<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Kenan G&#252;&#231; Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Bu kente yalnızlık çöktüğü zaman</title>
<description> Bu kente yalnızlık çöktüğü zaman, Sokaklar taş olmaktan vazgeçer, eski bir yaranın kabuğuna dönüşür. Her kapının eşiğinde, eve dönememiş bir ömrün ayak izi bekler. Perdeler kapanınca odalar değil, insanların içi kararır. Kimse bunu gazetelere yazmaz; </description>
<link>https://www.antoloji.com/bu-kente-yalnizlik-coktugu-zaman-2-siiri/</link>
<guid>3862318</guid>
<pubDate>2026-08-01T14:05:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Güç</author>
</item>
 <item>
<title>Uçurtmayı düşün sevdiğim</title>
<description>  Uçurtmayı düşün sevdiğim. Yok muydu umutları gökyüzüne salacak bir çift elin? Çocukluğumun rüzgârı hâlâ aynı sokaklarda dolaşıyor, Ben ise ipi kopmuş bir uçurtma gibi yönsüz savruluyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ucurtmayi-dusun-sevdigim-siiri/</link>
<guid>3855798</guid>
<pubDate>2026-07-18T16:11:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Güç</author>
</item>
 <item>
<title>Yeryüzünün acılarını koysam yüreğine</title>
<description>Yeryüzünün acılarını koysam yüreğine, Cam bardakların sesi incelir bir akşam vakti. Masanın kenarında duran ekmek kırıntıları, kimsesiz sofraları çizer. Bir pencere, yıllardır aynı sokağı seyretmekten eskir. Çiviler, duvarlardan düşün çerçeveleri unutmaz. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yeryuzunun-acilarini-koysam-yuregine-siiri/</link>
<guid>3852533</guid>
<pubDate>2026-07-10T15:22:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Güç</author>
</item>
 <item>
<title>Kâsenin Sırrı</title>
<description>Ey gönlüm, kırılmaktan yakınma, Kâse kırılmadan içindeki su ırmağa kavuşmaz Kabuk incinmeden öz uyanmaz, Gece çözülmeden tan yüreğe dokunmaz. Sen yarayı diken sanırsın, Hikmet onu rahmetin kapsına asar. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kasenin-sirri-siiri/</link>
<guid>3849461</guid>
<pubDate>2026-07-02T13:29:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Güç</author>
</item>
 <item>
<title>Kalbim</title>
<description>Kalbim, çok dağlandın, bir yangının içinde küllere dönmüş gibisin; bilmez misin, sevda her yüreğe yakışmaz! Ey susmaktan taş kesilen göğsüm, daha kaç geceyi kendi sesinle boğacaksın? Kimin uğruna eğdin başını da alnındaki gurur çizgileri böyle erkenden ihtiyarladı? Bak, aşk diye önüne serilen yolların çoğu, ayak izlerini değil, insanın kendisini yutar. Her tebessüm bahar değildir; kimi gülüş, ömrün en uzun kışını saklar içinde. Kalk artık! Küllerini avuçla ve yüzüne sür; bırak herkes bu yanığın adını öğrensin. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kalbim-324-siiri/</link>
<guid>3847068</guid>
<pubDate>2026-06-26T01:15:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Güç</author>
</item>
 <item>
<title>Ne Yapsam Olmuyor</title>
<description>Ne yapsam olmuyor. Bir yerinden eksik kalıyor ömrüm. Bir testi gibi çatlağımdan sızıyor günler, Avuçlayıp tutmak istiyorum zamanı, Parmaklarımın arasından dökülüp gidiyor.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ne-yapsam-olmuyor-14-siiri/</link>
<guid>3842536</guid>
<pubDate>2026-06-13T22:04:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Güç</author>
</item>
 <item>
<title>Sevdamıdır Gözlerin</title>
<description>Sevdamıdır gözlerin ey yâr; Bakışınla kopup gidiyorum yedi renkli iklimlerin vurduğu kıyılara, Yedi renkli iklimlerin vurduğu sahillerden geçer hayâlim, serâb olur ufuklarda. Bir bâd-ı seher alır beni, ismini bilmediğim menzillere sürükler günlerce, Kalbimde eski bir hançerin sızısı gibi büyür hasretin geceden geceye Sen bakarsın, ben bin senelik bir masalın içinde kaybolurum habersizce. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevdamidir-gozlerin-siiri/</link>
