<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. İshak Pekg&#246;z Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Hazan</title>
<description>Mevsimlerden sonbahar yaşamakta
Gündüzün kısa gecen uzamakta
Kimi ilk kimisi son basamakta
Rengin sarı benzin soluk hazanım

Yeşil yapraklar üzerinde yarı
Kızıl koyu kahveye dönmüş sarı
Yağmur okşarken hatırlatır karı 
Rengin sarı benzin soluk hazanım

Kimine ayrılık kimine veda
Belki de başlayan yeni bir sevda
Ya acılar ya da bin derde deva 
Rengin sarı benzin soluk hazanım

Bir yanın yaz mevsimi bir yanın kış
Nedendir  bu böyle arada kalış
Bende alıştım artık sende alış
Rengin sarı benzin soluk hazanım

Uykuların bahar ve yaz düşünde
Soğuk kış geliyor senin peşinde
Bir telaştır herkes kendi işinde 
Rengin sarı benzin soluk hazanım

Güzel yüzünde damlalar raks eder
Fısıldayan aşk sözleri akseder
Ozanlar şairler senden bahseder 
Rengin sarı benzin soluk hazanım

İshak PEKGÖZ </description>
<link>https://www.antoloji.com/hazan-77-siiri/</link>
<guid>1637534</guid>
<pubDate>2011-11-18T23:48:00+03:00</pubDate>
<author>İshak Pekgöz</author>
</item>
 <item>
<title>Kapadokya Nevşehir</title>
<description>Kızılırmak’ın akar güneyinde, Hacı Bektaş Veli’nin yüreğinde, Anadolu’nun tam göbeğinde, Kurulmuşun, Kapadokya Nevşehir.   </description>
<link>https://www.antoloji.com/kapadokya-nevsehir-2-siiri/</link>
<guid>1636612</guid>
<pubDate>2011-11-16T22:24:00+03:00</pubDate>
<author>İshak Pekgöz</author>
</item>
 <item>
<title> Kırçiçeği</title>
<description>Kır çiçeği kokladım, içime çeke çeke Anlatabilecek ne kelime var, nede hece Parmak uçlarımda atıyordu, sanki kalbim Geçmiyor inan sensiz, ne gündüz ne gece  Kır çiçeği kokladım, içime çeke çeke </description>
<link>https://www.antoloji.com/kircicegi-15-siiri/</link>
<guid>1306830</guid>
<pubDate>2009-12-20T16:50:00+03:00</pubDate>
<author>İshak Pekgöz</author>
</item>
 <item>
<title>Engelliler</title>
<description>Sabah akşamdan bölünmez Mehtabın seyri bilinmez Mavi gök kubben görünmez Biz bunlara alışığız Kendimizle barışığız.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/engelliler-4-siiri/</link>
<guid>1169318</guid>
<pubDate>2009-04-27T21:54:00+03:00</pubDate>
<author>İshak Pekgöz</author>
</item>
 <item>
<title>O An</title>
<description>Baharların yaz olunca Gönlüme neşe dolunca Arayanlar yar bulunca Gelde sen o anımı gör.  Yazın yetişir meyveler </description>
<link>https://www.antoloji.com/o-an-142-siiri/</link>
<guid>1169315</guid>
<pubDate>2009-04-27T21:43:00+03:00</pubDate>
<author>İshak Pekgöz</author>
</item>
 <item>
<title>Mezar Taşı</title>
<description>Dün sana vardım kabristan Üzerine düşmüş gölgen Bir hal olmuş sana yastan Donmuş sanki bütün bölgen.  Ürpertiyor bu sessizlik </description>
<link>https://www.antoloji.com/mezar-tasi-62-siiri/</link>
<guid>1169313</guid>
<pubDate>2009-04-27T21:35:00+03:00</pubDate>
<author>İshak Pekgöz</author>
</item>
 <item>
<title>Sakın</title>
<description>Daha ileri gitmeyin İyi niyetimi suistimal etmeyin Sabrım Allah'tandır bilin Yanlışa insanı itmeyin.  Sakın güçsüz sanmayın </description>
<link>https://www.antoloji.com/sakin-87-siiri/</link>
<guid>1164738</guid>
<pubDate>2009-04-19T20:25:00+03:00</pubDate>
<author>İshak Pekgöz</author>
</item>
 <item>
<title>Baba Ocağı</title>
<description>Ne oldu ocağım sana Akan suların durulmuş Niçin baktın öyle bana Kapına kilit vurulmuş.  Ne günlerdi o seninle </description>
<link>https://www.antoloji.com/baba-ocagi-7-siiri/</link>
<guid>1157054</guid>
<pubDate>2009-04-06T08:38:00+03:00</pubDate>
<author>İshak Pekgöz</author>
</item>
 <item>
<title>Asker</title>
<description>Dualarla askere yol eyleriz Düşmana vatanını aldırtmaz Evladı vatan için kol eyleriz Toprağında başka bayrak kaldırtmaz.  Bu topraklar ecdadının ocağıdır </description>
<link>https://www.antoloji.com/asker-60-siiri/</link>
<guid>1152684</guid>
<pubDate>2009-03-29T08:29:00+03:00</pubDate>
<author>İshak Pekgöz</author>
</item>
 <item>
<title>Sararan Yapraklar</title>
<description>Geçerken bahçelerden önüme düşen bir yaprak Sordum kendisine dün yeşilken niçin bugün sararmak Yoksa bu rengi çalan,yağan yağmurlar altındamı ıslanmak Hayır biliyorum,soğukla gelen hırçın rüzgara kanmak.  Bak düşün bir kere,nereden nereye varacaksın </description>
<link>https://www.antoloji.com/sararan-yapraklar-6-siiri/</link>
<guid>1152394</guid>
<pubDate>2009-03-28T17:31:00+03:00</pubDate>
<author>İshak Pekgöz</author>
</item>
 <item>
<title>Bu Vatan</title>
<description>Bu toplrakları kanla yoğuran Düşmana karşı yiğitler doğuran Ya gazi ol ya şehit diye çağıran Ecdattan bize emanet.  Yürür yalın ayak cephelere </description>
<link>https://www.antoloji.com/bu-vatan-13-siiri/</link>
<guid>1151561</guid>
<pubDate>2009-03-27T08:55:00+03:00</pubDate>
<author>İshak Pekgöz</author>
</item>
 <item>
<title>Aksaray</title>
<description>Melendiz çayının aktığı yerde Alanın tuz gölüyün güneyinde Hasandağının tam eteğinde Kurulmuşun ey canım Aksaray'ım.  Garsaura adın antik devirde </description>
<link>https://www.antoloji.com/aksaray-8-siiri/</link>
<guid>1150770</guid>
<pubDate>2009-03-25T19:59:00+03:00</pubDate>
<author>İshak Pekgöz</author>
</item>
 </channel>
</rss>
