<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. İsmail Amedi Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Çıkarmak geldi içimden</title>
<description>ÇIKARMAK GELDİ İÇİMDEN    Ayrılığa ağıt yakmak Anmak geldi seni içimden </description>
<link>https://www.antoloji.com/cikarmak-geldi-icimden-siiri/</link>
<guid>1272442</guid>
<pubDate>2009-10-20T00:10:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Amedi</author>
</item>
 <item>
<title>Kıyamet avuçlarımda</title>
<description>KIYAMET AVUÇLARIMDA   Bir kıyamet kopar avuçlarımda Bir zelzele parmak uçlarımda Tarifsiz bir acı ve yenilginin izleri </description>
<link>https://www.antoloji.com/kiyamet-avuclarimda-siiri/</link>
<guid>1271296</guid>
<pubDate>2009-10-18T00:21:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Amedi</author>
</item>
 <item>
<title>Kerbela</title>
<description>KERBELA    And olsun ki asra aşka sevdaya Hüseyin gibi dalacağız kavgaya </description>
<link>https://www.antoloji.com/kerbela-31-siiri/</link>
<guid>1271294</guid>
<pubDate>2009-10-18T00:16:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Amedi</author>
</item>
 <item>
<title>Size hiç uğradı mı peygamber</title>
<description>SİZE HİÇ UĞRADIMI PEYGAMBER    bir el yapıştımı yakana ZİLZALDEN beter </description>
<link>https://www.antoloji.com/size-hic-ugradi-mi-peygamber-siiri/</link>
<guid>1269151</guid>
<pubDate>2009-10-14T03:47:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Amedi</author>
</item>
 <item>
<title>Ver merhemi</title>
<description>VER MERHEMİ    Ver merhemi! hekim isen hastayım Bunca zaman merhem diye yastayım </description>
<link>https://www.antoloji.com/ver-merhemi-siiri/</link>
<guid>1269150</guid>
<pubDate>2009-10-14T03:42:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Amedi</author>
</item>
 <item>
<title>Bir masal anlatsam yüreğime</title>
<description>Bir masal anlatmak istedim bu gece yüreğime… Sandal gibi bir masal ki taşısın beni aşkın gemisine. Bir mısra ile bir mızrağın izlerini takibe düştüm ve bir mızrapla şarkılar emzirdim acıların kundağında büyümekte olan yüreğime… Dervişlerin çektikleri içten bir hu’yu değil, belki bin hu’yu geçmişti, izinin peşi sıra yavru ceylan gibi vurulmak için koştuğum mızrağın bıraktığı iz! Ah ne cenderenin, ne çeperin içinde, hangi tarifsiz duyguların, ne sokakta sahipsiz ve serserice dolaşan duyguların avucunda can çekmekteyim, bir bilseniz! Nerden bileceksiniz ki! Hayır, hayır bilemezsiniz! Mısralar, mızraklar ve mızrapların vurgulu dokunuşlarıyla suda dans eden cılız bir çubuk gibiyim! Kim bunca çelişkiyi toplayıp yükledi aşkımın sırtına, kim bunca masalı anlatır kulaklarını testereyle kesmiş olan yüreğime? Sağırlara ses işittirme sanatını ve kim yönetecek sağırlar için asırlardır çalagelen senfoni orkestrasını? Nasıl duyacak bunca sağır? Nasıl duyuracağım seslerin mantığını, felsefesini sağır ve dilsizlerin şefi olan yüreğime? Aşk acısını kaybetti, sancısını yitirdi ve yırttı hayânın yüzünü örten tülden daha nazik duvağını… Aşinayız kırmızı geceliğiyle rüyalarımızı basanlara! Yol bir mızrak kadar sivri ve gerçek. Bir mızrap kadar da dokunaklı ve bir mısra ile bir kısrağın ahenk içine gömülürcesine sessizce yürümeye adanmışlığını dillendirir gibi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-masal-anlatsam-yuregime-siiri/</link>
<guid>1263272</guid>
<pubDate>2009-10-02T17:16:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Amedi</author>
</item>
 <item>
<title>Yed' i beyza</title>
