<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Kasım Kobak&#231;ı Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Her Yer Miske Boyandı</title>
<description>Dümen çekmiş yiğidim, Misk kokuyor ümidim. Selam olsun denize, Rüya göründü bize. Adını fısıldadım, Itır doldu hep adım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/her-yer-miske-boyandi-siiri/</link>
<guid>3879088</guid>
<pubDate>2026-09-10T22:03:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Put</title>
<description>Sezer, sezmeye kalkan, açma sırrı ellere, Derin kokular yayar, ıtır süren güllere. Oku bir gün sen bana, kalbindeki fermanı, Öncülük edip rüzgâr, getirir o dermanı. Örülü koku burda, ince ince ağlarla, Tavaf eder canları, sarar yüce dağlarla. </description>
<link>https://www.antoloji.com/put-34-siiri/</link>
<guid>3879075</guid>
<pubDate>2026-09-10T21:46:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Sonsuz Rüya</title>
<description>Mazi-i hayat içinden süzülen efsundu bu, Ruhun o derin rüyası, bu ne muazzam doku. * Bir gülün nefesindeyken uyanıp eski zaman, Sisli hatıralar çıksın gölgesiyle anbean. * </description>
<link>https://www.antoloji.com/sonsuz-ruya-6-siiri/</link>
<guid>3879060</guid>
<pubDate>2026-09-10T21:02:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Uyansın Doğa</title>
<description>İçi boş kâğıda yazılmış sözler, Umutla yollara bakıyor gözler. Eski bir rüyadır içimde kalan, Bana gerçek diye sunulan yalan. Söylenip durur hep koronun sesi, Sarıp sarmalıyor göğün nefesi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/uyansin-doga-siiri/</link>
<guid>3878647</guid>
<pubDate>2026-09-10T00:17:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Gerçek Gücün Kendisi</title>
<description>Merhamet yurdudur bu, sığındığımız liman, İçimizdeki güce, şahit oluyor zaman. En büyük gücümüzdür, kalpte yanan o ateş, Karanlık gecelere, doğar o parlak güneş. Zalimler anlayamaz, bu sevgi dolu yolu, İnce ruhlu insanlar, onur ve gurur dolu. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gercek-gucun-kendisi-siiri/</link>
<guid>3878632</guid>
<pubDate>2026-09-09T23:41:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Tecelli Ateşi</title>
<description>Dağların zirvesinden, çaktığında yüce nur, Karanlık dağılıyor, ruhlar buluyor huzur. Göklerin gürlemesi, sarsıyor yeryüzünü, Gösteriyor kâinat, tecellinin yüzünü. Rüzgârlar fısıldıyor, derinlerden sırları, Nakış nakış süslüyor, yeşeren o kırları. </description>
<link>https://www.antoloji.com/tecelli-atesi-siiri/</link>
<guid>3878620</guid>
<pubDate>2026-09-09T23:20:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Çıkalım Yollara Biz</title>
<description>En pahalı cezadır, şu ruhumdaki keder, Vahşet ararsan evet, o kadar zihni heder. * O kadar gerçek olur, dehşet olan şu kabrin, Tipik bir can pazarı, bunun içinde zehrin. * </description>
<link>https://www.antoloji.com/cikalim-yollara-biz-siiri/</link>
<guid>3878577</guid>
<pubDate>2026-09-09T21:20:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Ecel Sökmekte</title>
<description>Adım adım ineceksin, bu mudur o mezar? Etrafında gezinen ruh, toprağı mı kazar? Ve bir zaman duracaksın, gölgen niçin uzar? Işık kararmış, üstüne gölgeler çökmekte, Siyah ufukları seyret ki ecel sökmekte... * </description>
<link>https://www.antoloji.com/ecel-sokmekte-siiri/</link>
<guid>3878569</guid>
<pubDate>2026-09-09T21:02:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Evladını Kahreyleme</title>
<description>Kapının dışındadır vahşi ve dipsiz dünya, Dört duvar arasına sığdırıldı bu rüya. Her attığın adımın odanın güvencesi, Duyulur pencerenden rüzgarın işkencesi. Ey ev aşığı! Dışarısı sonsuz kış olsa da, Baki kalacak bu huzur, hapsolduğun odada. </description>
<link>https://www.antoloji.com/evladini-kahreyleme-siiri/</link>
<guid>3878546</guid>
<pubDate>2026-09-09T18:32:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Muazzam Diriliş</title>
<description>Sular çekilmiş bak, yaşlı gemiden, Ruhum ayrılmış çürüyen bedenden, Yavaş yavaş düşmüş ince telinden, Fırtına söküp almış en derinden. * Emirler gelmiş en kutsal doruktan, </description>
