<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. İsa Erkol Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Günahım</title>
<description>Anladım, gidişatım hayra varmıyor, heyhat Uçurum ki günahtan, yerden gökten yedi kat  Şu nefsimden yansıyan bana kirli bir Riyâ Hayâlî kendine gel! Bitsin bu kabus Rüya </description>
<link>https://www.antoloji.com/gunahim-13-siiri/</link>
<guid>1662589</guid>
<pubDate>2012-01-11T20:26:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Erkol</author>
</item>
 <item>
<title>Mezarım</title>
<description>Sensizken yaşadığım  hayatımdan bizarım Aramızda köprü mü? Ürktüğüm şu mezarım  Ey sultanlar sultanı acizi koyma darda Yine halim perişan yine gönlüm firarda… </description>
<link>https://www.antoloji.com/mezarim-10-siiri/</link>
<guid>1651487</guid>
<pubDate>2011-12-20T21:58:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Erkol</author>
</item>
 <item>
<title>Perişan</title>
<description>Sensizken yaşadığım  hayatımdan bizarım Aramızda köprü mü? Ürktüğüm şu mezarım  Ey sultanlar sultanı acizi koyma darda Yine halim perişan yine gönlüm firarda… </description>
<link>https://www.antoloji.com/perisan-103-siiri/</link>
<guid>1651486</guid>
<pubDate>2011-12-20T21:56:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Erkol</author>
</item>
 <item>
<title>Ölüm 2</title>
<description>Ruhumu sardığında derinleşti sükutum Hayali hep karşımda omuzlarda tabutum  Verdiğin binbir cefa, ettiğin bana zulüm Ne olursun boynumu Ahirde bükme ölüm... </description>
<link>https://www.antoloji.com/olum-2-36-siiri/</link>
<guid>1651085</guid>
<pubDate>2011-12-19T18:52:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Erkol</author>
</item>
 <item>
<title>Cennet Kapısı Hakkari Hatırası</title>
<description>CENNET KAPISI   17 Ağustos 2011 – Çarşamba  Dünü, 15 Ağustosun sessiz gerginliğinin ardından evimde dinlenerek geçirdim. Evdeyken ilk aldığım haber Hakkari vali yardımcımıza Çukurca yolunda yapılan saldırı idi. Bu saldırıdan Vali yardımcımız ve meslektaşlarımız yara almadan kurtulmuşlardı. Akşam olunca ailece görüştüğümüz arkadaşımızda çay içmeye gittik. Günün ikinci haberi burada gelmişti. Gelen bir istihbarata göre bir saldırı bekleniyordu. Tedbirli olmamız yönünde uyarılıyorduk. Bu haberin üzerinden kısa bir süre geçmişti ki… Büyük bir patlama. Ardından lojman önünde koşuşturmalar. Hemen balkona çıkmıştık, nöbet kulübesine bakmak için. Orda bulunanlarda arka tarafa koşturuyorlardı. Lojmanımıza ses bombası atılmıştı. Şükür ki zayiat yoktu. </description>
<link>https://www.antoloji.com/cennet-kapisi-hakkari-hatirasi-siiri/</link>
<guid>1649771</guid>
<pubDate>2011-12-16T14:38:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Erkol</author>
</item>
 <item>
<title>Değişmeli miydim?</title>
<description>Değişmeli miydim artık?  Bir şeylerin farkına varmalı mıydım? Ne yapmalıydım, Ve nasıl yaşamalıydım? Hesaba çekmenin zamanı gelmiş miydi kendimi? Artık bir şeyleri değiştirmeli miydi? </description>
<link>https://www.antoloji.com/degismeli-miydim-siiri/</link>
<guid>1642400</guid>
<pubDate>2011-11-30T13:48:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Erkol</author>
</item>
 <item>
<title>Baba</title>
