<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. İlyas Kaplan Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Canane vefa ,ahd-i sadakatda bulunur</title>
<description>Cânâne vefâ, ahd-i sadâkatda bulunur   Vezni: Mef'ûlü / Mefâ'îlü / Mefâ'îlü / Fe'ûlün(Klasik Divan edebiyatının en ahenkli, tok sesli kalıplarından biridir.)  ***  </description>
<link>https://www.antoloji.com/canane-vefa-ahd-i-sadakatda-bulunur-siiri/</link>
<guid>3861622</guid>
<pubDate>2026-07-30T16:19:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>Ben aciz bir kulunum</title>
<description>Zifiri gecelerin bağrında şafağın tecellisini aradı bu garip gönül,  göklerde sönen yıldızların matemiyle yandım;  Göğsümde korlaşmış külün hüznünü avuçlayıp sükûtun dergâhına sığındım, Çıkan ilk fırtınada boğulup kendi kıyıma vurdum. Tutunduğum fani dal kırıldığında dahi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ben-aciz-bir-kulunum-siiri/</link>
<guid>3861377</guid>
<pubDate>2026-07-29T17:23:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>O ıslak ve sararmış resim gibi</title>
<description>  Zamanın teğet geçtiği o kırık dökük istasyonda, cebimde sakladığım anıların soğukluğuyla bekliyorum;  Gökyüzü fırtınanın ardından dikiş tutmaz bir kumaş gibi yırtılırken, o albatrosun  bıraktığı gölgeye sığınıyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/o-islak-ve-sararmis-resim-gibi-siiri/</link>
<guid>3861081</guid>
<pubDate>2026-07-29T00:57:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk en ağır bedeliydi Sümbül Hanım</title>
<description> Gözlerinde kuruyan o son damlayla baktı çıkardığı kâğıt tomarlarına, "Şunda çiçeklerimi anlattım," dedi fısıltıyla, "şunda gençliğimin ilk tomurcuklanan sancılarını..."  Ruhunun dilsiz duvarlarına çarpan rüzgâr, pencereleri zorlarken bir bir döktü sayfaları yere; </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-en-agir-bedeliydi-sumbul-hanimin-siiri/</link>
<guid>3860216</guid>
<pubDate>2026-07-27T11:03:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>Gün doğmadan evvel sen tut hayatın elini</title>
<description>   Henüz gün doğmadan, şafak sökmeden önce, o her zaman geçtiğiniz sessiz sokağa ilk adımı atarsın, Mor bir gökle örtülür kaldırımlar bu erken saatte, </description>
<link>https://www.antoloji.com/gun-dogmadan-evvel-sen-tut-hayatin-elini-siiri/</link>
<guid>3859597</guid>
<pubDate>2026-07-25T23:40:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>En karanlık dehlizlere vuruyor karanlık</title>
<description>en karanlık dehlizlerine vuruyor, Işık </description>
<link>https://www.antoloji.com/en-karanlik-dehlizlere-vuruyor-karanlik-siiri/</link>
<guid>3859134</guid>
<pubDate>2026-07-24T23:16:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>Gün batımı</title>
<description> Bu kadim topraklar bir harita değil, bir sevgilinin avucundaki çizgilerdir. Ben o haritanın en kuytu yerinde senin adını fısıldıyorum dört bir yana ve her seferinde </description>
<link>https://www.antoloji.com/gun-batimi-222-siiri/</link>
<guid>3858786</guid>
<pubDate>2026-07-24T00:10:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>Pirin Kim ?</title>
<description>PiRİN KİM Vezin: Mef'ûlü / Mefâ'îlü / Mefâ'îlü / Fe'ûlün (– – . / . – – . / . – – . / . – –)  Görsün bizim üstatlar nasıl yazmadadır hey, Mânâ kuyusun derd ile kazmadadır hey. </description>
<link>https://www.antoloji.com/pirin-kim-siiri/</link>
<guid>3858373</guid>
<pubDate>2026-07-22T19:37:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>İstasyonda bekliyorum</title>
<description> Tren, pencereden gördüğüm o uzak dağlara yaklaştıkça anladım… Her zirve yeni bir ufuk doğurur, her tünel yeni bir karanlık. Yolculuk uzadıkça küçülür insan, kendi gölgesinden bile kısa kalır hayalleri. Raylar şarkı söyler, ama nağmesi hep aynı: </description>
<link>https://www.antoloji.com/istasyonda-bekliyorum-siiri/</link>
<guid>3858188</guid>
<pubDate>2026-07-22T10:44:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>Hey benim sevdiğim bağışla</title>
<description>   Haydi bir daha oku şimdi, ama önce öp ve kokla sana kalan ne varsa bu yarım hikayeden geriye. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hey-benim-sevdigim-bagisla-siiri/</link>
<guid>3857550</guid>
<pubDate>2026-07-20T20:11:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>Yağmurun altında şemsiyesiz yürüme ısrarın</title>
