<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. İlyas Kaplan Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Kelimelerin kifayetsiz kaldığı yerde</title>
<description>Hatıraların paslı kapılarını çalan gizli bir anahtardır dua;  zamanın örümcek ağlarını zarafetle süpüren bir vefa rüzgârı... Yitik şehirlerin bahrî gazelleri gibi içten, kırık dökük seslerin en duru yankısıdır. Bir tenhalıkta ansızın hatırlanmanın o mahcup sevinci, kelimelerin kifayetsiz kaldığı yerde devreye giren </description>
<link>https://www.antoloji.com/kelimelerin-kifayetsiz-kaldigi-yerde-siiri/</link>
<guid>3885519</guid>
<pubDate>2026-09-27T11:21:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>Adın bende saklı</title>
<description>   Adın bende saklı, bir şiir gibi duruyor içimin en ıssız köşesinde. Göğsümün orta yerinde </description>
<link>https://www.antoloji.com/adin-bende-sakli-12-siiri/</link>
<guid>3885226</guid>
<pubDate>2026-09-26T15:13:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>Urumçi'nin sisli sabahı</title>
<description>  Urumçi’nin sabahına sis değil, çelikten bir soğuk, demirden bir endişe düşer; Tanrı Dağları’nın eteklerinde, bıçak sırtı bir uykudan uyanırız her gün. </description>
<link>https://www.antoloji.com/urumci-nin-sisli-sabahi-siiri/</link>
<guid>3884915</guid>
<pubDate>2026-09-25T15:32:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>Adım Gazzeli İdris</title>
<description>  Hiç kimseden hiç bir şey bekledikleri yok. Kara zeytin ve arpa tanesi yerler bu çocuklar Ve kuru ot. Ve çürük hurma. </description>
<link>https://www.antoloji.com/adim-gazzeli-idris-siiri/</link>
<guid>3884509</guid>
<pubDate>2026-09-24T13:57:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>Leylanın gamzeleri</title>
<description>  Teneke sobanın sıcak nefesinde erirken memleket rüyası, duvarda al bayrak, seccadenin üstünde damla damla birikmiş o sessiz niyaz, dışarıda postalların öğüttüğü asfaltsız yokuşta, </description>
<link>https://www.antoloji.com/leylanin-gamzeleri-siiri/</link>
<guid>3883559</guid>
<pubDate>2026-09-22T00:57:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>Levh i Ezilide Adı Yazdı Şehit</title>
<description>Levh İ Ezelîde Adı Yazdı Şehit  Vezin: Mef‘ûlü mefâ‘îlü mefâ‘îlü fe‘ûlün  Pür-elemde sîne-i ehl-i safâ yanar Âh ile leyl ü nâhâr o mihr ü mah anar </description>
<link>https://www.antoloji.com/levh-i-ezilide-adi-yazdi-sehit-siiri/</link>
<guid>3883222</guid>
<pubDate>2026-09-21T12:56:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk ile her bir nefes sırr-ınihan oku</title>
<description>Aşk ile her bir nefes sırr-ı nihân oku  vezin (Fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün),  Şem’-i rûyun şavkını pervane-i cân anlamaz, Hâk-i reh ol, rütbe-i irfânı nâ-dân anlamaz. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-ile-her-bir-nefes-sirr-inihan-oku-siiri/</link>
<guid>3883220</guid>
<pubDate>2026-09-21T12:54:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>Geceydi ve yalnızdılar</title>
<description>  Geceydi ve yalnızdılar: Dertleri yığın yığın, ayaz lime lime, karanlık ilmek ilmekti. Çare eriştirmeye gitti atlılar, ikişer beşer, bir akşam vakti. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ve-ayaz-annenin-ellerine-degmisti-siiri/</link>
<guid>3882684</guid>
<pubDate>2026-09-19T11:40:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>Ey tecelli-gah-ı aşk u şevk ü irfan Türkiyem</title>
<description>  Vezin: Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün Fâilün  Ey tecellî-gâh-ı aşk u şevk ü irfân, Türkiyem! Hâkine yüz sürmededir sebil-i cân, Türkiyem! </description>
<link>https://www.antoloji.com/ey-tecelli-gah-i-ask-u-sevk-u-irfan-turkiyem-siiri/</link>
<guid>3882403</guid>
<pubDate>2026-09-18T19:50:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>Bu kaçıncı eylül</title>
<description>  ne zaman bir sokak lambası titrese bu şehirde içimin o körfezinde demir atar hatıralar adımlarım ağırlaşır, gecenin sırtına biner yüküm bir vapur düdüğü yırtar uykusunu limanın </description>
<link>https://www.antoloji.com/bu-kacinci-eylul-3-siiri/</link>
<guid>3881539</guid>