<description>Bir dalış yapsın dalgıçlar derinlere… Haşereler, yılanlar inlere… Dervişler hu’lara, zikirlere, ayinlere ve âşıklar iniltilere, yakarışlara, âminlere… Göz dikin burç burc göklere, dilek takın duvak yerine gelinlere… Koçların boynuna çıngırak, bir engerek gibi zehir akıtın zihinlere… Bir sala okuyun gönül minaresinden! Bir eli çekiçleyin örslerde, yumuşatıp verin yetimlere… Yoksulun sofrasına bir zengin serin, bir kardeşlik, bir bakış basiret tabağından verin. Bir ney’in eşliğinde gönül minderine “ene”nizi oturtuverin! Tın… Tın… Tın… Psikopat kesil bir an! Nefsin, enaniyetin yakasından tutup yırt… Ne kılıç kalsın, ne kın… Sakın, sakın Musa’lığa kalkışma! Çünkü sendeki ene Firavun’dan da azgın! Uzak senden! Çok uzak senden Medyen kuyusu. Kuyunun başındaki iffetli kızlara sahip çıkma olgusu… Koyunlar senin… Kuzular… Şehvete, hevaya hizmet eden ordular senin… Adını aşk koyduğun çamur, içinde debelendiğin dünya isimli toz toprak ve kir! Zulme buladığın zaman, isyana yuva haline getirdiğin devir! Ahlaktan yoksun bıraktığın şahsiyet senin… Bu pisliğin mucidi sensin ey günahların ağırlığıyla kararan böcek! Yuvarla günlük hâsılanı, çevir babam çevir…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yed-i-beyza-5-siiri/</link>
<guid>1263271</guid>
<pubDate>2009-10-02T17:14:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Amedi</author>
</item>
 <item>
<title>Nerdesin</title>
<description>Ölüm çölüydü bu sabah gezintiye çıktığım güzergâh… Önümde cesetler kum gibi dizili, adını okusam da böyle bilmiyordum bu menzili. Gözüktü gönül arzımın, basiret bağımın tenha sahili ve çekildi sehpada son nefesle yüzleşen ruhumun bedenimden ayrılığını haykıran ve yüzleşmeyi anımsatan hakikat mili… Ve bakışların yüzünden okunan o dokunaklı ah!  Dil kınından başını çıkarmıyor eyvah! Bu çöl öyle bir çöl ki! Kime ne, içinde kim aslan, kim çakal, kim padişah! Ne yol belli, ne yön! Ne de bu kara gecede varlığı ve yokluğundan bir eser bulunamayan ışığın avucundaki sabah! Kervan kan revan, yara bere içinde, yollar da per perişan… Haramiler yolların göğsüne siper kazmış; ok, mızrak, kılıç, hançer, mermi dizmekte ve kucaklarında her türlü silah! Cirah cirah üstüne, ufukta gözükmüyor en ufak bir inşirah. Geçtim geçilmiş yollardan bir daha… Bir daha… Ve bir daha… Aşkın basılmış, ezilmiş çiçekler gibi boyun büktüğü ve gözyaşı döktüğü güzergâhtı… Günahlarımı aklamak için kurduğum dürbünün gözlerinden bakarken, birde boyun bükenlerin her birinin birer aşk olduğundan bihaberdim! Bir fırtınaya binmiştim… Gazab atıyla, hırsın yularını nefsimin eline vermiştim! Ve kendime gelemedim bir daha… Bastığım güllerin inilti sesleriyle irkilip geldim kendime… Çöl müydü yüreğim! Çöl müydü kendimi içinde inşa ettiğim abide… Yoksa binlerce put mu dikmiştim kıbleyle, gönlümdeki nadide ulu caminin arasına… Ezilmiş güllerin feryatlarından oluşturduğum senfoni orkestrasının isyan teması ağır basmış hu seslerinde… Huy baskınında kendini kaybeden hu lar ve aşkın güllerine gönülden kin kusan namlular… </description>
<link>https://www.antoloji.com/nerdesin-521-siiri/</link>
<guid>1263269</guid>
<pubDate>2009-10-02T17:11:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Amedi</author>
</item>
 <item>
<title>Gel Sevgiliye</title>
<description>GEL SEVGİLİYE    Seni sevdim sevgili Sevdim sevgi seli ile </description>
<link>https://www.antoloji.com/gel-sevgiliye-siiri/</link>
<guid>1232581</guid>