<description>   Gece yarısı ansızın sokağa dökülen kahkahaların, Yağmurun altında şemsiyesiz yürüme ısrarın. Herkesin kaçtığı fırtınalara kucak açışın, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yagmurun-altinda-semsiyesiz-yurume-israrin-siiri/</link>
<guid>3855973</guid>
<pubDate>2026-07-19T01:41:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>Yaş atmış beş</title>
<description>  Hani o sokaklar ki, yaz ikindilerinde tozlu yollardan geçen dondurmacının çıngırağıyla irkilirdi. Biz, dizlerimizde kabuk bağlamış yaralarla koşardık arkasından, zamanı ve yarını hiç hesaba katmadan. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yas-atmis-bes-2-siiri/</link>
<guid>3855615</guid>
<pubDate>2026-07-18T00:31:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>Oy benim gülüşü bahar bahçesi yarim</title>
<description> yüreğim bir gurbet bavulu şimdi, ağzına kadar hasret dolu  -bir insan kaç kere sürülür kendi toprağından, kaç kez yabancı olur bastığı yollara?.. memleket dediğin sadece haritada bir yer değilmiş meğer, </description>
<link>https://www.antoloji.com/oy-benim-gulusu-bahar-bahcesi-yarim-siiri/</link>
<guid>3855157</guid>
<pubDate>2026-07-16T21:20:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>İçimde vagon vagon ayrılık</title>
<description>  Öyle bir şehrin koynundayım şimdi, adı başka, tadı yarım  ..,bakma sen gözlerimin daldığına, sisli bir pazar sabahı gibiyim sadece </description>
<link>https://www.antoloji.com/icimde-vagon-vagon-ayrilik-siiri/</link>
<guid>3854745</guid>
<pubDate>2026-07-16T02:00:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>Say ki hiç kesişmedi yollarımız</title>
<description>  Say ki hiç kesişmedi yollarımız. Gözlerin hiç değmedi gözlerime, binlerce kez sarılmadık hiç. Yarım kalan bir şarkı gibi </description>
<link>https://www.antoloji.com/say-ki-hic-kesismedi-yollarimiz-siiri/</link>
<guid>3854466</guid>
<pubDate>2026-07-15T10:28:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>Destan-ı Gaza-yı İstanbul</title>
<description>DESTÂN-I GAZA-YI İSTANBUL Vezin: Mefâîlün Mefâîlün Mefâîlün Mefâîlün   İstanbul o şeb sancak-ı İslâm’ı yüceltti, Târîh-i beşer böyle büyük fethi ne bilsin! </description>
<link>https://www.antoloji.com/destan-i-gaza-yi-istanbul-siiri/</link>
<guid>3853752</guid>
<pubDate>2026-07-13T18:26:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>Oysa içimizde koca bir kentin yıkılışı gizli</title>
<description> Sabahın ilk ışıklarıyla sokağa yayılan o fırın kokusu gibi Taze, sıcak ve eksiksiz... Hani dokunsan ellerini ısıtacak o taze somunun buğusu, Yanında ince belli bardakta buram buram tüten bir dost çayı. Biz o vakitler kelimeleri ekmek gibi böler, paylaşırdık; </description>
<link>https://www.antoloji.com/oysa-icimizde-koca-bir-kentin-yikilisi-gizli-siiri/</link>
<guid>3853540</guid>
<pubDate>2026-07-13T01:23:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>Potocari'de beyaz mezar taşları</title>
<description> Srebrenica, senin adın artık bir bıçak gibi saplanıyor göğsüme. O yaz,güneş bile utandı doğmaktan. Mavi gökyüzü altında binlerce dua yarıda kesildi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/potocari-de-beyaz-mezar-taslari-siiri/</link>
<guid>3852924</guid>
<pubDate>2026-07-11T16:19:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>Zülf-i bi-payanunı dam-ı bela sandı gönül</title>
<description>Zülf-i bî-pâyânuñı dâm-ı belâ sandı gönül   Her beyti ayrı bir musiki ve estetik taşıyan bu eser divan şiirinin o muazzam vakarını ve edasını günümüzde harika bir şekilde taşır inşaallah. Geleneksel aruz vezninin o sarsılmaz ritmiyle (Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün), her beyit özgün, derin ve buram buram samimiyetle aşk kokuyor, "Redferî" mahlasıyla şiiri sonlandırdık. * Çeşm-i bîmâruñ ne bilsün hâl-i zârum yâ hûbân </description>
<link>https://www.antoloji.com/zulf-i-bi-payanuni-dam-i-bela-sandi-gonul-siiri/</link>
<guid>3852294</guid>
<pubDate>2026-07-09T21:18:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 <item>
<title>Eskiden</title>
<description>  Yorgun bir nehir gibi akıyor zaman, Kıyısında biriken o taşlar Ağırlaştı, Şimdi avuçlarımı kanatıyor. </description>
<link>https://www.antoloji.com/eskiden-227-siiri/</link>
<guid>3851903</guid>
<pubDate>2026-07-08T20:06:00+03:00</pubDate>
<author>İlyas Kaplan</author>
</item>
 </channel>
</rss>
