<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Kasım Kobak&#231;ı Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Bitti Bu Ömür Cila Çekerek</title>
<description>Yıkık ruhumda ormanlar mı yanar? O sahte yüzüm hep ondan mı kanar? Sanırlar beni mutluluk mu sunar? Saklarım derdi cila çekerek. * Geçip giderken acımasız zaman, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bitti-bu-omur-cila-cekerek-siiri/</link>
<guid>3877957</guid>
<pubDate>2026-09-08T00:49:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Şerrin Kölesi</title>
<description>Sırrını teslim etme, seni hiçe sayana, Görünmez ipler bağla, can evine kıyana. * Dipsiz kuyular kazar, karanlık adımlarla, Tılsımı bozulamaz, geç kalınmış anlarla. * </description>
<link>https://www.antoloji.com/serrin-kolesi-siiri/</link>
<guid>3877954</guid>
<pubDate>2026-09-08T00:30:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>İlk Tasvir</title>
<description>Kimse çizemez, eşsiz gölgeni, Her an başkadır, çizgi deseni, Bize nakşettin, anlık çehreni, O ilk tasvirden, suretlerimiz. * Bir de her rengin, gizli izi var, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ilk-tasvir-siiri/</link>
<guid>3877944</guid>
<pubDate>2026-09-08T00:18:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Masum İnsanlık</title>
<description>Yüzyıllarca bütün olan masum insanlığı bölmek, Gökyüzünde parlayacak o parlak yıldızı silmek! Karanlıkta yapılmak istenen asıl sırrı bilmek! * Ruhları birbirinden ayırıp o nuru söndürmek, Ulu bir ağacın kökünü zehirleyip öldürmek! </description>
<link>https://www.antoloji.com/masum-insanlik-2-siiri/</link>
<guid>3877916</guid>
<pubDate>2026-09-07T22:50:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Bitti Çocuksu Sevgim</title>
<description>Küçük bir çocuk gibi insanlara inandım, Yüreğimin içinde gizli sevdaya yandım. Gökyüzünün sırrını gözlerinde aradım, Bu masum rüyalarla saçlarını taradım. Sen bir uzak yıldızdın göğe kaçıp parlayan, Ben ise yeryüzünde gizli gizli ağlayan. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bitti-cocuksu-sevgim-siiri/</link>
<guid>3877913</guid>
<pubDate>2026-09-07T22:34:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Taçsız Hükümdar</title>
<description>Hangi makamdır bu menzil bilmem, Suret silinmiş gayri çeşm-i canlardan, Gözü kör eden fani zindanlardan, Geçilmez olmuş saraylar gördüm, Kainatın o sessiz, dipsiz sırrından, Vahdete dalan nice sarhoş canlar gördüm. </description>
<link>https://www.antoloji.com/tacsiz-hukumdar-siiri/</link>
<guid>3877904</guid>
<pubDate>2026-09-07T22:13:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Düşlerde Düşeş</title>
<description>Güneşten uzak, karanlık uçurumlarda sonsuzlar, Uçsuz bucaksız çöllerde, yitik mesafe kumullar. Üstüme yağan toz pembe, sihirli kader zarları! Seni bulduğum gizli an, sevdaya düştüğüm zaman, Öyle bir düşeş geldi ki, nefesim kesildi inan! * </description>
<link>https://www.antoloji.com/duslerde-duses-siiri/</link>
<guid>3877849</guid>
<pubDate>2026-09-07T18:57:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Belirtecek O Eski Işık</title>
<description>Neredeydin sen, korkarken sırlı gölgelerden şu ben, Nasıl kaldın o ıssız karanlık vadilerde sen. * Söylemişsin aleme kaldığını o dağlarda, Gideceğim köyüme demişsin kadim çağlarda. * </description>
<link>https://www.antoloji.com/belirtecek-o-eski-isik-siiri/</link>
<guid>3877843</guid>
<pubDate>2026-09-07T18:40:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Varlık Zindanı</title>
<description>Varlık zindanında güneşler batarken, Derviş hecesine çileler katarken, Gönül kafesinden ruhunu atarken, Hürriyet sırrını nurlarla çatarken... </description>
<link>https://www.antoloji.com/varlik-zindani-siiri/</link>
<guid>3877842</guid>
<pubDate>2026-09-07T18:19:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Ey Benim Masum Milletim</title>
<description>Ey benim masum milletim, her sahte süse kanar, Bir cilalı oyun ile, zalimi dostu yapar, Özü çürümüş taşlara, elmastır diye bakar, Gizli bir el ağı kurdu, kamil olan bağlandı, Dün uyuyan o yürekler, bugün yine dağlandı. * </description>
