<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Kara &#199;ocuk 3 Şiirleri
</description>
 <item>
<title>İki Gurur</title>
<description>Yaklaştıkça uzaklaşıyoruz meçhule, Bir yanımız cesaret, bir yanımız buz. Korkumuzdur sevmek, delicesine; Biz kendinden kaçan iki gururuz.  Susarak anlaşıyoruz en sağır dilden, </description>
<link>https://www.antoloji.com/iki-gurur-2-siiri/</link>
<guid>3871677</guid>
<pubDate>2026-08-24T10:21:00+03:00</pubDate>
<author>Kara Çocuk 3</author>
</item>
 <item>
<title>Beyaz Bir Cinayet</title>
<description>Beyaz bir duvar büyütüyorum gökyüzüne. Harcı, şahdamarımdan çekilen o paslı telaş... Sırf senin o kusursuz, o sağır yüzüne benzesin diye, Bütün çatlaklarını etimle, isyanımla sıvıyorum. Bir nabız bekliyorum o taşın kalbinden, Bir terleme, ufacık bir merhamet... </description>
<link>https://www.antoloji.com/beyaz-bir-cinayet-siiri/</link>
<guid>3866207</guid>
<pubDate>2026-08-11T11:43:00+03:00</pubDate>
<author>Kara Çocuk 3</author>
</item>
 <item>
<title>Sanma Zalim</title>
<description>Gazel  Sanma zâlim, akl-ı cüz'î âleme serdâr olur, Zann-ı fânîye uyanın âkıbeti hâr olur.  Sen nesin kim kudretinden dem urursun bî-haber, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sanma-zalim-2-siiri/</link>
<guid>3859587</guid>
<pubDate>2026-07-25T23:06:00+03:00</pubDate>
<author>Kara Çocuk 3</author>
</item>
 <item>
<title>Yağmur Çeyizi</title>
<description>Sevmek, ey göğsümün usulca kanayan nârı, Aylar devrilse de o son sesin, son bakışın üzerinden; Sırf kıvrımlarını unutmaktan korkarak ince yüzünün, Bir solgun suretine yağmur gibi susmaktır hâlâ. "Nereden buldun bu resmimi?" deme bana şaşkınlıkla, Bilmezsin... benden habersiz adımladığın o uzak yollardan, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yagmur-ceyizi-siiri/</link>
<guid>3856242</guid>
<pubDate>2026-07-19T20:29:00+03:00</pubDate>
<author>Kara Çocuk 3</author>
</item>
 <item>
<title>Yahut Yarım Kalan</title>
<description>ellerim kan içinde, şifa dağıtmaktan yorgun... kimseye diyemiyorum, içimde usulca çürüyen bir şeyler var. lokman olup da kendi göğsüne derman bulamamak... nasıl ağır, nasıl sağır bir ceza. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yahut-yarim-kalan-siiri/</link>
<guid>3854840</guid>
<pubDate>2026-07-16T10:29:00+03:00</pubDate>
<author>Kara Çocuk 3</author>
</item>
 <item>
<title>Mükâfat-ı Ceza</title>
<description>Heybemi şafakla doldurdum, bahtıma zifiri sürdüler, Dağları sırtlandım da, göğsümü bir çakıl taşıyla ezdiler. Hangi çorak toprağa can versem, filizimi kökünden söktüler, Emeğin bedeli ağu imiş, bana altın kadehte içirdiler.  ​Lokman olup şifa sunduğum elleri, merhametinden kestiler, </description>
<link>https://www.antoloji.com/mukafatil-i-ceza-siiri/</link>
<guid>3852018</guid>
<pubDate>2026-07-09T01:26:00+03:00</pubDate>
<author>Kara Çocuk 3</author>
</item>
 <item>
<title>Mühürlü Dergâh</title>
<description> "Çağrıldığın yere git" demiştin, sesinde usulca kabullenilmiş bir veda ile. Ah Leyla... Sen o mukaddes nidâyı, şu fani sokağın ucuz hevesleri mi sandın? Bütün cihanın vaatleri, bütün dünyanın yolları ayak uçlarıma serilse; Benim gözüm senden gayrısına a'mâ, kulağım cümle cihana sağırdır. Göğsümü aydınlatan tek bir Dolunay varken, sahte ışıklara döner miyim yüzümü? </description>
<link>https://www.antoloji.com/muhurlu-dergah-siiri/</link>
<guid>3848894</guid>
<pubDate>2026-07-01T01:27:00+03:00</pubDate>
<author>Kara Çocuk 3</author>
</item>
 <item>
<title>Şehit Olsam</title>
<description>Şehit olsam, Ardından ağlayan sevdiklerim... Koksa toprağım al bayrak, Memleket havasında. Düşse göğsüme bir hilal, Yıldızlar örtse kefenimi usulca. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sehit-olsam-siiri/</link>