<pubDate>2009-08-05T15:33:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Amedi</author>
</item>
 <item>
<title>Kırlangıcım!</title>
<description>KIRLANGICIM    Kırlangıcım var Dicle ye Kenarında dur secdeye </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirlangicim-2-siiri/</link>
<guid>1232580</guid>
<pubDate>2009-08-05T15:29:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Amedi</author>
</item>
 <item>
<title>Yavrucak</title>
<description>YAVRUCAK     Mevsimler uzadı sabrım kalmadı </description>
<link>https://www.antoloji.com/yavrucak-10-siiri/</link>
<guid>1162500</guid>
<pubDate>2009-04-15T23:47:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Amedi</author>
</item>
 <item>
<title>Canan için</title>
<description>CANAN İÇİN     Can pazarı kurulmuş </description>
<link>https://www.antoloji.com/canan-icin-siiri/</link>
<guid>1162490</guid>
<pubDate>2009-04-15T23:28:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Amedi</author>
</item>
 <item>
<title>Kelebek</title>
<description>KELEBEK    Nişanlı kelebeğim çırp kanat, kanat Gül perçemini topla yüreğime at </description>
<link>https://www.antoloji.com/kelebek-186-siiri/</link>
<guid>1123511</guid>
<pubDate>2009-02-15T17:32:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Amedi</author>
</item>
 <item>
<title>Çek elini</title>
<description>ÇEK ELİNİ    Dal, dal dolanırsın baykuş misali Kansız kalan miden bu gün kurak </description>
<link>https://www.antoloji.com/cek-elini-4-siiri/</link>
<guid>1119330</guid>
<pubDate>2009-02-09T22:11:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Amedi</author>
</item>
 <item>
<title>Nida....</title>
<description>NİDA    Kırılmış ellerimi kaldırıp Divanına durmuşum </description>
<link>https://www.antoloji.com/nida-15-siiri/</link>
<guid>1119329</guid>
<pubDate>2009-02-09T22:09:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Amedi</author>
</item>
 <item>
<title>Ağrı dağı</title>
<description>AĞRI DAĞI     Yanakların ağrı dağının doruğu Alnıma sarmışlar donduran soğuğu </description>
<link>https://www.antoloji.com/agri-dagi-22-siiri/</link>
<guid>1114425</guid>
<pubDate>2009-02-02T23:05:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Amedi</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk ateşi</title>
<description>AŞK ATEŞİ       </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-atesi-43-siiri/</link>
<guid>1114424</guid>
<pubDate>2009-02-02T23:04:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Amedi</author>
</item>
 <item>
<title>Güllerin gülü</title>
<description>Güle dokun açılsın  Med cezire kapılsın Buruşsun ve kırılsın Küle dönsün ervahı  Gülüm dedim ateşte </description>
<link>https://www.antoloji.com/gullerin-gulu-4-siiri/</link>
<guid>1110155</guid>
<pubDate>2009-01-26T23:25:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Amedi</author>
</item>
 <item>
<title>Ruhlara kelepçe</title>
<description>RUHLARA KELEPÇE    Ruhlara kelepçeler ölçülüp biçilmiş Ve ne sehpalar idam için dikilmiş </description>
<link>https://www.antoloji.com/ruhlara-kelepce-siiri/</link>
<guid>1110150</guid>
<pubDate>2009-01-26T23:17:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Amedi</author>
</item>
 <item>
<title>Gönül...</title>
<description>GÖNÜL    Dökülür aşk ile toprağın bağrına Dökülür oluk, oluk canından bu gönül </description>
<link>https://www.antoloji.com/gonul-514-siiri/</link>
<guid>1108679</guid>
<pubDate>2009-01-24T23:00:00+03:00</pubDate>
<author>İsmail Amedi</author>
</item>
 </channel>
</rss>