<link>https://www.antoloji.com/muazzam-dirilis-siiri/</link>
<guid>3878506</guid>
<pubDate>2026-09-09T16:35:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Yolcu</title>
<description>İnsan akıp giden uzun zaman içinde yolcudur, Her derin acıya siper olan us, gece kolcudur. * Hikmet, yaralı kalplerde kalan, asil derin izdir, Akıl, görünmez evrende saklanmış ulu bir gizdir. * </description>
<link>https://www.antoloji.com/yolcu-719-siiri/</link>
<guid>3878478</guid>
<pubDate>2026-09-09T15:57:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Cilalanmış Aşkla Can Versek Hayata</title>
<description>Eski çağlardaki taştan heykelleri, Cilalayıp silsek o derin izleri, Büyük okyanusa açılan yelkeni, Sevgiyle parlatsak kaybolan ülkeni. Uzak mağarada yanan kor ateşi, Cilalasak o parlak sönmez güneşi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/cilalanmis-askla-can-versek-hayata-siiri/</link>
<guid>3878442</guid>
<pubDate>2026-09-09T14:11:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Barışla Yaşar Yürekler</title>
<description>Kaç destan içinde nakış dokudum, Kaç şiir içinde sevda okudum, Kaç yıldır gurbette sıla soludum, Sunmaya hazırdır coşkun yürekler. * Uzakta parlayan güzel yüzlerden, </description>
<link>https://www.antoloji.com/barisla-yasar-yurekler-siiri/</link>
<guid>3878429</guid>
<pubDate>2026-09-09T13:14:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Yitik Resim</title>
<description>Göklerden dökülen kızıl alev mi? Zamanı öğüten doyumsuz dev mi? Sardığımız kubbe yitik rüya mı? Gözümü kör eden zindan dünya mı? * Mazi sular gibi akıp gitti mi? </description>
<link>https://www.antoloji.com/yitik-resim-siiri/</link>
<guid>3878426</guid>
<pubDate>2026-09-09T12:59:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Derin Nefesle Göçer Giderim</title>
<description>Fani saraylarda aramam tahtı, Bir derin nefesle göçer giderim. Yazgıma kazınmış şu kara bahtı, Bir derin nefesle göçer giderim. * Toprağın bağrına yüzüm sürerim, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-derin-nefesle-gocer-giderim-siiri/</link>
<guid>3878385</guid>
<pubDate>2026-09-09T10:28:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Masumlar</title>
<description>Her bakımdan saftırlar, leke tutmaz yürekler, Kirli bir iştir yalan, kılıç çeker gerçekler, Yorgunluktur açıkça, solup düşer çiçekler, Yalan bilmedikleri, için midir masumlar? * Zalimlerin sesidir, gökyüzünü karartan, </description>
<link>https://www.antoloji.com/masumlar-6-siiri/</link>
<guid>3878380</guid>
<pubDate>2026-09-09T10:12:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Rehberim</title>
<description>İnsan hasar verir, yıkar doğayı, Mahveder en güzel, sağlam yuvayı. Kolaydır bedeni yormak hayatta, Zor olan ateşi tutmak sanatta. Yanlış yapsan bile telafi eyle, Gönül al, zararı tamir et öyle. </description>
<link>https://www.antoloji.com/rehberim-7-siiri/</link>
<guid>3878378</guid>
<pubDate>2026-09-09T10:00:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Deh</title>
<description>Eskiden at koşardı, Dağları da aşardı. Keder, sevgi taşardı, Heybelerden coşardı. * Rüzgar bağrı delerdi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/deh-4-siiri/</link>
<guid>3878333</guid>
<pubDate>2026-09-09T03:10:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Sonsuzlukta Gözlerin</title>
<description>Işık saçar, karanlık gecelere, Hayat katar, o dilsiz hecelere, Cevap arar, zorlu bilmecelere, Yol gösterir, karanlıkta gözlerin. * Rüzgar eser, savrulur eski yaprak, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sonsuzlukta-gozlerin-siiri/</link>
<guid>3878332</guid>
<pubDate>2026-09-09T02:57:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 <item>
<title>Günahların</title>
<description>Bir dahi sanıp göğe çıkartmışlar ozanı, Sonra taşa tutmuşlar düzeni bozan canı; Bir yabancı rüzgardır eser ıssız vadide, Kendi gölgesin arar yürürken her caddede. * Yaşatmak için önce öldürmek de adettir, </description>
<link>https://www.antoloji.com/gunahlarin-3-siiri/</link>
<guid>3878331</guid>
<pubDate>2026-09-09T02:43:00+03:00</pubDate>
<author>Kasım Kobakçı</author>
</item>
 </channel>
</rss>