<description>Dün gece düşüme misafir oldun Halini pek iyi görmedim Baba İki damla yaştın, gözüme doldun Üzüldüm, arayıp sormadım Baba  İsyan ettim durdum yine hasrete </description>
<link>https://www.antoloji.com/baba-340-siiri/</link>
<guid>1636457</guid>
<pubDate>2011-11-16T16:28:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Erkol</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Başka Açıdan Hakkari</title>
<description>BİR BAŞKA AÇIDAN HAKKÂRİ 19.08. 2011  Adı Mehmet… Henüz 11 yaşında. Şubemizin önünde dolanıyor bir elinde küçük kirli bir poşet bir elinde fırça gördüğü herkese ‘ boyayım mı abi’ diyor. Ve bunu herkese bıkmadan usanmadan defalarca söylüyor. Yırtık ayakkabıları, eski püskü pantolonu, kirli gömleği ve boyalı elleri. Ama gözleri ışıl ışıl.  Her ne kadar buranın insanına nefretle baksam da özellikle Bölgede yaşanan son olaylarla bu kinim kat kat artmış olsa da çocuktu bu. Her yerde olduğu gibi günahsız ve masumdu. Kirli emellerin maşası olsalar da cahildiler. Bu düşüncelerle başını okşayarak yanıma yaklaştırdım. 6 çocuklu bir ailenin ortanca çocuğu. Bir ablası bir ağabeyi var. Diğerleri henüz daha küçükler. Ağabeyi işsiz takımından. Babası çobanlık yapıyor. Bir köyün koyunlarını otlatıyor. O da sadece yazları. Evin geçim yükü şimdiden binmişti küçük omuzlara. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-baska-acidan-hakkari-siiri/</link>
<guid>1606479</guid>
<pubDate>2011-09-01T13:26:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Erkol</author>
</item>
 <item>
<title>AA Hakkari Hatırası Şehidimize Ağlıyoruz</title>
<description>8 Ağustos 2011  Uzun süredir devam eden sessizlik… Hakkari’de Ramazan-ı şerif günleri. Ramazan ayının gelmesine birkaç gün kala bir polis arkadaşın ikametine yakın bir yere ses bombası atıldığında gece çalışıyordum. Bir hareketlilik… Ardından derin bir nefes almış ve çok şükür demiştik. Nitekim dünkü telaşla yıkıldık… Bir telsiz trafiği. Bir şeyler ters gidiyordu belliydi. Ama neydi. Öğrenmeye çalışıyorduk sağdan soldan. Birkaç dakika sonra bir helikopter sesi. Ardından yine telsiz anonsları. </description>
<link>https://www.antoloji.com/aa-hakkari-hatirasi-sehidimize-agliyoruz-siiri/</link>
<guid>1595820</guid>
<pubDate>2011-08-08T21:41:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Erkol</author>
</item>
 <item>
<title>A Hakkari Hatırası Şehit Yatağı</title>
<description>21 Ağustos 2010 – Şemdinli / Hakkâri   ‘Haber: Teröristlerle güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada Jandarma Uzman Onbaşı Emrah Yalım şehit oldu. Çıkan çatışmada 4 pkk lı ölü ele geçirildi.’  Leşler Şemdinli devlet hastanesi morgunda olduğundan çıkması muhtemel toplumsal olaylara müdahale etmek maksadıyla takviye kuvvet olarak Hakkari merkezden Şemdinli ilçesine geldik. Öyle ya. Vatana ihanet ederken öldürülen bir piçin cesedi insan hakları gerekçesiyle dağda bırakılamıyor. Oysa bayrağı için canını veren bir şehit için ne kadar hassasiyetleşmişiz, şaşırıyorum. Şaşırıyorum… Çünkü magazin haberlerine saatler ayıran bir tv kanalında sadece bir dakika yer bulmasına. </description>
<link>https://www.antoloji.com/a-hakkari-hatirasi-sehit-yatagi-siiri/</link>
<guid>1591565</guid>
<pubDate>2011-07-30T18:38:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Erkol</author>
