<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. İsa Tekin Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Yeter ki Gözlerimde Sevdam olsun</title>
<description>Yüreğimde sevdanı taşırım Gözlerinde beslenir Gülüşlerinde filizlenir Sevgi fidelerimiz Bazen çocuk olurum. Alınırım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yeter-ki-gozlerimde-sevdam-olsun-siiri/</link>
<guid>2149664</guid>
<pubDate>2015-07-07T17:55:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Tekin</author>
</item>
 <item>
<title>Ey Kara Amed</title>
<description>Ey kara Amed beni dinle. Umutsuzluğu bırak Haykırışımı dinle Hüzünler büyür yüreğimde Kavgamın yasaları böyle yazılmış Ellerimde yüreğim, avuçladım acılarımı </description>
<link>https://www.antoloji.com/ey-kara-amed-siiri/</link>
<guid>2129051</guid>
<pubDate>2015-05-21T11:07:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Tekin</author>
</item>
 <item>
<title>Benim Yüreğimde</title>
<description>Asi akardı Tekin değildi Dicle. Piran da şubat zordu Buz keserdi hayat Kara yarasalar durmadan Zülum taşırdı ülkeme </description>
<link>https://www.antoloji.com/benim-yuregimde-siiri/</link>
<guid>2119953</guid>
<pubDate>2015-04-28T13:48:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Tekin</author>
</item>
 <item>
<title>Karanlıklara Boyanıyor Düşlerim</title>
<description>Çaresizlikler ile boğuşuyorum. Yanlızlıklar Labirentindeyim. Karanlıklara boyanıyor düşlerim Çırpınıyorum.çırpınıyor düşlerim Tek arkadaşım yalnızlığım. Sahipsizliğimi düşündükçe </description>
<link>https://www.antoloji.com/karanliklara-boyaniyor-duslerim-siiri/</link>
<guid>2075367</guid>
<pubDate>2014-12-19T11:22:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Tekin</author>
</item>
 <item>
<title>İhanet Uyumaz</title>
<description>Puşt olunca geceler Sabahı ihanet doğar rahminden Umut namusunu yitirmeden.kirlenmeden Sevdalı gelinliği giydirmek lazım. Kınalı ellerin duası kadimdir Toprağım kadimdir </description>
<link>https://www.antoloji.com/ihanet-uyumaz-siiri/</link>
<guid>1998074</guid>
<pubDate>2014-05-13T11:41:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Tekin</author>
</item>
 <item>
<title>1 Mayıs İşçi Bayramı</title>
<description>Toplumumuz da ve Dünyada bazı ortak günler ve değerler vardır. 1 Mayıs ta bu günlerden biridir. Bu günü bilmek için kısaca tarihine bakmak ve bu konudaki doğru ve yanlışları görmek aynı hataları tekrarlamamak önemlidir.  1 Mayıs işçi bayramının tarihi, amacı ve mücadelesini nasıl verdiğini bu günlere nasıl gelindiğine bakmak gerekir.  1 Mayısın çıkışı; 1880’li yıllarda ABD”nin Chicago kentinde 40 bin tekstil işçisinin kanla bastırılan eylemiyle başladı. Aynı fabrikada 8 saatlik iş günü için eyleme çıkan 1400 işçi işten çıkarıldı. Greve çıkan işçilere ateş açıldı. 4 işçi yaşamını yitirdi. Bu ölüm ve saldırılar işçilerin mücadelesini engelleyemedi. 1 Mayıs 1886’da 350 bin işçi tekrar alanlara çıktı ve grevlere başladılar. 1890 yılında 2.Enternasyonalin Paris’te düzenlediği toplantıda 1 MAYIS ULUSLARARASI BİRLİK MÜCADELE VE DAYANIŞMA GÜNÜ olarak kabul edildi.  Türkiye de 1Mayıslar ilk olarak Osmanlı döneminde 1905 yılında İzmir’de kutlandı. 