<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. İlyas Yavuz Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Ters Gömlek</title>
<description>Gün oldu, maviliğini unuttu gökyüzü, kimisi mavi olan gökyüzüne yazdı kimi de karanlık dünyasına yazdı bütün ayrılıkları, Toprak suya hasret kaldı, bulutlar maviliğini özledi, Ölüm, beden seçmekte zorlandı, güneş doğmak istedi ama puslu ve dolunaylı gece buna izin vermedi, Kalemi güzel tuttuk ama yazmayı beceremedik, Bedenimiz ağladı da ruhumuz kan savurdu etrafa. Gidişin, henüz kabuk bağlamamış yaraya tuz basar gibi geldi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ters-gomlek-siiri/</link>
<guid>2873529</guid>
<pubDate>2018-07-31T23:55:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Yavuz</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Avuç Toprak Olmaya Razıyız</title>
<description>Ve birgün insan ayrılığa maruz kalır. Kimisi birgün kimisi ömür boyu hasret kalır sevdiğine.  Aşk acısı kişiden kişiye değişir. Kimisi ayrılık için yazar Kimiside unutabilmek için ama en kötüsü de susanlardır. Susanlara bir sorun ne yaşadın ki bu kadar diye, ya da durun sormayın Onlar zaten ölü, sorsanızda cevaplayamazlar. Biz bizi üzenlere kırgın değiliz, biz sonbaharda dökülmeyen yapraklara kırgınız, dalgalanmayan denize kırgınız, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-avuc-toprak-olmaya-raziyiz-siiri/</link>
<guid>2873518</guid>
<pubDate>2018-07-31T23:54:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Yavuz</author>
</item>
 <item>
<title>Sessiz Kalp</title>
<description>Ne zaman yalnız kalsam matem siyahına bürünür gökyüzü Ve sırılsıklam olur yalnızlık sokakları... İçimdeki acılarla yalnızlığın doruklarına ulaşan bulutların terlemesiyle senin gidişinde yetiştirdiğim çiçekler sulanarak yeniden büyür. Düş'lerim var benim senden gizli, kurduğum sayısızca! Ölen duygularımın yaptığı son düş'ük mutluluğumdu, Mutluluk derken gülümsemelerim aslında, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sessiz-kalp-siiri/</link>
<guid>2873511</guid>
<pubDate>2018-07-31T23:53:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Yavuz</author>
</item>
 <item>
<title>Elveda</title>
<description>Gece uyumuyorsam bir sebebi vardır. Belki senin kokun sarmıştır etrafı ondan yatamamışımdır. Belki sesin aklıma gelmiştir duymak istediğim ama ayrılık gelir sonra aklıma ve arıyamam seni, belki de gözlerin aklıma gelmiştir bana bakarken gerçek olan sevgin, belki de sahte bakmışsındır bana sevmemişsindir beni yalandan sözler, yalandan gülmeler, yalan olan bakışlar, yalandan sevmeler belkide beni sevmediğin için uyuyamıyorum güzel kız. Hayalinle gülüşüyorum bu aralar sevmemişliğime yaktığım sigaralarla tutunuyorum hayata. Gitmeden önce iyi bir sarılsaydın bari kemiklerimi kırsaydın, sigaralarımı kırsaydın, gözlerimi oysaydın başka tarafa baktığımda, 206 kemik varken kalp kırmak nedir güzel kız öldürseydin, hiç sesimi çıkarmazdım, ah be güzel kız geldi gitti gençliğim.Gençliğim derken kalbim gitti, senden sonra yaktığım sigaralar ciğerimi paramparça etti, içkiler seni unutturmadı, şarkılar seni hatırlattı, şiir dinleyince gözler geliyor, eski hatıralar canlanıyor gözümde ve gözümün içinde ahenkler dolaşıyor, şiirler kafamı kurcalıyor, yalnızlık çığlık atıyor bedenimde, ruhum ise gözyaşlarını akıtıyor damla damla kanla, bir sigara sönüyor bir sigara ateşleniyor, peşinden gidilemeyen hayaller başlıyor, yarıyolda tıkalıp kalmış bir yolcu, yumruklanmış duvarlar, duvarlarda kan izleri, küçük intiharlar, beyin ölümü gerçekleşmiş birinin hayalleri var gözlerimde. Kalbimde yorgun bu aralar kalbimde bir arayış içerisinde ama bu arayış duygu karmaşaları içerisinde bir yetimin ailesini bulması, Müslüm baba dinleyen birisinin jiletli kolları, Neşet Ertaş çalan birisinin saz tellerinin kopması, savaşta çocuğun annesinin ölmesi, deniz kenarında bira içen balıkçı, gemi bir gün gelecek diye bekleyen bir yolcunun duyguları var kalbimde mesela daha nice duygular. Ama bu duygular geçecek sadece gözlerime bak ve çaresizliğimi anla artık ben sana değil senden sonra alıştığım acıya aşık oldum sonsuza kadar elveda güzel kız sonsuza kadar...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/elveda-772-siiri/</link>