</item>
 <item>
<title>Hakkari Hatırası Kapısını Bilen Köpekler</title>
<description>EKMEK YEDİĞİ KAPIYI BİLEN KÖPEKLER …  Bizim şubede bazı arkadaşlarımızın, hem vakit geçirmek için hem de bir hobi olarak besledikleri birkaç çeşit köpek bulunuyor. İlgilenen arkadaşlarımız yemek artıklarından vesaire ile karınlarını doyuruyor bazen tasmalarından tutup gezdiriyorlar. Bunların yanında Hakkari’ye ilk geldiğimde tanıştığım Süllü ve Güllü isimli sokak köpeklerini de yazmadan geçemeyeceğim. Onlar bizden önceki dönemden kalma iki sokak köpeği. Ve bunlara ait bir sürü yavrular. Ara sıra önlerine konulan yiyeceklerle karınlarını doyuruyorlar, bunun dışında hemen karşıdaki çöplükten ihtiyaçlarını gideriyorlar. Gece nöbet tutan arkadaşları da yalnız bırakmıyor, peşlerinden bir an olsun ayrılmıyorlardı. Nitekim benimde bizzat Süllü ve Güllü ile bir çok kez nöbet tutmuşluğum olmuştu. Artık öyle bi hal olmuştu ki etrafımıza hep sokak köpekleri dolmuştu. Ta ki belediye ekiplerinin zehirleme çalışmasıyla hepsinin ölmesine kadar. Evet… Artık o köpeklerin hiç biri yoktu. Zehirleme faciasından kurtulmuş birkaç yavru köpek çıkageldi bir süre sonra. Ekmek yedikleri kapıya sığınmışlardı tekrardan. Onlarda büyüdüler. Onlar da yavrulara karıştılar. Sonra onların yanına yine tanımadığımız başka sokak köpekleri de geldi. Bazen bizim verdiğimiz yiyecekleri yediler, bazen yine karşı çöplükten doyurdular karınlarını…. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hakkari-hatirasi-kapisini-bilen-kopekler-siiri/</link>
<guid>1589282</guid>
<pubDate>2011-07-25T22:23:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Erkol</author>
</item>
 <item>
<title>- Hakkari Hatırası - Birinci Yılımın Ardından</title>
<description>1 Temmuz 2011   Hakkari’ye geleli bu gün tam bir yıl oldu. Acısıyla, tatlısıyla, olaylarıyla, göz yaşartıcı gazlarıyla, taş yağmurlarıyla, tozuyla dumanıyla… Koca bir yılı geride bırakmış bulunuyorum. Evet… Patlatılan iki ses bombasının yankılarının sürdüğü 1 Temmuz bu gün. Akşam evimdeyken ardı ardına yankılanmıştı sesler. Artık alışkındık böyle seslere. Duyduğumuz zaman yaptığımız ilk iş;  nereye atılmış ve arkadaşlarımızdan yaralı var mı sorusunun cevabını öğrenmeye çalışmaktı. Elhamdülillah. Her ne kadar bize yönelik olsa da yaralı yoktu. Bu gün dağıtılan bildiride, gece yapılan eylemlerin birinin cemaat evlerine diğerinin ise polisin oturduğunu tespit ettikleri bir eve karşı yapıldığını söylüyorlardı.Sebebini ise askeri operasyonlara bağlamışlardı.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hakkari-hatirasi-birinci-yilimin-ardindan-siiri/</link>
<guid>1579594</guid>
<pubDate>2011-07-01T20:09:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Erkol</author>
</item>
 <item>
<title>-Hakkari Hatırası - Sümbül Dağı</title>
<description>(Bir Polisin Kaleminden - Hakkari Hatırası - İsimli çalışmamdan bir bölüm)    SÜMBÜL DAĞI…  Sümbül dağına bakınıyorum. Sümbül dağı… </description>
<link>https://www.antoloji.com/hakkari-hatirasi-sumbul-dagi-2-siiri/</link>
<guid>1577033</guid>
<pubDate>2011-06-25T22:06:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Erkol</author>
</item>
 <item>
<title>-Hakkari Hatırası - Bir Polisin Kaleminden...</title>
