<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Kemal Okumuş Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Bitmeli</title>
<description>Gecenin eteklerine tutunmalı insan, güneş sızmasın diye ufuktan dünyanın üzerine.  Mehtabı ve yıldızları dürüp de bir cigara kağıdına, yakıp çekmeli nefes nefes içine. Köklerini budamalı üzerine bir kalp içine de iki harf kazınmış tüm yorgun ağaçların. Yalan dillere yapışmış, riya bulaşmışken kalplere, hepsi birden ölmeli sevgiye açların. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bitmeli-12-siiri/</link>
<guid>2305266</guid>
<pubDate>2016-12-14T09:04:00+03:00</pubDate>
<author>Kemal Okumuş</author>
</item>
 <item>
<title>Kartal</title>
<description>Gümüşi kanatlarını çekip iki yanına, yırtarak iniyordu göğün mavisini bir kartal bedeninde aşk. Suya doyamamış, suyu anlamamış balığa bürünmüş mecnunun boğazına sarıverdi pençelerini. Belki alıp da suyun saflığından, berraklığından, çekip onu mavi semanın sinesine daha da çok yaşatmaktı niyeti. Ama su saf, gök kirli, su can, gök ölüm, su cennete nazır, kirlenmiş gök cihanın sahteliğine değmiş idi. Yaşamadı mecnun, yaşayamazdı da, çekip çıkarıp onu aşkın adıyla saflığından, atarsan riyaya, yoksa mecnun suyu nerden bilirdi? </description>
<link>https://www.antoloji.com/kartal-16-siiri/</link>
<guid>2305265</guid>
<pubDate>2016-12-14T09:03:00+03:00</pubDate>
<author>Kemal Okumuş</author>
</item>
 <item>
<title>Çocuktum</title>
<description>Çocuktum ben de bir vakit... Hala çocuğum hatta tüm büyüklere inat. Oysa bir görebilsek, büyüyen biz değiliz, oyuncaklarımız. Bir fark etseler de çökseler yanıma, ne oyunlar oynarız. Misal, isteseler, ben tüm misketlerimi hatta gazoz kapaklarımı veririm onlara. Bölüşürüm gökyüzünü, havayı da kıskanmam ya da içtiler diye suyumdan. </description>
<link>https://www.antoloji.com/cocuktum-64-siiri/</link>
<guid>2305264</guid>
<pubDate>2016-12-14T09:01:00+03:00</pubDate>
<author>Kemal Okumuş</author>
</item>
 <item>
<title>Kış</title>
<description>Kar yağdı akşam üstü gönlüme... Gece durunca ayaza kaldım, buz kesti gönül düzüm. Ne bir tomurcuk kaldı, ne aşk şarabına bir salkım üzüm. Hem gözüm çevirdim toprağa, hem yandım hem üzüldüm. Eksik olmazdı çiçeği baharlarımın, kaldım çiçeksiz, baharsız. Kimler kış eyledi gönlümü, kimler çaldı meyvelerimi hangi hırsız? </description>
<link>https://www.antoloji.com/kis-165-siiri/</link>
<guid>2305261</guid>
<pubDate>2016-12-14T09:00:00+03:00</pubDate>
<author>Kemal Okumuş</author>
</item>
 <item>
<title>Hiç Olalım</title>
<description>Gel hele, çök şöyle yamacıma... Nedir senin derdin, nedendir kederin? Hiç düşündün mü nedir ki ederin? Irkına mı takılıp kaldın yoksa inancın mı üstün? Nefsini okşamadılar diye mi herkese küstün? Makam, mal, mülk, saltanat baki zannetme. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hic-olalim-2-siiri/</link>
<guid>2305258</guid>
<pubDate>2016-12-14T08:58:00+03:00</pubDate>
<author>Kemal Okumuş</author>
</item>
 <item>
<title>İmiş</title>
<description>Vay efendim neymiş, dünya yaşamasını bilene güzel imiş!  Güldürmeyin beni Allah aşkına, kim kanıp dünyaya doyabilmiş? Ne "ismet"tir vasfı yaşayanların, ne temizler ne de ermiş. Elini bir kez zifte daldıranın nasıl olur da o eli temizlenirmiş? Var mı sanırsın hakiki yoldaşın, hangi bahtlı mezara iki kişi girmiş? Yalnız doğdun a insan, yalnız öleceksin keza; yalnızlık kader imiş. </description>
