<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. İsmail Soygeniş  Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Kum Saati</title>
<description>Ne güzeldi “zaman” sende bir zaman;  Tutardım incecik belinden her akşam, Dururdu sanki o an akıp giden zaman, Bir yanda solan baharım, bir yanda sarı hazan, Alabildiğine mutlu, alabildiğine kaygısızdım, Umrumda değildi akıp giden saatin kumları, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kum-saati-85-siiri/</link>
<guid>1896347</guid>
<pubDate>2013-08-06T00:51:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Soygeniş </author>
</item>
 <item>
<title>Rabia Öldü</title>
<description>İnci mercan dizerken gönül çarşısında,  Öldü Rabia kızım doğarken gençlik kozasından...  Tükendi kandilde yağı, soldu gülüm harın acısından, Çekip gitti balam gitti nefis avcısının arkasından...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/rabia-oldu-siiri/</link>
<guid>1871273</guid>
<pubDate>2013-05-26T01:33:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Soygeniş </author>
</item>
 <item>
<title>Ne Var Ne Yok Bağdat'ta</title>
<description>BAĞDAT RAPORU: Ne var ne yok derseniz Bağdat’ta, Ahvalimizden, halimizden sual ederseniz bana, Dostlar ne desem, nasıl arz etsem, bilmem ki? Bir varmış, bir yokmuş deyip, Ne varmış, ne yokmuş desem, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ne-var-ne-yok-bagdat-ta-siiri/</link>
<guid>1858807</guid>
<pubDate>2013-04-23T14:40:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Soygeniş </author>
</item>
 <item>
<title>Can Kuşu 1</title>
<description>Can boğaza gelende,  Tut tutabilirsen sen tende, Malın mülkün hepsin versen de, Cümle hekimler toplanıp gelse de, Beyim paşayım ben desen de Gülüm, Geçmez olur ne nazın ne hükmün o en son demde... </description>
<link>https://www.antoloji.com/can-kusu-1-siiri/</link>
<guid>1858459</guid>
<pubDate>2013-04-22T18:15:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Soygeniş </author>
</item>
 <item>
<title>Badı Saba Olalım</title>
<description>Olalım dostlar olalım, Her sabah “Bad-ı saba" olalım, Bulutlarla hem hal olalım, Issız yaban ellere varalım, Susuz yaman çöllere akalım, Kimi rahmete müjde olalım, </description>
<link>https://www.antoloji.com/badi-saba-olalim-siiri/</link>
<guid>1826935</guid>
<pubDate>2013-02-08T00:45:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Soygeniş </author>
</item>
 <item>
<title>Gülen Gül Yüzler</title>
<description>Sanma ki bu gülen gül yüzler,  Daimdir her dem böyle güler, Düştükçe peş peşe cemreler, Akıp gittikçe seneler, Sararıp solar nice taze gelinler, Solmaz kalır hatırda yalnız ve yalnız, </description>
<link>https://www.antoloji.com/gulen-gul-yuzler-siiri/</link>
<guid>1821224</guid>
<pubDate>2013-01-25T00:05:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Soygeniş </author>
</item>
 <item>
<title>Dedik Eyvallah</title>
<description>Dünya yalan, dünya gelip geçici. Bir varmış bir yokmuş diye başlayan masallar gibi dünya hayatı. Dünyadaki zevkler, aşklar, tutkular ebediymiş gibi, hiç bitmeyecekmiş gibi gelir insana. Bir bakıma aynanın önündeki gerçeğin aynadaki yansımasıdır dünya hayatı. Aynadaki hayale yani yalan dünyaya bağlanmak, faniden medet ummak ne boş çaba. Havanda su dövmek gibi boşa çekilen kürek gibi. İşte yalan dünyaya bağlananlar aynadaki hayalin hasreti ile yanıp tutuşanlar zavallı âşıklar gibi bir ömrü boşa harcarlar. Lakin mecnun