<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Kaan Karaduman Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Annem</title>
<description>Söylemiş miydim ben annemi çok özledim, Ki ben annemi aslında hep özlerim ama özlemimi belli etmem hatta sevgimi de belli etmem.. Edemiyorum nedendir bilinemez. Susadım anne çok susadım, Dilim damağım kurudu. Susadım su isteyemedim, </description>
<link>https://www.antoloji.com/annem-1044-siiri/</link>
<guid>1717511</guid>
<pubDate>2012-05-13T22:09:00+03:00</pubDate>
<author>Kaan Karaduman</author>
</item>
 <item>
<title>Kimseye!</title>
<description>Gel sevgilim ol demiyorum sana, Sadece yanında yatayım öyle sessizce, Sen fark etmeden seni izleyeyim. Sende eski olma, sararan sayfalardan olma. Yalnız kalma, yalnız kalmayayım, yalnız kalmayalım. Ağlamadım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kimseye-9-siiri/</link>
<guid>1688266</guid>
<pubDate>2012-03-05T23:33:00+03:00</pubDate>
<author>Kaan Karaduman</author>
</item>
 <item>
<title>Saçma</title>
<description>Ağlamışız fark eder mi?  Bu kadar bencillik arasında sıkışmışken. Çekilecek değil bu olanlar aslında. İntihar edenleri biraz olsun anlıyorum, bu hayatın zor şartlarına katlanamıyorlar. Kimisinin yüreği paramparça, Kimisinin yaşanamamışlıkları sıkıştırıyor beynini, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sacma-38-siiri/</link>
<guid>1681470</guid>
<pubDate>2012-02-19T01:15:00+03:00</pubDate>
<author>Kaan Karaduman</author>
</item>
 <item>
<title>Hakkımda</title>
<description>Hiç fedakârlık yapmamışım ben senin için. Üzmüşüm öyle diyormuşsun sağa sola. Sen benim gibi sol gözyaşını sağ elinle sildin mi? Sen sol elinle sıkışan kalbini ovaladın mı? Sen içmekten yorgun düşen bedenimi korumadın ki! Hep almak istedin, bana ne verdin bugüne kadar. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hakkimda-4-siiri/</link>
<guid>1678213</guid>
<pubDate>2012-02-11T23:27:00+03:00</pubDate>
<author>Kaan Karaduman</author>
</item>
 <item>
<title>Ayna</title>
<description>Aynada bakıyorum kendime. Bu çizgiler nereden geldi böyle. Lanet olsun! Söylemiştim size beni bu kadar güldürmeyin diye. Söylemiştim size bu kadar acıtmayın, ağlatmayın diye. Şimdi kendimden korkuyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ayna-369-siiri/</link>
<guid>1678160</guid>
<pubDate>2012-02-11T21:53:00+03:00</pubDate>
<author>Kaan Karaduman</author>
</item>
 <item>
<title>Bitti</title>
<description>Denenmedik yol kalmadı, çabaladım. Pes ettim gibi yansıdı, flaşlar patladı. Kötü kareler saçıldı etrafa.. Berbat tarifler yazıldı. Ben kuma yazdım düzenli deniz aldı götürdü. Ben yapraklara yazdım, rügar savurdu. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bitti-244-siiri/</link>
<guid>1678159</guid>
<pubDate>2012-02-11T21:52:00+03:00</pubDate>
<author>Kaan Karaduman</author>
</item>
 <item>
<title>Sevmek</title>
<description>Dedin ki sen kimsin, Dedim ki ben benim, İstedin ki öleyim, İstedim ki senin için öleyim, Gördün ki rüyaymış, Gördüm ki gerçeklermiş, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevmek-604-siiri/</link>
<guid>1678158</guid>
<pubDate>2012-02-11T21:50:00+03:00</pubDate>
<author>Kaan Karaduman</author>
</item>
 <item>
<title>Yalnızlık</title>
<description>Zaman çok boş geçiyor manidar kalamıyor sözler  Kin biriktiriyorum nefretime. Taş ocaklarından taşlar seçiyorum kendime deniz kenarından aldığım her taş tanesi için. Öznelerle yüklemlerin yerlerini değiştiriyorum sana seni daha güzel tarif edebilmek için seni, bende ki seni daha güzel bir tarif elde edebilmek için. Kendim için lezzetlendiriyorum seni. Seviyorum benim içimdeki seni hiç soluğum kesilmesin diye. Sen gitmemek istiyorsun ben gitmeni. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalnizlik-1250-siiri/</link>
