<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Ismail Kılın&#231;aslan Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Bir Ayrılık, Kaç Şiir Eder?</title>
<description>Uykusuzluğumdasın hâlâ, emin ol. Gel yine yemin ol! Şimdi ol. Sonra ol. Hep ol.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-ayrilik-kac-siir-eder-siiri/</link>
<guid>1648172</guid>
<pubDate>2011-12-13T04:40:00+03:00</pubDate>
<author>Ismail Kılınçaslan</author>
</item>
 <item>
<title>Delil Yeterliliği</title>
<description>Madem iştırakın bitti bu aşkta, başta ben olmak üzere bütün delilleri yak!  Kurtartma beni bana! Kaçırttırma ve bağırttırma da hatta!  Dilimi kes mesela, ayaklarımı kır. Ellerimi arkadan bağla. </description>
<link>https://www.antoloji.com/delil-yeterliligi-siiri/</link>
<guid>1648170</guid>
<pubDate>2011-12-13T04:38:00+03:00</pubDate>
<author>Ismail Kılınçaslan</author>
</item>
 <item>
<title>Dün Yandım</title>
<description>Dünyandım, dün yandım, bugün az kaldım. Dün yalnızdım, bugün sensiz, yarın da her gün gibi, kim bilir.  Kin bilirsin sen, ben özlem, ben hasret bildikçe seni. Kin güdersin, sevdikçe. Mesafeler beslersin; uzarlar, büyürler, adam olurlar. </description>
<link>https://www.antoloji.com/dun-yandim-2-siiri/</link>
<guid>1648171</guid>
<pubDate>2011-12-13T04:38:00+03:00</pubDate>
<author>Ismail Kılınçaslan</author>
</item>
 <item>
<title>Lisanı Isyan</title>
<description>Yanında uyuyulan zamanları ziyan saydığım yârin istediği nisyândır. Sevmediğimi dermeyan etmiş, yalandır. Onsuz şiryanımdan geçen her katre, Her dirhemime isyandır.  Gür sakalları da ağarmış ağrısından deyin, bilsin. </description>
<link>https://www.antoloji.com/lisani-isyan-siiri/</link>
<guid>1648169</guid>
<pubDate>2011-12-13T04:37:00+03:00</pubDate>
<author>Ismail Kılınçaslan</author>
</item>
 <item>
<title>Kâr Etmez Inkâr</title>
<description>Uykusuzluğumdasın hâlâ, emin ol. Gel yine yemin ol! Şimdi ol. Sonra ol. Hep ol.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kar-etmez-inkar-siiri/</link>
<guid>1643739</guid>
<pubDate>2011-12-03T06:00:00+03:00</pubDate>
<author>Ismail Kılınçaslan</author>
</item>
 <item>
<title>Erken Uyanır, Kadın.</title>
<description>Göz göze gelmemek için kaçırılan bakışlarınla beraber kaçırıldı aklım. Firari ve esiri olunsa da bir sevdanın; En büyük tesidir gurur, susmanın.  İnkar etme! Nakışlı bakışlarının görmedim diye kendilerini kandırmalarının ardından, geceleri senin de gözlerine düşerdi kış. </description>
<link>https://www.antoloji.com/erken-uyanir-kadin-siiri/</link>
<guid>1641292</guid>
<pubDate>2011-11-28T02:20:00+03:00</pubDate>
<author>Ismail Kılınçaslan</author>
</item>
 <item>
<title>Zorunlu Yalanlar</title>
<description>Dilekler dilendikçe gizlice ayrılıklar bileyen, Her aşkta söylenmesi zorunlu Sensiz ölürüm yalanını vekaleten dilinde taşıyan, Ve sırasıyla Başımızı koyacak bir evimiz olsun yeter. diyerek devam edendi evimi yıkan.  -acak, -eceklerin gelecek zaman eki değil, hayal eki olduklarını, Bitti anlıyor musun?  cümlesinin aslında soru cümlesi olmadığını öğretti bana. </description>
<link>https://www.antoloji.com/zorunlu-yalanlar-siiri/</link>
<guid>1641291</guid>
<pubDate>2011-11-28T02:19:00+03:00</pubDate>
<author>Ismail Kılınçaslan</author>
</item>
 <item>
<title>Son Kez</title>
<description>Ablukaya al bu gece beni. Yay kaşlarına ok edip kirpiklerini, del zırhımı. Yak evleri, Yık surları, Vur sevdiğim bütün kadınları.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/son-kez-91-siiri/</link>
<guid>1635048</guid>
<pubDate>2011-11-14T02:22:00+03:00</pubDate>
<author>Ismail Kılınçaslan</author>
</item>
 <item>
<title>Kalp Atislari</title>
<description>Kaburgasından yaratılmış kadının sol göğsünden düşerken adam; kalkıp silkeler paçasına diken diken batmış ayrılık cümlelerini. 
Sağ elinin bileğini dayayıp alnına, çekip siler ecel terlerini.
Kimsenin görüp gülüp gülmediğini umursamadan, düştü.
Kalbinden başka hiç bir yeri ağrımadan, adam.
Düştü, biliyordu.
Ve düşündü; daha dündü, sevgilerce sabahladığı,
Kısık sohbetlerin kısır sevdasından çocuklar doğuran kadın,
Düştü, uyandığında başlayan.
Bitti...
O kazandı, yenildi.
Bitti...
O kazandı, mezarı. 
Bitmedi!  dedi ve ekledi; 
Mutlaka vardir cesur kadın, mutlaka vardır; bu hayatın rövanşı... </description>
<link>https://www.antoloji.com/kalp-atislari-2-siiri/</link>
<guid>1633371</guid>
<pubDate>2011-11-10T05:16:00+03:00</pubDate>
<author>Ismail Kılınçaslan</author>
</item>
 <item>
<title>Sararmış Takvim Yaprakları</title>
<description>Her mevsim dökülen takvim yapraklarının tavsiye ettiği isimlerde bile yan yana gelemedik seninle.
Sen mi gittin? 
Ben mi kaldım? 
Kimin hangi sözüne kandın da neyim varsa aldın? 
Kim dönecekti de ben kaldım? 
Dedim ya sen kandın,
En kılcalından tut da en şahına, her zerreme hayattın.
Sürmesini sürdüğün gözlerini unutmayı, sen bir ömürden az mı sandın? 
Süründürme şimdi sürmeli gözlerine başka solukları,
Sürme şimdi sürgünlere, sömür ömrümü,
Siyah saçlarını tarattır karın tokluğuna,
Gecelerce gezdir,
Sürgüler çek sesime, uyutturma! 
Ama, beni de sana unutturma! 