<link>https://www.antoloji.com/imis-5-siiri/</link>
<guid>2305257</guid>
<pubDate>2016-12-14T08:56:00+03:00</pubDate>
<author>Kemal Okumuş</author>
</item>
 <item>
<title>Geniş</title>
<description>Hele bir silkinin ya Hu; nedir sizin bu kibriniz?  Neyi bölüşemediniz, nedir acep derdiniz? Bana 3 metre kefen, 2 metre mezar da; Hanginizin mezarı 2 salon 40 oda? </description>
<link>https://www.antoloji.com/genis-4-siiri/</link>
<guid>2305256</guid>
<pubDate>2016-12-14T08:55:00+03:00</pubDate>
<author>Kemal Okumuş</author>
</item>
 <item>
<title>Armağan Olsun</title>
<description>Bir yanı mutluluk, bir yanı uçurum... Yetmez bana edilen kellemi de uçurun! Dünüm "ah-vah" cümlelere emanet. Bugünüm yarınıma etmekte hiyanet! Ne sözüm kaldı dilimde, ne gözümde uyku. Ne gönülde huzur var, ne de yaşamaya tutku. </description>
<link>https://www.antoloji.com/armagan-olsun-8-siiri/</link>
<guid>2305255</guid>
<pubDate>2016-12-14T08:53:00+03:00</pubDate>
<author>Kemal Okumuş</author>
</item>
 <item>
<title>Merdiven</title>
<description>Uyuyordu her zaman ki gibi tüm insanlar. Bir merdiven dayayıp semaya aşk serpeledim. Yıldız yıldız parladı gökte nasiplendi tüm inananlar. Bulut saçıp oracıkta içlerindeki hisleri silkeledim. Sevgiyle, huzurla, şefkatle, merhametle ıslandılar. Siz uyurken ben geceyi dost, göğü tarla belledim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/merdiven-24-siiri/</link>
<guid>2305254</guid>
<pubDate>2016-12-14T08:51:00+03:00</pubDate>
<author>Kemal Okumuş</author>
</item>
 <item>
<title>Varsa Canan Yoksa Can</title>
<description>Yok, olmadı, olmaz da zerre dünyalıkta gözüm. Varsa canan yoksa can bu alemde, tek sözüm. Cennette değilse bağ sizin olsun, bana tek salkım üzüm. Varsa canan yoksa can, harama dönmem asla yüzüm </description>
<link>https://www.antoloji.com/varsa-canan-yoksa-can-siiri/</link>
<guid>2305253</guid>
<pubDate>2016-12-14T08:49:00+03:00</pubDate>
<author>Kemal Okumuş</author>
</item>
 <item>
<title>Ebedi</title>
<description>Mavi gökten bile pay vermek istemediler kimi vakit, göğümüzü yırttı kimisi. Sanki payidar kalacaklarmış gibi kıyamete kadar ve sonrasında; dünya onların kalesi. Biz eğleneduralım, mahşeri beklemeden dilimizde o şarkı dolaşalım “nefsi, nefsi! ” Bekleyişimiz öyle ebet müddet sürmeyecek, merak olmasın; “Mevt” verecek dersi. Süslen sen, başka derdin olmasın, ey Havva’nın kızı, sensin yedi düvelin eşsiz ecesi. Dön kendi etrafında şemse aşık cihanın dönüşü gibi; dönünce tutuşur şemsin entarisi </description>
<link>https://www.antoloji.com/ebedi-2-siiri/</link>
<guid>2305252</guid>
<pubDate>2016-12-14T08:47:00+03:00</pubDate>
<author>Kemal Okumuş</author>
</item>
 <item>
<title>Umut</title>
<description>Cismin önemi yoktur kimi isimlerin yanında. Öyle isimler vardır ki insanın hamurunda. Misal "Umut" bir bak her yanında. Hayat dediğin hepsi hepsi bir umut aslında. Bir sonraki nefese niyet bile umut değil mi ha? </description>
<link>https://www.antoloji.com/umut-1330-siiri/</link>
<guid>2305251</guid>
<pubDate>2016-12-14T08:46:00+03:00</pubDate>
<author>Kemal Okumuş</author>
</item>
 <item>
<title>Çek Dara</title>
<description>Çek darına sinenin şu yufka yüreğimi, olsun üstüm başım kan revan. Neylesin bir yudum aşk şarabın olmadan yaşamayı, öyle kuru, öyle yavan. </description>