1909 da Üsküp’te kutlandı. 1920 ile 1924 yılları arasında İstanbul’ da kutlandı. 1925 Şeyh Sait isyanının başlaması ve bastırılmasından sonra tüm gösteri ve yürüyüşler yasaklandı. 1 Mayıs 1925’ten sonra yaklaşık 50 yıl Türkiye de kutlanmadı. 1965 yıllarına gelindiğinde TİP ”Türkiye İşçi Partisi” Türkiye Büyük Millet Meclisine 15 milletvekili ile girmişti. Aynı tarihte küçümsenmeyecek ölçüde boyutlanan DİS K ”Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu” gerçeğini inkâr kılınmaz hale getirmiştir.1 Mayıs gibi Uluslararası İşçi Bayramının etkileri Türkiye de gelişen sol muhalefetinin 1 Mayıs İşçi Bayram kutlamalarını yeniden gündeme getirmiştir. 15-16 Haziran Direnişi ve DGM Direnişi 1976 yılında 1 Mayıs İşçi Bayramı kitlesel olarak tekrar kutlanmış, DİSK bu eyleme öncülük etmiştir. O günlerin siyasi ortamı gerginliklerle, çelişkiler ve çatışmalarla doluydu. Türk solu kendi içinde kamplara ayrılmıştı. Sovyetler birliği, Çin, Arnavutluk ideolojilerinin çatışmaya dönüştüğü, taraflarının birbirlerinin düşman ilan ederek kurşun sıktığı bağnaz bir ideolojiye dönüşmüştü. Bu ideolojik hastalıklar Kürdistan’a olduğu gibi yansımış aynı kaos Kürt bölgesinde de devam ediyorken Türkiye’deki cuntacılar bu ayrılıkları daha da derinleştirerek darbe hazırlıklarına başlamıştır. Üniversitelerde öğrenciler arasındaki çatışmalar körüklenmiş; Alevi, Sünni mezhepçiliği gerekçe gösterilerek bir çok ilde toplu katliamlar gerçekleştirme provaları yapılmış yer yer bu eylemler hayata geçirilmiştir Safların iyice belirlendiği, karşılıklı küfürleşmeler silahlı çatışmalar ve cinayetlerle “Kan Davası” nın düello alanına doğru “kararlı” adımlarla varıldığı 1 Mayıs1977 günü Türkiye’de aklı başında olan her insan gösteride çatışma olacağını biliyor ve bekliyor durumdaydı. Devrimci nitelikli bir siyasi aksiyon doğal olarak öncelikle düşman güçlerin karşı-devrimci güçlerin saldırısına karşı hazır olmak durumundadır. Ama 1 Mayıs 1977’de Disk yöneticileri ve yandaşları esas olarak ”Maocu faşistlerin” “mümkün ve muhtemel” saldırılarına karşı “ gerekli” bütün tedbirleri almanın zaafı içinde Taksim meydanını doldurdu. 1 Mayısın düşmanı olanlar durmadı. Görgü tanıkları gösterinin son dakikalarında telsizli bazı sivil adamların “alana girmek üzereler, birazdan çatışma çıkacak” dedikleri daha sonrada otelin üstünden ve üst katlarından kitleye ateş açıldığını belirtiyorlar. 2 Mayıs 1977 de Türk basınında şu manşetler atılmıştı. Son Havadis; “Kızıllar kudurdu.” </description>
<link>https://www.antoloji.com/1-mayis-isci-bayrami-2-siiri/</link>
<guid>1992763</guid>
<pubDate>2014-05-01T13:05:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Tekin</author>
</item>
 <item>
<title>Lal Geceler Seni Bana Anlatır</title>
<description>Sen asla dönmesen de Umudum gebedir geceye Güneş tutsak Dicle çıplak Çırıl çıplaktı Dicle Dalgalar boğulmuştu </description>
<link>https://www.antoloji.com/lal-geceler-seni-bana-anlatir-siiri/</link>
<guid>1885637</guid>
<pubDate>2013-07-08T13:47:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Tekin</author>
</item>
 <item>
<title>Gururla Bakıyorum Dünyaya</title>
