<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Kemalettin Kamu Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Hicret</title>
<description>Allahım ne bunaltıcı, ne boğucu bir gece… Gözlerimiz bulutlandı arabaya binince Karanlıkta kaçıyoruz, çoğalıyor korkumuz, Umulmadık bir felâket geçiriyor ordumuz. Fakirleri yalınayak, zenginleri atında, Yollar uzun bir inilti yıldızların altında. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hicret-72-siiri/</link>
<guid>2313050</guid>
<pubDate>2017-01-11T15:51:00+03:00</pubDate>
<author>Kemalettin Kamu</author>
</item>
 <item>
<title>Dumlupınar Yolunda</title>
<description>Sakarya'da ebedilik sırrına eren Kahramanlar arasından geçiyor tren. Hatırasız harabeler önünde durup Duyuyoruz ruhumuzda hazin bir gurup. Sonra yine tiren sesi, yine yolculuk, Her saniye karşımızda başka bir ufuk! </description>
<link>https://www.antoloji.com/dumlupinar-yolunda-siiri/</link>
<guid>2111402</guid>
<pubDate>2015-04-04T14:13:00+03:00</pubDate>
<author>Kemalettin Kamu</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Çocuk</title>
<description>Dediler ki: ‘- Yok baban, Babanı aldı vatan! ’ Meğer burada yatan Senmişsin, babacığım!  Davullar çala çala, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-cocuk-47-siiri/</link>
<guid>2110570</guid>
<pubDate>2015-04-02T12:23:00+03:00</pubDate>
<author>Kemalettin Kamu</author>
</item>
 <item>
<title>Atama Ağıt</title>
<description>I. Sırma sarısını yay saçlarına, Gözüne rengini koy denizlerin; Düşün dudakların en incesini, Yüzüne tuncunu ver benizlerin. Onda yürüyüşün en yiğitçesi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/atama-agit-siiri/</link>
<guid>2110236</guid>
<pubDate>2015-04-01T15:06:00+03:00</pubDate>
<author>Kemalettin Kamu</author>
</item>
 <item>
<title>Bingöl Çobanları</title>
<description>Daha deniz görmemiş bir çoban çocuğuyum, Bu dağların eskiden aşinasıdır soyum. Bekçileri gibiyiz, ebenced buraların, Bu tenha derelerin, bu vahşi kayaların Görmediği gün yoktur sürü peşinde bizi, Her gün aynı pınardan, doldurup testimizi </description>
<link>https://www.antoloji.com/bingol-cobanlari-2-siiri/</link>
<guid>1779519</guid>
<pubDate>2012-10-18T18:46:00+03:00</pubDate>
<author>Kemalettin Kamu</author>
</item>
 <item>
<title>Dadaş</title>
<description>Dediler; “Davranma,düştün kapana,  Ya çek bıçağını, ya gel amana! ” Dedim ki; “Dadaşı doğuran ana; Taşır mı karnında eğilecek baş? ”  Öldü mü bilmem ki, kaldı mı diri? </description>
<link>https://www.antoloji.com/dadas-13-siiri/</link>
<guid>1759847</guid>
<pubDate>2012-08-28T23:24:00+03:00</pubDate>
<author>Kemalettin Kamu</author>
</item>
 <item>
<title>İstiklâl Ordusu Şehitlerine</title>
<description>Düne kadar en akur ölümlere güldünüz,  Bugün bütün milletin gönlüne gömüldünüz, Rahat, rahat uyuyun son âşiyanınızda!  Artık ne gözlerinizde köye dönmek emeli, Ne yaranızı saran ince bir kadın eli, </description>
<link>https://www.antoloji.com/istiklal-ordusu-sehitlerine-siiri/</link>
<guid>1759846</guid>
<pubDate>2012-08-28T23:21:00+03:00</pubDate>
<author>Kemalettin Kamu</author>
</item>
 <item>
<title>Söğüt</title>
<description>Dalın eğri büğrü yaprağın ince Rengin iğdeleşir rüzgar esince Yazın şemsiyesin yaşlıya gence Güzün derelere verirsin öğüt.  Sılacı dibinde unutur çile </description>
<link>https://www.antoloji.com/sogut-siiri/</link>
<guid>67264</guid>
<pubDate>2002-11-28T09:55:00+03:00</pubDate>
<author>Kemalettin Kamu</author>
</item>
 <item>
<title>Güz</title>
<description>Kurudu artık otlar Bitmiyor tazeleri Birikinti sularda Yaprak cenazeleri  Döndü yayladakiler </description>
<link>https://www.antoloji.com/guz-6-siiri/</link>
<guid>67263</guid>
<pubDate>2002-11-28T09:54:00+03:00</pubDate>