<guid>2873505</guid>
<pubDate>2018-07-31T23:52:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Yavuz</author>
</item>
 <item>
<title>Anlıyor musun?</title>
<description>Her şey unutulur sesini kokusunu, gözlerini sakladığımız fotoğrafların yerlerini bile, sensiz geçirdiğim vakitleri, ‎sana yazdığım şiirleri, birlikte dinlediğimiz şarkıları, ‎önemli tarihleri bile unuttum şuan karşıma çıksa kalbim hissetmez onu, ‎Ben seni unuttum da kokunu, nasıl güldüğünü, nasıl baktığını, </description>
<link>https://www.antoloji.com/anliyor-musun-49-siiri/</link>
<guid>2873508</guid>
<pubDate>2018-07-31T23:52:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Yavuz</author>
</item>
 <item>
<title>Ayrılık</title>
<description>Gidenlere kızdım hep belki de onlar haklıydı giderken. Gitmenin kendilerine yakıştığını düşünüp gittiler. Birer birer eksildik hep kimsem kalmadı artık ne yaşama sebebim var ne de yaşama gücüm var. Ne bir sevgili ne bir sevgi yok artık, insan bıkıyor bir süreden sonra bu hayatta niçin okuyorsun iyi bir iş sahibi olmak için mi emin ol onun için çalışmıyorsun sevdiğine güzel bakmak için çalışıyorsun. Ama benim bunun için yapacak birseylerim kalmadı belki de gitmek değilde ölmek bu sefer bize yakışır. Ben de sevdim bir kere ulan ben yüreğimden yediğim darbeyi anamdan babamdan yemedim. Yasıtlarım maçta sakatlanırlardı ben o yaşta kalbimden sakatlanıp bir daha geçmedi kalbimin kırılması. Ben kendimi yiye yiye kendimi yendim kendimi düzelttim derken eskilerden bir parça çalar ondan ayrıldıktan sonra dinlediğin şarkı sonra boğazına düğümlenir o söyleyemediğin sözler kalbine işler sonra o acı bir daha içmeye kalkışırsın ama artık yapmak istemezsin. Ne kadar şiir yazsamda sözcüklere hükmetsemde kalbimdeki sene hükmedemediğim sürece anlamı kalmıyor hicbirseyin. Buluşmaya giderdim onun yanına, giderken 2 simit alır deniz kenarında yerdik senden ayrılıyorum dediği anda anlamadım onu anlam veremedim onun gidişine sonradan aklıma geldi deniz kenarına giderken 2 simit almak yerine iki paket sigara ve 2 tane bira aldığım zaman anladım beni terkettiğini. Geceleri çalan Müslüm babadan öğrendim aşkın ayrılığını, annemin benim kötüye giden sağlığım için ağladığında anladım ayrılığı, uyuşturucu aldıktan sonra anladım, sarhoş olduğumda, gönül dağında yanlız kaldıktan sonra anladım, geceleri senin kokunla uyumazken anladım, sığınacak bir liman olmadığında, kalbimde kıpırdama olmadığında anladım ayrılığı, deniz kenarında martıların sesini yalnız dinlerken anladım, kurduğum hayaller sensiz olduğunda ardından peş peşe yakılan sigaralardan anladım, rakı sofrasında sana olan aşkım meze olduğunda, geceleri hayalinle gülüştüğümde anladım beni terkettiğini.  Bu acıdan sonra bağıra bağıra sustum. Nasıl öldüğümü kimseler bilmez ama sorsan yine iyiyim.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ayrilik-1719-siiri/</link>
<guid>2873503</guid>
<pubDate>2018-07-31T23:51:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Yavuz</author>
</item>
 <item>
<title>Şiirleri Unutmak</title>
<description>Çok sıkıntılı birisiyim biliyorum üzerime gelmeyin zaten toprağın altına girmek istiyorum yaptırmayın bunu içim mezarlık gibi şuan herkesi teker teker öldürüyorum ama içimdeki o sese susması için yalvarıyorum susmuyor. Bak arkadaş bu hayattan zevk almak ya kanun dışıdır ya da yasaklanmış bir günah ben hepsini yaptım. Bana yaklaşmayın bu yüzden. Ben artık gidecem buralardan herkes gitti zaten liman boşaldı o limanı bu sefer yakmıyacağım gelen olursa beklesin biraz bende gideceğim artık hep gidenlere kızdık ama gitmek belki bize daha çok yakışır. Sonra eve geldim uyudum gidemedim yapamadım annem uyandırdı beni sanki evladını öldürmüşüm gibi baktı bana ve dediki oğlum gönlün mü hasta senin dedi lan 4 yıldır anlatamadığım derdi annem iki kelimeyle