron</author>
</item>
 <item>
<title>Budala</title>
<description>Geçen gün bir rüzgârı sen sandım, sonra anladım ki ben sadece bir ihtimalin başını okşamışım. Ne gelmişsin ne de gitmişsin… Belki de yoksun, hiç olmamışsın. Geçen gün bir budalayı ben sandım, sonra anladım ki sanmanın ötesinde o benmişim. Var sandığım her şey bir aynaymış yüzümde, </description>
<link>https://www.antoloji.com/budala-55-siiri/</link>
<guid>3789014</guid>
<pubDate>2026-02-02T11:56:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Taron</author>
</item>
 <item>
<title>Zaman</title>
<description>Boş bir kadeh koydum zamanın eline, Ne geçmiş sığdı içine, ne de gelecek. Bugün dedim, gül gibi açtı avucumda, Yarın dedim, rüzgâr oldu, gitti gürültüsü ile. </description>
<link>https://www.antoloji.com/zaman-2177-siiri/</link>
<guid>3789008</guid>
<pubDate>2026-02-02T11:38:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Taron</author>
</item>
 <item>
<title>Mavi fular</title>
<description>Boynunda bir gök parçası gibi durur mavi fuların. Ben seni bir düşte, gecenin en dik yokuşunda taşırım. Seni bir özgürlük savaşında, “Allah Allah” diye bağıran bir Allahsız vurdu. Kadınların en güzel saçlısıydın sen, </description>
<link>https://www.antoloji.com/mavi-fular-siiri/</link>
<guid>3789007</guid>
<pubDate>2026-02-02T11:36:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Taron</author>
</item>
 <item>
<title>Karanfilli sokak</title>
<description>Ben karanfilli sokakta, bir ihtimali bekledim yıllarca. Geçtin ya bir gün, ayaklarınla ezerek bir karanfil gibi beni; gidişin uzun, ardın tel tel hüzün… </description>
<link>https://www.antoloji.com/karanfilli-sokak-siiri/</link>
<guid>3781296</guid>
<pubDate>2026-01-15T16:27:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Taron</author>
</item>
 <item>
<title>İnsan terazisi</title>
<description>Terazi kurulmuş göğün altına, Tartılan ne maldır ne de şan; Tartılan insandır, Ederi üç kuruş, beş kuruş… ya da hiç. </description>
<link>https://www.antoloji.com/insan-terazisi-siiri/</link>
<guid>3778752</guid>
<pubDate>2026-01-09T01:10:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Taron</author>
</item>
 <item>
<title>Eylül</title>
<description>Sokak lambaları erken yanar eylülde, Gökyüzü biraz daha kederli, Biraz daha sessizleşir şehirler, Ve bir hüzün seli gelir, belki de cehennemin dibinden. </description>
<link>https://www.antoloji.com/eylul-879-siiri/</link>
<guid>3755065</guid>
<pubDate>2025-11-06T18:57:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Taron</author>
</item>
 <item>
<title>Yapraklar</title>
<description>Rüzgâra sorsan, “Ben döktüm,” der, “Ben savurdum sarı hüznü dallardan.” Ağaca sorsan, “Benim yaram derin,” der, “Ben bıraktım yapraklarımı, kendi dalımdan.”  Bir bahar vardı, yeşil yeşil ümit dolu, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yapraklar-64-siiri/</link>
<guid>3755025</guid>
<pubDate>2025-11-06T16:18:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Taron</author>
</item>
 <item>
<title>Gölgede Kalan</title>
<description>Güneşin en yakıcı vaktinde, bir ağacın gölgesine sığındım, ve senin yüzüne benzeyen yapraklara. Bugün yine, bir sızı gibi içimde, saklı kaldı o cümle: </description>
<link>https://www.antoloji.com/golgede-kalan-3-siiri/</link>
<guid>3755023</guid>
<pubDate>2025-11-06T16:06:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Taron</author>
</item>
 <item>
<title>Yaşlı Ağaç</title>
<description>Nerede yaprakların, ey ağaç? Tepende yuvalanan kuşların nerede? Göğe umut dolu yükselişinin sebebi neydi? Boylu boyunca uzanan gölgende serinleyenler nerede? Yalnızsın, gölgesiz, belki de yarınsız...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasli-agac-7-siiri/</link>
<guid>3749900</guid>
<pubDate>2025-10-23T18:32:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Taron</author>
</item>
 <item>
<title>Ağaç</title>
