<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. İsmail Bilek Şiirleri
</description>
 <item>
<title>İnsanlar ve neden</title>
<description>  Bir ayağı çatlak bir sandalyenin üzerinde oturuyorum.. mevsimlerden Nisan yağmur yağdı yağacak gibi.. çatlamış bir bardaktan biramı yudumluluyorum.. yıldızlar gök yüzünün karanlığına gömülmüş gibi..   bir çoğunu göremiyorum..  parmaklarımın arasında ucuz bir tütün. gelecek yazın habercisi rengarenk açmış çiçekleri seyrediyorum.. göğermiş üzüm asmalarının yapraklarına dokunuyorum.. ve insanları düşünüyorum.. istemsizce insanları düşünüyorum... gariptir, öleceğini bilerek yaşayan insanların anlaşılmaz hırsı.. gariptir, insanların bir birine olan kini , nefreti öfkesi, ve  kan donduran yarışı... </description>
<link>https://www.antoloji.com/insanlar-ve-neden-siiri/</link>
<guid>3574999</guid>
<pubDate>2024-04-24T21:49:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Bilek</author>
</item>
 <item>
<title>Hoşçakalın</title>
<description>  Varlıkla yokluğun arasından bir yerlerden sesleniyorum  size.. yitip gitmiş bir ömrün son baharında kaybolmuş bir adamın günlüğü nü okuyorum bugün size..  İşte geldi dayandı ömrün kapısına o an.. o korkutan.. acıtan... </description>
<link>https://www.antoloji.com/hoscakalin-49-siiri/</link>
<guid>3570741</guid>
<pubDate>2024-04-09T20:11:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Bilek</author>
</item>
 <item>
<title>Belkide</title>
<description>                    Dağ başlarında sırt sırta vermiş yaprakları rengârenk ağaçlar, yeşilini dört mevsim bağrında saklayan ulu çamlar, dağ başlarında bir yığıntı misali geçit vermeyen karlar,, ve gökyüzünde umarsızca dolaşan köpük köpük bulutlar. Radyoda sesi cızırtılı nazım hikmet,  </description>
<link>https://www.antoloji.com/belkide-103-siiri/</link>
<guid>3563544</guid>
<pubDate>2024-03-15T18:50:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Bilek</author>
</item>
 <item>
<title>Yaşanmamışlık</title>
<description>    Şimdi ben sana  o masum o çocuk yaşlarımızı geri getirsem , mahalleimizi,  ve senin mahallemize ilk geldiğin o günleri geri getirsem, senin için mahalledeki tüm yaşıtlarımla dövüştüğüm  o günleri geri getirsem,  Kirlenmiş bu ellerimi ve bu kırk yaşımı söküp atsam, koşsam sana uçarcasına koşsam, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasanmamislik-4-siiri/</link>
<guid>3563539</guid>
<pubDate>2024-03-15T18:34:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Bilek</author>
</item>
 <item>
<title>Ankara</title>
<description>  Her gün penceremden bakıyorum yola,. karanlık odamdan, umutsuz ca sokaklara . İçimde bir ümit yeşeriyor Sen gelecek sin diye,  umutlarım soluyor sakallarımın Kırın ’da,    ve  Biliyorum gelmeyeceksin yine... Ankara soğuk yine bu akşam, penceremde üşümüş serçeler,  umudum yarınlara gebe.  bekliyorum seni umutsuzca . soğuk ve ellerine hasret ellerimle.. Yüreğim yangın yeri ,yüreğim eskimiş bir mezarlık misali.  Umudum körermiş ellerim buz tutmuş vaziyette. Ve hatıramda sadece sen </description>
<link>https://www.antoloji.com/ankara-407-siiri/</link>
<guid>3562321</guid>
<pubDate>2024-03-11T23:24:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Bilek</author>
</item>
 <item>
<title>Babam</title>
<description>İnsan bir balçıktan, bir avuç çamurdan, biraz demir biraz bakırdan yaratılmış,             inandık ve iman ettik babam..  bir hasta odasının kasvetinde şifân  için beklersin, bir hasta odasının açılmayan penceresinde babam.. biraz heyecanlı , birazda ürkek, </description>