bana sundu yüzüne bakıp evet diyemedim daha çok parcalanacaktı annem ben ona kıyamazdım, ama basklarıda oğluna çok iyi kıydı be anne sigaradan daha çok zararlı sigara sağlıma zarar o ise ömrüme zarar verdi. Hatun dediğin ben rakıyı alıp gelirken mezeleri hazırlamış olacak sonra karşılıklı onla içeceğiz ben onun gözlerine baktıkça aşkı öğretecek tekrardan , zoru gördüğünde kaçmayacak, benim eve her zaman erkenden gelmemi sağlayacak, yeri geldiğinde kızacak bağrıcak kalbimi kıracak, yeri geldimi ben söylemeden anlayacak ne demek istediğimi, bazen cocuklaşacak bazende olgun bir hanımefendi gibi olacak, öyle kiracı olmucak geldimi kalbime temelli gelecek bir daha taşınmayacak oradan. Hayat işte bulamazsın öyle, istediğin şey ceset taşıyan ambulansın sireni çalması gibi o yüzden fazla hayal kurma biz o hayallerin enkaz altında kalacağını bile bile kurduk ve rengarenk renklere boyadık duvarları sonra hepsi üst zirveden 0 noktasına vardı, yeni hayaller inşa etmek gerekiyordu yeni bir hayat kirlenen sayfayı yırtıp atmak gerekiyordu yeni sayfaya geçecek ne gücümüz kaldı ne de defterin düzgün bir tarafı. Kalbim hastalığa kapıldı tabi havalarda mağlum ama ne sıcak çorbayla ne de nane limonla geçecek bir hastalık değil, bu hastalık bir hırsız gelip senden çok önemli parçayı çaldığı için olmuş, iyilesecegin tek çare onun sıcak sevgisi. Bazı insanların kalp hastalığıda şiir sevmemesidir İnsanlar nasıl şiir sevmez anlam veremiyorum, sanki kalbi yokmuş gibi, gece ne güzel aç bir śiir okurken yak sigaranı duman alsın herşey zaten gitmiş ciğer bir parçada şiire ayıralım biraz, şiir yazmakta güzeldir ben de yazardım  şiir biterdi ihtiyaç kalmazdı mısralara ama gözleri için eklerdim o son mısrayı, artık gerek de kalmadı şiirlere hepsini yırttım attım çünkü siz kadehlerce şiirleri kahbece unutuyorsunuz... </description>
<link>https://www.antoloji.com/siirleri-unutmak-siiri/</link>
<guid>2873500</guid>
<pubDate>2018-07-31T23:50:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Yavuz</author>
</item>
 <item>
<title>Sevmek mi Sevmemek mi?</title>
<description>Ben seni hala severim de kalbim artık seni kabul eder mi? Affederim de her gün ağladığım gözler, senden sonra yaktığım sigaralar, içtiğim rakılar, sana sevgi dolu yazdığım şiirler, seni seven gözlerim, senden sonra titreyen ellerim, beni içkili sigara kokulu ayyaş bir şekilde gören annem affeder mi gerçekten bilmiyorum. Şimdi de geçer diyorlar seni tanımayan görmeyen nasıl sevdiğim konusunda fikri olmayan herkes geçer diyor ama içimde nasıl bir boşluk olduğunu bilmiyorlar, her gün yaktığım sigaraları görmüyorlar, geceleri sesini duyup yazdığım şiirleri, her gün gözaltlarım sisene kadar agladığımı, her gün hayalinle gülüştüğümü konuştuğumu bilmiyorlar zaten geçecekmis herşey unutulurmus bok unutursun. Unutmak diye bişey yok, unutmaya çalışmak, unuttuğunu sanmak, unutmuş gibi yapmak ve hiç bir zaman unutmamak var. Hani böyle karakterli kadınlar varya onlar gözlerinde çok şey saklıyor derinlerde bir acıları oluyor ama hiç bahsetmiyorlar, yaşlansada yüregi genç olan çok seven değil hep sevenler varya, yanlışın yanında olmayan her zaman kararları doğrultusunda devam edenler, böyle güven kokarlar, böyle kafanı göğsüne yasladığında huzur verenler sanki Allah onları huzur versin diye yaratmış ama fazlada güvenmiyeceksin öyle kadınlara bir anda çekip gidebilirler sizi en üst mutluluk kademesine çıkarıp bir anda 0 noktasına vardırırlar. Kadınlar çok sever hem de öyle bir severlerki gece yatmadan dua ederler, öyle bir sever ki sarılırken kokunu içine ceker orda bırakır o kokuyu hiç unutmaz, bir kadın seviyorsa sevebildigi kadar sarılırsa vallaha sende kemik bırakmaz, bir kadının şah damarı umududur orası kesildiğinde çekip gider, dua etmekten sevmekten koklamaktan öpmekten kaçıp gider yakalayamazsın, seven kadın bıkmaz senden,  kavga ederken boğazına bıçağı dayar kadın sanki ama gözlerindeki korkuyu görünce anlarsın sevmeyi. Kadın dediğin kuş gibidir sen ona gökyüzü olacaksın öyle bir olacaksın ki senden