<description>GURURLA BAKIYORUM DÜNYAYA”ORHAN KOTAN” Önce Orhan Kotan daha sonra eski yol arkadaşları Mehmet Uzun,Faki Hüseyin Sağnıç ve Sevgili Arkadaşım Nevzat Sağnıçı aynı amansız hastalıktan kaybettik,bu gün Büyük usta şair Orhan kotanı kaybedişimizin ondördüncü yıldönümünüdeyiz,mor dağların aşığı seni unutmadık,o hep kürt gençliğinin gönlünde “gururla”yaşıyacaksın.ve Güneşin çocukları”GURURLA BAKIYORUM DÜNYA” hep birlikte haykıracaklar.ışıklar içinde uyu büyük şairi.seni ve yol arkadaşlarını saygı ile anıyorum Orhan Kotan, 1944 yılında Malazgirt’te doğdu. İlk ve Orta öğrenimini Malazgirt’de tamamlayan  Orhan Kotan, Üniversite eğitimine, Ankara’da Dil-Tarih ve Edebiyat Fakültesi’nde başladı… 68 gençlik hareketinin içinde aktif görev aldı. Aynı yıl Malazgirt’e döndü ve askerliğini er öğretmen olarak yaptı. Siyasal çalışmalarına Malazgirt ve bölgede' devam eden Kotan ilk olarak, Dr. Şıvan hareketi içinde yer aldı, bölge sekreterliğine kadar yükseldi. 74 sonrasında ise DDKO sürecinde “Ocak Komünü” ekibinin yanında yerini aldı. KOMAL yayınevini kuruluşuna katıldı ve yönetimini üstlendi. İkinci kitabı olan “Gururla Bakıyorum Dünyaya” da yer alan şiirleriyle, ’70’lı yıllarda militan Kürt gençliğini en çok etkileyen şairlerden biri oldu..Yine bu dönem Kürdistan tarihi üzerine pek çok belgenin su yüzüne çıkarılmasında büyük emeği geçti. Kürdistan ulusal demokratik mücadelesinin, ideolojik, siyasal ve örgütsel tezlerinin tartışılması amacıyla 1976’da yayına başlayan rizgarî dergisinin yazı kurulunda görev aldı. Rızgari sürecinde hareketin önde gelen teorisyenlerinden biri olarak öne çıktı. Hareketin teorik ve siyasal tezlerinin kurulmasında etkin bir rol oynadı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gururla-bakiyorum-dunyaya-2-siiri/</link>
<guid>1885636</guid>
<pubDate>2013-07-08T13:41:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Tekin</author>
</item>
 <item>
<title>Tut Ellerimden</title>
<description>Gök gürültüsü değil  Yağmur yoktu Fırtına biçtik Kırmızı kahverengi Sel akıyor Salımız yoktu </description>
<link>https://www.antoloji.com/tut-ellerimden-55-siiri/</link>
<guid>1884032</guid>
<pubDate>2013-07-03T14:27:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Tekin</author>
</item>
 <item>
<title>Van Gölünde Boğuldu Gülüşlerim</title>
<description>Urartu da zelzele Nemrut da ağıtlar Fay hatları kırılır serçe yüreğimde Van gölünde boğuldu gülüşlerim Bedenim buz keser Annemin dilinden ağıt yakarım </description>
<link>https://www.antoloji.com/van-golunde-boguldu-guluslerim-2-siiri/</link>
<guid>1879506</guid>
<pubDate>2013-06-20T16:09:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Tekin</author>
</item>
 <item>
<title>Nerdesin Ah Gülüm</title>
<description>Nerdesin ah Gülüm Sevdan kollarımda can verdi İhanetlere yenik düşlerim. Gözyaşlarım ile yıkadım yıldızları Dicle gözlerim gülümsemez Sen yoksun Gülüm </description>
<link>https://www.antoloji.com/nerdesin-ah-gulum-siiri/</link>
<guid>1872487</guid>
<pubDate>2013-05-29T18:39:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Tekin</author>
</item>
 <item>
<title>Tenin Kokusu</title>
<description>Bir başkaydı tenin kokusu Yitik sevdalar ülkesinde Mevsimlik çiçeklere Renga renk güllere inat Teninin her zerresi Utandırırdı.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/tenin-kokusu-siiri/</link>