<pubDate>2026-09-16T12:32:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>Nehirlerin türküsü</title>
<description>  Nehirlerin türküsünü izleyelim; dağlardan kopup gelen asi nehirler gibi, kadınların yüreğindeki özgürlük sevdası da önüne çıkan tüm bentleri yıka yıka aksın. </description>
<link>https://www.antoloji.com/nehirlerin-turkusu-siiri/</link>
<guid>3880593</guid>
<pubDate>2026-09-14T10:25:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>Bay Grundig</title>
<description>   Pardon hanımefendi, yanlış saymadıysam buradaki toplam bir altı yüz liradır, Eksik ise bana söyleyin, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bay-grundig-siiri/</link>
<guid>3880128</guid>
<pubDate>2026-09-13T10:34:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>Uçan ağaçlar</title>
<description>  Salıncağın zincirindeki o paslı çığlık bitmedi aslında, parkın tenha bir köşesinde tek başına sallanıp duruyor hâlâ; Ben ise küçük bir kız çocuğunun oturduğu o tek ayağı kırık tahta banka bakıyorum </description>
<link>https://www.antoloji.com/ucan-agaclar-siiri/</link>
<guid>3879762</guid>
<pubDate>2026-09-12T13:01:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>İşte yine esip geçiyor</title>
<description> İşte yine esip geçiyor eteklerimizden, dünyayı ardında bir toz bulutu gibi bırakarak, Emredildiği yere doğru koşar adım giden, arkasına bakmayan kararlı bir derviş gibi. Ne izi kalır girdiği sokaklarda </description>
<link>https://www.antoloji.com/iste-yine-esip-geciyor-siiri/</link>
<guid>3879289</guid>
<pubDate>2026-09-11T12:10:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>Şimdi saat çok geç yorgunum</title>
<description>  Sokakların arasından yükselen tozlu bir eylül rüzgârı sürüklüyordu eteklerini, Beyoğlu’nun o eski, o unutulmuş masalıydı. Bir zamanlar topuk seslerinin yankılandığı o daracık, o nemli sokaklar, Şimdi kepçelerin devirdiği tuğla yığınları altına gömülmüş. </description>
<link>https://www.antoloji.com/istanbul-un-son-kontesi-siiri/</link>
<guid>3878683</guid>
<pubDate>2026-09-10T02:28:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>Ama siz ellerinizi cebinizde sakladınız</title>
<description>  Toz pembe tüllerin arkasına saklanan o sahte cennetler yıkılıyor; ekranların soğuk ışığında büyüyen yalnızlığın, bencilliğin ve yapayalnız yok oluşların acı gerçeğini haykırıyor yüzlerimize </description>
<link>https://www.antoloji.com/toz-pembe-tullerin-arkasinda-siiri/</link>
<guid>3878076</guid>
<pubDate>2026-09-08T12:03:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>Ey içimdeki o hiç dinmeyen hırçın Karadeniz rüzgar</title>
<description> Dipte işleyen o akıntılar var ya, hani yüzeyi sakin görünüp insanı yutan, İşte öyle bir şeydi senelerdir içimde biriken, büyüyen o sessiz çığlık. Kanlıca’nın mihrabına bıraktım gençliğimi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ey-icimdeki-o-hic-dinmeyen-hircin-karadeniz-ruzgar-siiri/</link>
<guid>3877617</guid>
<pubDate>2026-09-07T09:38:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>Ayrılık bir kor gibi</title>
<description>  Sessizliğin sesini, dinlerim penceremde; Aklımda hatıralar, canlanır birer birer. Rüzgârın fısıltısı, bağrımı deler geçer; Gözümde tüter yüzün, hayalin gitmez bir an, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ruzgarin-fisiltisi-bagrimi-deler-gecer-siiri/</link>
<guid>3877020</guid>
<pubDate>2026-09-05T17:32:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>İki kırık cam parçası</title>
<description>  Sevmek değildi bizimkisi, İçimizdeki o dipsiz cehennemi söndürme telaşıydı. Birbirimizin gözlerine baktığımızda gördüğümüz, Sadece kendi yüzümüzün solgun, lekelenmiş resmiydi </description>
<link>https://www.antoloji.com/iki-kirik-cam-parcasi-siiri/</link>
<guid>3876824</guid>
<pubDate>2026-09-05T01:51:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>Çok şey değişti inan</title>
<description>   Çok şey değişti inan, kokun bile uzaklaştı hafızamdan. Ama o buruk tat var ya, </description>
<link>https://www.antoloji.com/cok-sey-degisti-inan-siiri/</link>
<guid>3876068</guid>
<pubDate>2026-09-03T14:17:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 </channel>
</rss>