soğumasın orda donmasın hep senin gökyüzünde kalsın başka yere göç etmesin, eğer göç edersede başka gökyüzünde kahkaha atarken bulursun bulduğunda da anlıyacağın insan herşeye alışıyor, yanlızlıga, uykusuzluğa, acıya ve hatta ve hatta ölüme alıştıranların herkesin canı sağolsun. Hayatını mahveden o insanı unutmak istemiyorsun sende öyle derin izler derin yaralar bırakıyor ki hani bazı yaralar vardır ne yara bandı ne de dikisler tutar sadece onun bir öpücüğü kurtaran yaralar varya onları unutarak onu affetmis gibi hissedersin bazen onu özlediğin için değil onun gerçekte sende kapanmayan yara bıraktığı için içiyorsun işte. Gerçekten sevmişken birini gitsede kıyamazsın ona, çok kötü sözleri hak eder ama sözcükler boğazında kalır kıyamazsın, kin nefret dolu olursun ama yine kıyamazsın. İşte kadınlar böyledir seversin evlenirsin hayatın roman olur, seversin seni terkeder o zaman hayatın çığlıklarını atamadığın güzel türkülere döner işte bütün mesele sevip sevmemek arasında kalmış be küçük adam. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevmek-mi-sevmemek-mi-2-siiri/</link>
<guid>2873494</guid>
<pubDate>2018-07-31T23:49:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Yavuz</author>
</item>
 <item>
<title>Doktor</title>
<description>Çok sigara içtiğimi bahsediyor çevremdekiler ama bilmiyorlar ki onların zararı sigaradan daha fazla olduğunu işte doktor durum bu biz hiç hakkettiğimiz sevgiyi görmedik. Her sabah gözlerim şiş uyanırdım sebebi sadece ağlamak ama birisi sorduğunda uykusuzluktan olduğunu söylerdim ne güzel anlamazlardı. Sonra gece oturum bir meyhanede kozumu paylaşırım 100 lük rakıyla zaten yarım kalmışım bari kozumu tam oynayım sonra ordan bir şarkı çalar yapamadıklarım ve atamadığım çığlıklar gelir aklıma ruhum bedenimden çıkar gibi olur sonra gözyasımla beyazlattığım rakımı içmeye devam ederim. Son dubleye gelince eskilerden bir Samime  ablamızdan ben sana mecburum çalar, ardından özlediğim günler aklıma gelir mutlu olduğum, kimsenin beni üzmediği, mutluluk paylaştığım günleri özlerim en çok da gözlerine dalıp gerçekleştirmek istediğim hayalleri özlerim ve sonra kendimi evde bulurum. Yastığa başımı koyup senaryolar kuruyorum hiç gerçekleşmicek sonra bir sigara yakıyorum kurduğum hayallere değil geride bıraktığım eski benliğime yakıyorum. İşte doktor ölmek istiyorum her gün yırtık o fotoğrafı öpmekten onunla geçtiğim sokakları her gün kullanıp kokusunu içime çekmekten bıktım ama artık yalnızlığı sever oldum o gittikten sonra bir kaç aya toparlarım kendimi dedim sonra daha çok açıldı yaralarım ama onun suçu  yok ben ona  benim kırılacak kalbim var dedim oda güzel bir şekilde başardı doktor. Kadehlerce şiirleri sevip şairi umursamadı bile ben ona mecburdum ama ben bu yarayı bir daha kanatamam doktor çünkü artık sabaha kadar ağlamak istemiyorum, eski benliğime değilde mutluluğa sigara yakmak istiyorum, artık gece olsunda meyhaneye gitmek istemiyorum, sabah olsunda çocuklarımla oyun oynamak istiyorum, yırtık fotoğrafını öpmek değilde, düğün albümüne bakıp ne güzeldi demek istiyorum, bir kadını çok sevmek istemiyorum,  kızımı çok sevmek istiyorum, artık ölmek değilde, eşim ve çocuklarımla mutluluğa varmak istiyorum doktor. Ben artık iyiyim doktor insanlar hep " iyiyim" derler ya ben de iyiyim işte... </description>
<link>https://www.antoloji.com/doktor-144-siiri/</link>
<guid>2873489</guid>
<pubDate>2018-07-31T23:48:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Yavuz</author>
</item>
 <item>
<title>Sevme Tarifi</title>
