<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Jan &#199;etinkaya Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Umut</title>
<description>Yaşamdır işte, rüzgara rağmen çiçek açıyor Geceye inat güneş doğuyor.. Umutsuz kalkan gemileri başka bir liman bekliyor Martılar yönünü şaşırıyor bir parça ekmek için Yaşamdır işte,  gidiyorum diyor insan, gidiyor ama göç etmiyor.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/umut-1428-siiri/</link>
<guid>2458197</guid>
<pubDate>2018-03-15T12:23:00+03:00</pubDate>
<author>Jan Çetinkaya</author>
</item>
 <item>
<title>Tragedya</title>
<description>İçimde bir dünya güneş çok uzakta, ay karanlık.. Yokluğun zemheri, ben çıplak ve kimsesiz yıkık dökük bir kentin duvarlarına gömüyorum bakışlarımı; deniz çok uzakta, yakamoz kararsız bir çizgi.. Korkutuyor  ıssızlık.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/tragedya-8-siiri/</link>
<guid>2448525</guid>
<pubDate>2018-03-02T16:22:00+03:00</pubDate>
<author>Jan Çetinkaya</author>
</item>
 <item>
<title>Yalnızlık Müzikali</title>
<description>Hücrelerime bir çığ düşüyor, hükmünü çığlığa bırakıyor düşünce.. Ardına bakmadan, durak tanımadan geçen otobüsler, nice hüzünler taşıyor bir bilsen..  Basamakları sokağın, sevgililerin adımlarını sayıyor </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalnizlik-muzikali-siiri/</link>
<guid>2448056</guid>
<pubDate>2018-03-01T12:48:00+03:00</pubDate>
<author>Jan Çetinkaya</author>
</item>
 <item>
<title>Çocukça şeyler</title>
<description>Sığmaz taşardı coşku.. Biraz buradan, biraz şuradan toplardık heybemize.. Heyecanlı düşlerle dolup taşardı, çocuk sevmelerinin saflığı.. Ateş böceklerini görmek için sabahlardik bol yıldızlı köy damlarında.. Hani bir de yıldızları paylaşırdık ya, </description>
<link>https://www.antoloji.com/cocukca-seyler-2-siiri/</link>
<guid>2443580</guid>
<pubDate>2018-02-17T19:39:00+03:00</pubDate>
<author>Jan Çetinkaya</author>
</item>
 <item>
<title>Düşler ütopyası</title>
<description>Şimdi bu kentin her sokak lambası gözlerin olur.. Baktığım her manzara,  her kalabalık, hissettiğim her yalnızlık, gökyüzü,  o sarmaşıklı sokak, sokağa bakan  küçük pencere, seyyar satıcıların yankılı sesi, çocuk sesleri.. Aslında her cümle, her satır, her şarkı ellerin olur ellerimde..  </description>
<link>https://www.antoloji.com/dusler-utopyasi-siiri/</link>
<guid>2443063</guid>
<pubDate>2018-02-16T02:32:00+03:00</pubDate>
<author>Jan Çetinkaya</author>
</item>
 <item>
<title>Masumiyet</title>
<description>Güzellik içten bir gülüştür.. Ellerini açsa kırlangıçlar gelip yuvalanacak avucuna ; öyle merhametli.. Gözleri, derya deniz.. Kıyısında oturmuş seyirdeyim dünyanın en güzel resmini...  (Yeğenim eylüle ve asmine iki can parçası iki sevilesi masum yürek) </description>
<link>https://www.antoloji.com/masumiyet-67-siiri/</link>
<guid>2443062</guid>
<pubDate>2018-02-16T02:23:00+03:00</pubDate>
<author>Jan Çetinkaya</author>
</item>
 <item>
<title>Nedensizlik</title>
<description>Ilık bir meltem esiyor içimdeki savaşların ortasindan..  Doğruluyor düştüğü yerden utanarak ölüler.. Ölüler utanıyor öldüğüne, neden öldüğünü bilmeden.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/nedensizlik-6-siiri/</link>
<guid>2443058</guid>
<pubDate>2018-02-16T02:06:00+03:00</pubDate>
<author>Jan Çetinkaya</author>
</item>
 <item>
<title>Tamamlanamamış şeyler</title>
<description>Upuzun bir öykü, kısacık bir yaşam sineye çektim yine hüzünleri.. Kalypsonun Odysseusu, sevdiği adamı kırık bir kalp ile uğurlaması gibi.. Bir adada yalnız bir kelebek olmak gibi yalnızlığa mı yanalım, ömrün kısalığına mı..? </description>
<link>https://www.antoloji.com/tamamlanamamis-seyler-siiri/</link>
<guid>2443022</guid>
<pubDate>2018-02-15T23:35:00+03:00</pubDate>
<author>Jan Çetinkaya</author>
</item>
 <item>
<title>Yaşam</title>
<description>Yürüdüm ne kadar gitmem gerekiyorsa gittim, şehirler gezdim, köyler, kasabalar.. Hiç tanımadığım insanların gözyaşlarına dokundu avuç içlerim Bir kırlangıçtan incelik gördüm, kuğu ile dans ettim. Hüznü içtim bakır tasta Mezopotamya'nın orta yerinde, bir köy kahvehanesinde.. Bir derviş gördüm yıldızlara dokunuyordu, bir deli çırılçıplak uzanmış kendisi ile konuşuyordu bilgece.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasam-359-siiri/</link>
<guid>2443011</guid>
<pubDate>2018-02-15T23:10:00+03:00</pubDate>
<author>Jan Çetinkaya</author>
</item>
 <item>
<title>Mevsimlerin İntiharı</title>
<description>Ve kapandı ardı ardına kentin tüm kapıları.. Önce ışıklar şehri, sonra yıldızlar geceyi terkettiler. Sen gidince nehirler kurudu, dağlar kardelenlere küstü, gökyüzü konuşmuyor artık kuşlarla.. Sen gittikten sonra, pencereler bana küstü.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/mevsimlerin-intihari-siiri/</link>
<guid>2442987</guid>
<pubDate>2018-02-15T22:33:00+03:00</pubDate>
<author>Jan Çetinkaya</author>
</item>
 </channel>
</rss>