<link>https://www.antoloji.com/ey-benim-masum-milletim-siiri/</link>
<guid>3877838</guid>
<pubDate>2026-09-07T17:37:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Hep Gülümseyerek</title>
<description>Hayrete düşürüp, büyülese kızı, Ufuğa bakar hep, içindeki sızı. Neden ve niye der, uzanmış gizlice, Dayanağı neye, sırlıdır bilmece. Aşk biraz delidir, gerçekten apansız, Sanıyor yarini, gelecek zamansız. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hep-gulumseyerek-siiri/</link>
<guid>3877829</guid>
<pubDate>2026-09-07T17:08:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Sırra Erip Dem Vurdukça</title>
<description>Sırra erip dem vurdukça, Gözü bağlı olan görmez. Zahir yolda boş durdukça, Ham sofu bu aşka ermez. * Hırka giyip taç taktıkça, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sirra-erip-dem-vurdukca-siiri/</link>
<guid>3877801</guid>
<pubDate>2026-09-07T16:34:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Ey Zoka</title>
<description>Gece sırrına daldım, Karanlıkta tek kaldım, Gizli bir haber aldım; Beni çektin mi ey zoka? * Çok derin bu karanlık, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ey-zoka-siiri/</link>
<guid>3877627</guid>
<pubDate>2026-09-07T10:13:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Neden Gülsün</title>
<description>Karanlıklar içindeyim, gölgelerde soluyorum, Gecelerin siyahını, ben içime dokuyorum. Kimse bilmez sırlarımı, derinlerde gizlenirim, Sessizliğin ortasında, yapayalnız izlenirim. Ateş gibi kor bir acı, yüreğimi dağlıyorken, Ruhumun ta ötesinden, hüznüm bana ağlıyorken. </description>
<link>https://www.antoloji.com/neden-gulsun-siiri/</link>
<guid>3877624</guid>
<pubDate>2026-09-07T10:05:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Son Kale</title>
<description>Tarihsel roman gizemli zamandır, Sayfalar paha biçilmez mekandır, Sayfalar ruhlara sessiz hakandır, Ve sayfalar bizim için bir andır. * Tarihsel roman en eski kederdir, </description>
<link>https://www.antoloji.com/son-kale-24-siiri/</link>
<guid>3877618</guid>
<pubDate>2026-09-07T09:44:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Ciğersiz Kalmışım</title>
<description>Korkak adımlarla yürüdüm gece, Sustum ve döküldü dilden her hece. Yüzümde kalmadı cesaret izi, Vurdu bak karanlık, sardı hep bizi. Nefesim kesildi, göğsüm daraldı, İçimde çırpınan umut sarardı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/cigersiz-kalmisim-siiri/</link>
<guid>3877532</guid>
<pubDate>2026-09-07T00:21:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Mümkün Değil Hiç Bilmemek</title>
<description>Gölgelerle dolu her an, Yitip gider dilde ferman, Yoktur bu zindana derman, Mümkün değil mutlak bilmek. * Kararır saç, çöker beden, </description>
<link>https://www.antoloji.com/mumkun-degil-hic-bilmemek-siiri/</link>
<guid>3877527</guid>
<pubDate>2026-09-07T00:05:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Saraydan Duyulmaz Bu Saz</title>
<description>Geldi destansı sıcak yaz! Bunları fermanlara yaz! Sahneden yükseldi avaz, Saraydan duyulmaz bu saz. * Git kılıcınla destan yaz! </description>
<link>https://www.antoloji.com/saraydan-duyulmaz-bu-saz-siiri/</link>
<guid>3877523</guid>
<pubDate>2026-09-06T23:53:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Koskoca Yılları Koyduk Heybeye</title>
<description>Kara kış, fırtına, zemheri, ayaz, Koskoca yılları koyduk heybeye. Ne bir bahar gördük, ne de sıcak yaz, Koskoca yılları koyduk heybeye. * Yırtıkmış torbamız, döküldü taştı, </description>
<link>https://www.antoloji.com/koskoca-yillari-koyduk-heybeye-siiri/</link>
<guid>3877472</guid>
<pubDate>2026-09-06T22:32:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Yaralı Kuşum</title>
<description>Suskun dur ve sen hep öyle kal, Sessiz sulara hüznünü sal. Dert ustasısın, derin acı, Vurdun döşüme koca sancı. * Taş surları ulu köşklerin, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yarali-kusum-12-siiri/</link>
<guid>3877465</guid>
<pubDate>2026-09-06T22:16:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 </channel>
</rss>