<guid>1861632</guid>
<pubDate>2013-05-01T13:42:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Tekin</author>
</item>
 <item>
<title>Şiirlerim Ölüyor</title>
<description>Şiirlerim ölüyor Dayanamadı hasretine Özlemler zor Dizelerim ağlamış ne fayda </description>
<link>https://www.antoloji.com/siirlerim-oluyor-siiri/</link>
<guid>1856453</guid>
<pubDate>2013-04-17T14:50:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Tekin</author>
</item>
 <item>
<title>E Tipi Hilton Diyarbakır Zindanı Kitabım Çıktı</title>
<description>Uzun yıllara yayılan bir türlü yazamadığım, yazdıkça o anlara gittiğim ”E Tipi Hilton” 5 nolu Diyarbakır cezaevini anlatan kitabım Kasım 2012 itibariyle Peri yayınlarından çıktı. Yazdığım her sayfanın geceye yansıması kâbuslarla uyanmam oldu. İnsanlık dışı vahşet uygulamalar, işkenceler ve yanı başımızda yitip giden canlar… Her cümlede o ana dönüp tekrar, tekrar yaşamak… Neydi bu kadar zulüme karşı bizi dimdik ayakta tutan güç… “Umutlarımız ve hayallerimiz” Yaktığımız devrimci ışık hiç sönmedi, sönmeyecek. Bize bizlere bu zulmü reva gören 12 Eylül darbecilerden tarih elbet bir gün hesap soracak Nefes aldıkça kalemim hiç susmayacak…. </description>
<link>https://www.antoloji.com/e-tipi-hilton-diyarbakir-zindani-kitabim-cikti-siiri/</link>
<guid>1787475</guid>
<pubDate>2012-11-08T12:33:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Tekin</author>
</item>
 <item>
<title>Açlık Grevlerini Yazamamak!</title>
<description>Açlık Grevlerini Yazamamak!   Adı üstünde Mahpus, Tutsak veya tutuklu hangi kategoride olursanız olun, özgürlüğünüz elinizden alınmıştır. E.Tipi, F.Tipi, T Tipi, D,Tipi bunların hepsi cezaevleri, Hangi Ülkede ve şehirde olursa olsun kişinin Özgürlüğünün elinden alındığı metre karesi, kullanım alanı belli soğuk betondan yapılmış “Ucube” yerlerdir. Bu soğuk yerlerin girişinde hepsinin adı Cezaevi olarak anılır. Kötü muamele, İşkence, Tecavüz kişisizlikleştirme burada başlar, bu soğuk yerlerde Hoş geldin dayakları atılır. Toplumdan dıştalanmış pısırık sıradan, şapşal kılıklı görevliler. Mevkisini ve gücünü Sistemden alarak, birer İşkenceci başı birer Aslan kesilirler, Tutuklu olan herkese her türlü insanlık dışı işkence yapan, insanlık düşmanları belli metre karelerden oluşan koğuşlar, hücreler ve Mavi Gökyüzünü belli saatlerde gördüğün havalandırmalardır. Kederi, Özlemi, Hasreti, anlıkta olsa unutmak için attığın voltalardır, kahır bitmez, keder bitmez, gece ve gündüz Takvim zaman ve saati gün ve ayı unutursun, tutuklusun Mahpussun. Tutsaksın; her şey kurallara ve kanunlara göre düzenlenmiştir. Varlığın kişiliğin esaret altında ve sadece Beynini Düşünceni tutsak alamazlar, Tutsaklık öyle bir şey ki bir gününü anlatsan bile onlarca kitap olur. Mahpusa girdiğinde ister sabırlı ol. İstersen sabırsız sonunda bu gerçeği yaşar ve tutsak olduğunu kabullenirsin, ama kabul edilmeyen tek şey bu tutsaklık ve zulümdür. Son günlerde cezaevlerinde devam eden Açlık grevleri ile ilgili haberleri okuyunca yüreğimin derinliklerinde his ederim o acıyı… </description>
