<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Kenan Engin Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Yılın Son Akşamı</title>
<description>Biliyorum yılın son akşamında Yine masaya tek bardak koyacağım Tek çatal, tek kaşık... Ve Yanlızlığın kederli kokusunu, Tüm aşklarımın üveyliğini, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yilin-son-aksami-siiri/</link>
<guid>2309646</guid>
<pubDate>2016-12-28T19:40:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Engin</author>
</item>
 <item>
<title>Carolin!</title>
<description>Ya Rab!  bu ne uzun intizardır, Sabr eylermi gönül  bu gam-ı hecrana?  Ya bana takat lutf eyle Yada beni müstesna belle, taraf ol ölüme, </description>
<link>https://www.antoloji.com/carolin-siiri/</link>
<guid>2174202</guid>
<pubDate>2015-09-23T22:48:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Engin</author>
</item>
 <item>
<title>Issız Kale</title>
<description>Hewler de sönünce ışıklar geceye  Akar gider  tüm kuşlar kendi cennetine Ve sahici izler kırılır geceye düşen ayak izlerinde 3 bin yılın hikayesi döner gelir kerpiç evlerin gölgesine Ve der ki:  </description>
<link>https://www.antoloji.com/issiz-kale-siiri/</link>
<guid>1771845</guid>
<pubDate>2012-09-27T13:59:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Engin</author>
</item>
 <item>
<title>Safir Kilidimsin…Açıl Git Kuzeyime…</title>
<description>1999´un sonbaharıydı Ahizede ıslak bir ses: Geliyorum dedi emirvaki Kayıp saraylarda unutulmuş bir fermanım var çözer belki diline sakladığın o tümceyi. Olur dedim, Lakin, harflerin olası sese varma ihtimali </description>
<link>https://www.antoloji.com/safir-kilidimsin-acil-git-kuzeyime-siiri/</link>
<guid>1766169</guid>
<pubDate>2012-09-14T11:38:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Engin</author>
</item>
 <item>
<title>Ve Buz Eridi</title>
<description>Boşnak bir kızı sevmiştim ikibinüçte
Gözleri sonbahar elasıydı,
Ne çok benziyordu bir sonraki sevdiğime
Alnından öperdim hep, büyüsü giderek çoğalsın diye

İlk dokunduğumda, serin bir yel esmişti içimde 
Aşkın tene dokunduğu yerde, „bu ne büyük mahşerdir“ dedim kendi kendime
Oysa
Geçip gittiğinde, 
Bu ne büyük karanlıktır dedim, öldürür beni her yerimde 


Sesini geride bırakıp, yola koyulduğunda,
Gölgeni ver dedim hiç olmazsa,
serinliğine yatıp ayazında donayım 
Oda olmazsa
Bari elinde tuttuğun yaprağı ver, hazanda ayağına düşeyim 

Umursamadı
Bu dedi, avucunda tuttuğu ikilemi
Yaşadığımız tüm aşkın özeti

Al bunu yürü dedi,
Adresi yanlış bir mektup gibi, iade etti
Yüzikigün umutla bekledim.
„Bunların hepsi şakaydı“ deme ihtimalini

Nafile,
Acım büyüyüp sevabıma hükümran olunca 
Akşamlardan korkar oldum
Anason koklayıp, her sabah başka bir kadının koynunda uyandım
Bardağımda ki buza dönüp, giderek azaldım

Biter miyim sahi? 
Hala tedirginim! </description>
<link>https://www.antoloji.com/ve-buz-eridi-siiri/</link>
<guid>1590258</guid>
<pubDate>2011-07-28T06:10:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Engin</author>
</item>
 <item>
<title>Yusuf Un Masalı</title>
<description>Yusuf ´un Masalı

Hayalin kaygan bir bahçeyse
Gülü dikmek neye yarar

Yolumu her daim yer yeksan edecekse mavi bakışlı atlılar 
Yola yamanmış kervanım neye yarar

Saadetin emrine itaati ihlal eyleyeceksen 
Beni kendi sözüne bulaştırmışsın neye yarar

Hakikati içimde her daim kıracaksan
Gelip benim masalımda ölmen sahi neye yarar

Düşman dağıldı deyip, kışlalarımıza yenilgiyi çağıracaksan
Heves edip gölgeme yatman neye yarar

İsa Golgot ´ya dayanıp yüzüne kan sıçramışsa
Ve uçuruma asılı hayat son durağına varmışsa
“Tutunacak dalı unutma” demek neye yarar

Aşka düşüp anızın tutuşmuşsa
„Bir Yusuf masalı vardı eskiden“  diye mırıldanmak neye yarar

Ben var olsamda bu zaman içinde 
Sen yoksan,  sahi herşey neye yarar? 
...
Heidelberg/New York (Mayis-Temmuz 2011) </description>
<link>https://www.antoloji.com/yusuf-un-masali-siiri/</link>
<guid>1581593</guid>
<pubDate>2011-07-06T03:26:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Engin</author>
</item>
 <item>
<title>Mavi Mürekkep</title>
<description>Mavi Mürekkep Zaman döner İklimler  çekilir kendi yurduna Mumma biter, Yaprak yoluna düşer, yolcu kendi uykusuna Uğultulu gecelere sessizlik düşer </description>
<link>https://www.antoloji.com/mavi-murekkep-4-siiri/</link>
<guid>1576384</guid>
<pubDate>2011-06-24T07:00:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Engin</author>
</item>
 <item>
<title>Çölün Rüyası Amman´a</title>
<description>Çöl sıckalığı vurunca yüzüme  Yedi renk yedi ateşe büründü her şey  Kervanlar sakladı kendini kum taneciğine  </description>
<link>https://www.antoloji.com/colun-ruyasi-amman-a-siiri/</link>
<guid>1550026</guid>
<pubDate>2011-04-29T19:49:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Engin</author>
</item>
 <item>
<title>Mavi Tuğra</title>
<description>Soluk gecenin suretine yayıldığımızda, Karanlık, efsunlu bir sis gibi büyüyerek dağılmıştı  utangaç doğamıza Yola dizilmiştik, Ateşmiz bir küle varsın diye Sevişmek mi? </description>
<link>https://www.antoloji.com/mavi-tugra-siiri/</link>
<guid>1550023</guid>
<pubDate>2011-04-29T19:45:00+03:00</pubDate>
<author>Kenan Engin</author>
</item>
 </channel>
</rss>