<description>O çok güzel bir kızdı, o gülünce dünyalar benim olurdu. Gözlerine baktığımda kendimi bulurdum ve ayrıldığı gün varya ben bittim her gün onu öpecegime sigaraları öper oldum çünkü hala kokusu var onun. Ne kadar kız varsa hiçbirini istemedim bir tek seni sevdim yapamadım ama sen yapsaydın bari gitmeden önce bı seni seviyorum deseydin veya beni kandırsaydın sevmiyorum deseydin. O kadar çok sevmişken nasıl terkettin beni hiç mi aglamadın, hiç mi özlemedin benim kadar zor gelmeli tabi sevemedin. Şimdi ağlarım  demeyin sakın erkek adam ağlar mı diye? Asıl erkek adam ağlar sonra  tüm dünya ağlar bilemezler içindeki yangını nasıl söndüreceğimi bilemediler, ben ağladım onsuz geçen hergünüme ölmek kadar zor değildi be. Şimdi size onu nasıl sevdiğimi anlatayım bir tek karbeyazım  diye tutturmusum onun adına içkiler içiyorum sarhoş olup onun hayaliyle konuşuyorum, şiirler yazıyorum karbeyazım kadar güzel değil diyip yırtıp atıyorum, mevsimler gelip geçiyor ama bana sorsan sadece karbeyaz derim, onun kokusu sarmış sokakları her gece adım attığı yerlerden geçiyorum belki yine denk geliriz, benden gittikten sonra aç kaldım adını zikrettikce ve yollarından geçtikçe karnım doydu, kışın ortasında tek kat bir hırka ile durdum onu düşündükçe ısınırdım zaten, parasızlıkta bişey değil zaten gittikten sonra hep içki içer oldum param olmazdı onu düşünüp kafamı güzel yapardım,  ölüm bişey değil ki karbeyazsız kadar yalnız kaldığım her zaman öldüm, kanasın onun eli değmeyen yaralar, ona uğramayan gemiler batsın, onsuz giden trenler yolda kalsın, bazı yaralar vardır ne yara bandı tutar ne de dikişler kurtarır kurtarırsa onun bir tek öpücüğü, onu böyle ilk anne baba olmuş kişiler gibi sevdim, onu böyle rakını yanında giden Müslüm baba gibi sevdim, annemi sever gibi sevdim, çayın yanında giden sigara gibi, kendi vatanım gibi, öksüz kalmış bir çocuğun iyi bir aile bulduğu gibi, uzun yıl hapiste kalıp sonra dısarı çıkan mahkum gibi, yetim birisinin yüzü gülmesi gibi, kanserli bir hastanın ölümü yenmesi gibi, gece denizin hırıltısı ve kokusu gibi, yağmur sonrası Toprak kokusu gibi, bir bozkurtun asenasını bulmuş gibi, askerden çocuğu gelen anne gibi sevdim. Ama artık kendimi toparladım gibi artık yeni hayattımla uğraşıyorum yeni sayfa açarken sayfanın biteceği den korkuyorum. Artık düzgün kadın istiyorum hayatımda öyle çok konuşmasın sadece bana bağırsin cagirsin kırsın, dürüst olsun, kivi gibi olsun dışı kaba ama içinde mükemmelliyet, öyle muz gibi kolay olmasın soyup soyup yenilmesin, portakal gibi kolay olsun dilim dilim, öyle nar gibi zor olmasın herşey tane tane dökülmesin, karpuzun dışı kadar sert olmasın içi kadar tatlı ve güler yüzlü olsun. Artık o gemiyi beklemicez limanı kapattık o işler bitti yeni yola kendi gemimizle gidecez, belki yalnız yapacaz ama kimseye yanlış olmicaz... </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevme-tarifi-siiri/</link>
<guid>2873492</guid>
<pubDate>2018-07-31T23:48:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Yavuz</author>
</item>
 <item>
<title>Kadehlerce</title>
<description>Kalkan kadehler her seferinde mutluluğa kalkıyor. En son kaldırdığım kadeh şerefine gelsin derken aklıma şeref yoksunu olduğun geldi. Herşeyi sen mahvettin ama mahvolan hep ben oldum, başkalarına ilaçken bana yara oldun. Sen gittiğinde aldığım her nefes göğse şarapnel, içtiğim sigaraları gören arkadaşlar seni görmediği için bırak derler, ama her seferinde bir umut daha derken içime çekip bırakıyorum umutları ve zamanla hepsi kayboluyor. Sen sadece kulluk etmek için geldin ama sen beni öldürmek için geldin. Sen gül gibi kokarken ben dikene sarılırdım, her yerim yarayken sen kalbime tuz basardın, açtığın yaraları bir tek annem yara bandıyla kapatmaya çalışırdı ama bilmezdiki benim asıl yaralı olan kalbimin ne halde olduğunu. Anlatamazdım seni kimseye onlar seni dinlerken sana aşık olurlar diye korkardım.  Seni kaybetmekten, senin ölmenden ama bir tek sana aşık olmaktan korkmadım. Herşeyden korkan bu kişi sana aşık olmaktan korkmadı, korkamadı bir kez cesaretlendi onda da öylece ölü gibi ortada kaldı. Ama herşeyin acısı bir yerden çıkar senin her zaman mutlu olduğunu isterim ama benim çektiğim acıları seninde çekmeni isterim. Benim yüreğim bir kere yandı cehennem böyle yanmazken sen orda burda mutlusun. Bugün 7 temmuz senin doğum günün benim de ölüm günüm sen hayatın boyunca mutlu ol ben senin için ölürüm zaten ölüm dediğin Allah'ın emridir. Hayat çok kısa be bir ezan bir sela sonra seni severler zaten.  