<guid>1668581</guid>
<pubDate>2012-01-22T22:30:00+03:00</pubDate>
<author>Kaan Karaduman</author>
</item>
 <item>
<title>.Rospu</title>
<description>Biz? Bulmak? Aşk? Yalan?  S.ktir! Kahretsin! Umutsuz? Mekan? İnsanlar; komik, ufak, aciz, salak, dalgın, aptal, biraz çocuk, biraz katil, şeytan, çakal ve, Ve fazlasıyla.rospu. Soyun geliyoruz.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/rospu-2-siiri/</link>
<guid>1659759</guid>
<pubDate>2012-01-06T23:17:00+03:00</pubDate>
<author>Kaan Karaduman</author>
</item>
 <item>
<title>Tek</title>
<description>Yaşamaya çalışırsınız bir evi paylaşırsınız bir ömür yetmez gibi gelir, her gün yenilikler bekler sonra yavaş yavaş dumanlanır ortalık, sis yaklaşır, sonra bir bakmışsınız mumlar sönüyor bir bir, karanlık çöküyor usul usul, sinsice, sessizlikle birlikte sanki anlaşmış gibi, bir veda eder aydınlık. Ve hoşgeldim der karanlık hınzırca, Zamanla alışırsınız gözleriniz artık karanlıkta da seçer olur, sonra vakit geçirmeye başlarız, bir bakmışız arkadaş olmuş, sonra kanka yeni nesil tabiriyle ardından dost-um diye yapıştırır. Ve sonra dosttan sevgili olmuşsunuz… Çıkmazı olmayan buhran burada başlıyor işte. Aslında karanlık diye tasvir etmeye çalışılan giriş kısmı birebir aydınlığı temsil ediyor ama nasılsa o aydınlık zamanla bizim gözümüzde karanlıklaşmaya başlamıyor mu zaten… Hırs yaparız her şey güzel geçecek diye. </description>
<link>https://www.antoloji.com/tek-51-siiri/</link>
<guid>1659750</guid>
<pubDate>2012-01-06T22:52:00+03:00</pubDate>
<author>Kaan Karaduman</author>
</item>
 <item>
<title>İyi Geceler</title>
<description>Uykusuz der-ki; iyi geceler.. Duygusuz der ki; iyi geceler (nasıl bir iyiyse artik) . Huysuz olan der ki; iyi geceler (çok rahat olmayaraktan) Dangalak olan dedi ki; iyi geceler lan! Bezgin der-ki; iyiii geceeleeer.. Üzgün der-ki; göz yaşlarım yastıkta, iyi geceler.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/iyi-geceler-48-siiri/</link>
<guid>1650797</guid>
<pubDate>2011-12-18T23:05:00+03:00</pubDate>
<author>Kaan Karaduman</author>
</item>
 <item>
<title>Polis'</title>
<description>Yaşamaya çalışırsınız bir evi paylaşırsınız bir ömür yetmez gibi gelir, her gün yenilikler bekler sonra yavaş yavaş dumanlanır ortalık sis yaklaşır sonra bir bakmışsınız mumlar sönüyor bir bir karanlık çöküyor usul usul sinsice sessizlikle birlikte sanki anlaşmış gibi, bir veda eder aydınlık ve hoşgeldim der karanlık hınzırca, Zamanla alışırsınız gözleriniz artık karanlıkta da seçer olur, sonra vakit geçirmeye başlarız, bir bakmışız arkadaş olmuş, sonra kanka (yeni nesil tabiriyle)  ardından dost-um diye yapıştırır. Ve sonra dosttan sevgili olmuşsunuzdur ya da sevgiliden dost.. Çıkmazı olmayan buhran burada başlıyor işte. Aslında karanlık diye tasvir etmeye çalıştığım giriş kısmı birebir aydınlığı temsil ediyor ama nasılsa o aydınlık zamanla bizim gözümüzde karanlıklaşmaya başlamıyor mu zaten… Hırs yaparız her şey güzel geçecek diye. </description>
<link>https://www.antoloji.com/polis-26-siiri/</link>
<guid>1648100</guid>
<pubDate>2011-12-12T23:24:00+03:00</pubDate>
<author>Kaan Karaduman</author>
</item>
 <item>
<title>Siren</title>
<description>Bazıları kekremsi sever, Ettik mi yürümeye devam? Ettik diyelim. Sonra? Sonra ne olacak ki? Bekleyelim de görelim... </description>
<link>https://www.antoloji.com/siren-9-siiri/</link>
<guid>1646904</guid>
<pubDate>2011-12-10T00:54:00+03:00</pubDate>
<author>Kaan Karaduman</author>
</item>
 <item>
<title>Kendine İyi Bak.</title>
<description>Sen gözlerimi benden çalandın, Sen benim nefesimi içine çekendin, Sen ağlamamı durdurabilecek tek kişiydin, Şimdi bunu bana kim yapacak? Kırmızı ışığın yanıp sönmesine katlanabilmekti her şey. Aslında birbirimizi ne kadarda merak ediyoruz değil mi? </description>