Ismail Kılınçaslan </description>
<link>https://www.antoloji.com/sararmis-takvim-yapraklari-siiri/</link>
<guid>1628628</guid>
<pubDate>2011-10-29T21:42:00+03:00</pubDate>
<author>Ismail Kılınçaslan</author>
</item>
 <item>
<title>Sırtımda Büyüttüğüm.</title>
<description>Iki göz nehrimin arasında kalan dudaklarımdaki toprakların medeniyetinde büyüttüğüm,
Saçındaki Sırattan, gözümdeki Fırattan geçirdiğim.
Sen ki katilim, kendi elimle seçemediğim.
Ay demeden aylarca,
Çıplak demeden kefensiz,
Çorak demeden toprakta, yalın ayak,
Şal edip kefenimi, sırtımda taşırım seni. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sirtimda-buyuttugum-siiri/</link>
<guid>1627582</guid>
<pubDate>2011-10-27T02:20:00+03:00</pubDate>
<author>Ismail Kılınçaslan</author>
</item>
 <item>
<title>Suç Tesellisi</title>
<description>Kimsenin bir suçu yok aslında, yanlış insanı sevmişiz sadece.
Yanmış ağacın dalında, meyve arar gibi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/suc-tesellisi-siiri/</link>
<guid>1627580</guid>
<pubDate>2011-10-27T02:19:00+03:00</pubDate>
<author>Ismail Kılınçaslan</author>
</item>
 <item>
<title>Gel K</title>
<description>Sende bana ait bir şeyler var; 
Bir geçmiş, yarım bir hayat gibi.

Bende sana ait bir şeyler var; 
Bir ben, bir sen, biz gibi.

Gel al sana ait ne varsa; 
Kokun, tenin, sesin gibi.

Gel kal, unutmuş olsan da,
Gel kal, ağlatmiş olsam da.

Gel kal! 

İkimize yetecek bir hayat, var hâlâ...