<author>Kemalettin Kamu</author>
</item>
 <item>
<title>İzmir'e Tahassür</title>
<description>Anne, deniz nerde, yalımız nerde?  Hani gideceğimiz İzmir'e der de Beni uyuturdun dizinde anne!  Geçende ablam da öyle diyordu Bu bahar İzmir'e girmezse ordu </description>
<link>https://www.antoloji.com/izmir-e-tahassur-siiri/</link>
<guid>67262</guid>
<pubDate>2002-11-28T09:53:00+03:00</pubDate>
<author>Kemalettin Kamu</author>
</item>
 <item>
<title>Gurbet Geceleri</title>
<description>Bekçisiyim, bu serin Bu siyah gecelerin Gurbetten daha derin Bir yara yok içimde!  Korku bilmez ölümden </description>
<link>https://www.antoloji.com/gurbet-geceleri-siiri/</link>
<guid>67260</guid>
<pubDate>2002-11-28T09:51:00+03:00</pubDate>
<author>Kemalettin Kamu</author>
</item>
 <item>
<title>Kimsesizlik</title>
<description>Yıllardır ki bir kılıcım kapalı kında, Kimsesizlik dört yanımda bir duvar gibi; Muzdaribim bu duvarın dış tarafında, Şefkatine inandığım biri var gibi.  Sanıyorum saçlarımı okşuyor bir el, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kimsesizlik-siiri/</link>
<guid>62572</guid>
<pubDate>2002-10-14T09:51:00+03:00</pubDate>
<author>Kemalettin Kamu</author>
</item>
 <item>
<title>Zaman İçinde</title>
<description>- 1 -  Gök uzak, yer uykuda, Yalnız değilim ama, Bir açık pencereden Ay doluyor odama. </description>
<link>https://www.antoloji.com/zaman-icinde-3-siiri/</link>
<guid>45102</guid>
<pubDate>2002-03-30T04:04:00+03:00</pubDate>
<author>Kemalettin Kamu</author>
</item>
 <item>
<title>Gurbette Renkler</title>
<description>Doğuda kırmızı, batıda turunç,  Yanık bir yörüğü andıran bu tunç, Şu renk aleminde ne yok ki bizden, Mavi: Marmara'dan, mor: Akdeniz'den!  Yeşil bir köşedir bana Bursa'dan, </description>
<link>https://www.antoloji.com/gurbette-renkler-siiri/</link>
<guid>44195</guid>
<pubDate>2002-03-23T21:03:00+03:00</pubDate>
<author>Kemalettin Kamu</author>
</item>
 <item>
<title>Akdeniz'den Geçerken</title>
<description>Sular pırıl pırıl, rüzgar mis kokulu,  Kuş uçurmaz eski Türk kalyonlarının yolu. Sağda sıra dağlarla kabaran Anadolu Yeşil eteklerinde tükeniyor Toros'un!  Havada bir dost eli okşuyor derimizi; </description>
<link>https://www.antoloji.com/akdeniz-den-gecerken-siiri/</link>
<guid>42490</guid>
<pubDate>2002-02-02T23:00:00+03:00</pubDate>
<author>Kemalettin Kamu</author>
</item>
 <item>
<title>İrşad</title>
<description>Sevgilim güvenme güzelliğine, Senin de saçların tarumar olur; Aldanma talihin pembe rengine, Hayatın uzun bir intizar olur.  Sevgilim her insan doğarken ağlar, </description>
<link>https://www.antoloji.com/irsad-siiri/</link>
<guid>25444</guid>
<pubDate>2001-05-31T10:47:00+03:00</pubDate>
<author>Kemalettin Kamu</author>
</item>
 <item>
<title>Hazan Yolu</title>
<description>Saçların yine solgun, Bağrın elemle dolgun, Nereye yolculuğun Yeni bir gurbete mi?  Ben de kuru bir yaprak </description>
<link>https://www.antoloji.com/hazan-yolu-siiri/</link>
<guid>25442</guid>
<pubDate>2001-05-31T10:41:00+03:00</pubDate>
<author>Kemalettin Kamu</author>
</item>
 <item>
<title>İzmir Yollarında</title>
<description>Belki şimdi sana son Sözlerimi yazmadan Gözlerim kapanacak Belki var daha beş on Dakikalık bir zaman  </description>
<link>https://www.antoloji.com/izmir-yollarinda-siiri/</link>
<guid>5490</guid>
<pubDate>2000-08-24T06:56:00+03:00</pubDate>
<author>Kemalettin Kamu</author>
</item>
 <item>
<title>Gurbet</title>
<description>Gurbet o kadar acı Ki, ne varsa içimde Hepsi bana yabancı Hepsi başka biçimde Eriyorum gitgide Elveda her ümide! </description>
<link>https://www.antoloji.com/gurbet-siiri/</link>
<guid>4815</guid>
<pubDate>2000-08-16T17:27:00+03:00</pubDate>
<author>Kemalettin Kamu</author>
</item>
 </channel>
</rss>