<guid>3839720</guid>
<pubDate>2026-06-06T17:52:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Güç</author>
</item>
 <item>
<title>Vefasız</title>
<description>Vefasız bir yâre düştü mü yürek, bir mayın tarlasına dönüşür gözlerin, Her gece karanlık büyür içimde, kanar suskunluğum, sızlar dizlerin. Bir zaman gülüşün bahar taşırken kuraklığa döndü bütün mevsimler, Şimdi rüzgâr bile adını anınca ağlıyor ardımdan sararmış izlerin.  Bir akşam ansızın çekip gidince yıkıldı üstüme umutlu yıllarım, </description>
<link>https://www.antoloji.com/vefasiz-530-siiri/</link>
<guid>3838962</guid>
<pubDate>2026-06-04T22:06:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Güç</author>
</item>
 <item>
<title>Sessiz Çığlıklar</title>
<description>Akşam ağır ağır iniyordu şehrin omuzlarına Bir pencerenin önünde oturmuştu genç bir kadın Avuçlarında yarına sakladığı küçücük düşler vardı Belki dikeceği bir elbise, Belki okuyacağı bir kitap, Belki de, henüz doğmamış çocuklarına vereceği isimler </description>
<link>https://www.antoloji.com/sessiz-cigliklar-62-siiri/</link>
<guid>3838515</guid>
<pubDate>2026-06-03T22:40:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Güç</author>
</item>
 <item>
<title>Palyaçonun hikayesi 2 (ikinci bölüm )</title>
<description>Nerde kalmıştık palyaço? palyaço, sana en baştan anlatayım; Ben bu hikâyeye ağlayarak girmedim, kimse inanmaz ama bir zamanlar ceplerimde kuş sesleri taşırdım, rüzgârın peşine takılır, </description>
<link>https://www.antoloji.com/palyaconun-hikayesi-2-ikinci-bolum-siiri/</link>
<guid>3836766</guid>
<pubDate>2026-05-30T17:29:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Güç</author>
</item>
 <item>
<title>Keje</title>
<description> KEJE  Akşam ezanı vuranda paslı damlara Ben yine köyün en suskun yolunda oturmuşam Keje Ellerimde kurumaya yüz tutmuş iki menekşe </description>
<link>https://www.antoloji.com/keje-14-siiri/</link>
<guid>3834974</guid>
<pubDate>2026-05-27T02:40:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Güç</author>
</item>
 <item>
<title>Kayıp Kent</title>
<description>gecenin omzunda unutulmuş, nisan yağmuru gibi ıslaktı kalbim, dokundukça çoğalan bir yalnızlık akıyordu avuçlarıma şehir, kirli aynalar gibi yüzümü çoğaltıyordu sokaklarda her köşe başında biraz daha eksiliyordu yüreğim bir kuş ölüyordu içimde ağr ağır  kanatlarını toplarken </description>
<link>https://www.antoloji.com/kayip-kent-10-siiri/</link>
<guid>3830762</guid>
<pubDate>2026-05-16T20:25:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Güç</author>
</item>
 <item>
<title>Günaydın Anne</title>
<description>Günaydın anne, bu sabah yine senin sesinle uyandım sanmıştım, mutfaktan gelen çay kokusuna karışırdı eskiden yorgun nefeslerin, şimdi evin içinde yalnızlığın ayak sesleri dolaşıyor usul usul, duvardaki saat bile senden sonra ağır çalışıyor anne… ben hâlâ çocukluğumun kırık oyuncaklarını saklıyorum yatağımın altında, </description>
<link>https://www.antoloji.com/gunaydin-anne-8-siiri/</link>
<guid>3827936</guid>
<pubDate>2026-05-09T16:52:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Güç</author>
</item>
 <item>
<title>Kibritçi Kız</title>
<description>Kibritçi Kız, uzatsam üşüyen ellerimi avuçlarına, bir gecelik olsun ısıtır mıydın içimde donan çocukluğu, kar taneleri düşüyor gözlerimin içine durmadan, ve ben her beyazlıkta biraz daha kayboluyorum dünyadan, Kibritçi Kız, eğilir misin bu kırık kalbimin yanına, bir kibrit ışığı kadar kısa da olsa dokunur musun karanlığıma, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kibritci-kiz-20-siiri/</link>
<guid>3827696</guid>
<pubDate>2026-05-08T23:29:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Güç</author>
</item>
 <item>
<title>Mehmet Emmi</title>