<link>https://www.antoloji.com/babam-1021-siiri/</link>
<guid>3560808</guid>
<pubDate>2024-03-08T01:37:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Bilek</author>
</item>
 <item>
<title>Yokluğunun azabı</title>
<description>     Yokluğun yüreğimde bir bıçak yarası gibi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yoklugunun-azabi-siiri/</link>
<guid>3559120</guid>
<pubDate>2024-03-02T14:52:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Bilek</author>
</item>
 <item>
<title>Demek şimdi gidiyorsun</title>
<description>  Demek şimdi gidiyorsun., ardına bile bakmadan. Bir enkaz misali bedenimi bırakarak gamsızca, üstelik gidecek bir yerin bile olmadan. dilenci sevdama bir yaşama sebebi bile bırakmadan. </description>
<link>https://www.antoloji.com/demek-simdi-gidiyorsun-11-siiri/</link>
<guid>3559109</guid>
<pubDate>2024-03-02T14:40:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Bilek</author>
</item>
 <item>
<title>Ne oldu bize</title>
<description>   Sen benim yüreğimde yara gibi kanayan, sen benim düşüncelerimde, hatıralarımda, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ne-oldu-bize-101-siiri/</link>
<guid>3559100</guid>
<pubDate>2024-03-02T14:20:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Bilek</author>
</item>
 <item>
<title>Ne zormuş seni unutmak</title>
<description>   Karanlığın dipsiz derinliklerine daldı bu akşam gözlerim , etrafımı sarmış adı belirsiz bir hüzün, düşüncelerimdeki derinliklerde iki Damla yaş olup süzüldü yanaklarımdan o son sözün.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ne-zormus-seni-unutmak-siiri/</link>
<guid>3559097</guid>
<pubDate>2024-03-02T14:11:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Bilek</author>
</item>
 <item>
<title>Ne kaldı ikimizden</title>
<description>  Işıklarım sönmüş ve gökyüzünde alaca bir lacivert. Yavaş yavaş parıltılarıyla büyüleyen bir şehir. Ve ben. Dünden kalma hüzünlerin umut bekçisi. Ve artık sadece ben. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ne-kaldi-ikimizden-siiri/</link>
<guid>3559094</guid>
<pubDate>2024-03-02T14:04:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Bilek</author>
</item>
 <item>
<title>Yalnızlık 2</title>
<description>   Gözlerimi karanlık ufuklara bir mıh gibi çakmışım, gecenin saat bilmiyorum kaçı, yokluğun sanki zehirli bir hançer gibi saplanmış yüreğime, yokluğun beni benden alıp götürüyor, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalnizlik-2-48-siiri/</link>
<guid>3559091</guid>
<pubDate>2024-03-02T13:59:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Bilek</author>
</item>
 <item>
<title>Yokluğun da</title>
<description>   Ben ne ağır yükler gördüm senin yokluğunda, ben bir mecnundum bir Leyla uğruna, ne yaralar aldım. Ne yalnızlıklarla baş başa kaldım. Sen ne bileceksin ben nasıl cayır cayır yandım, yokluğunda yokluğunda... </description>
<link>https://www.antoloji.com/yoklugun-da-5-siiri/</link>
<guid>3559085</guid>
<pubDate>2024-03-02T13:52:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Bilek</author>
</item>
 <item>
<title>Unuturum</title>
<description>  Sen kendince ben seni unutamam mı sandın. Aç bir köpek misali sevdam  Kapında dilenciyken , acı bir tütün gibi sarsa da ciğerimi sensizlik , yokluğuna hazırım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/unuturum-62-siiri/</link>
<guid>3559083</guid>