gibi, kerem gibi âşıkların aynadaki hayali sevgilileri adı Leyla veya aslı aslında temsili sembollerdir. Asıl sevgili Leyla’daki aslıdaki güzelliğin ardındaki yaratan asıl sevgilidir. Keremin aşkı fani dünyanın fanilerine duyduğu fani aşk değildir. Asıl baki güzele, aslıyı, Leyla’yı güzel yaratana karşı duyulan muhabbettir gerçek aşk. Gerçek aşk sonu olmayan, bitmeyen aşktır. Âşık çile çekerek sevgisini olgunlaştırır. Elma güneşte yandıkça kızarır. Âşık kerem de çile çekmekle pişer, dağları aşk ile deldikçe kızarır olgunlaşır. Heyhat vuslatı olan sevgi gerçek aşk olamaz. Vuslata hasret, kavuşmaya kavuşamadan hayalin peşinden koşmak aşığın kaderidir.  Keremin çileli hayatı da, yanıp tutuşan gönlü de,  hayali sevgili-yalan dünya-ardından koşarak bir ömrü harcamaktansa, hakiki vefakar, cömert sevgili-baki hayat, ukba- peşinde koşmaya eyvallah demeliyiz.  Halimizle, gönlümüzle aynadaki hayalin değil, gerçek sevgilinin çilesine eyvallah diyebilmeliyiz.  Tutuşupta hasreti ile sudaki yangının, Uğrunda bir ömrü tüketen aşık ferhatın, Dağ üstüne dağları delse de, Hasrete mahkûm sevgilinin, </description>
<link>https://www.antoloji.com/dedik-eyvallah-siiri/</link>
<guid>1810478</guid>
<pubDate>2013-01-01T21:35:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Soygeniş </author>
</item>
 <item>
<title>Rabia Kıza Ak Nasihat</title>
<description>Büyü Rabiam Büyü,  Fıtri şefkatinle, Kalbi muhabbetinle, Nefsi Edebinle büyü kızım... “Kutlu Kitap” elinde, Benim gönül evimde, </description>
<link>https://www.antoloji.com/rabia-kiza-ak-nasihat-siiri/</link>
<guid>1810463</guid>
<pubDate>2013-01-01T21:19:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Soygeniş </author>
</item>
 <item>
<title>Kördüğüm</title>
<description>KÖRDÜĞÜM  Gam ile keder, Öksüz yetim biçarelerde, Kimi söz olur dile gelir sessiz hecelerde, Kimi yaş olur göze gelir ıssız gecelerde... </description>
<link>https://www.antoloji.com/kordugum-189-siiri/</link>
<guid>1803392</guid>
<pubDate>2012-12-17T00:49:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Soygeniş </author>
</item>
 <item>
<title>Bağdat'ta Kızıl Akşam</title>
<description>Her akşam gün batarken Bağdat’ta,  Bir sızı dolar gönlüme damla damla, Gökte açılırken huzur ve sükun perdesi, Yerde kapanır kanlı vahşet sahnesi. Günün son yolcusu güneş her akşam, Girerken grubun koynuna yavaş yavaş, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bagdat-ta-kizil-aksam-siiri/</link>
<guid>1802605</guid>
<pubDate>2012-12-15T00:37:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Soygeniş </author>
</item>
 <item>
<title>Sonsuz Huzura Yolculuk</title>
<description>Kimi alıp başımı, Çekip gitsem diyorum, Kuş uçmaz kervan geçmez diyarlara... Veda edip şehrin asık suratlı insanlarına, Birbirine dargın sevimsiz beton binalarına, Ruhsuz  yaban sokaklarına, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sonsuz-huzura-yolculuk-siiri/</link>
<guid>1799448</guid>
<pubDate>2012-12-07T16:04:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Soygeniş </author>
</item>
 <item>
<title>Borun Pazarı Geçti...</title>
<description>Neden huzuru çok görürsün bize mevlam?  Yüzümüz gülmeden mi geçecek bizde zaman? El alem yar ile yarani ile ederken çifte bayram, Neden gamdan, kavagadan başkası bize hep  haram?  Hep gözyaşı, hep hasret mi düşer bizim payımıza? </description>
<link>https://www.antoloji.com/borun-pazari-gecti-siiri/</link>
<guid>1799444</guid>