Ben yorulmadım bıktım kazanacak biseyim kalmadı zaten aileme eziyet ediyom onlara hiçbir faydam olmuyor sadece hep zararım, kardeşim dediğim insan intihar etti, kendi öz kardeşim benim yüzümden doğmadan toprağa verdik, dedim ya aileme zararım diye bak bide onlara doğmamış çoçuklarının acısını yaşattım, kimseye iyi bişey diyemiyorum bu da hep ailemin yüzünden oldu babam bana hiç iyi davranmadı her basarılı olduğum sınavlarda sesini çıkarmadı aferin deseydi yeterdi bana ama demedi işte, ağzından hiç canım oğlum kelimesini duymadım, ama kötü bişey olunca İlyasa ceza ver sonra İlyas neden kendini kesiyor neden içiyor hiçbir bilgisi olmuyor ama ben düzeldim artık sadece içtiğim bir sigara başka bişey yok. Artık sırdaşım dostum değil canı olmayan ama benim için sürekli yanıp teselli eden bir sırdaşım oldu... </description>
<link>https://www.antoloji.com/kadehlerce-siiri/</link>
<guid>2873486</guid>
<pubDate>2018-07-31T23:47:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Yavuz</author>
</item>
 <item>
<title>Sizin İçin Aşk Nedir?</title>
<description>Şişenin dibinde kaldı benim o hayallerim, umutlarım hepsi uçtu gitti, birer birer yok oldular tıpkı sigara dumanının ağızdan bembeyaz çıkıp kendine zarar verip doğaya karışması gibi hayatta böyle değil mı be usta gelip gidiyorlar ve bir iz bırakıp gidiyorlar biz onların gidişine değil yaptığı haksızlığa ağlıyoruz. Biraz net olsa madem mutlu edemiyeceksin neden geldin hayatıma ve bir anda çıkıp gittin. Sevmiyorlar be aga aslında sevmiyor değil sevemiyor. Misafir gibiydi kalbimde geldi gitti bende kapıyı kapattım ve anahtarı kalbimin kırılan parçasına sakladım birisi gelirse beni tamamlıyabilirse o anahtarı orda kendisi bulur zaten ya da hicbirsey olmamış gibi tekrar gider. Sen 206 kemiğim varken kalbimi nasıl kırdın anlamadım. Bu konuda çok başarılısın, aşk nedir senin için sahi aşk nedir sizler için? Anlam veremediğiniz iki bacak arası mı? Yoksa birisinin hayalleriyle oynayıp çekip gitmek mı? Aşk nedir bilir mısınız ki siz, aşk her saniye onu düşünmektir, ne bilim yemek yerken acaba onun karnı tok mu yoksa aç mı? Acaba oda benim gibi seviyor mu diye düsünmek. Geceleri yatarken onu düşünüp uyumamak sonrasında sigara yakıp dumanlarla boğulup bir anda gözlerinin önüne gelmesidir aşk, aşkın acısı mı?  Çok kötü ben mesela 3 yıl yalnız kaldım kimseyle arkadaşlık yapmadım, insanlar artık çok saçma geldi bana sonrasında sigara paketlerimi arttırdım, kollarım jiletler içinde hep uzun kollu giyerdim utanırdım gözükmesin kolum, iki hafta aç kaldım ağzıma giren biraz su bide sigara kimse de sormadı nasıl kilo verdin diye dedim ya insanlar bu yüzden çok saçma, alkol desen şişenin dibini görmeden kalkmazdım masadan, uyuşturucu desen zaten başlı başına bela oldu, gözaltılarım ondan dolayı torba torba mosmor, herkes uykusuz olduğumu sanardı bilmezler ki benim onları kullandığımı, geceleri ağlardım sabaha kadar onla mesajlaşmak varken ben ağladım sabah kalkıp yastığın örtüsünü direk kirlilere atardım, kimse anlamasın diye değil ailem üzülmesin diye hepsi, sonrasında herşeyi bir kenara koydum hepsini bıraktım düzeldim bir tek sigaram kaldı başka hiçbir kötü alışkanlığım yok Allah'a şükürler olsun, ama bu Yaşadıklarımdan pişman değilim en azından acıyı gördüm tamam yıkıldım kırıldım, parçalandım, yere düştüm kalkamadım ama şimdi hep ayaktayım, acı insanı güçlendirir derler ya aynen öyle, şimdi ise beni sevebilecek sevgimi kaldırabilecek birisini arıyorum öyle gelip gitmek yok misafir kabul etmiyorum kalbime temelli gelmeni istiyorumm.... </description>
<link>https://www.antoloji.com/sizin-icin-ask-nedir-siiri/</link>
<guid>2873479</guid>
<pubDate>2018-07-31T23:46:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Yavuz</author>
</item>
 <item>
<title>Dünyam Dersin</title>