<link>https://www.antoloji.com/aclik-grevlerini-yazamamak-siiri/</link>
<guid>1781022</guid>
<pubDate>2012-10-22T14:48:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Tekin</author>
</item>
 <item>
<title>Esmer Gözyaşlarım</title>
<description>Amed gecelerinin sesizliği Deli eder adamı Gri bir hüzün dolanır Dört yanımda Güz soğukluğu bedenimi kaplamış Yoldaşımdır yalnızlıklar </description>
<link>https://www.antoloji.com/esmer-gozyaslarim-siiri/</link>
<guid>1738312</guid>
<pubDate>2012-07-05T15:36:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Tekin</author>
</item>
 <item>
<title>Gülüşlerimi Çaldı Ayrılığın</title>
<description>Serçe kuşun kanatlarına Yükledim yüreğimi Sana getirsin diye Yara yerim bende kaldı Yüreğim senin ellerinde Gülüşlerimi çaldı ayrılığın </description>
<link>https://www.antoloji.com/guluslerimi-caldi-ayriligin-siiri/</link>
<guid>1707919</guid>
<pubDate>2012-04-21T16:10:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Tekin</author>
</item>
 <item>
<title>Halepçe</title>
<description>16 Mart 1988 Halepçe Katliamı İkinci Dünya savaşında ABDnin HİROŞİMA ve NAGAZAKİye atom bombası atması sonucu milyonlarca insan katledildi. Aradan uzun yıllar geçmesine rağmen halen bombaların atıldığı yerlerde ot bile yeşermiyor. O bombaların etksi altında kalan bölgelerde milyonlarca insan kanser hastalığına yakalandı; milyonlarcası sakat kaldı. Dünya tarihinde insanlık adına kara bir leke olarak yazıldı. Savaşın ürkütücülüğü tüm insanlığı tehdit etti. HİROŞİMA ve NAGAZAKİye bomba atan pilotlar her gece rüyalarında o anı kabus olarak gördüler. Ölene dek te bunun vicdan azabı ile yaşadılar.  Bu insanlık dışı katliam unutulacak cinsten değildi. Aradan yıllar geçti ve bu insalık dışı vahşet bu kez Irak Diktatörü Sadam Hüseyin tarafında Halepçede (1988)  tekrarlandı. Halepçe katliamı, insanlık tarihine kara bir sayfası, bir katliam, gözdağı vermenin bir yolu, bir halkı sindirme ve yok etme politikası, Soykırımın ta kendisi olarak geçti ve onca yılın ardından hala unutulmadı... 1979 yılında İranda Humeyni önderliğindeki hareket Amerikan yanlısı Şah rejimini sona erdirmiş Bir yıl sonra Eylül 1980de Irak, İrana savaş açmıştı  </description>
<link>https://www.antoloji.com/halepce-21-siiri/</link>
<guid>1692077</guid>
<pubDate>2012-03-14T13:35:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Tekin</author>
</item>
 <item>
<title>Gülüşlerim Korkakça Olur</title>
<description>Amed gecelerinin sesizliği Deli eder adamı Gri bir hüzün dolanır Dört yanımda Güz soğukluğu bedenimi kaplamış Yoldaşımdır yalnızlıklar </description>
<link>https://www.antoloji.com/guluslerim-korkakca-olur-siiri/</link>
<guid>1620511</guid>
<pubDate>2011-10-07T15:49:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Tekin</author>
</item>
 <item>
<title>Vurulur Düşlerim</title>
<description>Sen yokken yanımda Sevgi yapraklarım kurur Günlerime, gecelerime hüzün çöker Mevsimlerin rengi değişir Tırpana vurulur umutlarım Yalnız gecelerimin </description>
<link>https://www.antoloji.com/vurulur-duslerim-siiri/</link>
<guid>1550374</guid>
<pubDate>2011-04-30T16:20:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Tekin</author>
</item>
 </channel>
</rss>