<description>Mehmet emmi nettin, ineğe saman diye avuyu yedirdin İnek bir baktı sana, “ben uçmuyom!” diye tepindin Kuyruğunu pervane yaptı, ahırı başına devirdin Sen hâlâ diyorsun “alışır”, bizi gülmekten yerlere serdin  Sabah kalktın dedin “bugün adam olacam vallah” </description>
<link>https://www.antoloji.com/mehmet-emmi-14-siiri/</link>
<guid>3825423</guid>
<pubDate>2026-05-02T23:23:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Güç</author>
</item>
 <item>
<title>Sahaf</title>
<description>sahaf dükkânında, tozlu sayfalar arasında kaybolmuş zamanları karıştırırım usulca, her kitap kapağı bana yarım kalmış bir hayat gibi bakar, sanki okunmayı bekleyen bir insan gibi, eski harflerin arasında unutulmuş duygular gezinir, kimi aşk kokar kimi yorgun bir ayrılık, ben rafların arasında yürürken aslında kendi içimde dolaştığımı fark ederim </description>
<link>https://www.antoloji.com/sahaf-6-siiri/</link>
<guid>3825404</guid>
<pubDate>2026-05-02T23:06:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Güç</author>
</item>
 <item>
<title>Sevginin Hikayesi</title>
<description>Bir sabah, adını kimsenin bilmediği bir kasabada başladı hikâye, yolların suskunluğu çatlak kaldırımlardan içeri sızıyordu usulca, bir adam yürüyordu, cebinde kırık bir saat ve susturulmuş bir çocuklukla, zamanı tutmaya çalışmış, parmaklarının arasından kayıp giden her anı saklamıştı.  Gökyüzü o gün gri değildi, daha ağırdı, daha yorgun bir renge bürünmüştü, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevginin-hikayesi-3-siiri/</link>
<guid>3822219</guid>
<pubDate>2026-04-26T00:58:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Güç</author>
</item>
 <item>
<title>Zeze</title>
<description>Zeze, uzatsam yüreğimi yamacına, karanlıktan korurmusun beni karanlıktan çok ürküyorum Zeze, bir düş, bir aydınlık gelsin istiyorum dünyaya, Zeze sarar mısın acılarımı, cemre gibi düşer misin toprağıma, kök verir misin kuruyan gözyaşlarıma,  </description>
<link>https://www.antoloji.com/zeze-4-siiri/</link>
<guid>3820130</guid>
<pubDate>2026-04-20T19:42:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Güç</author>
</item>
 <item>
<title>Guguk kuşu geldi anne</title>
<description>bir sabah anne acılarla yoğrulmuş bir guguk kuşu konarsa dalıma, uçurumlardan süzülüp açacağım kanatlarımı, biriken gözyaşlarımı sunacağım sana, öpüp koklar mısın anne o zaman yaralarımı, yeniden umudu başlatır mısın acılarımda... </description>
<link>https://www.antoloji.com/guguk-kusu-geldi-anne-siiri/</link>
<guid>3819267</guid>
<pubDate>2026-04-19T18:03:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Güç</author>
</item>
 <item>
<title>Guguk Kuşu ( Hikaye)</title>
<description>Sabahın henüz tam aydınlanmadığı bir vakitti. Gönlünün kıyısına vuran serinlik, pencerenin aralığından içeri süzülüyordu. Mine , elinde yarım kalmış bir çay bardağıyla pencerenin önünde durmuş, dalgın gözlerle dışarıyı izliyordu. O sırada bahçedeki kuru dala bir guguk kuşu kondu. Kuşun duruşunda tuhaf bir yorgunluk vardı. Mine, bir an için onun sadece bir kuş olmadığını düşündü. Sanki yıllardır içinde taşıdığı acı, kanat takıp karşısına gelmişti.  “Anne…” diye fısıldadı, sesi neredeyse duyulmayacak kadar kısıktı. Annesi Fatma’yı kaybedeli yıllar olmuştu ama yokluğu hâlâ ilk günkü gibi içini oyuyordu. Çocukken her düştüğünde dizlerini öpen, korktuğunda saçlarını okşayan o kadının yokluğu, hayatın en sert boşluğuna dönüşmüştü.  Mine bir anda kendini çocukluğunda buldu. Eski evlerinin avlusunda, akşam ezanı okunurken annesi onu içeri çağırıyordu. “Üşüyeceksin kızım” derdi Fatma. O zamanlar üşümek neydi bilmiyordu Mine. Çünkü annesi varken hiçbir şey gerçekten soğuk değildi. Şimdi ise en sıcak yaz günlerinde bile içi titriyordu.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/guguk-kusu-hikaye-siiri/</link>
<guid>3819260</guid>
<pubDate>2026-04-19T17:56:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Güç</author>
</item>
 </channel>
</rss>