Ismail Kılınçaslan


Gel Kal şiirinden bir bölüm. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gel-k-al-siiri/</link>
<guid>1627581</guid>
<pubDate>2011-10-27T02:19:00+03:00</pubDate>
<author>Ismail Kılınçaslan</author>
</item>
 <item>
<title>Hayıra Alamet</title>
<description>Birbirimize ne güzel de birer süstük, sonra sustuk. Bu bir soygundur!  da demeden aşkı soyduk, üstümüzden.  Yüzüstü yatırılıp, yüzüstü bırakılmış aşkın şahidi miydik yoksa katili mi? Biz bizsiz daha ne kadar güzel olabirdik ki, şimdi? Ne fondotenin kapatabilir özlemini, </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayira-alamet-siiri/</link>
<guid>1627579</guid>
<pubDate>2011-10-27T02:18:00+03:00</pubDate>
<author>Ismail Kılınçaslan</author>
</item>
 <item>
<title>Kimse Var Mı?</title>
<description>Biliyorum üşüyorsun şimdi, Belki de ayakların çıplak, açsın. Belki orada bir ailenin umut bağladığı bir gençsin, okuyorsun. Belki askersin, yoksa polis mi? Belki geleceğe kendin gibi fidanlar yetiştirmek için okutuyorsun, öğretmensin.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kimse-var-mi-2-siiri/</link>
<guid>1627578</guid>
<pubDate>2011-10-27T02:17:00+03:00</pubDate>
<author>Ismail Kılınçaslan</author>
</item>
 <item>
<title>Bu Yüzdendir...</title>
<description>Kaderi yazılıymış önceden her insanın, Ve yakından bakılınca görünürdü, alından gözlerin derinliklerine yansıyan göç hazırlığı.  Bu yüzden mi öpüşünce kapatılır gözler bilinmez ama, Öpmedikten, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bu-yuzdendir-2-siiri/</link>
<guid>1619973</guid>
<pubDate>2011-10-06T03:11:00+03:00</pubDate>
<author>Ismail Kılınçaslan</author>
</item>
 <item>
<title>Dönme...</title>
<description>?Hadi uyut beni derdi.
Unut beni!  demeden önce...
Aklımdan kıskandıklarını da ayıkladım oysa.
Yanlış anlama! 
Yokluğuna şiirler yazıldığı duysan da,
Içindeki sese uyma! 
Dönme... </description>
<link>https://www.antoloji.com/donme-23-siiri/</link>
<guid>1619971</guid>
<pubDate>2011-10-06T03:10:00+03:00</pubDate>
<author>Ismail Kılınçaslan</author>
</item>
 <item>
<title>Yokluğunun Itirafı</title>
<description>Terkleri yaşarım,  Gözyaşı yaşımdan utanır, terk eder. Avuçlarınca gözlerimi ağlarım.  Gördüğüm tek şey gözlerin olsa da, kör sayılmam. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yoklugunun-itirafi-siiri/</link>
<guid>1619972</guid>
<pubDate>2011-10-06T03:10:00+03:00</pubDate>
<author>Ismail Kılınçaslan</author>
</item>
 <item>
<title>Yarım Yama'lak</title>
<description>Bir valize sığmayacak kadar yaşanmışlıklarımız vardı. Bir ayrılıkta beraberinde götüremeyecek kadar, çok.  Şimdi, Beşik ettiğin kapının eşiğinde uyurum, Ne kadar gitsen de, ayak seslerini yine duyarım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yarim-yama-lak-siiri/</link>
<guid>1619970</guid>
<pubDate>2011-10-06T03:09:00+03:00</pubDate>
<author>Ismail Kılınçaslan</author>
</item>
 <item>
<title>Da</title>
<description>Ã–perken gÃ¶zlerimi aÃ§saydım,
GideceÄŸini Ã§oktan anlardım.
Kaderi yazılıymış Ã¶nceden her insanın,
Ve yakından bakılınca gÃ¶rünürdü,
alından gÃ¶zlerin derinliklerine yansıyan gÃ¶Ã§ hazırlıÄŸı.
Gidişin Ã§ok şey deÄŸiştirmedi.
Bu can Ã§ok ayrılıklara dayandı,
Bir Â o can kalmıştı, o Â da yandı... </description>
<link>https://www.antoloji.com/da-yandi-siiri/</link>
<guid>1615867</guid>
<pubDate>2011-09-25T03:43:00+03:00</pubDate>
<author>Ismail Kılınçaslan</author>
</item>
 </channel>
</rss>