<description>Nerede yaprakların, ey ağaç? Tepende uçuşan kuşların nerede? Göğe umut dolu yükselişinin sebebi neydi? Boylu boyunca uzanan gölgende serinlenenler nerede? Yalnızsın, gölgesiz, belki de yarınsız...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/agac-244-siiri/</link>
<guid>3749899</guid>
<pubDate>2025-10-23T18:31:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Taron</author>
</item>
 <item>
<title>Kendini anlatan şiir</title>
<description>Bir şiir yazmışım, şairi yok, sanki kelimeler kendi kendine düşmüş kâğıda.  İmgeler yorgun, bir sessizlik gibi duruyor dizelerin arasında, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kendini-anlatan-siir-3-siiri/</link>
<guid>3745366</guid>
<pubDate>2025-10-11T21:59:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Taron</author>
</item>
 <item>
<title>Sen,en yakınım</title>
<description>Bir ayna vardı, baktıkça bulanık, Baktıkça başka yüzlere bürünen...  Yabancıların en yakınıydın sen, Kanayan bir kırmızı gibi sessiz, derin.  :  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-en-yakinim-siiri/</link>
<guid>3745296</guid>
<pubDate>2025-10-11T19:05:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Taron</author>
</item>
 <item>
<title>Yinede sen</title>
<description>Senin yüzünden uyku göç etti gecemden, Bir yıldız bile kalmadı göğümde, Her şeyin tadı tuzu bozuldu, Rüzgâr bile esmez oldu yüzüme.  Senin yüzünden kırık dökük bakıyorum aynalara, Yüzümde gülüş kalmadı, Ellerim boş, yüreğim yarım, Sanki dünyamın yarısı gitti seninle.  Senin yüzünden türkülere hüzün düştü, Her söz, her ezgi sana dönüyor, Bir yol varsa çıkmazında kaldım, Bir aşk varsa yükünü ben taşıyorum.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yinede-sen-5-siiri/</link>
<guid>3745294</guid>
<pubDate>2025-10-11T19:03:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Taron</author>
</item>
 <item>
<title>Elma kurdu</title>
<description>Sordum elma kurduna, "Sevda nedir, bilir misin?" Dedi: "Benim sevdam, Elmanın kalbine varmaktır, Onun kokusunda uyumaktır."  Dedim: "Hiç dışarıyı görmedin mi?" "Görmedim," dedi, "Ne gökyüzü isterim ne güneş, Bir tek onun içi bana yeter, Çünkü aşk, dışarıyı unutturur."  O an düşündüm; Benim kalbim de seninle dolu, Ne gök ararım ne deniz, Sensin içimde saklı duran, Benim tek cennetim... </description>
<link>https://www.antoloji.com/elma-kurdu-11-siiri/</link>
<guid>3745293</guid>
<pubDate>2025-10-11T19:01:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Taron</author>
</item>
 <item>
<title>Serçe</title>
<description>Ay ışığı vururken avluma, Bir serçe kondu, kanadı titredi, Benim sabrım kadar ürkekti.  Bir çocuk ağlaması duyuluyordu uzak bir köyden, Ama sen bakmadın hiç pencereden.  Gözlerin değmeyince avlu üşüdü, Ay üşüdü, Serçe öldü, Ve sen yine de bakmadın hiç pencereden... </description>
<link>https://www.antoloji.com/serce-169-siiri/</link>
<guid>3745291</guid>
<pubDate>2025-10-11T19:00:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Taron</author>
</item>
 <item>
<title>Çirkin</title>
<description>içi boş insanın içindeki o karanlık boşluk bir gün kabuğunu delecek, dışarı taşacak.  Ve maskeler paramparça olacak, yalan gülüşler dökülecek dudaklardan.  Güzellik kaybolacak yüzlerden, ışık sönüp gölgeler kalacak.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/cirkin-42-siiri/</link>
<guid>3745289</guid>
<pubDate>2025-10-11T18:59:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Taron</author>
</item>
 <item>
<title>İmbat</title>
<description>Yarım kalmış eski bir hikâyede Ufuk çizgisinde kaybolmuş renkler, Turuncu, mor ve solgun mavi, Sonsuzluğa savrulan umutlar gibi.  Bir damla deniz suyu dudaklarımda, Ve her nefeste hatırlanır bir sessizlik, İmbatlar gelir, geçer, Ama kalır içimde biraz huzur, biraz hüzün, Biriken her duyguda serin ve hafif.  Datça kıyılarında savrulur imbat, Kokusunu taşır denizin, güneşin ve umutların. </description>
<link>https://www.antoloji.com/imbat-13-siiri/</link>
<guid>3745287</guid>
<pubDate>2025-10-11T18:55:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Taron</author>
</item>
 </channel>
</rss>