<description>Gecenin bir yarısı kalkmamın sebebi senin kokunsa hayat çok acımasızdır. Acımasız olabilir evet belki bir gün mutluluk verecek bana, belki verdiği gün ölebilirim ve o gün emin olun gülünçler içinde toprağa verirsiniz beni. Belki de o mutluluk beni bulmuyacak ben herkesi mutlu edecem ama mutlu olamicam, belkide yokluğunda barışık olmamdır hayata dargın olmam. Öyle bir gel ki görenler kıskansın, kanserli hastaların tedavisi gibi gel ki diğerleri mutluluk görsün. Ya da öyle bir git ki kardeşimin mezarında sabahladığım gibi tekrardan öldür beni, ya da öyle kır ki kalbimi parçaları bir tek sende olsun başkaları birleştirmenin yolunu zorla bulsun, senin gibi seven değil de, senden daha çok sevende değil, beni her gün seven gelsin. Hani kuşlar nasıl uçmayı unutmaz ya bende gençliğimin nasıl yandığını, çok sevmeyi, odamda sessizce ağladığım yastığın su gibi olmasını, annemin ışığı yaktığında kapat gözlerim ağrıyor dediğimi, sigara içtiğimde annemin nasıl ağladığını, içkili geldiğim gecelerde babam öğrenmesin diye neler yaptığını, kestiğim bileklerimi, jiletlediğim kolumu, kurup yıkılan hayallerimi, yapılan ihanetleri unutmuyacam. Hani aşk saçma diyenler varya, aslında çok doğru çünkü aşk çölde yağmur kadar saçmadır ama ıslanmayı beklersin, aşk zaten hayatı öğretir insana, aşk aslında hayata başlangıcın sınavıdır ve benim geçmem için doğrularım yetmiyor. Kafam her karıştığında soruyorum dumanlarla neden barıştık biz 21 ime gelmeden 50 li yaşlarla tanıştık belki bu da bizim suçumuzdur. Zaten her suç bizimdir duman olmadan aşk olmaz diyip gençliğimizi kötü şeylere adadık ve askın ilacı artık yeşil oldu,  başka bir tedavisi olduğunu bilemedik ama biz hastayız dedikçe onlar yara bandı verdikce yaramızı bir kez daha deştiler biz naptık, bir gülümse ve arkanı dön git zaten sırtımız hançerlerle dolmuş bir kere de onlar hançerlerse nolcak.  Artık aşık olmayın siz onun dünyası olursunuz ne de olsa 3 günlük bir rüya olursunuz... </description>
<link>https://www.antoloji.com/dunyam-dersin-siiri/</link>
<guid>2873482</guid>
<pubDate>2018-07-31T23:46:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Yavuz</author>
</item>
 <item>
<title>Herşey Sessiz</title>
<description>Ben aşkla beslenen bir erkeğim, doğru kişiyi bulmuştum ama kavuşamadık. Belki de dağlar izin vermedi bu sefer, 70 lik rakıyla devrilmeyen adamı tek sözüyle devirdi. Olmaz demeyin oluyor iste, her kelimesi depremdi benim için ve dünyamı yıktı o tek sözüyle, yıkılacağını bile bile o duvarları rengarenk yapmıştım herseyimin bitisiydi. İyi mısın diye sorduklarında benden gerçek bir cevap beklemiyorlar artık zaten refleks olmuş iyiyim demekte, benim de canım çıktı ama ben yine sustum hiç acı çekmemiş gibi yaptım, hep yalnız kaldım sessiz kaldım diyemem sadece büyük gürültüler içindeydim duymadılar çığlık seslerimi, uçurumdan aşağı atlamayı planlarken arkamdan tekmeyi basanlar oldu. Hayat bu iste susarak içindeki acıyı yansıtmazsın, için içini yer ölecek gibi olursun ama yaşarsın, ciğerin yanar birazda onlar yardım eder yanmana, sen tek başına herşeyin üstesinden gelirsin yerden kalkarsın ama yine birisi tekme atar. Askla besleniyorum ama bazen de zehirliyor be, ayrılık o kadar kötü ki bende o da aynı şehirdeyiz ama biz yokuz o şehirde, yanımdan geçiyor kalbim bir kez daha duruyor, o gözlere bakmamla kendimi meyhane de rakı içerken buluyor, sabahta bir bankta sızıp kalmış şekilde buluyorum. Geceleri de çok düşünüyordum kafam karışmıştı, yine dumanlarla barısmıstım, yine de hiçbir şey olmamıştı ben her zamanki bendim, sigara hayalleri saklayan ben sonra sigarada ki hayalleri yakıp dumanlara derdini anlatan insan oldum kül olan gençliğim sadece savrulmaya çalışırdı. Gecenin bir yarısı kanayan yaramı hiç sarmadım, onun yerine başkalarının yaralarını sardım ama onlar bilmiyordu bende ki yaralar sarılmazdı sadece saklanırdı, saklasamda geçmiyordu kalbimdeki yara susmayı öğreniyordu. Bazende ö(z)lüyordum ama herşey sessizce oluyordu çünkü ben hep bana yapılan yanlışlar da  sessizce köşeme çekilip ölmeyi bekliyordum... </description>
<link>https://www.antoloji.com/hersey-sessiz-siiri/</link>
<guid>2873473</guid>
<pubDate>2018-07-31T23:43:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Yavuz</author>
</item>