<guid>3848839</guid>
<pubDate>2026-06-30T23:05:00+03:00</pubDate>
<author>Kara Çocuk 3</author>
</item>
 <item>
<title>Zılâl-i Hayâl</title>
<description>​Gaflet içre uyuyanlar, damlayı can zanneder, Damla bilmez ki kendini, ulu ummân zanneder.  ​Sırr-ı vahdet güneşinden, yansıyan bir gölgedir, Kör olan göz bu serâbı, mutlak cihân zanneder.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/zilal-i-hayal-siiri/</link>
<guid>3843612</guid>
<pubDate>2026-06-16T21:50:00+03:00</pubDate>
<author>Kara Çocuk 3</author>
</item>
 <item>
<title>Özlem Mektubu</title>
<description>Geldiler. Kapımı çaldılar. Yüzlerinde eğreti baharlar, dillerinde bana biçilmiş yabancı sevdalarla... İçimdeki bu koca yangın yerinde kendilerine bir gölgelik, soluklanacak bir yurt aradılar. Sustum. Onlara sadece sana yazdığım o şiiri gösterdim; hani şu sağdan sola, yukarıdan aşağıya okunduğunda hep aynı hasrete çarpan, her hecesi aynı zindana çıkan o dilsiz kördüğümü... Gözlerime baktıklarında sırrımı anladılar: Benim yaram, başkasının merhemine kanamazdı. Biz seninle koca bir gökyüzüne niyetlendik de, sınırlarını ellerin çizdiği bir ayrılığa düştük Leyla. Neşterin bile aciz kaldığı o sızıda, senden başkasına yer yok. Biliyor musun; yarım kalmış bir türkü, son hecesi söylenene dek insanın göğsünde sessizce ağlar. Uyanamadığımız o sabahlar, yürümediğimiz o yollar, yaşanmamış ne kadar ulu rüyamız varsa; hepsi boynu bükük bir yetim gibi içimde emanetini bekliyor. Sanma ki yoruldum, sanma ki bu bozkırda herkese kapılarımı açtım. Benim gönül dergâhım bütün dünyaya aşılmaz bir duvar, bir tek senin adımlarına eşiktir. Eğer bir gece yarısı üşürsen bu dilsiz yalnızlıkta... Yaşanmamış o ihtimallerin ağırlığı kirpiklerinden taşıp da yüreğine damlarsa, dön gel. Gel ve kâğıtlara hapsettiğim bu çaresizliği kendi nefesinle yık. Eksik kalan o son rüyayı, kendi ellerinle tamamla. Bunu bil ve öyle yürü gittiğin yollarda; </description>
<link>https://www.antoloji.com/ozlem-mektubu-2-siiri/</link>
<guid>3842222</guid>
<pubDate>2026-06-13T00:27:00+03:00</pubDate>
<author>Kara Çocuk 3</author>
</item>
 <item>
<title>Zemzeme-i Nâlân</title>
<description>Sensiz geçen | her bir anım | bu ömrümü | vîrân eyler Her bir anım | hasretinle | yüreğimi | tûfân eyler Bu ömrümü | yüreğimi | sensiz dünya | zindân eyler Vîrân eyler | tûfân eyler | zindân eyler | nâlân eyler </description>
<link>https://www.antoloji.com/zemzeme-i-nalan-siiri/</link>
<guid>3841532</guid>
<pubDate>2026-06-10T22:47:00+03:00</pubDate>
<author>Kara Çocuk 3</author>
</item>
 <item>
<title>Geldiler</title>
<description>Geldiler... Yüzlerinde bana ait olmayan bir heves, Dillerinde yorucu bir telaşla. Gözlerime bakıp, beni sevdiklerini söylediler. İçimde kendilerine bir yer aradılar uzun uzun. Sadece sustum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/geldiler-19-siiri/</link>
<guid>3838146</guid>
<pubDate>2026-06-02T21:42:00+03:00</pubDate>
<author>Kara Çocuk 3</author>
</item>
 <item>
<title>Tanıdık Bir Cenaze</title>
<description>o adamı gördüm geçen gün... kimsesiz bir teneşirin mermer soğuğunda, yüzü o hiç uçamadığı göğe dönük. sanki ölen bedeni değildi de, göğsünde taşıdığı o koca şehrin enkazıydı. ayazda yakasını kaldırdığı o "kara çocuk" ceketini usulca soymuşlardı sırtından, şimdi o sağır edici sessizliğe, o acıtan mesafelere, o köprüaltı iskelelerine çırılçıplaktı.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/tanidik-bir-cenaze-siiri/</link>
<guid>3832025</guid>
<pubDate>2026-05-20T00:43:00+03:00</pubDate>
<author>Kara Çocuk 3</author>
</item>
 <item>
<title>Mısralarına Ağlayan Adam</title>