<link>https://www.antoloji.com/cek-dara-siiri/</link>
<guid>2305250</guid>
<pubDate>2016-12-14T08:44:00+03:00</pubDate>
<author>Kemal Okumuş</author>
</item>
 <item>
<title>Değil</title>
<description>Unutma Ey can, bu beden baki değil!  Hor gördüğün bu yürek, kadere hakim değil. Şah damarımdan yakın mevt, beni unutacak değil. Yol gözler bulamazsın, gidenler dönecek değil. </description>
<link>https://www.antoloji.com/degil-186-siiri/</link>
<guid>2305249</guid>
<pubDate>2016-12-14T08:43:00+03:00</pubDate>
<author>Kemal Okumuş</author>
</item>
 <item>
<title>Ne Bilsinler</title>
<description>Yorma yüreğini be çocuk... Yüzündeki çizgilere bakınca ne bilsinler yaşın kaç? Hala sevmelerin toy, merhametin boyundan büyük; Ne bilsinler? ... Senin sevişlerine denk kibre bulanı "adamlar". Ne bilsinler gözlerinden o yaşlar ne diye damlar? </description>
<link>https://www.antoloji.com/ne-bilsinler-2-siiri/</link>
<guid>2305247</guid>
<pubDate>2016-12-14T08:42:00+03:00</pubDate>
<author>Kemal Okumuş</author>
</item>
 <item>
<title>Öldü Şair</title>
<description>Öldü şair... Kafiyeler çekilmiş dar ağacına. Bir çocuk toplamış mısraları... Kaçıyor toplamış da avucuna. Öldü şair... Bir bebek cenazesinin yanıbaşında. </description>
<link>https://www.antoloji.com/oldu-sair-siiri/</link>
<guid>2305248</guid>
<pubDate>2016-12-14T08:42:00+03:00</pubDate>
<author>Kemal Okumuş</author>
</item>
 <item>
<title>Bağlanma Makamına</title>
<description>Bağlanma makamına, gün gelir o makam sana ağyar olur. Kese akçe gördü diye sanma ki gönlün bahtiyar olur. Koca fil görüp kendin kibirlenme, zafer Ebabile yar olur. Sen uzak saysan da ölümü gün gelir O melek son demlerin sayar olur. </description>
<link>https://www.antoloji.com/baglanma-makamina-siiri/</link>
<guid>2305243</guid>
<pubDate>2016-12-14T08:39:00+03:00</pubDate>
<author>Kemal Okumuş</author>
</item>
 <item>
<title>Mavi</title>
<description>Olur ya bir ölüm dürtüşüyle uyanıveririm mavi hülyalara aldanışlarımdan. Teskine lüzum yok yalan olsa da belli ki memnunum bunca hayalin mavi oluşundan. Gök gibi, deniz gibi mavi, masmavi... Belki maviye bu düşkünlüğüm eksiksiz ben gibi oluşundan. </description>
<link>https://www.antoloji.com/mavi-423-siiri/</link>
<guid>2305245</guid>
<pubDate>2016-12-14T08:39:00+03:00</pubDate>
<author>Kemal Okumuş</author>
</item>
 <item>
<title>Susalım</title>
<description>	 Gel silelim gözlerimizi, apazımızla ovuşturup ayaklanalım. Haydi tut elimden; bırakıp her şeyimizi ıssızlığa kaçalım. Dağlarda, yeşillerde, kırlarda uyuyup, mavilere uyanalım. Türkülerden gayri ne tını varsa dimağımızda silelim. Kim neyi isterse onu hatırlarsın, biz bir tek "biz"i unutmayalım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/susalim-14-siiri/</link>
<guid>2305241</guid>
<pubDate>2016-12-14T08:38:00+03:00</pubDate>
<author>Kemal Okumuş</author>
</item>
 <item>
<title>Hasret</title>
<description>Öyle esmer bir sarılış, Ya da pembe bir gülüş... Arıyor insan, süt kokan ten, Muzip bir duruş, şaşkın bir bakış. Tüm ala lezzetlerin topu birden, Geçemez insan geçer de serden. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hasret-1449-siiri/</link>
<guid>2305240</guid>
<pubDate>2016-12-14T08:37:00+03:00</pubDate>
<author>Kemal Okumuş</author>
</item>
 </channel>
</rss>