<pubDate>2024-03-02T13:41:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Bilek</author>
</item>
 <item>
<title>Ne zor şeymiş seni unutmak</title>
<description> Yalnızlığın ciğerlerime kadar indiği, umutlarımın can vermek üzere olduğu bu saatlerde sapa bir yerindeyim umutsuzluğumun, ne zor şeymiş seni unutmak.  Bu şehrin her yerinde, karanlık sahillerinde ve çıkmaz sokaklarında,  hâlâ ayak izlerin varken, Yahu ne zor şeymiş seni unutmak. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ne-zor-seymis-seni-unutmak-siiri/</link>
<guid>3559080</guid>
<pubDate>2024-03-02T13:27:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Bilek</author>
</item>
 <item>
<title>Nasıl yaşanır ayrılık</title>
<description>    Seyri güzel bir tepenin zirvesinden batırırken umudu yüzünü karanlığa dönüyor yine kızıl güneş, umutların ve hayallerin tükendiği bu saatlerde yeni günün umudu olmasa nasıl yaşanır ayrılık... </description>
<link>https://www.antoloji.com/nasil-yasanir-ayrilik-siiri/</link>
<guid>3559078</guid>
<pubDate>2024-03-02T13:20:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Bilek</author>
</item>
 <item>
<title>Yalnızlık</title>
<description>   Bir direniş ilan etti kalbim sevdana, savaşın tam ortasında ve alıştığım vazgeçemediğim her şeye karşı. Bir savaşı kabullendi yüreğim karanlığı aydınlatan bombaların gürültüsünde ve anlık ölüm korkusunda, intihar a el sallarcasına.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalnizlik-1531-siiri/</link>
<guid>3559073</guid>
<pubDate>2024-03-02T13:13:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Bilek</author>
</item>
 <item>
<title>Ayrılık</title>
<description>  AYRILIK Geceye bir damla gözyaşı bırakasım varmış demek ki. Oysa ağlamayı bile beceremeyen bi çare gözlerim. Yağmura müptela oldu bu akşam. Acısı dinmeyen bir yara imiş ayrılık. Hani kanayan bir yara olur ya sarmaya muhtaç., Beklersin kanı dinsin. Acısı çekilsin. O kanar sen durmadan silersin. İşte öyle bir kısır döngü imiş ayrılık. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ayrilik-1814-siiri/</link>
<guid>3559071</guid>
<pubDate>2024-03-02T13:06:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Bilek</author>
</item>
 <item>
<title>Çaresiz sevdam</title>
<description>                     Bakma gözlerime öyle vurulur kalırım.                        Bir gülüşüne aldanır kanarım.   Bir şarkıdan hüzünlenip bulursan kendini, dolarsa gözlerin, kırılır kolum kanadım. Sanma ki sevdamı gömdüm kalbime. Kalbimde ki mezarlıkta bir kişilik daha yer kalmadı sanırım.  Hangi çığlık anlatır benim feryadımı.  Hangi zindan gecenin kör sessizliği.                                                  İşte çözüldü dilim. Yalnızlığın ne demek olduğunu ben senden daha iyi bilirim. İhanetin silahından çıkan kurşun yarasındaki acıyı sana nasıl anlatabilirim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/caresiz-sevdam-siiri/</link>
<guid>3559070</guid>
<pubDate>2024-03-02T13:02:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Bilek</author>
</item>
 <item>
<title>Özledim</title>
<description> ÖZLEDİM Özlemeyi tarif etmek nede zormuş. Özlemek, özlemek ne yaman ne derin bir duyguymuş ÖZLEDİM.  Koynumda yalnızlığın ızdırabıyla giriyorum yatağıma her akşam..  Gözlerimi sensiz kapatıp, Her sabah yine sensiz açıyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ozledim-1092-siiri/</link>
<guid>3559067</guid>
<pubDate>2024-03-02T12:56:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Bilek</author>
</item>
 </channel>
</rss>