<description>Dün yine karşıma çıktın bir sokağın ortasında, Gözlerimi kaçırdım, telaşla başımı öne eğdim. Baksam, o dinmeyen hasretim sokağa taşacak, Baksam, oracıkta yıkılıp kalacaktım. Görmesem, sol yanımda amansız bir kış kıyamet, Görünce aklım, fikrim, yüreğim darmadağın... </description>
<link>https://www.antoloji.com/misralarina-aglayan-adam-siiri/</link>
<guid>3830306</guid>
<pubDate>2026-05-15T14:15:00+03:00</pubDate>
<author>Kara Çocuk 3</author>
</item>
 <item>
<title>Tanıdık Bir Korku</title>
<description>o kadını gördüm geçen gün, köprüaltı iskelesine inen o taşlı yokuşta adam soluklandıkça sanki onun göğsünde daralıyordu nefes gözlerinde bir çalıkuşu tedirginliği, uçmakla kafesine dönmek arası o kanlı araf bir adım atsa, adamın sırtındaki o "kara çocuk" ceketine sığınıp kederi bölecekti bir sussa, koca bir şehrin enkazı ikisinin de kaburgalarını kıracaktı yakasını kaldırmıştı o da rüzgâra, üşümekten değil, fırtınaya kapılmaktan korkarak </description>
<link>https://www.antoloji.com/tanidik-bir-korku-siiri/</link>
<guid>3828413</guid>
<pubDate>2026-05-11T01:58:00+03:00</pubDate>
<author>Kara Çocuk 3</author>
</item>
 <item>
<title>Camdan Fanus</title>
<description>Giyindim çağın o paslı zırhını, göğsüme koca bir fanus indirerek — Dışım, kimsesiz ve aşılmaz bir asteroit yalnızlığı. İçimde, rüzgârdan ve zamandan sakındığım o mağrur çiçek... Bir tek senin dikenlerine razı, bu kibirli gövde.  ​Yüzüme gülen o uçsuz bucaksız bahçeler, birbirinin aynı güller — nafile, </description>
<link>https://www.antoloji.com/camdan-fanus-siiri/</link>
<guid>3826307</guid>
<pubDate>2026-05-05T00:54:00+03:00</pubDate>
<author>Kara Çocuk 3</author>
</item>
 <item>
<title>En Derin Eksiliş</title>
<description>Yine bir akşamüstü — belki de çoktan gece, Kapanmaya direnen gözlerimde nöbet tutar hasretin. Ah bu hasret... Amansız bir beyhude gibi siner gölgelere, Göğsümde bağdaş kurmuş bir kor; Ne kül olmaya razı, ne sönmeye. </description>
<link>https://www.antoloji.com/en-derin-eksilis-siiri/</link>
<guid>3819672</guid>
<pubDate>2026-04-20T02:09:00+03:00</pubDate>
<author>Kara Çocuk 3</author>
</item>
 <item>
<title>Tanıdık Bir Yalnızlık</title>
<description>O adamı gördüm geçen gün, Ayağında eskimiş bir kundura, Arnavut kaldırımlarda... Soluyordu havayı sanki son kez çeker gibi içine, Bir daha nefeslenmek istemezcesine. Her taşta sevdiğinin izine basarak, Son nefesini onun soluduğu havadan almak ister gibiydi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/tanidik-bir-yalnizlik-siiri/</link>
<guid>3818240</guid>
<pubDate>2026-04-17T11:06:00+03:00</pubDate>
<author>Kara Çocuk 3</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Fecir Tevafuku</title>
<description> ruhumu saran o ilahi sükûtun gölgesinde, Mevla'nın kapısında sızlayan kalbimi seccademe serdim. içimdeki o amansız yangını, zikrin serin sularıyla söndürürüm sandım. alnımı secdenin nurlu sabahından kaldırıp, dilsiz, kimsesiz bir uykuya emanet ettim yorgun gövdemi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-fecir-tevafuku-siiri/</link>
<guid>3817635</guid>
<pubDate>2026-04-15T20:08:00+03:00</pubDate>
<author>Kara Çocuk 3</author>
</item>
 <item>
<title>Kaside-i Vakt-i Vuslat</title>
<description>Göçer gölgem fenâ mülkünde, rûhumdan gelir esrâr, Tecellîden süzülmüş sır, ziyâsından gelir envâr.  ​Ezelden yazgıdır kısmet, nasîbin bekle sen dâim, Hicâbın yırtmadan sabret, katından bak gelir dildâr.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kaside-i-vakt-i-vuslat-siiri/</link>
<guid>3815990</guid>
<pubDate>2026-04-12T00:24:00+03:00</pubDate>
<author>Kara Çocuk 3</author>
</item>
 </channel>
</rss>
