<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. İsmail Yıldız Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Ensende Soğuk İhanet</title>
<description>ensende ihanet   beni yaktın, yangın yeri kül eyledin, alevlerimle kendini tutuşturdun, tükettin… kor ateşten tene sardın bedenini… </description>
<link>https://www.antoloji.com/ensende-soguk-ihanet-siiri/</link>
<guid>1322734</guid>
<pubDate>2010-01-15T10:57:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Yıldız</author>
</item>
 <item>
<title>Esraringiz Yolculuk</title>
<description>Esrarengiz yolculuk  Esrarengiz yolculuklarla aşınıyor sanki yüzümdeki deltalar. Kuralsız sevgililere soruyorum kayıp haziranı Teninin renginde alışılmamış bir kaypaklık dokunuyor </description>
<link>https://www.antoloji.com/esraringiz-yolculuk-siiri/</link>
<guid>1322732</guid>
<pubDate>2010-01-15T10:55:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Yıldız</author>
</item>
 <item>
<title>Ararati</title>
<description>Ezberim bozuldu…  Biriktirdiğim hiçbir salavat yetmedi yüzünü keşfetmeye, Günlerce yürüdüm, gezgin gibi arşınladım, Ulaşamadım derinliklerine yüzündeki vadinin… Gelirken ruhumu terk edeceğimi bilmiyordum rıhtımına avuçlarının, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ararati-siiri/</link>
<guid>1322630</guid>
<pubDate>2010-01-15T01:56:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Yıldız</author>
</item>
 <item>
<title>Göller Expresi</title>
<description>Göler ekspresi Hayallerim bir otobüs şoförüne sattı kendini… Bir tevkif gibi yıktı üzerime demir darbeyi Tam 1456 gündür rotasız bir alaborayım kollarında. Diyarbakır karayolu bir ızdıraptır, bir intikam pısırıklığıdır şimdi boş bir salıncakta sallanan gözlerim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/goller-expresi-siiri/</link>
<guid>1322627</guid>
<pubDate>2010-01-15T01:49:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Yıldız</author>
</item>
 <item>
<title>Esmerliği Adımın</title>
<description>Esmer bir adım var benim. Tenim gibi, terim gibi ve kaderim gibi esmer bir adım var benim. Bütün sınırlarda ölüm garantimdir esmerliğim. Makus olan yabancılığım değil, esmerliğidir adımın gözlerine çalınan. Ben hep esmerliğine kaybolmuşumdur adımın Ya da adıma kaydolmuştur esmerliğim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/esmerligi-adimin-siiri/</link>
<guid>1322626</guid>
<pubDate>2010-01-15T01:48:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Yıldız</author>
</item>
 <item>
<title>En Büyük Günahımsın</title>
<description>Geçerli hiçbir nedenim yok. Tek bir bahanem bile yok sana dokunmak için Pembe bir yalanı ezberleyeceğim bir kaçışım bile yok. Ama anlıyorum seni ve kendimi, Göğüslerine arlanacağım bir nedenim yok belki ama, Dudaklarındaki sigara kokusuna bile akrabayım artık. </description>
<link>https://www.antoloji.com/en-buyuk-gunahimsin-siiri/</link>
<guid>1322623</guid>
<pubDate>2010-01-15T01:38:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Yıldız</author>
</item>
 <item>
<title>Berfin’e</title>
<description>Aram bir geçmişin kısaltma yolundan geldi ansızın. Bir ses düşmesi gibi, devrik bir cümle gibi yerleşti literatürüne yolculuğumuzun. Kendisiyle ismi arasında hep bir çelişki oldu aslında. Uzunca bir tedirginlik, kararsız bir bekleyiş oldu kendi başına. Hep yokluğunu aradığımız, usandırıcı bir randevuydu hep geç kalan… İlk günkü gibi İstanbullu kaldı bir yanı, </description>
<link>https://www.antoloji.com/berfin-e-siiri/</link>
<guid>1322621</guid>
<pubDate>2010-01-15T01:37:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Yıldız</author>
</item>
 <item>
<title>Bu akşam üstü</title>
<description>ben bu akşam üstü çıldırırım, ardına ateşler ekerek, tabutlar gömerim yokluğuna…  kadavralarını kervanlara yükler gün doğumuyla sınarım melankolik intiharları… ben bu akşam üstü yakarım bütün randevuları </description>
<link>https://www.antoloji.com/bu-aksam-ustu-4-siiri/</link>
<guid>1322622</guid>
<pubDate>2010-01-15T01:37:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Yıldız</author>
</item>
 <item>
<title>Ezberim bozuldu…</title>
<description>Biriktirdiğim hiçbir salavat yetmedi yüzünü keşfetmeye, Günlerce yürüdüm, gezgin gibi arşınladım, Ulaşamadım derinliklerine yüzündeki vadinin… Gelirken ruhumu terk edeceğimi bilmiyordum rıhtımına avuçlarının, Avuçların ki ellerimin mayın tarlası korkusu… Ateşe bile çocukça dalışlar yapan ellerim, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ezberim-bozuldu-siiri/</link>
<guid>1322620</guid>
<pubDate>2010-01-15T01:36:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Yıldız</author>
</item>
 <item>
<title>adresimsin Ey Kayıp</title>
<description>hep aynı adreste, aynı yalnızlığın ritmiyle aradım seni durmadan bazen bir fahişe çığırtkanlığı, bazen bir a’ma hissiyetiyle, bazen de bir dilsizin çaresiz avazıyla.  saçların hala omuzlarımdaki o gidişin sesi sanki, </description>
<link>https://www.antoloji.com/adresimsin-ey-kayip-siiri/</link>
<guid>1322618</guid>
<pubDate>2010-01-15T01:35:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Yıldız</author>
</item>
 <item>
<title>Seninle Bitiyor Herşey</title>
<description>	Ankara...  Seninle bitiyor her şey. O yardan vefa yok, Sevgi yok, merhamet yok... Hüzünle geldim sana, Onlarca ümit tükendi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/seninle-bitiyor-hersey-siiri/</link>
<guid>22727</guid>
<pubDate>2001-04-14T21:22:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Yıldız</author>
</item>
 </channel>
</rss>