<description>.........  (18 haziran 2011)  Hakkari’de seçim sonrası sessizlik devam ediyor. 1 yıldır 2. defa dışarıda kahvaltı yapmak için (lojmanımızın hemen yakınındaki simit dünyasında)   dışarı çıkıyoruz. Hem de kahvaltıdan sonra biraz kıyafet alışverişi yapacak, ihtiyaçlarımızı karşılayacaktık. Cam kenarına oturup dışarıyı seyrederek çayımı yudumlarken eşim cep telefonu ile resmimi çekiyordu. Çünkü bu an bizim için çok değişik, özlem dolu büyük bir sosyal aktivite idi.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hakkari-hatirasi-bir-polisin-kaleminden-2-siiri/</link>
<guid>1574645</guid>
<pubDate>2011-06-19T18:52:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Erkol</author>
</item>
 <item>
<title>Kurşun İzleri</title>
<description>Baktıkça içimi kor gibi yakar Depin köprüsünde kurşun izleri Altında Zap suyu kudurmuş akar Depin köprüsünde kurşun izleri  Kimbilir kaç yılın tarihi saklı </description>
<link>https://www.antoloji.com/kursun-izleri-2-siiri/</link>
<guid>1553821</guid>
<pubDate>2011-05-07T20:10:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Erkol</author>
</item>
 <item>
<title>Ağladım</title>
<description>Bu güzel ülkemde garip halime Utanarak baktım, baktım ağladım Bir gurbet türküsü düştü dilime Sineyi har sardı, yaktım ağladım  Bu nasıl düşünce nasıl esaret? </description>
<link>https://www.antoloji.com/agladim-166-siiri/</link>
<guid>1546916</guid>
<pubDate>2011-04-23T18:54:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Erkol</author>
</item>
 <item>
<title>Zap Suyu Şiiri</title>
<description>Depin noktasında nehir kenarı Bir sağa bir sola bakar Zap suyu Dinlesen duyarsın onda efkarı Allah diye diye akar Zap suyu  Arkadaki vadi Helen midir ne? </description>
<link>https://www.antoloji.com/zap-suyu-siiri-siiri/</link>
<guid>1542480</guid>
<pubDate>2011-04-13T18:33:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Erkol</author>
</item>
 <item>
<title>Gözler Rabbe Ağlasın</title>
<description>Sevgiliye yazayım, zikrim olsun her hece Sözler Rabbe çağlasın, Resulün ümmetiyim Başım secdede kalsın, şükür için bu gece Gözler Rabbe ağlasın, Resulün ümmetiyim  Uyku nedir bilmeyim, elim açıp Hüdaya </description>
<link>https://www.antoloji.com/gozler-rabbe-aglasin-siiri/</link>
<guid>1514864</guid>
<pubDate>2011-02-13T21:14:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Erkol</author>
</item>
 <item>
<title>Doğum Günün Kutlu Olsun</title>
<description>Şimdi kapat gözleri, mazide beni düşün Doğum günündür bugün, kutlu olsun sevgilim Eritsin yüreğimi masumane öpüşün Doğum günündür bugün, kutlu olsun sevgilim  Şimdi  uzaktaysan da bir o kadar yakınsın </description>
<link>https://www.antoloji.com/dogum-gunun-kutlu-olsun-147-siiri/</link>
<guid>1423998</guid>
<pubDate>2010-07-14T22:19:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Erkol</author>
</item>
 <item>
<title>Yoksun Bıraktın</title>
<description>Sensizliğe beni alıştı sanma!  Bu gün boynu bükük, mahzun bıraktın Çalar diye kapı bekledim amma Sevdiğim kendinden yoksun bıraktın  Laf anlamaz tavrın yetti başıma </description>
<link>https://www.antoloji.com/yoksun-biraktin-siiri/</link>
<guid>1384460</guid>
<pubDate>2010-04-27T20:48:00+03:00</pubDate>
<author>İsa Erkol</author>
</item>
 </channel>
</rss>