<pubDate>2012-12-07T15:57:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Soygeniş </author>
</item>
 <item>
<title>Lanet</title>
<description>Ey mahzun yüzlü ak melek, Doğduğun güne etseler de lanet, Küsme ne olur, sen küsme affet, Sana elbet güler bir gün bu felek, Var oldukça sende bu ak yürek, Yetişir elbet imdadına heyhat, </description>
<link>https://www.antoloji.com/lanet-64-siiri/</link>
<guid>1795624</guid>
<pubDate>2012-11-29T16:03:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Soygeniş </author>
</item>
 <item>
<title>Arama Şaşkın</title>
<description>Heyy şaşkın baksana,  Aradığın “O” o kadar aşikar ki sana, Nakış nakış işlenmiş duruyor kainatta, O ne Beytullah'tadır, ne kitapta, Baktın ki bulamadın kendi gönül bağında; Var git ya bizim arıya, ya o ince belli karıncaya, </description>
<link>https://www.antoloji.com/arama-saskin-siiri/</link>
<guid>1792455</guid>
<pubDate>2012-11-21T17:59:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Soygeniş </author>
</item>
 <item>
<title>Diller</title>
<description>Kimi diller durmaz, Hak der zikreder, Her seher kendin abad eder, Kimi diller bilmez haddin küfreder, Ben de ben der, kendin berbad eder...  Dünya bil ki bir nefeslik yer, </description>
<link>https://www.antoloji.com/diller-15-siiri/</link>
<guid>1792453</guid>
<pubDate>2012-11-21T17:52:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Soygeniş </author>
</item>
 <item>
<title>Hesap</title>
<description>Sanma ki, insan, başı boş bırakılacak;  Helalin bile bir gün hesabı sorulacak...  Unutma ki, mizan bir gün kurulacak; Yetim Hakkı’ya, kul hakkından sorulacak…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hesap-134-siiri/</link>
<guid>1790799</guid>
<pubDate>2012-11-17T20:48:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Soygeniş </author>
</item>
 <item>
<title>Yakın Uzak</title>
<description>Doğdum;  Oldum halifesi Hakk’ın, Sermayem şefkati anamın, Bir de tahta salıncağım, Kozam  İPEKTEN KUNDAĞIM, Henüz  yolun başındayım, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yakin-uzak-2-siiri/</link>
<guid>1790577</guid>
<pubDate>2012-11-17T13:11:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Soygeniş </author>
</item>
 <item>
<title>Hikmet Aynası</title>
<description>Baktım HİKMET aynasına, MİZAN gördüm sırçasında, Açtım MİZAN kapısını, ELİF  buldum arkasında...  Baktım VARLIK dünyasına, </description>
<link>https://www.antoloji.com/hikmet-aynasi-2-siiri/</link>
<guid>1786506</guid>
<pubDate>2012-11-06T10:47:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Soygeniş </author>
</item>
 <item>
<title>Asrın Hüsran Yarası</title>
<description>Baktım asrın insanına, Batmış benlik kavgasına, Dalmış zevk-i sefasına, Gurur kibir halkasında, Saf tutmuş da azanlarla, Tapar buldum tanrısına, </description>
<link>https://www.antoloji.com/asrin-husran-yarasi-siiri/</link>
<guid>1785491</guid>
<pubDate>2012-11-04T00:29:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Soygeniş </author>
</item>
 <item>
<title>Olma Mahzun Dostum</title>
<description>Olma mahzun olanlara,  Taa ezelden bu yana, Aklar karalarla, İnsan şeytanla hep sınavda, Secde oldukça insanda, Hiç biter mi bu sınav dostum... </description>
<link>https://www.antoloji.com/olma-mahzun-dostum-siiri/</link>
<guid>1784687</guid>
<pubDate>2012-11-01T21:52:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Soygeniş </author>
</item>
 </channel>
</rss>