<link>https://www.antoloji.com/kendine-iyi-bak-66-siiri/</link>
<guid>1646887</guid>
<pubDate>2011-12-10T00:14:00+03:00</pubDate>
<author>Kaan Karaduman</author>
</item>
 <item>
<title>Kaptan</title>
<description>Hani gemilerin sancakları vardır ya, Hep özenmişimdir oraya hep doğru yere götürür gibi geliyor bana.. Kaptanlar sanki hiç yanılmazmış gibi geliyor işte. Birde denizin ortasında nikâh kıyabiliyorlar ya onu da sevmişimdir.  Ben aslında ne çok şeyi seviyorum, şöyle oturdum bir düşündüm de, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kaptan-51-siiri/</link>
<guid>1640791</guid>
<pubDate>2011-11-27T01:32:00+03:00</pubDate>
<author>Kaan Karaduman</author>
</item>
 <item>
<title>Sorular</title>
<description>Çok hızlı oluyordu her şey. Freni patlamış ve yokuştan aşağıya doğru hızla gelen bir kamyondan ne farkımız vardı? Az sonra olacakları herkes görebiliyordu, az çok tahmin ediyorlardı. Kaçınılmaz son geliyordu işte. Kimilerinin elleri cep telefonlarına gidiyordu bu anı ölümsüzleştirmek için. Bizimki öyle olmadı ama neler olduğunu biliyorduk fakat </description>
<link>https://www.antoloji.com/sorular-111-siiri/</link>
<guid>1640342</guid>
<pubDate>2011-11-26T01:06:00+03:00</pubDate>
<author>Kaan Karaduman</author>
</item>
 <item>
<title>Bazen</title>
<description>Onu zaten çoktan yapmadın mı?  Sarılıp uyumak yetiyorsa kollarımda o zaman tamam demektir evet sen o’sun. Hem silkelersen silkelenirsin, Seni seviyorum diye sürekli haykırmam mı gerekiyordu bazı şeyleri anlaman için? Oysa seni seviyorum özeldir ne kadar çok kullanılırsa özelliği gider sıradan bir günden farkı kalmaz rutinleşir, rutin şeyler sıkıcıdır! Ki sen zaten kısa bir sürede rutine girmiş gibi kavgalar etmedin mi? Aslında beklide doğru olanı yaptın, hiç rutinleştirmedin kavgalarla daha da rutin bir hale soktun. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bazen-299-siiri/</link>
<guid>1639811</guid>
<pubDate>2011-11-24T21:59:00+03:00</pubDate>
<author>Kaan Karaduman</author>
</item>
 <item>
<title>Çoooook</title>
<description>Çok ısırdım yastıkları, dişlerim kanadı Çok sıktım yorganları, yumruklarıma kan oturdu Çok tekmeledim dolapları, ayaklarım morardı Hepsini sen gittikten sonra yaptım. Aklıma geldikçe beynimde bağırdım neden diye! Neden ben diye? </description>
<link>https://www.antoloji.com/coooook-siiri/</link>
<guid>1635438</guid>
<pubDate>2011-11-14T23:45:00+03:00</pubDate>
<author>Kaan Karaduman</author>
</item>
 <item>
<title>Biz</title>
<description>Biz yan yana duran iki salıncağa ters oturmuştuk. O zincirler soğuktan buz gibi olmuştu ama biz yinede sıkı sık tutunmuştuk, Aşk’a tutunmaya çalışır gibi. Aslında düşmemek içindi o ve sallanmaya başladığımızda ikimizde sürekli ayrı yönlere gidip geri kavuşuyorduk, Birbirimizi görüyorduk ama kısa oluyordu sonra sırt sırta veriyorduk ve tabi sonra tekrar yüz yüze, uzakta olsa.. Aslında değişen bir şey yoktu, durduğumuzda yine aynı noktadaydık fakat yine farklı yönlere bakıyorduk. </description>
<link>https://www.antoloji.com/biz-411-siiri/</link>
<guid>1635422</guid>
<pubDate>2011-11-14T22:51:00+03:00</pubDate>
<author>Kaan Karaduman</author>
</item>
 <item>
<title>Gözler</title>
<description>Bazen gözlerimi aldırmak istiyorum!  Bakabileceğim ve o bakışları anlayan kimse olmadığı için.. Benim için yeterli bir sebep bu. Şimdi, Gözlerim buğulu sadece.. Ölmek var dönmek yok gibi bir şey işte..           ya da; </description>
<link>https://www.antoloji.com/gozler-264-siiri/</link>
<guid>1635382</guid>
<pubDate>2011-11-14T20:41:00+03:00</pubDate>
<author>Kaan Karaduman</author>
</item>
 </channel>
</rss>