 <item>
<title>Yok</title>
<description>Herşeyin bir yok olması vardır. Mesela ben hep yok sayıldım bir sevda yüzünden ölüm hep aklıma girdi ve hiç aklımdan çıkmadı. Sebebi ne? Bir kız için ve daha fazlası ben önceki sevdiklerimi hep unuttum fazla zamanımı almadı ama bu kız çok etkiledi. Hep düşünüyorum onu, geceleri tek başıma konuşuyorum deli zannediyorlar ama değilim duvarla konuşuyorum, zaten o da sıktı beni yumrukluyorum hiç teselli vermiyor bana. Düştüğünde kalkmasını bileceksin ben iyi biliyorum ama bu sefer uçurumdan düştüm ve kalıcı bir izi var, geçmiyor be gardaş hayat bu işte senle oyun oynar ve yaralanan o değil sensin, hayatta hep başka birşey olmak istedim, yağmur gibi toprağa karışır ve yok olup giderim, toprak demişken yağmur yağdığında çok güzel kokar sebebi ise toprak bizim sevdiklerimizi aldığı içindir, zaten cenazelerde ölenler için değil kalanlar için yapılır, insanın içi yanar böyle yakılan sigaralar gibi. Hayal de kuramıyorum, insan hayal kurarken mutlu olur ben ise olmayacağını bildiğim için bir sigara yakıyorum, sonra hayal kurduğumu düşünürken yoruluyorum... Bazen kurduğum hayaller gerçekleşiyor, karşıma sen geçiyorsun ve konuşuyoruz çok mutlu oluyorum ve gözümü kapatıyorum sonra bir açıyorum ve sen yoksun, ardından bir sigara yak, o da yetmedi bir daha yak, sonra bir daha, bir daha, derken gece bitmiş güneş doğuyor, her yer aydınlanıyor, ama benim için her yer hala gece, ölüm gibi karanlık bir çukurdayım. Sigarayla dertleşir oldum umut arar oldum küllerden sonra bir rüzgar esti alıp gitti umutlarımı ardından bir yağmur ortada çaresiz bir adam ve beyin ölümü gerçekleşmiş birisinin hayalleri kaldı. Bıkmadım sigara yakmaktan ölüm bekliyordu beni öldüm ve ihale sevdiğime değil sigaraya kaldı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yok-410-siiri/</link>
<guid>2873465</guid>
<pubDate>2018-07-31T23:40:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Yavuz</author>
</item>
 <item>
<title>Kadınlar ve Şiir Yazan Bir Şair</title>
<description>Bir kadın vardır portakal gibidir, dilim dilim yenilir, bir kadın vardır muz gibidir soyup soyup yenilir. Kadınlar gariptir seversin sevilmezsin, sevmezsin adam değilsindir derler, diyenler desin ben aşk adamıyım her kıza kalbimi veremem, kalbimi verdiğim kızlarda ağır geliyor onlara sevmeyi başaramıyorlar. Kadınlar gariptir sevmeyi bilmezler ilişkiden çıkarlar, aşk acıları en fazla 1 haftadır, biz öyle değiliz onun yerine başkası gelecek ki gidenlere teşekkür ederiz. Bu hayatta en iyi adamlar aşk adamlarıdır onlar neşet baba dinler, onu dinlemeyen çok şey kaybetmiştir, yalnız dinleyen insanda birçok şey kaybetmiştir. Söz konusu bu hayatı aşk adamlarına sorun çünkü onlar bu hayattan çok şey kaybetmiştir onlar zararsız insandır size hayattan kazık yediği herşeyi anlatır ve sen haline şükür edip bir sigara yakarsın ama o yakamaz çünkü onun hayatı yanmıştır. Siz aşk nedir bilemezsiniz, çünkü siz sevdiğinizi kaybetmediniz, siz hastane köşelerinde sabahlamadınız, doktorlar gözünüze bakar ve ziyaret saatinin çaresizliğini görür ve özür diler, sizin can dostunuz kollarınızda can çekişerek ölmedi, siz intiharın eşiğindeyken yalnızdınız ve tam intihar ederken kimse çevirmedi kendiniz vazgeçtiniz, güçlü olmayı tek başıma öğrendim kimsem yoktu benim yanımda, kimseler sevmedi sizi sevgi cahili oldunuz kimsenin umrumda olmadı yaşamaktan bıktınız ölüm dediniz başka bişey demediniz, sizi hayata döndüren ise kendiniz oldunuz, dert dinlediniz ama derdinizi anlatamadınız, kimsede zaten size sormadı onun için sıkıntı yok, artık çok tecrübeliyim çünkü çok kazık yedim ve  bana akıl vermeyi kesin bir sigara verin, içtiğimi görün yıkılan umutlarımı kafanıza takmayın ve size gerçek soru ölümden sonra hayat olup olmadığı değil, ölümden önce hayattamıydım?... </description>
<link>https://www.antoloji.com/kadinlar-ve-siir-yazan-bir-sair-siiri/</link>
<guid>2873454</guid>
<pubDate>2018-07-31T23:34:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Yavuz</author>
</item>
 </channel>
</rss>
